. . T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/962 KARAR NO : 2026/415 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/494 KARAR NO : 2023/63 DAVA TARİHİ : 03.06.2022 KARAR TARİHİ : 09.02.2023 DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 26.03.2026 KARARIN YAZ. TARİH : 27.03.2026 Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.02.2023 tarih ve 2022/494 Esas, 2023/63 Karar sayılı k…
. . T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/962 KARAR NO : 2026/415 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/494 KARAR NO : 2023/63 DAVA TARİHİ : 03.06.2022 KARAR TARİHİ : 09.02.2023 DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 26.03.2026 KARARIN YAZ. TARİH : 27.03.2026 Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.02.2023 tarih ve 2022/494 Esas, 2023/63 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 04.05.2023 tarih ve 2023/805 Esas, 2023/889 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilin kendisine ait olan.... model dekantör ekipmanın 2020 yılında minör ve majör bakımları ve 2021 yılında ise minör bakımları için davalı firma ile anlaştıklarını, 26/02/2021 tarihinde davalı şirketçe müvekkili şirket tesislerinde yapılan bakım sırasında, davalı tarafa dekantörün şanzıman yağ haznesinde eksilme olduğu bildirildiğini ve davalı şirketçe yapılan kontrol neticesinde davalı şirketin satış direktörü tarafından yağ keçesi değişiminin yapılması gerektiğini, dava konusu dekantörde oluşan arıza sebebiyle, dekantör, üretici firma olan ... Şirketi’ne gönderildiğini ve üretici firmanın dekantör üzerinde yaptığı inceleme sonucunda, şanzıman üzerindeki yağ keçesinin ters takıldığını bu sebeple de söz konusu arızanın ortaya çıktığı müvekkili şirkete bildirildiğini, arızanın giderilmesi için onarım bedeli, dava dışı .... firması tarafından 24.000,00-Euro + KDV belirlendiğini, işbu tutarın İzmir 21. Noterliği’nin 04.06.2021 tarih ve 19206 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı taraftan talep edildiğini ancak davalı tarafça müvekkili şirkete belirtilen tutarın ödenmediğini, dekantördeki arızanın hangi sebepten kaynaklandığının tespiti için Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/45 D.İş dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğunu, yapılan inceleme neticesinde 07.07.2021 tarihli bilirkişi raporu düzenlendiğini, bilirkişi raporunda dekantörde meydana gelen arızanın yağ keçesinin davalı firma çalışanları tarafından ters yönde takılması nedeniyle dekantörün yağsız kalarak çalışması sebebiyle ortaya çıktığının tespit edildiğini belirterek, davanın kabulü ile davalının haksız olarak yapmış olduğu itirazın kaldırılması, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. YANIT: Davalı yanca davaya süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 09.02.2023 tarih ve 2022/494 Esas, 2023/63 Karar sayılı kararı ile özetle; "...Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, tüm bilgi ve belgeler, düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu makinanın şanzımanında ortaya çıkan hasar şanzımanı oluşturan rulman ve dişli ile bunlara bağlı hareketli elemanların üretici firmanın genel bakım kılavuzunda tanımladığı sürelerde değişimlerinin yapılmamış olması nedeniyle ortaya çıkmış olduğu, davalının söz konusu hasarın ortaya çıkmasında kusurunun olmadığı belirlenmekle açılan davanın reddine," dair karar verilmiştir. İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 20.03.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirketin kendisine ait dava konusu ... model dekantör makinesinin 2020 yılında minör ve majör bakımları ve 2021 yılında ise minör bakımları için davalı firma ile anlaştığını, 26.02.2021 tarihinde davalı firma tesislerinde yapılan bakım esnasında, davalı tarafa dekantörün şanzıman yağ haznesinde eksilme olduğu bildirildiğini ve davalı şirketçe yapılan kontrol neticesinde, davalı firmanın satış direktörü tarafından “yağ keçesi değişiminin yapılması gerektiğini, bu işlemin masrafının oldukça düşük olduğunu, onay verilmesi halinde değişimin yapılacağı şifahen bildirildiğini, şanzımanda yer alan yağ keçesi değişiminin acil olması nedeniyle bu işleme onay verildiğini, şirketler arasında mevcut ticari ilişkiye de güven duyulduğunu ve davalı firma tarafından işlem gerçekleştirildiğini, davalı firma tarafından yağ keçesi değişimi yapılmadan önce dava konusu dekantör makinesinin sorunsuz bir şekilde çalışmakta iken firma tarafından yapılan bakım neticesinde makine firmadan geri alındığında 4 dakika içerisinde çalışmaz hale geldiğini, dekantörün onarımının... Şti. Firması ile gerçekleştirildiğini, onarım bedeli olarak 25.296,00 EUR tutarının müvekkili şirket tarafından ödendiğini, belirtilen tutar için davalı firmaya icra takibi başlatıldığını, davalı tarafçada bu takibe itiraz edildiğini, dosya kapsamında birbiriyle çelişen bilirkişi raporları bulunduğunu, dosyanın yeniden rapor aldırılması için bilirkişiye tevdii edilmesinin talep edildiğini ancak yerel mahkemece talepleri yok sayılarak raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, davalı firmanın objektif özen yükümlülüğü ile mevcut zarar arasında illiyet bağının olduğunu, yerel mahkemenin incelemesi kapsamında alınan 20.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda değerlendirmeye esas alınamayacak delillerin değerlendirilmiş olması sebebiyle hatalı bir şekilde arızanın müvekkili şirketin yapılması gereken bakımları yapmaması sebebiyle gerçekleştiğinin belirtildiğini, emsal yargı kararları uyarınca bilirkişi raporlarının birbiriyle çelişmesi halinde herhangi bir raporun doğrudan hükme esas alınmasının mümkün olmayıp raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmasının eksik inceleme teşkil ettiğini, yerel mahkemece ittihaz edilen kararın dairemizce yapılacak inceleme neticesinde bozulması gerektiğini, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitler, değerlendirilmemesi gereken delillerin değerlendirilmesi suretiyle yapıldığını, hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, iş bu sebeple konu rapora binaen kurulan hükmün de hukuka aykırı olduğunu, söz konusu iddia ve savunmayı genişletme yasağına son derece aykırı bir şekilde bilirkişi tarafından değerlendirmeye esas alındığını, yerel mahkeme gerekçeli kararında hükme elverişli tek bir gerekçe sunmaya gayret ettiğini ancak süresinde sonra sunulan cevap dilekçesinde yer alan delillere dayandırdığını, keşif sırasında makinenin çalıştığı tamir edildiği fark edildiğini ancak herhangi bir inceleme yapılmadığını belirterek, istinaf başvurularının kabulüne, yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır: Dava, makine tamirine ilişkin eser sözleşmesinin ayıplı ifasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi, süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarım isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır. İş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Somut olayda; davacı taraf, .... model dekantör ekipmanın 2020 yılında minör ve majör bakımları ve 2021 yılında ise minör bakımları için davalı yüklenici ile anlaştıklarını, üretici firmanın dekantör üzerinde yaptığı inceleme sonucunda, şanzıman üzerindeki yağ keçesinin ters takıldığını bu sebeple de arıza ortaya çıktığını, dava dışı .... firması tarafından onarım bedeli olarak 24.000,00-Euro + KDV belirlendiğini, işbu tutarın İzmir 21. Noterliği’nin 04.06.2021 tarih ve 19206 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı taraftan talep edildiğini ancak davalı tarafça müvekkili şirkete belirtilen tutarın ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini belirterek eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Davacı tarafça, dava açılmadan önce Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2021/45 D.İş dosyası ile delil tespiti yaptırıldığı, 07/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda dekantörde meydana gelen arızanın yağ keçesinin davalı firma çalışanları tarafından ters yönde takılması nedeniyle dekantörün yağsız kalarak çalışması sebebiyle ortaya çıktığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise; davaya konu makinanın şanzımanında ortaya çıkan hasar şanzımanı oluşturan rulman ve dişli ile bunlara bağlı hareketli elemanların üretici firmanın genel bakım kılavuzunda tanımladığı sürelerde değişimlerinin yapılmamış olması nedeniyle ortaya çıkmış olduğu, davalının söz konusu hasarın ortaya çıkmasında kusurunun bulunmadığı değerlendirmesi yapılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü mesleki ve teknik bilgiyi gerektirmesi halinde hakimin bilirkişi görüşüne başvurabileceği HMK’nın 266. maddesi hükmüdür. Raporlar arasında çelişki olması hainde ise ne şekilde davranılacağı 281/3. maddesinde belirlenmiştir. Bu durumda, Mahkemece yeni oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak tespit dosyasındaki rapor ile yargılama aşamasında alınan rapor arasındaki çelişki giderilmeli, teslimden sonra ortaya çıkan ayıbın nedenleri saptanmalı, ayıbın iş sahibinin kusuru nedeniyle gerçekleştiğinin tespiti halinde davanın reddine karar verilmeli, yüklenicinin kusuru nedeniyle gerçekleştiğinin tespiti halinde ayıbın ortaya çıktığı tarihteki piyasa rayiçlerine göre davacı tarafça sunulan fatura bedelinin makul olup olmadığının tespiti yaptırılarak TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesine dair hükümler, 475. maddesindeki iş sahibinin ayıp halindeki seçimlik hakları gözetilerek, borçlar hukukunun sorumluluk ilkelerine göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmelidir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile, 2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.02.2023 tarih ve 2022/494 Esas, 2023/63 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı vekili tarafından yatırılan 179,90-TL istinaf peşin karar harcının istek halinde yatırana ilk derece mahkemesince geri verilmesine, 6-Davacı vekili tarafından yatırılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. .