İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep eden vekili tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, 1998 yılında kurulduğunu ve kuruluşundan bugüne "..." markası ile hazır ... üretimi, satışı ve lokantacılık faaliyetleri yaptığını, müvekkili şirketin kurucu ortaklarının "..." markası ile yaptıkları üretimin 1989 yılına kadar u…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2026/25 KARAR NO : 2026/117 İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 07/11/2025 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2025/239 E. - 2025/240 K. DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep eden vekili tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, 1998 yılında kurulduğunu ve kuruluşundan bugüne "..." markası ile hazır ... üretimi, satışı ve lokantacılık faaliyetleri yaptığını, müvekkili şirketin kurucu ortaklarının "..." markası ile yaptıkları üretimin 1989 yılına kadar uzandığını, müvekkili şirketin "..." ve "... halk" markasını Türk Patent Enstitüsünde muhtelif tescil kayıtları ile koruma altına aldığını, ayrıca kendi tescil kapsamı dışında kalan "yiyecek içecek sağlanması hizmetleri" için ... tescil nolu "..." markasının ve ... nolu "... şekil" markasının inhisarı lisans hakkını süresiz olarak devraldığını, davalı taraf ile 14/02/2020 tarihinde 5 yıl süre ile franchise ve lisans sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 14/02/2025 tarihinde son erdiğini, davalı tarafın, sona ermeden 1 yıl önce ihtarname çekerek sözleşmeyi sona erme tarihi itibari ile feshettiğini ihtar ettiğini, aradan geçen sürede davalı ile yeni bir sözleşme yapılmadığını, bunun üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini ve marka kullanımını sona erdirmesinin talep edildiğini, davalının ise kullanıma devam ettiğini, karşı tarafın somut kullanım şekli nin 6769 sayılı yasanın 29. maddesindeki fiilleri kapsadığını, kullanım şekilde açık bir şekilde yasaya aykırılık oluşturduğunu, aynı madde kapsamında söz konusu eylemlere yönelik olarak kullanılabilecek hukuki yolda gösterildiğini, somut olayda davalı tarafın eylemlerinin, markayı bire bir kullanması, ihtar edilmesine rağmen markayı kullanmaya devam etmesinin, marka kullanımına ilişkin franchise sözleşmesi ile kendilerine verilen lisansın sözleşmenin sona ermesi ve fesih ihtarı ile sona ermesine rağmen markayı kullanmaya devam etmesinin açıkça 6769 sayılı yasaya aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle, aleyhine delil tespiti ve tedbir talep edilen işyerine tebligat yapılmaksızın, mahkemece gerek görülmesi halinde bilirkişinin de katılımı ile keşif yapılarak marka ihlali ve haksız rekabet teşkil eden fiillere ilişkin delillerin tespitini, tespit taleplerinin konusu oluşturan kullanımın, Türk Patent Enstitüsü nezdindeki marka tescilleri ile inhisari lisans hakkı müvekkili şirkete ait olan markalardan doğan haklarının ihlali ve haksız rekabet teşkil ettiği konusunda bilirkişi raporu alınmasını, davalının somut kullanım şeklinin marka tecavüzü teşkil ettiği dikkate alınarak "..." ibaresinin kullanımının ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasını ve tedbir kararı ile; marka ihlali ve haksız rekabet oluşturan fiillerin durdurulmasını, müvekkili adına tescilli işaretlerin tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetler kapsamında karşı tarafça kullanılan tüm reklam ve tanıtım malzemelerinden kaldırılmasını ve kullanımın yasaklanmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafların arasında sözleşme zımnen yenilendiğinden fesih işlemi ve olası verilecek tedbir işlemi yargılama ile feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı incelenmeden verilmemesi gerektiğini, bu nedenle davacının gönderdiği ihtarnmaye kartal 3. Noterliği aracılığıyla itiraz edildiğini ileri sürerek taraflar arasında franchise fesih işlemi yargılama gerektirdiğinden, tedbir talebinin ve davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince 07/11/2025 tarihli yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda SMK 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 300.000,00 TL teminat karşılığında, talep edene ait markalara tecavüz oluşturduğu iddia olunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen karşı tarafın "..." ibaresinin kullanımının tedbiren durdurulmasına, karşı tarafça kullanılan tüm reklam ve tanıtım malzemelerinden "..." ibaresinin kaldırılmasına" karar vermiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin avm de kiracı olup müvekkilinin, davacının keyfiyetine dayalı olarak markayı kaldırmasının kiracılık sıfatına zarar vereceğini, tedbirin yargılamayı gerektirdiğinden reddi gerektiğini, davacı ile franchise sözleşmesinin zımnen yenilendiğini, yenilenen ek franchise sözleşmesi ve müvekkilinin ... markası ile devam etmesine ilişkin verilen vaadlerin ekte sunulduğunu, Müvekkilinin ... ...AVM' nin food cord katında ... ... markasıyla ana kiracı sıfatıyla restoran işlettiğini, Davalı şirket ile 14.02.2020 tarihinde 5 yıl süre ile franchise sözleşmesi imzalandığını, Davacı şirket tarafından 2024 yılında sürekli deyim yerindeyse sudan sebeplerle franchiseları bezdirme politikasıyla çeşitli cezai şartlar kesildiğini ve fatura düzenlenerek müvekkilinin otomasyon tedarik sistemi kapatılarak mobbing uygulandığını, Müvekkilinin ise yükümlülüğü olmayan cezayı defalarca ödemek mecburiyetinde kaldığını, Müvekkili ve diğer franchiselarda bu baskıya dayanamadığını, 2024 yılında ihtarname göndermişse de Taraflar arasında düzenlenen franchise fesih protokolü bulunmadığını, bu nedenle davacının iddialarının asılsız ve gerçeğe aykırı olduğunu, Davacı tarafından her ne kadar 2025 yılı şubat ayında franchise akdinin bittiği ileri sürülse de ; 2025 yılı Şubat ayından sonra dahi müvekkilin ürün gönderildiğini, fatura düzenlendiğini, yeni menüler paylaşıldığını, hatta yeni franchise sözleşmesi gönderilerek müvekkilinin varlığını sürdürmesi için çeşitli vaadler verildiğini, Müvekkilinin ise franchise alan olarak tüm yükümlülerini layığıyla yerine getirdiğini, Müvekkiline vaadler Haziran ayında yapılacak iken, davacı şirketin ekonomik olarak karşılamamasından dolayı Eylül ayında kötü niyetli olarak franchise akdi tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkilinin iş bu fesihte tek bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin avm de kiracı olduğundan ana kira sözleşmesinde işletmenin 1 gün dahi kapalı kalması tahliye ve kira akdinin sebebi olduğunu, bu nedenle davacı tarafından huzurda açılan dava ve fesih işlemleri nedeniyle müvekkilinin milyonluk yatırımında olası zarara uğraması halinde fazlaya ilişkin tüm dava ve taleplerinin saklı olduğunu Taraflar arasında franchise akdi zımnen yenilendiğinden , davacı tarafından Eylül ayında gönderilen fesih ihtarı haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davacının tazminat hakkı bulunmadığını, Kartal 3. Noterliği ... yevmiye numaralı 18/08/2025 tarihli ihtarname gönderildiğini, Davacının tedbir talepleri derdest olup, Bakırköy 2. Fikri Sınai haklar Mahkemesi 2025/239 D.İş sayılı dosyasıyla tedbir davası ikame edildiğini, bu nedenle davacının talepleri derdest olup ilk olarak usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tedbir talepleri yargılamayı gerektirdiğinden esastan da reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında feshedilen franchise akdi olmadığından zımnen yenilendiğinden, davacı tarafından 2025 yılı Mayıs ayı itibariyle yeni franchise sözleşmesi gönderildiğinden tazminat hükümleri oluşmadığını, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Talep eden tarafça "..." markasına karşı, fesih protokolü nedeniyle karşı tarafça kullanarak marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fiillerini gerçekleştirdiği ileri sürülmek suretiyle delil tespiti ve markaya tecavüz oluşturan tüm kullanımların tedbiren durdurulması, tabela, belge, katalog, fatura, kartvizit ve ürünlere el konulmasını talep etmiştir. Bilirkişi 09/10/2025 tarihli raporu ile; "tespit talep eden tarafa ait marka sicil inceleme kısmında verilen ve asli ibaresi ... olan markalarının, tespit konusu ...Sınıf “yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri” kapsamında tescilli olduğu, koruma süresinin devam ettiğine, tespite konu “Şenlikköy Mahallesi Yeşilköy ... Cad. ... ...Avm Apt. ... Bakırköy/ İSTANBUL” adresindeki ... ... tabelalı işyeri unvanının ... LTD. ŞTİ. olduğu, işletme kayıt numarasının ... olduğuna, iş yerinin İç ve Dış cephe tabelalarında, Menülerinde, Sarf malzemelerinde(peçete, kürdan, paket tuz, karton tabak, vb.), Servis tabaklarında, Personel kıyafetlerinde talep eden tarafa ait ... asli unsurlu markanın kullanıldığı" hususları tespit ve rapor edilmiştir.Dosya kapsamına göre, talep edenin, "..." olan markalarının, tespit konusu ...Sınıf “yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri” kapsamında tescilli olduğu, davacının markasının tescilli hak sahibi olduğu, taraflar arasında “...” markası altında faaliyet göstermek üzere franchise sözleşmesi kurulduğu, sözleşmenin sona erip ermediği hususunda uyuşmazlık bulunduğu, davalı tarafça 14/05/2024 tarihli ... sayılı Kartal 3. Noterliğinden çekilen ihtar incelendiğinde 5 yıllık süresinin dolması nedeniyle de franchise sözleşmesini haklı nedenle feshettiklerini, 01/02/2025 tarihinden itibaren ... markasının kullanılmayacağını, tabelaların indirileceğini belirttikleri, dosya kapsamında aksi yönde başkaca delil bulunmadığı düşünüldüğünde tedbir kararı verilmesinde aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla dosya kapsamına göre Davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince Esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/11/2025 tarih ve 2025/239 E. ara kararına karşı Davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2026