İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Fuarının 16/19 Eylül 2021 Pazar Arası Büyükçekmece ... Fuar Alanında yapıldığını, Fuarın 12. Hall de stand açan...Plastik şirketinin, müvekkilin 2014/04578 çoklu tasarımının 5 ve 6 no.lu tasarım tescilli olan koltuk/sandalyelerin birebir aynıların…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/876 KARAR NO : 2025/1518 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 21/12/2022 NUMARASI : 2021/584 E. - 2022/301 K. DAVANIN KONUSU: Tasarım Hakkına Tecavüzün Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Fuarının 16/19 Eylül 2021 Pazar Arası Büyükçekmece ... Fuar Alanında yapıldığını, Fuarın 12. Hall de stand açan...Plastik şirketinin, müvekkilin 2014/04578 çoklu tasarımının 5 ve 6 no.lu tasarım tescilli olan koltuk/sandalyelerin birebir aynılarının tanıtım, reklam ve satışını yaptığını, bu fuarda müvekkilinin tasarım haklarına tecavüz edildiğini, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/188 d.iş sayılı dosyası tespit edildiğini, davalı taraf kötüniyetli olduğunu, zira aynı sektörde olunması ve müşteri kitlesinin aynı olmasının, müvekkilinin tasarım tescil tarihinden bu yana ürünleri üretip satıyor olması sebebiyle ve TPMK tasarım sicilinin aleni olmasından dolayı davalının müvekkilinin tasarımından haberdar olduğunu, yargılama sonunda davalının eylemlerinin müvekkilinin tasarım haklarına tecavüz ettiğinin tespiti ile tecavüzün durdurulmasına, bu kapsamda SMK 159 uyarınca, müvekkilinin tasarım haklarına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesine ve durdurulmasına. tasarım haklarına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan kalıplara ve vasıtalara Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde elkonulmasna ve bunların saklanmasına, yargılama sonunda el konulan ürün ve kalıpların mülkiyetinin müvekkiline verilmesini, reklam ve tanıtım yapılan ..., broşür ile her türlü diğer basılı evraka el konulmasına, davalının tecavüze konu ürünlerin tanıtım ve reklamını yaptığı "http://....com/e-....pdf" linkine erişimin engellenmesine, ileride açacakları tasarım hakkına tecavüz dolayısıyla uğranılan zararın tazmini bakımından 50.000 TL'den az olmamak üzere mahkemece takdir edilecek teminat verilmesine hükmedilmesine, HMK 329/1 uyarınca müvekkilinin taraflarına ödeyeceği AAÜT'ye göre tespit olunan vekalet ücretinin davalıya ayrıca ödettirilmesini, HMK 329/2 gereği davalının 5000 TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasını talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle genel yetki kuralına göre yetkili mahkemenin, davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, müvekkilinin yerleşim yerinin Gaziantep olduğunu, bu nedenle yetkili ve görevli mahkemenin Gaziantep Hukuk Mahkemeleri olduğunu, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, mahkemenin 2021/188 D.İş sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu detaylı olarak incelendiğinde, davacının 2014/04578-5,6 tescil numaralı tasarımları ile müvekkiline ait ürünler arasında benzerlik olmadığını, davacının ... tescil numaralı 5 no.lu sandalye ürünü ve müvekkiline benzerlik iddiası yönelttikleri ürün detaylıca incelendiğinde aralarında büyük farklılık olduğunu, davacıya ait üründe sandalyenin sırt deseni dama delikli desen iken müvekkiline ait benzer olarak iddia edilen ürünün yatay çizgili desen olduğunu, davacının ... tescil numaralı 6 no.lu sandalye ürünü ile müvekkiline benzerlik iddiası yönelttikleri ürün detaylıca incelendiğinde de, bu ürünler arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, bu nedenle davacının tasarım hakkına tecavüz edildiği iddiasını kabul etmediklerini, hiçbir şekilde davayı ve davacının tasarım hakkına tecavüz iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının tescil ettirdiği tasarımların, tasarım tarihinden çok evvelce de dünya genelinde kullanılmakta olduğunu, bilgilenmiş kişi kabul edilen tüketici dahi dosya kapsamında sunulan delillerde fotoğrafları mevcut müvekkiline ait sandalyeler ile tasarımı tescil edilen sandalyelerin çok büyük farklılıklar içerdiğini fark edebileceğini ve müvekkiline ait sandalyelerin yeni ve ayırt edici niteliği bulunduğunu ve farklı ürünler olduğunu anlayabileceğini beyan ederek, öncelikle yetki itirazlarının kabulüne, davacının haksız davasının tüm talepleri ile birlikte reddine karar verilmiştir. talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2021/584 esas, 2022/301 karar sayılı, 21/12/2022 tarihli kararı ile; "Davalı yana ait ürünlerin davacıya ait tescilli 2014/04578-(5), (6)numaralı tasarımlara bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer biçim, oran ve yerleşimde olmaları, tek farkları olan yüzey desenlerinin tasarımların bütüncül algısı içinde küçük ayrıntı olarak kalmaları nedenleri ile benzer olarak algılandıkları, bu itibarla tasarım hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır. Davacının, el konulmuş olan ürün, üretim vasıtası ve kalıpları üzerinde davacıya mülkiyet hakkı tanınması yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacının davasını tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi talebine yönelik açtığı, maddi tazminat talebi olmaksızın mülkiyet hakkı tanınmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla davacının mülkiyet hakkı tanınması talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının kötüniyetini ispata yeter delil dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından unsurları oluşmayan HMK 329/1 maddesi kapsamında taleplerin ve yine teminat için yasal herhangi bir koşul oluşmadığından davacının teminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan tüm gerekçelerle davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;-Davalının davacıya ait 2014/04578-5,6 sayılı tasarımlara tecavüzünün bulunduğu anlaşıldığından bu tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine, bu kapsamda tecavüz oluşturan ve bilirkişi raporları ile ek raporunda görsellerine yer verilen davalı yana ait ürünler ile münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşuluyla üretim vasıtaları ile kalıplara, aynı ürünlerin yer aldığı basılı evrak ve tanıtım vasıtalarına EL KONULMASINA,-El konulan ürün üretim vasıtası ve kalıpların üzerinde davacıya mülkiyet hakkı tanınması talebinin REDDİNE, -http://....com/e-....pdf adresine ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE,-Davacının teminat ve disiplin para cezasına ilişkin taleplerinin REDDİNE" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf taleplerinin kabulü ile kısmen yasaya ve usule aykırı olan ilamın davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin hükümden çıkarılmak yargılama giderinin tümünün davalıdan tahsiline maddesi hükme düzeltip eklenerek, hükmün hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kısmen kabul hükmünün hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiğini, dava konusu ürünler arasında bir benzerlik bulunmadığını, dava konusu yapılan ürünlerin tescil tarihinden çok önce dünya genelinde kullanılan ürünler olduğunu, istinaf taleplerinin kabulü ile mahkeme kararını istinaf incelemesi neticesinde kısmen red hükmünün onanması, kısmen kabul hükmün bozularak kaldırılmasını ve esas hakkında savunmaları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ve davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; 2014/ 04578 numara ile tescilli 5 ve 6 sayılı tasarımlardan doğan haklara tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, el konulan ürün, üretim vasıtası ve kalıplar üzerinde davacıya mülkiyet hakkı tanınması, teminat ve disiplin para cezası istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davacıya ait 2014/04578 - 5, 6 sayılı tasarımlara tecavüzün bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı vekili tarafından tecavüzün haricindeki feri talepler yönünden davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği iddiası ile davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin hükümden çıkarılması istemli olarak istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davalı vekilinin ise dava konusu ürünler yönünden benzerlik bulunmadığı, dava dilekçesinde dava konusu yapılan ürünlerin tescil tarihinden çok önce dünya genelinde kullanılan ürünler olduğu savunmalarını ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür. Tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 81. maddesinde düzenlenmiş olup '' ...a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak. b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. c) Tasarım hakkını gasp etmek.'' eylemlerinin tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği belirtilmiştir. Somut uyuşmazlık kapsamında; davacı adına tescilli ...numaralı tasarımının 5 ve 6 sayılı tasarımlardan doğan haklara tecavüz iddiasına dayalı olarak istemde bulunulduğu, her ne kadar davalı tarafça davacı tasarımlarının yeni olmadığı savunulmuş ise de tasarım yönünden hükümsüzlük talepli bir davanın bulunmadığı, tescil edilmiş bir tasarımın SMK kapsamında koruma süresi başvuru tarihinden itibaren beş yıl olup beşer yıllık dönemler hâlinde yenilenmek suretiyle toplam yirmi beş yıla kadar uzatılabilmesi mümkün olduğundan davacı tasarımının 21/06/2014 tarihli başvurusu yönünden 5 yıllık birinci yenilemesinin de ilan edildiği, böylece koruma kapsamında olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımların “sandalye” tasarımı olduğu, teknik inceleme neticesinde; tasarımların monoblok yapıda sırt, font, kolçak ve ayaktan oluştuğu, bu öğelerin biçimleri, oranları ve yüzey özellikleri ile farklılaştığı ve ayırt edici nitelik kazandığı, karşılaştırılan tasarımların sırt yapılarının benzer oran ve biçimde olduğu, karşılaştırılan tasarımların kol yapıları, yüzey özellikleri ve gövde bağlantı biçimleri birbirleri ile aynı olduğu, oturma bölgesinin gerek oranları, gerekse yüzey özellikleri ve gövde ilişkisinin birbiri ile aynı olduğu, ayak yapıları, yüzey özellikleri ve gövde bağlantı biçimlerinin birbirleri ile aynı olduğu, 2014/04578 – 5 numaralı tasarım tescilinde sırt yüzeyi karolaj biçiminde boşluklardan oluşurken, davalı tarafa ait üründe yatay konumlanmış birbirine paralel düz ve dar boşluklar olduğu, karşılaştırılan tasarımları oluşturan bütün öğelerin benzer biçim, oran ve yerleşimde olduğu, tasarımlar arasında bulunan tek farkın yüzey desenleri olup bu farkın tasarımların bütüncül algısı içinde küçük ayrıntı olarak algılandığı, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davacı tarafa ait 2014/04578 – 5 ve 6 numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait Bakırköy 2. FSHHM 2021/188 D.iş sayılı dosyasında tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna ulaşıldığı görülmüştür. Mevcut delil durumu itibari ile davalı yana ait ürünlerin davacıya ait tescilli ...(5), (6)numaralı tasarımlara bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer biçim, oran ve yerleşimde olmaları, tek farkları olan yüzey desenlerinin tasarımların bütüncül algısı içinde küçük ayrıntı olarak kalmaları nedenleri ile benzer olarak algılandıkları, bu itibarla tasarım hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Böylece ilk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile davacının, el konulmuş olan ürün, üretim vasıtası ve kalıpları üzerinde davacıya mülkiyet hakkı tanınması yönünden davanın tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi talepli tazminat ileri sürülmeksizin açılmakla davacının mülkiyet hakkı tanınması talebinin reddine, davalının kötüniyetini ispata yeter delil dosyaya sunulmadığından HMK'nın 329/1 maddesi kapsamında taleplerin ve teminat için yasal herhangi bir koşul oluşmadığından davacının teminat taleplerinin reddine yönelik kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Her ne kadar reddedilen mülkiyet hakkı tanınması, teminat ve disiplin para cezası istemleri yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de talepler arasında aslilik ve ferilik ilişkisi bulunmadığı, davanın terditli ikame edilmediği, birden fazla asli talebin birlikte ileri sürüldüğü, böylece her bir asli talep yönünden ayrı ayrı karar verilmekle HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması söz konusu olup reddedilen asli talepler yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin kanuna uygun olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmakla; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 21/12/2022 tarih ve 2021/584 E., 2022/301 K. sayılı kararına karşı, taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025