İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30 yıldır, teknoloji ..., pnömatik, sensör, görüntü işleme ve hidrolik konularında, dünyanın önde gelen firmalarıyla birlikte endüstrilere çözümler sunduğunu, müvekkilinin birbirine bağlı şirketler topluluğu ile aynı ve benzer faaliyet alan…
T.C. İSTANBUL T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1203 Esas KARAR NO: 2025/1788 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 08/02/2023 NUMARASI : 2021/545 E. - 2023/37 K. DAVA: Marka Hükümsüzlüğü, Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat KAARŞI DAVA :Markadan Doğan Haklara Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti önlenmesi. İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30 yıldır, teknoloji ..., pnömatik, sensör, görüntü işleme ve hidrolik konularında, dünyanın önde gelen firmalarıyla birlikte endüstrilere çözümler sunduğunu, müvekkilinin birbirine bağlı şirketler topluluğu ile aynı ve benzer faaliyet alanlarında hizmet veren, dünyadaki gelişmeleri takip eden, öğrenen ve endüstriye bu öğrendiklerini uygulayarak üretimlerine değer katmaya ve onların daha verimli olmasına çalışan sektöründe öncü firması olduğunu, 1993 yılında ... Pnömatik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 2004 yılında da ... ... Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.’nin, kurulduğunu, davalı ... Teknoloji ve Geliştirme ... Danışmanlık ... San. ve Tic. A.Ş.’nin ise müvekkilinin içinde bulunduğu şirketler topluluğunun bir parçasıymış gibi 2013 yılında tescil edildiğini, davalı firma kurucusu ... ...'un 01/10/2000 tarihinden 30/11/2014 yılına kadar müvekkili olan şirketin kurucuları tarafından kurulmuş olan ... Pnömatik nezdinde iş akdi çerçevesinde teknoloji öğretim çalışanı olarak 4 yıl bir ay süre ile istihdam edildiğini ve ... ile ... Teknoloji ve ... markaları ve ticaret unvanları adı altında yaptığı faaliyetlerle alakalı tüm ticari sırlara eriştiğini, "..." markasının müvekkili adına 29/11/2011 yılında 07, 08, 09 nice sınıflarında, 08/02/2012 tarihinden itibaren de 35. sınıfta tescil edildiğini, davalının ise 19/04/2021 tarihinde 41 ve 42. nice sınıflarında 2020/45724 numaralı ... teknoloji ve ... markasını tescil ettirdiğini, dava konusu "..." ile "... teknoloji ve ..." markasının öncelikle müvekkili tarafından kullanıldığını, bu markanın, sektörde bilinen bir marka haline müvekkili sayesinde geldiğini, müvekkiline ait "..." markası ile davalıya ait "... teknoloji ve ..." markasının birbiriyle karıştırılma riskini barındırdığını, davalıya ait web sitesi ve müvekkiline ait web sitesi incelendiğinde her iki tarafın da teknoloji ..., sanayi, yazılım, bilişim, bilgisayar ve ilgili benzer alanlarda faaliyet sürdürdüğünü, her iki markanın da karıştırılma tehlikesinin olduğunu, davalının, müvekkilinin tescilli ... markasını aynı zamanda ticaret unvanı olarak da kullandığını, müvekkilinin markasının, aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanında geçtiğini, davalının da aynı şeyi yaparak müvekkilinin sektördeki tanınmışlığından haksız şekilde yararlandığını ve iltibas yarattığını, davalının kötüniyetli olduğunu, davalı firma kurucusunun "... teknoloji ve ..." markası adına tescil ettirmeden önce müvekkili şirket bünyesinde ... markası altında teknoloji ve ... alanında iş akdi çerçevesinde çalıştığını, 2013 yılında da müvekkilinin faaliyet alanında, müvekkilinin markasını hukuka aykırı olarak kullanarak müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, davalı şirket adına tescilli 2020/45724 tescil numaralı, 41 ve 42 nice sınıflarında tescilli "... teknoloji ve ..." markasının hükümsüzlüğüne, davalı tarafından kullanılmasının yasaklanmasına, davalının müvekkilinin markasına tecavüzünün tespitine ve önlenmesine, ticari hayatta bu ismin ticaret unvanı, web sitesi, ürün ve hizmette kullanımının yasaklanmasına, 20.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, hükümsüzlüğe konu markanın tescil tarihi olan 19/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek mevduata işleyen en yüksek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP ve KARŞI DAVA: Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2013 yılında Gebze OSB’de yer alan Teknopark binası içerisinde ... firması olarak kurulduğunu, müvekkilinin teknoloji alanında hizmet veren bir teknoloji şirketi olduğunu, müvekkilinin ... alanında teknoloji gelişimine katkıda bulunan ve ... odaklı çalışan bir teknopark şirketi; davacının ise makine ve yedek parça imalatını ve satışını yapan bir firma olduğunu, davacının kötüniyetli olarak müvekkili olan firmanın sahibi ... ...’un ... ... Teknolojileri ... Danışmanlık A.Ş.’deki kurucu ortaklığından bahsetmediğini, bu şirketin 2013 yılında alınan kararla tasfiyeye girdiğini, bunun üzerine müvekkilinin ... Teknoloji ve Geliştirme ... Danışmanlık ... San. ve Tic. A.Ş.’ni kurduğunu, ... ... firmasının tasfiye aşamasında tüm demirbaşlarının fatura karşılığında müvekkili şirkete satıldığını, çalışanların müvekkili şirkette çalışmaya devam ettiklerini, bütün bu hususların davacının ve ... ... Şirketinin müvekkili şirketin varlığını bildiklerini kanıtladığını, davacı şirket ile müvekkili arasındaki ticari ilişkinin 2014 yılında başladığını, davacı ile müvekkilinin birbiri ile karıştırılmasının mümkün olmadığını, farklı hizmetlerin sunulduğunu, davacının faaliyet alanında hizmet veren birçok firma olduğunu, davacının ... ismini münhasıran kullanma hakkına sahip olmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesini, karşı dava olarak, davacı ... ... şirketinin, müvekkili tarafından ... alanında marka tescili yapılması sonrasında, aktif olarak ... faaliyetine giriştiğini, bu nedenle, müvekkilinin marka alanında ve marka tescilinden sonra başlatılan ... faaliyetlerinden men edilmesini, haksız rekabetin sonlandırılmasını ve müvekkilinin uğradığı zarara karşı şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine ve marka tescil tarihinden itibaren ticari avans faizi ile karşı davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. CEVABA CEVAP ve KARŞI DAVAYA CEVAP: Davacı-karşı davalı vekili cevaba cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davalı firma adına tescil edilen "... Teknoloji ve ..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, tarafların faaliyet alanlarının aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, "..." markasının gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, buna uygun olarak ... markasının tescilinin ... Teknoloji ve ... markasının tescilinden önce gerçekleştirildiğini, "..." markası ile "... Teknoloji ve ..." markasının birbiri ile asli unsurlarının aynı olması nedeniyle aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer markalar olduğunu, "Teknoloji ve ..." adlandırmasının asli unsur olarak kullanıldığının kabulü halinde SMK m.5/1-b-c-d uyarınca mutlak ret sebebiyle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, mahkemece "Teknoloji ve ..." ifadelerinin asli değil, tali unsur olarak tescil edildiği kabul edilirse, bu halde de ... ile ... Teknoloji ve ... markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer marka olarak kabul edilmesi gerektiğini, markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalı firmanın, müvekkilinin markasının sektörde ulaştığı tanınmışlık düzeyinden haksız bir yarar sağlamak amacıyla ... markasını kullandığını, davalının "... Teknoloji ve ..." markasının tescilinde kötüniyetli hareket ettiğini, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, davalının kötüniyetle tescil ile dürüstlük kuralına aykırı taleplerde bulunduğunu, davalı şirketin kurucusu ... ...'un 01/10/2000 yılından itibaren 30/11/2004 yılına kadar müvekkili şirket nezdinde ... markası altında teknoloji ve ... alanında çalıştığını, davalının, müvekkili aleyhine haksız taleplerde bulunduğunu, müvekkilinin, ticaret sicil gazetesindeki faaliyet alanları detaylı şekilde incelendiğinde teknoloji eğitiminin de faaliyet alanında yer aldığını, müvekkilinin davalı iddiaları karşısında mağdur olduğunu, dava konusu markanın aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanını da içerdiğini ileri sürerek, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "Davalı-karşı davacının fiili markasal kullanımlarının bulunup bulunmadığı, bu kullanımların davacı markalarının tescil sınıflarında kalıp kalmadığı hususlarında ispat yükü kendisinde olan davacı-karşı davalı yanın somut bir delili dosyaya sunamadığı anlaşılmıştır. Aksi halin kabulünde dahi, davacı vekilinin, dava dilekçesinin 10.sayfasında: "Davalı "..." markasını, ticari unvanında, hizmet ve mallarında 2013 yılından beri kullanan davalı" şeklinde kabul ve beyanı ile de, davacı yönünden sessiz kalma yolu ile hak kaybının bulunması nedeni ile asıl dava yönünden tecavüz davasının reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Karşı davada, karşı davalının "https://......com.tr/" adresinde, markaların tescilli olmadığı ... hizmetleri sınıfında fiili markasal kullanımlarının tespit edildiği, bu kullanımın, karşı davacı yanın söz konusu hizmet sınıfında tescilli markasından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmıştır. Maddi tazminat yönünden, sunulan deliller ve defterlere göre yapılan inceleme sonucunda kesin ve net bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığı, miktarın mahkememizce TBK 50-51.mdleri ile çerçevesinde takdir edilmesi gerektiği, somut olayın özellikleri, oluşan zararın derecesi ve tecavüz fiilinin boyutuna göre 10.000,00TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır. İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak 10.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşıldığı, gerekçesi ile, ASIL DAVADA; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; 2-Davalıya ait 2020/45724 tescil numaralı markanın tescilli olduğu 42.sınıftaki hizmetler yönünden kısmen HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, fazlaya ilişkin hükümsüzlük talebinin REDDİNE, 3-Davacının, marka hakkına tecavüzün tespiti ile, men, ref ve tazminat taleplerinin REDDİNE, KARŞI DAVADA; 1-Karşı davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; 2-Karşı davalının, karşı davacıya ait 2020/45724 tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile, bu tecavüzün durdurulmasına, karşı davalıya ait https://......com.tr/ adresinde karşı davalının, ... faaliyetlerinde bulunmasının men'ine, 3-10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte karşı davalıdan alınarak, karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı/ Karşı Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1993 yılından beri "..." ibaresini ticaret unvanının asli unsuru olarak ve "... teknoloji ve ..." markası adı altında teknoloji, ..., ..., sanayi, yapay zeka ve pnömatik alanlarında faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda 1993 yılında ... Pnömatik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin, 2004 yılında ise müvekkili şirketin (... ... Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.) kurulduğunu, davalı şirketin ise 2013 yılında müvekkilin ticaret unvanının asli unsuru olan "..." ifadesiyle kurulduğunu ve kurucusunun 2000-2004 yılları arasında müvekkili şirket kurucularının şirketinde teknoloji öğretim çalışanı olarak istihdam edildiğini, ticari sırlara eriştiğini ve bu sırları müvekkili aleyhine kullanarak haksız ve hukuka aykırı şekilde faaliyete başladığını, ardından 2020 yılında "... teknoloji ve ..." markasını 41 ve 42 nice sınıflarında kendi adına tescil ettirdiğini belirterek, davalının kötü niyetli hareket ettiğini ve müvekkilin tanınmışlığından haksız yarar sağladığını, yerel mahkemenin asıl davada sadece 42. sınıftaki hizmetler yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verip diğer talepleri reddetmesini usule ve esasa aykırı bulduğunu, özellikle bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmemesiyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, tazminat taleplerinin reddedilmesinin çelişkili ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı markasının tescil edildiği mal ve hizmet sınıflarının müvekkilin faaliyet alanlarıyla aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, "..." markasının gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ve tescil önceliğinin müvekkilinde bulunduğunu, davalının markasındaki "teknoloji ve ..." ibarelerinin esas unsur olduğunun kabulü halinde dahi Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m. 5/1-b-c-d uyarınca mutlak ret sebepleriyle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, bu ibarelerin tali unsur olduğunun kabulü halinde ise "..." ile "... teknoloji ve ..." markalarının SMK m. 5/1-ç uyarınca ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, (SMK m. 6/5), bu nedenle maddi ve manevi tazminat taleplerinin de tamamen kabulü gerektiğini, karşı davaya ilişkin olarak ise yerel mahkemenin kısmen kabul kararı vererek müvekkil aleyhine tazminata hükmetmesinin de hukuka aykırı ve hatalı olduğunu, zira tazminat hesabının somut olarak gerekçelendirilmediğini, davalının müvekkilin şirketinde çalışmış olması nedeniyle kötü niyetinin açıkça ortada olduğunu belirterek davalı/karşı davacının istinaf başvurusunun reddini, kendi istinaf başvurularının kabulünü, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, asıl davanın tümden kabulünü, karşı davanın tümden reddini talep etmiştir. İSTİNAF: Davalı- karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin (... Teknoloji) Teknopark'ta faaliyet gösteren bir ... ve bilimsel ... şirketi olduğunu, ana faaliyet konusu olarak elektrik, elektronik, ... sistemleri, bilgisayar mühendisliği, danışmanlık ve özellikle bilimsel ... programları düzenlemek olduğunu, sadece eğitimde kullanılacak cihazları tedarik ettiğini ancak perakende/toptan makine-cihaz satışı yapmadığını, buna karşın Davacı/Karşı Davalı "... ..." şirketinin İTO kayıtlarında ... makineleri, alet ve yedek parça sağlamak/imalat yapmak olarak belirtilen, ... kodu 46.90.01 olan ve faaliyetini esasen ürün satışına hasreden bir firma olduğunu, iki firmanın faaliyet alanlarının tamamen bağımsız ve farklı olduğunu, Davalı'nın (... Teknoloji) ... şirketi olması sebebiyle 41. (...) ve 42. (bilimsel inceleme, mühendislik, bilgisayar hizmetleri) sınıflarının kullanımının zorunlu olduğunu, 9. (makine, cihaz, kayıt taşıyıcılar) ve 42. sınıflarının birbiriyle karıştırılma ihtimali olmayacak şekilde farklı alanları kapsadığını, 9. maddenin genel olarak satış işlemlerini düzenlerken 42. maddenin hizmet verilmesini düzenlediğini, dolayısıyla iki maddenin birbiri ile tamamlayıcılık özelliği bulunmadığını, 42. sınıfın kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve gerekçeli kararda 9. ve 42. sınıfların hangi açıdan benzerlik arz ettiğine dair bir tespit yapılmaksızın doğrudan benzerlik olduğu yönündeki değerlendirmenin yasal dayanağının açıklanmadığını, ayrıca müvekkilin "... Teknoloji ve ..." adını kullanması ve aktif faaliyet alanının farklı olması nedeniyle iltibas tehlikesinin de bulunmadığını belirterek asıl davanın tümden reddine karar verilmesini talep ettiğini, aynı zamanda karşı dava yönünden (maddi ve manevi tazminat talebi) kısmen kabul kararı ile 10.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiğini, ancak bu miktarın, Davacı/Karşı Davalı'nın müvekkili tarafından marka tescil edildikten sonra "... ..." adıyla ... sitesi açarak markaya tecavüz etmesi ve bu tecavüzün ilk derece mahkemesince durdurulmasına karar verilmiş olması hususları ile ihlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alındığında yetersiz ve dengeleyici olmadığını, tam kabul kararı yerine kısmen kabul hükmü tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ifade ederek karşı davanın tümden kabulü ile manevi tazminat talebinin de tam olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl davanın konusu; davalı şirket adına tescilli 2020/45724 tescil numaralı, 41 ve 42 nice sınıflarında tescilli "... teknoloji ve ..." markasının hükümsüzlüğüne, davalı tarafından kullanılmasının yasaklanmasına, davalının müvekkilinin 2011/36526 ve 2012/12867 tescil nolu markasına tecavüzünün tespitine ve önlenmesine, ticari hayatta bu ismin ticaret unvanı, web sitesi, ürün ve hizmette kullanımının yasaklanmasına, 20.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsili talebidir.Karşı davanın konusu; davacı ... ... şirketinin, müvekkili tarafından ... alanında marka tescili yapılması sonrasında, aktif olarak ... faaliyetine giriştiğini, bu nedenle, müvekkilinin marka alanında ve marka tescilinden sonra başlatılan ... faaliyetlerinden men edilmesini, haksız rekabetin sonlandırılmasını ve müvekkilinin uğradığı zarara karşı şimdilik 20.000,00 TL. maddi ve 50.000,00 TL. manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi talebidir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 16/11/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "Davalı / karşı davacı yana ait 2020/45724 kod numaralı markanın SMK 6/1 hükmü çerçevesinde Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 42. Sınıfında yer alan hizmetler bakımından hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği, Davalı / Karşı Davacı yana ait dava konusu markanın SMK 6/2, 6/3, 6/5, 6/6, 6/9. Maddeleri çerçevesinde hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, Davalı / karşı davacı yanın davacı / karşı davalı yana ait tescilli markalara tecavüz teşkile eder herhangi bir kullanımının tespit olunamadığı, Davacı /Karşı Davalı yan tarafından “... hizmetleri” bakımından yapılan ticari faaliyetlerin davalı / karşı davacı yana ait tescilli markadan kaynaklanan hakları ihlal eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği, Mali yönden dosya üzerinde ve tarafların işyerlerinde ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede; a) Asıl Dava Yönünden; Mahkemece heyetlerinin kanaatinin aksine davalı / karşı davacı yanın davacı / karşı davalı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder kullanımlar gerçekleştiğinin kabulü halinde; İnceleme bölümünde açıklanan nedenlerden dolayı, davalı karşı davacının ... hizmeti satışlarının artışına neden olması bakımından, davacı/karşı davalının “...” ibareli markasından etkilenmesi ihtimalinin zayıf olduğu kanaatine varıldığı, davacı/karşı davalının “...” ibareli markasının, davalı/karşı davacının ... hizmetleri gelirlerine %3 oranında etki yaptığı varsayımı ile, davacı/karşı davalının maddi tazminat talebi ile ilgili seçimlik hakkını kullandığı, SMK 151/2-b) “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.” yöntemine göre, talep edebileceği maddi tazminat miktarının 18.148,00 TL olacağı, b) Karşı Dava Yönünden; İnceleme bölümünde açıklanan nedenlerden dolayı, davacı/karşı davalının markasının, ... hizmeti satışlarının artışına neden olması bakımından, davalı/karşı davacının markasından etkilenmesi ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varıldığı, ancak Mahkemece aksi kanaate varılması halinde, davalı/karşı davacının “... teknoloji ve ...” ibareli markasının, davacı/karşı davalının ... hizmeti satışlarına %1 oranında etki yaptığı varsayımı ile, davalı/karşı davacının maddi tazminat talebi ile ilgili SMK 151/2-b) “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.” yöntemine göre, talep edebileceği maddi tazminat miktarının 793,00 TL olacağı, c) Mali inceleme neticesinde yapılan maddi tazminat hesaplamalarının varsayıma dayalı olması ve dolayısıyla, %100 gerçeğe uygun olmaması nedeniyle, tarafların maddi tazminat taleplerinin TBK. 50 ve 51. maddelerine göre belirlenmesi hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu" belirtilmiştir. Davacı vekilinin asıl davada; davalı markasının 6769 Sayılı SMK 6/1, 6/2, 6/3, 6/5, 6/6 ve 6/9 maddelerine dayalı olarak davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ettiği anlaşılmıştır.Davacı tarafça, hükümsüzlük ve tecavüz iddialarına dayanak 2011/36526 ve 2012/12867 tescil numaralı markalarının "... + şekil"; davalıya ait sonraki tarihli 2020/45724 tescil numaralı markanın "... teknoloji ve ..." unsurlarından oluştuğu, taraf markalarının asli ve ayırdedici unsuru olan "..." ibaresinin ayniyet arzettiği, tali unsurların davalı markasını, davacı markasından uzaklaştırmadığı, davacı yanın dayanak markaları Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 07 / 09 / 35. Sınıflarında tescilli olduğu, davalı markasının 09. Sınıf emtialarda tescilli olduğu, davalı markasının tescilli olduğu 42. Sınıf hizmetler ile bağlantılı ve birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğu, markaların hitap ettiği tüketici kitlesi nezdinde taraflarca sunulan mal ve hizmetler arasında işletmesel bağlantı kurma ihtimali bulunduğu SMK 6/1 maddesi gereğince benzer alt sınıflarda kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.Davalı şirketin kurucusu ... ...'un "... teknoloji ve ..." markasını adına tescil ettirmeden önce 01/10/2000- 30/11/2014 tarihleri arasında davacı şirket bünyesinde ... markası altında teknoloji ve ... alanında iş akdi çerçevesinde çalıştığı, taraflar arasında mal ve hizmet alışverişininde şirket kuruluşundan itibaren devam ettiği, davacı şirketin, davalı şirketten ve faaliyetlerinden haberdar olduğunun dosyaya davalı-karşı davacı tarafça sunulan faturalardan anlaşıldığı, davalı şirket kurucusu ... ...'un 16 Eylül 2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesindan, daha önce her iki şirket ortaklarınca işletilen ve tasfiye halinde olan ... ... Teknolojileri Danışmanlık Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de müdür olduğu (8 Ekim 2013 tarihli 8421 sayılı Resmi Gazete) ve temsil yetkisinin sona erdiği 09/09/2013 tarihinde de davalı şirketi kurduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı şirketin, davacı markaları ile aynı esas unsuru içeren ... unsurlu markayı 41 ve 42. Sınıflarda tescilinin SMK 6/9 maddesi kapsamında kötüniyetli olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.Bilirkişilerce, davalı markasının farklı sınıflarda tescil edilmesi nedeniyle kötüniyetli olmadığı kabul edilerek kısmi hükümsüzlük görüşü beyan edilmiş ve mahkemece de bu görüş benimsenmişse de; her iki taraf tanıklarınca, davalı karşı davacının faaliyetlerinde, ... markası kullanımının karışıklığa yol açtığının beyan edildiği, bilirkişilerce de, 09. Sınıf emtialar ile davalının 42. Sınıfta tescilli hizmetlerin bağlantılı ve tamamlayıcı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça ürün satışı yapılmadığı, davacıdan alınan ürünlerin eğitimde kullanıldığının beyan edildiği, davalının bilirkişi raporunda listelenen teknoloji eğitimi faaliyetlerinin ... asli unsurlu marka altında verilmesininde karışıklığa yol açacağı, tarafların müşterilerinin bir kısmının ortak olduğu, davalının taraflar arasındaki bağlantı ve ticari ilişkiye rağmen, benzer sınıflarda kullanmak üzere ... ibareli marka tescilinin kötüniyetli olarak kabulü ile, tam sınıflarda hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, mahkemece hükümsüzlük davasının kısmen kabulü dosya kapsamına uygun görülmemiştir.Bilirkişi raporunda, davalı karşı davacının 01/05/2020 tarihinden-08/09/2020 tarihine kadar ... hizmetlerinden elde ettiği net kazancın 604.922,42 TL olduğu, davacı karşı davalının tazminat talebini SMK 151/2-b maddesinde düzenlenen, "Sınai Mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca" göre hesaplamasını talep ettiği, Davacı/karşı davalının ... markasının net kazanca etkisinin %3 oranında olduğunun kabulü ile, tezminatın 18.148,00 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun tebliği üzerine davacı/karşı davalı tarafça tazminat hesabına itiraz edilmediği, davalı karşı davacıdan 20.000 TL tazminat talep edildiği, HMK 181. Madde gereğince bilirkişi raporuna itiraz edilmediğinden, mahkemece alınan rapor kapsamında hesaplanan 18.148,00 TL maddi tazminat ile dosya kapsamına göre 20.000 TL manevi tazminatın kabulü gerektiği anlaşılmaktadır.Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde; davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı karşı davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davalı markasının kötüniyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğüne, davalının davacı markalarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti, meni ve refi ile, davalı tarafın .../... teknoloji ve ... markası altında hizmet vermesinin, web sitesinde kullanmasının menine, davalının ticaret unvanını kullanmasının yasaklanması talebinin reddine, 18.148,00 TL maddi tazminat ve 20.000 TL manevi tazminatın 19/04/2021 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek temerrüt faizi üzerinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmekle, hükümsüzlüğün baştan itibaren etkili olacağı anlaşılmakla, karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı-Karşı Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı-karşı davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 08/02/2023 tarih, 2021/545 E. 2023/37 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-ASIL DAVADA; -Asıl davanın Kısmen Kabulüne, -Davalıya ait 2020/45724 tescil numaralı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden TERKİNİNE, karar kesinleştiğinde TPMKya müzekkere yazılmasına, -Davalının davacıya ait ... ibareli markalara tecavüzünün tespiti, meni ve refine, -Davalının ticaret unvanı kullanımının yasaklanması talebinin reddine, -18.148,00 TL. maddi tazminatın 19/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek, mevduata uygulanan en yüksek temerrüt faizi oranında faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, -20.000,00 TL. manevi tazminatın19/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek, mevduata uygulanan en yüksek temerrüt faizi oranında faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Asıl dava yönünden İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-Kabul edilen markaya tecavüz ve hükümsüzlük talebi yönünden 615,40x2= TL kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden 1.239,68 TL ve manevi tazminat talebi yönünden 1.366,20 TL alınması gereken toplam 3.836,68 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL 'nin mahsubu ile bakiye 3.777,38 TL. maktu harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 59,30 TL başvurma harcı, 59,30-TL peşin harcı, 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 127,10 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.410,35-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 5.910,35 TL yargılama giderinden kabul ret olanına göre, 4.728,35 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4/d-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 4.622,00 posta giderinden kabul red oranına göre, 924,4 TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Markaya tecavüz davası yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Markanın Hükümsüzlüğü davası yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı üzerinden 18.148,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/ğ-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 20.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/h-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi tazminat davasının red edilen kısmı üzerinden 1.852,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/ı-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen manevi tazminat davası yönünden 20.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-KARŞI DAVA -Karşı davanın REDDİNE, 2-Karşı davalının, karşı davacıya ait 2020/45724 tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile, bu tecavüzün durdurulmasına, karşı davalıya ait https://......com.tr/ adresinde karşı davalının, ... faaliyetlerinde bulunmasının men'ine, 3-10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte karşı davalıdan alınarak, karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5-Karşı dava yönünden İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken markaya tecavüz, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden 615,40x3=1.846,20-TL karar harcından peşin alınan 59,30+1.195,50=1.254,80 TL'nin mahsubu ile 591,40-TL harcın davalı-karşı davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b- Karşı davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan harç ve giderlerin üzerinde bırakılmasına, 5/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine maddesine markaya tecavüz talebi yönünden 55.000 TL vekalet ücretinin davalı/karşı davacıdan alınarak, davacı- karşı davalıya verilmesine, 5/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine maddesine göre reddine karar verilen maddi tazminat talebi yönünden 20.000 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak, davacı- karşı davalıya verilmesine, 5/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine maddesine göre manevi tazminat talebi yönünden 50.000 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak, davacı- karşı davalıya verilmesine, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 359,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 255,60-TL harcın davalı- Karşı davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı- Karşı davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davacı- Karşı davalı tarafından yapılan 492x2= 984,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının davalı- karşı davacıdan tahsiliyle davacı- Karşı davalıya verilmesine, 5/ç-Davalı- Karşı davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5/e-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025