İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un "..." ve "... ..." esas unsurlu ... tescil no.lu markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin "..." markasının 35 yıldan fazla bir geçmişe sahip ... kod numarası ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tanınmış marka statüsünde korunmakta olduğunu, müve…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1663 KARAR NO : 2026/148 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 14/06/2023 NUMARASI : 2022/283 E. - 2023/169 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un "..." ve "... ..." esas unsurlu ... tescil no.lu markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin "..." markasının 35 yıldan fazla bir geçmişe sahip ... kod numarası ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tanınmış marka statüsünde korunmakta olduğunu, müvekkilinin "..." esas unsurlu markalarının gerek yurt içinde ve gerek yurt dışında bilinen ve tanınan bir marka olduğunu, davalı tarafın, https://www...com online ... sitesinde https://www...com/... isminde mağazasının bulunmakta olup, ... ... ismiyle ürün sattığını, "..." markasının davalı tarafından anahtar kelime-yönlendirici kod olarak kullanıldığını ve müvekkilinin marka hakkının ihlal edildiğini, müvekkilinin ... üzerinden yüklü miktarda reklam harcaması yaptığını, davalının hem müvekkilinin markasından hem de reklam harcamasından kazanç/haksız yarar sağlamakta olduğunu, SMK’ye göre müvekkilinin manevi tazminat talep hakkı bulunduğunu, açıklanan nedenlerle, müvekkilinin marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'i ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile kendi şirketinin aynı firma olabileceğini ya da olduğunu çağrıştırabilecek hiçbir amblem, broşür, logo, tabela, reklam, kartvizit bulunmadığını ve kullanılmadığını, davalı firmanın bu ismi kullanmaktaki amacının "..." kısaltması amacıyla ve marka olması amacıyla değil internet aramalarında sadece ... yazılarak herhangi bir yönlendirme olmadığını, ... markasının 150'den fazla mağazası bulunan İstanbul merkezli hazır giyim markası olduğunu ve hazır giyim sektöründe faaliyet gösterdiğini, 19 Aralık 2013 tarihinde iflas ettiğini, bu nedenle ... markasına zarar verme ihtimallerinin bile olmadığını,davacı tarafından hiçbir bildirim, ihtar veya tebligat yapılmamasına ve hiçbir bilgileri olmadan sadece kısa ve kolay ulaşılabilir bir isim kullanmak amacıyla ticari hayatlarının 9.gününde ... Satıcı Destek Hattından yazılı talep şeklinde marka değişikliği başvurusu yaptıklarını ve aynı gün ... ... yazan tüm ürünlerin kaldırılarak ... markasını kullanmaya başladıklarını ve marka başvurusu yaptıklarını, istenilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, işbu sebeple davacı firmanın taleplerinin kabulünün taraflarınca mümkün olmadığını beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesin kararıyla; Davacı markalarının asli ve ayırdedici unsuru "..." kelime unsurudur. Davalının fiili kullanımlarında yer alan "..." ibaresinin davacı markalarının asli unsuru ile ayniyet içerdiği davalının ticari faaliyetinin davacı markalarının tescilli olduğu sınıflarda bulunduğu ve davacı markaları ile karıştırma ihtimali doğuracak derecede benzerlik içerdiği, marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak talep edilen 20.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı gerekçesiyle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE, -Davalının davacıya ait "..." ortak unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüzün tespiti ile bu tecavüzün men'ine; tecavüz oluşturan "..." ibaresini ürün isimlerinde, tanıtımlarında, ticari etki yaratacak şekilde internet ortamında kullanmasının önlenmesine ve bu fiillerin durdurulmasına, -20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Davalı istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verdiğini, davacı şirket ile karıştırılmaya sebebiyet verecek hiçbir görsel unsur veya reklam materyali kullanmadıklarını, internet aramalarında tek başına erişilemeyen ve belirleyici olan ... kelimesiyle birlikte kullanılan ismin ticari hayata başlanan 12.12.2022 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu verileri kontrol edilerek ... üzerinde kullanılmaya başlandığını, sistemde bir engel görmemelerine rağmen ismin değiştirilmesi yönündeki iradelerini henüz ticari hayatın 9. gününde ve davacı tarafın herhangi bir ihtarı dahi bulunmaksızın ... destek hattına yazılı talep açarak gerçekleştirdiklerini, markayı "..." olarak değiştirip tescil başvurusunda bulunduklarını, davacı tarafın ise 48 saat bile kullanılmamış olan alan adlarının kendilerinde bulunduğunu belirterek tecavüz iddiasıyla dava açtığını, ...’dan gelen kayıtların da bu süreci doğruladığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddini ve başlatılan icra işlemlerinin iptal edilmesini talep etmiştir.Davacı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalının, davacıya ait "..." ortak unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile men ve ref'i ile manevi tazminat talebidir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen 23/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Tespit edilen kullanımlar ile davalı yanın "..." isimli satıcı unvanı ile "... ..." markası altında "..." ürününü ... online pazaryerinde satışa sunduğunun anlaşıldığı, her ne kadar Davalı yanın tespit edilen kullanımında davacı yana ait tescilli markaların asi unsuru olan "..." ibaresinin önünde "..." ibaresi yer almakta ise de; "..."” ibaresinin Fransızca bir kelime olmak ile birlikte dilimizde "kadın" anlamına geliyor olması ve kullanım konusu edilen ürün göz önünde bulundurulduğunda markaya herhangi bir ayırt edicilik kazandırmadığı; bu çerçevede davalı yanın markasal kullanımlarının asli unsurunun davacı yana ait tescilli markaların asli unsuru olan ... unsuru olduğu, bu meyanda ilgili kullanımların davacı yana ait tescilli markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği" belirtilmiştir....Anonim Şirketi(....com)'dan, davalıya ait online satış mağazasında, dava tarihi olan 14/12/2022 tarihinden geriye doğru bir yıllık "..." markalı ürünlerin satışına ilişkin bilgi ve belgelerin istendiği ve davalı tarafından 12 ve 14 aralık tarihleri arasında toplam 26 adet satışın yapıldığı ve ürün adetinin 177,61 TL den satışa sunulduğu anlaşılmıştır.Somut olayda, Davacı markalarının asli ve ayırdedici unsurunun "..." kelime unsuru olduğu, davalının fiili kullanımlarında yer alan "..." ibaresinin davacı markalarının asli unsuru ile ayniyet içerdiği, davalının ticari faaliyetinin davacı markalarının tescilli olduğu sınıflarda bulunduğu ve her ne kadar Davalı yanın tespit edilen kullanımında davacı yana ait tescilli markaların asi unsuru olan "..." ibaresinin önünde "..." ibaresi yer almakta ise de; "..."” ibaresinin Fransızca bir kelime olmak ile birlikte dilimizde "kadın" anlamına geliyor olması ve kullanım konusu edilen ürün göz önünde bulundurulduğunda markaya herhangi bir ayırt edicilik kazandırmadığı anlaşılmakla markaya tecavüzün yasal unsurlarının gerçekleşmiş olduğu ve davanın sübut bulduğu anlaşılmıştır.Olayın oluş şekli tarafların kusur durumu ve dosya kapsamına göre hükmedilen manevi tazminat miktarı yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/06/2023 tarih ve 2022/283 E., 2023/169 K. sayılı kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.366,20 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.096,35 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2026