İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin bir dönem baharat satan bir esnaf iken ... Ltd. Şti. İle yetkili bayilik anlaşması yaparak Kütahya, Afyon, Bursa, Uşak illeri ve ilçelerinin bayiliğini aldığını, bunun için adı geçen şirkete birden fazla çek keserek verdiğini, ancak bu şirketin müvekkili…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1947 KARAR NO : 2026/269 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/03/2023 NUMARASI : 2021/620 E. - 2023/206 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin bir dönem baharat satan bir esnaf iken ... Ltd. Şti. İle yetkili bayilik anlaşması yaparak Kütahya, Afyon, Bursa, Uşak illeri ve ilçelerinin bayiliğini aldığını, bunun için adı geçen şirkete birden fazla çek keserek verdiğini, ancak bu şirketin müvekkiline göndermesi gereken malı baharatı vermediğini, müvekkiline ait çeklerin yazılıp icraya konulduğunu, müvekkilinin yaşadığı sıkıntılar sebebi ile çalışarak borçlarını ödemeye ve kaptırdığı malını almaya çalıştığını, işleri ile yeterince ilgilenemediğini, şirkete verilen ve karşılığında mal alamadığı İstanbul 7. İcra Müdürülüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyası ile takibe konulan çek ile ilgili bu sıkıntıları sebebi ile araştırma yapamadığını beyan ederek davalarının kabulü ile İstanbul 7. İcra Müdürülüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasından müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... ... tarafından, ... Tavşanlı Şubesine ait çek keşide edildikten sonra ciro edilerek müvekkiline ulaştığını, müvekkili tarafından çekin “karşılıksız” olduğunun görüldüğünü, banka tarafından, çekin arkasına karşılıksız olduğuna dair 28.02.2006 tarihli şerh düşülmüştür. 2006’dan beri tahsil edilmeye çalışılan işbu emre yazılı çekin icra takibi İstanbul 7. İcra Dairesi’nde ... E. ile devam ettiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği, ciro silsilesinin bulunmadığı ve çeke konu malların teslim alınmadığına ilişkin iddiayı iyi niyetli 3. Şahıs konumunda olan müvekkil şirkete karşı ileri süremeyeceği iddiaları olduğunu, Mahkemece gözetilecektir ki, davacının iddiası asıl borç ilişkisinden kaynaklanan bir defi olduğunu, buna göre, kambiyo senetlerindeki mücerretlik ilkesi gereğince işbu çek tedavüle çıktığı anda, şahsi defiler 3. kişilere karşı ileri sürülemediğini, çek muhtevası gereği son hamil olarak davacı tarafın/keşidecinin ileri sürdüğü, davacı ile ... Ltd. Şti. arasında gerçekleştiğini iddia ettiği olay hakkında bir bilgilerinin olmadığını diğer taraftan icra dosyasına yatan paralar yönünden davalının davacılara karşı tekrar takip yapması mümkün olmadığından icra dosyasına yatan paralar yönünden davacıların menfi tespit davası açmakta hukuki yararının da olmadığını beyan ederek müvekkiline karşı açılan menfi tespit davasının dava şartı olan “hukuki yarar” bulunmaması gerekçesiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Takibin dayanağı olan çekin, dava dışı ... Ltd. Şirketine yetkili bayilik anlaşması nedeniyle verildiği ve mal teslim yapılmadığından bedelsiz kaldığı ileri sürülmektedir. Kambiyo senedi, hukuksal niteliğince, sebebini içermeyen bir borç ikrarı senedi niteliğindedir. Soyut borç ikrarı içeren senedin bedelsizliğini lehtara karşı ileri süren taraf, önce bu senedin belli bir sebebi olduğunu, sonrada bu sebebin gerçekleşmediğini, HMK.nun 200 ve izleyen maddeleri uyarınca yasal ve yazılı deliller ile kanıtlamak durumundadır. Sadece kambiyo senetlerinin hamillerine karşı borçlu olmadığının tespiti davasının açılması halinde ise; davacının 6102 Sayılı TTK.nun 818. maddesi yollaması ile aynı kanunun 687 maddesi hükmü gereğince; bedelsiz senedin bile bile kendisi zararına hareket ile iktisap edildiğini yasal deliller ile kanıtlaması gerekecektir. Uyuşmazlık konusu çekin, 6102 Sayılı TTK.nun 780. maddesinde öngörülen tüm zorunlu unsurları içerdiği ve böylece hukuksal niteliğince kambiyo senedi niteliğinde "çek" olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu çek, davacı tarafça, dava dışı ... Ltd Şti adına keşide edilmiş olup,lehtar olan bu firmanın cirosu ile önce dava dışı ... A.Ş'ye ondan da davalıya intikal etmiş olup, davacının bu çekin düzenlenmesine neden olan temel ilişkiye dayalı def’ileri çek hamili davalıya karşı ileri sürmesi mümkün değildir. Zira, davalının bu çekleri keşideci davacının zararına ve kötü niyetle iktisap ettiği kanıtlanamamıştır. Belirtilen nedenlerle dava konusu çekin usulüne uygun ciro silsilesiyle davalıya ulaştığı anlaşıldığından bedelsizlik iddiasının iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkilinin dava dilekçesinde adı geçen şirketin bayisi olmak için anlaşma yaptığını ve dosyaya sunduğu belgede belirtilen evrakları /sözleşmeleri verilen çeklere ilişkin kayıtları karşılıklı imzaladıklarını, bu iddialarına ilişkin ticari belgeler sunulduğunu, ancak müvekkiline verilmesi gerekli ticari malların verilmediğini, karşılıksız olan çekler kullanılarak müvekkilinin maddi olarak çok zor duruma düşürüldüğünü, müvekkilinin karşılığını alamadığı bu çekleri ödeyemediği için ticari olarak battığını, -Dava ile ilgili belgeleri dosyaya sunduklarını ancak bir mal verilmediği için fatura , belge vs. kayıtların ticari kayıtlarda gözükmesinin mümkün olmadığını, çekler karşılığı mal verildiği iddia ediliyor ise bu belgelerin ... isimli şirketten istenmesi gerektiğini, bir mal almamış müvekkilinin ticari kayıtlarında belirtilen belgeler zaten olamayacağını, iyi niyetli bulunduğunu iddia eden davalı şirketin ise bu çeklerin kendisine nasıl geçtiğini açıklamadığını, bu konuda araştırmada yapılmadığını, davalı şirketin iyiniyetinin söz konusu olmadığını, karşılığında mal verilmeyen çek sebebi ile müvekkilinin borçlu bulunmadığına karar verilmesi gerekirken davanın reddinin hatalı olduğunu, -çekte ciro silsilesinde kopukluk olduğunu, çekin ön yüzündeki ... şirketi ile ciroyu yapan ... şirketinin farklı şirketler olduğunu, alacaklı şirketin ciro yapmadığını, ismi benzeyen (muhtemelen şirket kurucuları da aynıdır) iki ayrı tüzel kişilikte şirket olduğunu, çekin ön yüzünde yazan alacaklı şirket ile ciroyu yapan şirket farklı bulunduğu için ciro silsilesi kopuk olduğunu, alacaklı farklı, cirolayan şirket farklı olup, sadece isimleri benzeştiğini, son hamilin davalı şirket müvekkiline başvuruda bulunamayacağını kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu çekin düzenlenmesine neden olan temel ilişkiye dayalı defilerin müvekkiline karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, iyi niyetli üçüncü kişi konumundaki müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, Davacı tarafın iddiadan öteye gidemediği ... LTD. ŞTİ. ile keşideci arasındaki faraziyeler hakkında müvekkilinin görgüsü ve bilgisi bulunmadığını, davacının hukuki dayanaktan yoksun ve haksız istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, icra takibine konu çekte keşideci olarak yer alan davacının çekler karşılığında ürün teslim edilmediği ve ciro zincirinde kopukluk bulunduğu iddiasıyla davacının takip konusu edilen çek nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul 7. İcra Müdürülüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasına, çek asıllarına, ... Ltd. Şti şirketinin kayıtlarına, taraflar arasında yapılan sözleşmeye, ihtarlara, şirket kayıtlarına, bilirkişi incelemesine, karşı tarafın sunacağı ve ortaya çıkacak durumlara karşı delil sunma hakları saklı kalmak kaydı ile her türlü delile delil olarak dayanmıştır.İstanbul 7. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyası celbedilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkemenin 06/07/2022 tarihli duruşma zaptı 5 nolu ara kararı gereğince "İddia, savunma ve ön incelemede tespit edilen uyuşmazlığın halli bakımından, davacının 2005-2006-2007 yılı ticari defter ve belgeleri ile sunulan belgeler incelenerek dava konusu çek ile ilgili davacı ve dava dışı çek lehtarı şirket arasında ticari ilişki olup olmadığı, ticari ilişki var ise dava konusu çekin kayıtlarda ne şekilde kayıtlı olduğu ve hangi şirket ile yapılan ticari ilişki sonucu düzenlendiği, bu şirketin ticari ünvanının kayıtlarda ne olarak yer aldığı ve çek ile ilgili herhangi bir ödemenin bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi raporu alınmasına" şeklinde karar verildiği, ancak davacı tarafça defter ve kayıtların inceleme gününde hazır edilmediği ve bulunduğu yeri de bildirmediği nedenleriyle incelemenin yapılamadığı anlaşılmıştır. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek bedelsizliğe dayalı açtığı menfi tespit davasında kambiyo senedine bağlı temel alacağın geçersiz olduğu, sona erdiği iddiasına dayalı olarak maddi hukuk bakımından borcun olmadığı ileri sürülür. Bedelsizlik iddiasını ispat yükü TMK'nın 6. ve HMK 190 maddesi gereğince davacıya düşer ve yazılı ve kesin delil ile kanıtlanması gerekir. Bedelsizlik iddiası TTK m.687 maddesi anlamında bir kişisel def'î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir, başvuran hamile karşı ileri süremez meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaz.Yasanın bu hükmü, "imzaların bağımsızlığı" olarak adlandırılan ilkenin gereği ve sonucudur. Kambiyo senedi olan çek; para borçlarını ödeme amacına özgülenmiş, yazılı ve soyut bir havaledir. Ödeme aracı olan çek , kredi ve teminat işlevine haiz değildir.Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. Dosya kapsamına göre, dava konusu çeklerin zorunlu unsurlara havi kambiyo senedi vasfında olduğu, keşideci davacı tarafından dava dışı ... LTD. ŞTİ lehine düzenlenmiş olduğu, çeklerin ciro ile davalıya geçtiği, lehtarın cirosunun geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de, imzaların istiklali ilkesi gereği bu hususun davalıya karşı ileri sürülemeyeceği, çeklerin ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı, iyiniyetli hamile karşı lehtar ile temel ilişkiye dayalı bedelsizlik iddiasının ileri sürülemeyeceği, soyut borç ikrarı niteliğindeki ödeme aracı olan çeklerin, ifa amacı ile verilmediğine, avans çeki olduğuna, bedelsiz olduğuna ve hamilin çeki iktisabında ağır kusurlu ve kötüniyetli olduğuna dair yazılı bir delil bulunmadığı, bu nedenlerle yazılı olduğu üzere ispatlamayan davanın reddi kararının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2023 tarih ve 2021/620 E., 2023/206 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026