İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin pek kullanılmayan, unutulan ya da duyulmamış kelimeleri sosyal mecralar üzerinden paylaştığını, 2015 yılında ... isimli kitapta topladığını, kitapta bulunan sözcüklerin çanta, kupa, bardak, defter, takvim, afiş gibi ürünle…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2026/111 Esas KARAR NO:2026/603 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:28/02/2023 NUMARASI:2018/182 E. - 2023/51 K. DAVANIN KONUSU:Eser ve Tasarım Hakkına Tecavüzün, Haksız Rekabetin Tespiti,Önlenmesi, Durdurulması, Kaldırılması, Maddi ve Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin pek kullanılmayan, unutulan ya da duyulmamış kelimeleri sosyal mecralar üzerinden paylaştığını, 2015 yılında ... isimli kitapta topladığını, kitapta bulunan sözcüklerin çanta, kupa, bardak, defter, takvim, afiş gibi ürünlerin üzerinde piyasaya arz edildiğini, sözcüklerin yazım şekillerinin TPMK nezdinde tasarım tescili olduğunu, müvekkilinin çalışmalarının eser niteliği taşıdıklarını, telif hakkı mevcut olduğunu, davalının eylemlerinin müvekkilinin eser sahipliğinden doğan haklarını ihlal ettiğini, dava konusu eserin ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğunu, kitapta kullanılan kelimelerin edebi değerinin yüksek olduğunu, dava konusu kitabın herhangi bir sözlük gibi olmadığını, edebi değeri yüksek kelimelerin bir araya gelmesi ile oluştuğunu, davalıların ... isimli eserinde müvekkili ile aynı şekilde edebi değeri yüksek kelimelerin aynı şekilde ve aynı konseptte bir araya getirildiğini, kelime anlamlarının da sıradan bir sözlükten farklı olarak edebi bir şekilde yazıldıklarını, etimolojik kökenlerine de yer verildiğini, müvekkilinin bu amaçla edebiyat eserlerini gözden geçirdiğini, davalıların müvekkilinin kitabındaki kelimelerin birçoğunu kendi kitaplarında kullandıklarını, müvekkilinin kitabında kullandığı kelimelerin ayırt edici yazı tipi ile yazıldığını, el yazısına benzer akıcı bir görünüm kazandırıldığını, bu nedenle müvekkili kitabının güzel yazı eseri olduğunu, davalıların kitabında da yazı tipinin taklit edildiğini, instagram üzerinde bir çok kullanıcının davalı kitabını müvekkili kitabının adı ile etiketlediklerini, müvekkili kitabında kelimelerin tire işareti kullanılarak bilinçli olarak dil bilgisi kurallarından bağımsız olarak parçalara ayrıldıklarını, bazı kelimelerin hecelerine göre bazılarının etimolojik kökenine göre bölünmüş olduklarını, davalı kitabında da bu hususun benzer olduğunu, müvekkilinin artistik bir etki yaratabilmek için gramer açısından gerekli olmasa da kelimelerin sonuna nokta koyduğunu, davalı kitabında da bu hususun kopyalandığını, müvekkilinin eserindeki mizanpaj ve içerik formatının da ayırt edici nitelikte olduğunu, müvekkilinin hususiyetini taşıdığını, sıradan bir sözlükten ayrılmış olduğunu, kelimelerin özellikle çok büyük harfler ile yazıldıklarını, kelimelerin bölündüğünü ve birer cümle içinde kullanıldıklarını, sayfa başına bir veya birkaç kelime olduğunu, alfabetik olarak dizilmediklerini, davalıların bu formatı birebir kopyalamış olduklarını, taraflara ait kullanımlarda sloganların aynı yerlere yazıldıklarını, kitapların format, biçim, mizanpaj, görsel, yazı tipi vb. yönlerden aynı olduklarını, sayfa mizanpaj ve formatının müvekkilinin hususiyetini taşıdığını, davalıların müvekkilinin haklarına tecavüz ettiklerini, tüketicilerin yorumlarında müvekkili eserinin ayırt edici nitelikte olduğuna dair açıklamalarda bulunduğunu, format, tarz ve mizanpajın müvekkili ile bütünleşmiş olduğunu, grafik eser olarak telif hakkı ile korunması gerektiğini, tüketicilerin müvekkilinin kitabı ile davalıların kitabının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını belirttiklerini, müvekkilinin mali hakları yanında işleme, yayma ve çoğaltma haklarının ihlal edildiğini, dava konusu ... isimli eserde yer alan kullanımların müvekkil adına tescilli .../... ve ... no'lu tasarımlardan doğan hakları ihlal ettiklerini, 2018 tarihli ... adlı kitapta 1. Baskıda kullanıldıklarının tespit edildiğini, kullanılan sözcük tasarımlarının müvekkilinin tescillerinin taklitleri olduklarını, davalı kullanımlarında kelimelerin tire işareti kullanılarak dilbillgisi kurallarından bağımsız olarak bölmelere ayrıldıklarını, aynı yazı tipi ve fontu kullanıldığını, kelime sonlarına kurallardan bağımsız olarak nokta yerleştirildiğini, davalının küçük çizgiler ekleyerek farklılık yaratmaya çalıştığını, ayırt edicilik katmadığını, genel görünüm itibari ile aynı olduklarını, davalının kötü niyetli olduğunu, haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, müvekkilinin tasarımlarının ayırt edici niteliğe sahip olan tescilli tasarımlar olduklarını, tasarımların ayırt edilmesinin mümkün olmadığını, bu hususta tüketici yorumlarının mevcut olduğunu, müvekkilinin tasarımlarından doğan haklarının ihlal edildiğini, davalı kullanımlarının haksız rekabete yol açtığını, müvekkilinin sarf ettiği emek ve çabanın sömürüldüğünü, haksız kazanç elde edildiğini, davalı yanın ticari faaliyetlerinde kullanabileceği seçenekleri varken müvekkilinin ürünlerini taklit ettiğini, davalıların kullanımlarının müvekkilinin devamı veya ikinci baskısı sanıldığını, davalı yanın web sitesi kullanımlarının müvekkilinin kullanımlarına yakınlaştırıldığını, tüm bu kullanımların müvekkilinin telif, tasarım kullanımları ile iltibas yarattığını, davalıların bilerek taklit ettiklerini, haksız rekabette bulunduklarını, davalıların kötü niyetle hareket ettiklerini, somut olayda davalıların müvekkil ile sözleşme yapmış olmaları halinde müvekkilin bu sözleşmeden elde edeceği gelirin üç katına kadar tazminat talep etme hakkı olduğunu, müvekkilinin gördüğü zararın dava sürecinde artacağını, zarar tehlikesi olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirtmiş ve; davalıların ... adı altında veya varsa başka isimlerde satışa sunduğu müvekkil adına tescilli tasarımlardan ve ... adlı eserine ilişkin telif hakkından doğan haklarından doğan hakları ihlal eden her türlü kullanımın, bu kitapların satışının, teklifte bulunulmasının engellenmesi, el konulması yönünde teminatsız bir şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tecavüz teşkil eder mahiyetteki eylemlerin meni ve refini, tecavüz teşkil eden her türlü tanıtım vasıtası, ürünler, el konulan üzerindeki tasarımların silinmesi veya mümkün olmaması halinde bu ürünlerin imhası veya piyasadan toplatılmasını, davalı eylemlerinin telif hakkının tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, şimdilik 1000 TL maddi 15000 TL manevi tazminatın işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, Sözleşme yapılmış olması halinde bu bedelin tespit edilecek rayiç bedelin üç kat fazlasına tazminata hükmedilmesini, bu hususta şimdilik 1000 TL, 20000 TL manevi tazminatın işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkilinin yoksun kaldığı kazancın hesaplanmasında makul bir payın eklenmesini, davanın kabulü ile tüm yargılama ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ... 2017 yılında kurulmuş bir sosyal medya hesabı olduğunu, okuyucu talepleri dikkate alınarak çıkartılmış bir kitap ve bir proje olduğunu, dava konusu kitapların yurt içi ve dışında benimsenmiş bir tarz olduğunu, davacıya özel olmadıklarını, müvekkilinin basımını yaptığı yazarın 6 kitap yazmış ve ciddi satış rakamlarına ulaşmış bir yazar olduğunu, yazarın emek hırsızlığına ihtiyaç duymayacak biri olduğunu, tanınmışlığa ve hayran kitlesine sahip olduğunu, ... sosyal medya projesi olarak hayat bulduğunu instagramda 350.000, twitterda 302.000 ve facebookta 1.400.000 takipçiye ulaşmış bir proje olduğunu, sonrasında kitaba dönüştürüldüğünü, kitabın ilk iki haftada 35000 adet satıldığını, bu kadar hızlı olmasının hayranların ... kitabını almaları olduğunu, yayınlanan kelimelerin kullanıcı yorumları ile yönlendirilmek suretiyle seçildiğini, kelimelerin sosyal medya ayağıyla yayılan döneme özgü kelimeler olduğunu, bir kısım kelimelerin her iki kitapta yer almasının normal olduğunu, davacı tarafın ihtarname göndermeden davayı açmasının kötüniyet olduğunu, kelimelerin anlamlarının aynı olmasının kelimenin tek bir anlamı olmasından kaynaklı olduğunu, altında kullanılan paragraf ve örneklerin farklı olduklarını, ... kitabında kullanılan yazı karakterinin yayın dünyasında sıklıkla kullanılan bir yazı karakteri olan ... olduğunu, harflerindeki çentik, çizgi, uzatma gibi öğelerin kopya edilmediğini, yazı karakterlerinin sunduğu süslü harflerin yaygın olarak kullanıldıklarını, ... bazen 5, bazen 1, bazen de günlerce kelime paylaşımı yapılmadığını, düzeni sağlamak adına kelimelerin sağ alt köşesine rakamlar verildiğini, davacı tarafın sosyal medyadaki postlarında bu rakam sisteminin bulunmadığını, sosyal medyada beğenilen kelimelerin kitapta kolayca bulunabilmesi için rakamların olduğu gibi kitaba geçirildiğini, kullanım yerinin zorunluluktan kaynaklandığını, kelime ve aşağısında açıklamaların dünyada uzun yıllardır sözlük sayfalarının kullandığı temel tasarım olduğunu, ... açıklaması yapılan kelime tek satıra sığmıyorsa tasarımı bozmamak adına alt satıra geçerek devam edildiğini, metnin alt satıra geçirmenin davacıya özgü bir tasarım olmadığını, satıra sığmayan kelimeler hece kuralına tabi olacak şekilde kesik işareti ile kesilerek ve alt satıra geçildiğini, kelimenin sonuna nokta konmasının yerli ve yabancı sitelerde karşılaşılan bir uygulama olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı talebinin kesin olmadığını, talep sonucunun açık şekilde belirtilmesi gerektiğini, müvekkilinin kitapları çok satan bir yazar olduğunu, dava konusu kitap çıkmadan önce instagram, twitter ve facebook sitelerinde paylaşımlarda bulunduğunu, okurların talebi ile kitap çıkarılmaya karar verildiğini, kitabın çıkarılması ile istenen rakamların elde edilmediğini, mevcut olan satışın müvekkilinin tanınmış bir yazar olmasından kaynaklı olduğunu, Müvekkilinin takipçi sayısı dikkate alındığında davacı kitabının bir etkisi bulunmadığını, söz konusu kitapta yer alan kelimelerin davacılar tarafından bulunmadığını, edebiyat dünyasında sıklıkla kullanılan kelimelerin kullanıldıkları eserlerdeki örneği ile birlikte yer verildiğini, tarafların kitaplarında kullanılan kelimelerin tamamen farklı olduklarını, kelimelerin kökeni ile anlamlarının davacı tarafından bulunmadığını, kelimelerin okurlar tarafından sosyal paylaşım sitesi üzerinden belirlendiklerini, anlamlarının sözlüklerde yer aldıklarını, davacının telif hakkının bulunmadığını, dava konusu kitabın güzel sanat eseri vasfı bulunmadığını, söz konusu yazımın bir çok yazım türünde kullanıldığını, müvekkilinin kitabında kullanılan yazı karakterinin ... olduğunu, yayın dünyasında kullanılan bir yazı karakteri olduğunu, kullanılan yazı karakterlerinin farklı olduklarını, müvekkilinin kullandığı çentik, çizgi ve uzatmaların yazı programlarının sunduğu ek karakterlerden alınmış olduğunu ve davacı kullanımından farklı olduklarını, dava konusu kitapta kullanılan kağıt, yazı karakteri, kapak tasarımı, yazıların puntoları ile kelimelerin ve örneklerin kitaba yerleştirilişinin müvekkilinin kitabından farklı olduğunu, ... kitabında yazar adının açıkça belirtildiğini, okurların kitapların farklı kişilere ait olduklarını bildiklerini, sayfaya sığmayan kelimenin tire işareti ile ayrılarak alt tarafa yazılmasının yazım kuralı olduğunu, müvekkili kitabındaki kullanımın bundan ibaret olduğunu, müvekkilinin kitabında tüm kelimelerin aynı punto ile yazıldığını, sayfaya sığmayan kelimelerin tire işareti ile bölündüğünü, puntonun düşürülmediğini,Müvekkili kitabındaki kullanım ile davacıların kullanım amacının farklı olduklarını, davacı kitabında bir sayfada birden fazla kelime bulunduğunu, müvekkili kitabında her sayfada bir kelime bulunduğunu, alfabetik sıraya koyma gibi bir zorunluluğun bulunmadığını, bir kitabın satışının türü ve yazarına göre olduğunu, okurların kitabı formatı veya şeklinden dolayı almadığını, konusu ve içeriğinin kitabın satışını yaptığını, halk tarafından kabul gören bir yazarın bu riski göze almayacağını, tanınırlık ve güveni sarsacak bu gibi konulardan uzak duracağını, kullanılan kağıtların farklı olduklarını, ... medya hesaplarında düzenin sağlanması amacıyla kelimelerin sağ alt köşesine rakam konulduğunu, kitabın basım aşamasında okurların kelimeleri kitapta bulabilmesi için rakamların olduğu gibi kitaba geçirildiğini, kelimelerin yanında rakamların kullanılma sebebinin bundan kaynaklandığını, davacıların sosyal medya paylaşımlarında rakamların bulunmadığını, konumlarının zorunluluk nedeniyle kelimenin soluna yerleştirildiğini, kullanılan rakamların yazı karakteri, rengi, kullanılış yeri ve biçimi arasında farklılıklar bulunduğunu, üstte kelime altında açıklama formatının uzun yıllardan beri kullanılan bir yapı olduğunu, bu metin tipinin davacı tarafından bulunmadığını, tasarım olarak tescil edilenin kelime olmadığını desen olduğunu, kelimelerin tarafların kullanımlarında benzerlik bulunmadığını, tire işareti ile ayrılmasının sayfaya sığmamasından kaynaklandığını, seçilen kelimelerin takipçilerin attığı yorumlar arasından alındığını belirtmiş ve;Davacı tarafa talep sonucunu açıklamak için kesin süre verilmesini, eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasını, İhtiyati tedbir talebinin reddini, Yapılacak yargılama sonrası davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2018/182 esas, 2023/51 karar sayılı, 28/02/2023 tarihli kararı ile;"Toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, eser işletme ve bandol talep formları, mali kayıtlar, Türk Patent ve Marka kurumundan celp edilen tasarım tescil belgesi, üç farklı heyetten alınan bilirkişi raporları( HMK 266 madde kapsamında ilk ve son bilirkişi raporlarının lisans yönünden aynı sonuca ulaşmış olmaları nedeniyle hükme esas alınmış, keza mali yönden ve alıntı oranının denetime uygunlu ve telif hukuku yönünden ise bilirkişiler ..., İbrahim ..., ..., ... tarafından düzenlenen kök ve ek raporlar denetim ve hüküm kurmaya elverişli bulunması nedeniyle bu rapor içerikleri FSEK 68 madde kapsamında tazminat belirlenmesinde hükme dayanak olarak alınmıştır.)Bu kapsamda toplanan delillere göre; tasarım hakkı yönünden dava dilekçesinde belirtilen talep ile bağlı kalınarak 1000 TL maddi tazminatın tüzel kişi davacı için toplam 1000 TL olarak dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsile ile bu davacıya verilmesine,Davacı dava dilekçesinde tazminat hakkını saklı tutarak dava açmış olduğundan davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına ,FSEK 68. Madde kapsamında talep edilen ve her iki gerçek kişi davacılar ... ve ... için bilirkişilerce hesaplanan toplam raiç bedel 21.243.68 TL olup bunun 3 katı 63.731. 04 TL olup, ( her bir davacı için bu bedelin davacıların esere katkısı yönünden hakkaniyet gereği ½ oranında kabulü ile tazminatın 31.865.52 TL belirlenmesine,) FSEK 68. Madde kapsamında dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte 31.865.52 TL(... için) , 31.865.52 TL(... için) toplam 63.731.04 TL nin davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsile ile davacılara verilmesine, ıslah ile talep edilen fazla istemin reddine( 40.768.96 TL red edilmiştir) Davacılar manevi tazminat de talep etmiştir.Davalıların ihlalinin boyutu, ihlal edilen hakkın niteliği( davacılardan ... ve ... yönünden 5846 sayılı fsek ile koruma altında bulunan 21.22 ve 23. Maddeleri ile korunan haklarının ihlal edilmiş olması, davacı tüzel kişi yönünden ise SMK 59. Madde kapsamında tasarım hakkının ihlal edilmiş olması) ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumu , öte yandan manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme türü olmadığı, manevi tatmine yetecek derecede olması gözetildiğinde; manevi zararın meydana getirdiği eylem tek olup, somut olayın özelliklerine göre 7500 TL manevi tazminat somut olayın özelliğine göre hakkaniyete uygun olarak kabul ve takdir edilmiştir. Bu kapsamda ...’un esere dayalı manevi haklarının ihlali kapsamında takdiren 7.500 TL manevi tazminatın , davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekmiştir Davacı ... için hem tasarım hakkı ihlaline dayalı olarak hem esere dayalı olarak manevi tazminat talep edilmişse de, manevi tazminat için eylem tek olup, tek bir manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir.Tasarıma tecavüzün önlenmesine de karar verildiğinden davacı gerçek kişi ... ve tüzel kişi ... ŞTİ ‘yönünden toplamda talep edilen 15000 TL manevi tazminatın 7500 TL sının Davacı ...’a , 7500 TL sının ise davacı tüzel kişi... ŞTİ ‘ne ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir. 1-Davalıların davacılardan ...’ adına kayıtlı ... nolu endüstriyel tasarım ile davacılardan... ŞTİ adına tescilli ... nolu endüstriyel tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabet yaratan eylemlerin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 2-Davalıların davacılardan ... VE ... ‘un eserden (telif hakkından kaynaklı) haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 3-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle SMK 151/2-c kapsamında ...’ ve ... ŞTİ ‘nin 97.237.50 TL maddi tazminata hak kazandığı anlaşılmış olmakla birlikte talep ile bağlı kalınarak 1000 TL maddi tazminatın ve her bir davacı için 7500 TL manevi olmak üzere toplam 15.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsile ile davacılara verilmesine, ( 1000 TL maddi tazminat... ŞTİ yönünden takdir edilmiştir) 4-FSEK 68. Madde kapsamında talep edilen ve her iki davacı için(... ve ... için) bilirkişilerce hesaplanan toplam raiç bedel 21.243.68 TL olup bunun 3 katı 63.731. 04 TL olup, ( her bir davacı için bu bedelin davacıların esere katkısı yönünden hakkaniyet gereği ½ oranında kabulü ile tazminatın ... yönünden 31.865.52 TL belirlenmesine, FSEK 68. Madde kapsamında dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsile ile davacılardan ...’a ve ...’a verilmesine, ıslah ile talep edilen fazla istemin reddine,( Toplamda FSEK 68 Göre davalıların ödeyeceği tazminat bedeli 63.731.04 TL olup, bunun ½ si 31.865.52 TL ... için 31.865.52 TL si ... için takdir edilmiştir) 5-Tasarıma tecavüz ve esere dayalı tecavüzden keza rekabetten kaynaklanan tazminat talepleri arasında hakların yarışması ilkesi nedeniyle tek bir tazminata hüküm edilebileceği yüksek yargı uygulamaları ile içtihat edildiğinden ve ... yönünden tasarım hakkı ihlaline dayalı manevi tazminat yönünden hüküm kurulduğundan, ayrıca eser ihlaline dayalı olarak ... hakkında FSEK 68’e ve FSEK 70/3 dayalı bir manevi tazminat ödenmesine yer olmadığına, 6- FSEK 70/3 maddesine dayalı hesaplanan tazminat daha düşük olduğundan yine hakların yarışması ilkesi gereğince bu madde kapsamında bir tazminat ödenmesine yer olmadığına, makul pay eklenmesi isteminin şartları bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 7- ...’un esere dayalı manevi haklarının ihlali kapsamında takdiren 7.500 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsile ile bu davacıya verilmesine, 8- ... için tasarım hakkı ihlaline dayalı olarak manevi tazminat için hüküm kurulmuş olduğundan eylem tek olup, ayrıca telif hakkı ihlaline dayalı manevi tazminat isteminin reddine, 9-Tedbir isteminin ve ref isteminin tazminata hükmedilmiş olması gözetilerek reddine,manevi tazminatta fazla istemin reddine, 10-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline" karar vermiştir. İSTİNAF:Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin tanınmış bir yazar olduğunu, dava konusu ... kitabında yer alan kelimelerin satıra sığmamasından dolayı tire işareti kullanarak ayırdıklarını, hiçbir hususun davacı tarafın kitabından kopyalanmadığını, ...’in tasarımdan kaynaklı sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili davalı yazar tasarımdan sorumlu tutulmuş ise de müvekkilin tasarımdan sorumluluğunun kapsamı dayanaklarıyla birlikte kararda açıkça gösterilmeden usule ve yasaya aykırı olduğunu, kararda belirtildiği gibi faydalanma veya taklit etme gibi bir durum da söz konusu olmadığını, dizgi, mizanpaj, tasarımın diğer davalı yayınevi tarafından yapıldığını, müvekkiline bu hususta sorumluluk yükletilmesinin yerinde olmadığını, tüm alacak kalemleri yönünden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, sözcükler üzerinde kimsenin mülkiyet hakkının bulunmadığını ve sadece tasarımlar üzerinde inceleme yapılması gerektiğini, sözcükler üzerinde davacı taraf lehine hak tesis edilmesi hukuka aykırı olduğunu, ...’in eseri olan ... ile ... karşılaştırıldığında kelime açıklamaları ve açıklama yöntemleri ile başka yazarlardan alınan pekiştirme, kavratma metinlerinin tamamen farklı olduğunu, bilirkişilerin objektif olmadığını, ... kitabının tüketici gözünde ne kadar tanınır olduğunu ve dava konusu ...'ün iddia edilen bu tanınırlık ve bilinirlikten yararlanıp yararlanmadığı hususunun araştırılmadığı, mahkeme kararında yer verilen bilirkişi heyetinin 18/08/2021 tarihli kök raporu ile 07/02/2022 tarihli ek raporlarını itiraz ettiklerini, raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mahkeme tarafından eksik inceleme ile yeterli araştırma yapılmadan, savunmalarının dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak müvekkili yönünden davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının teknik hatalar barındırdığını, kök rapora itirazlarının ek raporla da karşılanmadığını ve bu haliyle raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mahkemenin dosyadaki somut gerçeklikten uzak raporlara dayanarak davanın kısmen kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın "taklit ve haksız rekabet" iddialarının ispata muhtaç olduğunu, "..." projesinin bir sosyal medya projesi olarak doğduğunu ve içeriklerin kullanıcı yorumlarıyla, halkın talebi doğrultusunda şekillendiğini, davacının kendi beyanlarında da kelimeleri "dönemin ihtiyaçlarına göre" seçtiklerini kabul ettiğini, dolayısıyla her iki eserde de ortak kelimelerin bulunmasının hayatın olağan akışına uygun ve kaçınılmaz olduğunu, kitapta kullanılan tasarımların davacıya özgü olmadığını, aksine küresel düzeyde kabul görmüş yaygın uygulamalar olduğunu, kitapta kullanılan ... yazı tipinin yayıncılık dünyasında standart bir karakter olduğunu, iddia edilen çentik ve uzatmaların bilgisayar yazılımlarının sunduğu hazır karakterler olduğunu, sağ alt köşede yer alan rakamların, takipçilerin sosyal medyadaki içerikleri kitapta kolayca bulabilmesi için geliştirilen pratik bir yöntem olduğunu ve dünyaca ünlü sözlük hesaplarında da benzerlerinin kullanıldığını, satıra sığmayan kelimelerin alt satıra geçirilmesinin veya sonuna nokta konulmasının genel dilbilgisi ve estetik kuralları çerçevesinde yapıldığını, bu durumun davacıya ait özgün bir "buluş" sayılamayacağını, Yazar ...’in hali hazırda yüksek satış rakamlarına ulaşmış, edebiyat dünyasında ve sosyal medyada milyonlarca takipçisi olan tanınmış bir isim olduğunu, yazara ait sosyal medya hesaplarının takipçi sayısının davacı taraftan katbekat fazla olduğunu, bu denli tanınırlığa sahip bir yazarın "emek hırsızlığına" ihtiyaç duymasının akıl ve mantık dışı olduğunu müvekkili yayınevinin herhangi bir kusur veya ihmali bulunmadığını, hakların usulüne uygun devralındığını, mahkemenin müvekkili aleyhine davanın kabulü ile hakkaniyete aykırı maddi ve manevi tazminat kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece tazminat hesaplamasında bazı hususların eksik ve hatalı değerlendirildiğini, hükme esas alınan son bilirkişi raporunda dava konusu eserlerin bir bütün olarak kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim sebebi ile benzer iken, yalnızca ortak kelime sayısı baz alınarak benzerlik oranı hesaplamasının hatalı olduğunu, yalnızca ortak kelime sayısı baz alınarak hesaplanan %16,5 oranındaki benzerliğin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, müvekkilinin kitabını eser yapan ve hususiyetini taşıyan unsurun tek başına içeriğindeki kelimeler ve bu kelimelerin sayısı olmadığını, kapak dizaynı, kelimelerin seçimi ve dizmesinde takip edilen yöntem, kitapta yer alan önsözün yazılım olarak benzerliğini, kitaplarda yer alan kelimelerin yazımında takip edilen yöntem, kitaplarda yer alan kelimelerin açıklanmasında izlenen metot benzerliği bakımından yapılan değerlendirmeler neticesinde müvekkillerinin eseri ile dava konusu eserin, her iki kitapta da yer alan kelime seçimi, açıklaması, tasarım, yazı karakter, örnek metin sunumuna ait özgün kullanım ile ilgili fikirlerin büyük ölçüde benzer bulunduğundan müvekkiline ait orijinal eserden tamamen bağımsız bir eser meydana getirilmediğini, 18.11.2020 tarihli 2. bilirkişi heyeti raporunda değerlendirmeye esas alınan hesaplama tekniği ve oransal ihlal tespiti, hazırlanan raporlar arasında hükme esas alınmaya en uygun olan olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak FSEK madde 68 çerçevesinde hesaplanan maddi tazminat miktarının 104.500,00 TL olarak değiştirilmesini, manevi tazminat talepleri doğrultusunda FSEK bakımından her bir davacı için 20.000-TL, SMK bakımından her bir davacı bakımından 15.000 TL olarak karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının istinaf gerekçelerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, "üstte kelime, altta açıklama" formunun anonim bir kullanım olduğunu, davacıya özgü bir buluş olmadığını, kitabın kapak ve sayfa tasarımının müvekkili yazar tarafından değil, yayınevi tarafından yapıldığını, bu sebeple müvekkilin sorumluluk yüklenemeyeceğini, sözcüklerin ve anlamlarının kamuya mal olduğunu, kimsenin tekelinde bulunamayacağını, bilirkişi raporundaki %16,5 benzerlik oranına karşın müvekkilinin eserinde %84,4 oranında yüksek bir özgünlük bulunduğunu, telif hukukunun fikir ve metotları değil, ifade ediliş şeklini koruduğunu, müvekkilinin kelime açıklamalarını daha geniş, estetik ve özgün bir üslupla hazırladığını, kitabın satış başarısını davacı eserine değil; müvekkilinin tanınmış bir yazar olmasına, sosyal medya gücüne ve yürüttüğü ... çalışmalarına bağladığını, bilirkişi heyetinin uzmanlık alanını aşarak taraflı ve varsayımsal yorumlarla müvekkili tazminat sorumluluğuna dahil etmeye çalıştığını, davacıların ileri sürdüğü tüm istinaf gerekçeleri haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davacıların istinaf isteminin reddini talep etmiştir.Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı vekilinin iddia ettiği gibi davalı yazarın bahsettiği kadar ünlü olmadığını, dava konusu kitaba ilişkin sosyal medya hesaplarında belirtilen rakamlar gerçeği yansıtmadığını, davalının yerinde olmayan istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararınına yaptıkları istinaf talebinin kabulü ile verilen kararını kısmen ret yönünden kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; eser sahipliğinden kaynaklanan hak ile tasarım hakkına tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, taraf vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Dosyanın tetkikinde; "..." ibareli eserde yer alan tescilli tasarım ve telif hakkına konu olduğu iddia edilen kısımların, davalılarca "..." ibareli eserde izinsiz kullanılması nedeniyle tescilli tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, tecavüzün ref'i, davacılardan ... ve ... Şirketi yönünden tasarımdan doğan hakların ihlali nedeniyle 1000 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminat , davacı ... ve ... yönünden FSEK uyarınca eser sahipliğinden doğan hakların ihlali nedeniyle FSEK 68. maddesine göre 1.000 TL maddi (Davacılar vekili 03.10.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle FSEK 68 madde kapsamında 34.833.20 TL nin 3 katı 104.500 TL olarak maddi tazminat istemini ıslah etmiş olup ) tazminatın 3 katı olarak tahsili ayrıca FSEK 70/3 maddesine göre elde edilen kârın şimdilik 1.000 TL olarak ödenmesi ve FSEK 70. maddesine dayalı olarak 20.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilinin talep edildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporları kapsamında gerekçeli, denetime elverişli ve mevcut delil durumuna elverişli şekilde tespit edildiği üzere, ilk baskısı 2015'te yapılan ..., bazı kelimeler çok güzel başlıklı kitap ile ilk baskısı 2018'de yapılan ..., müspet kelimeler arşivi, 1.Cilt(1-250)Ustalardan Örneklerle 250 müspet kelime karşılaştırıldığında; her iki kitabında FSEK kapsamında derleme eser olduğu, Türkçe sözlük olarak, raporda örneklerle gösterilen benzerliklerin bulunduğu, her iki kitapta da yer alan kelime seçimi, açıklaması, tasarım, yazı karakteri, örnek metin sunumuna ait özgün kullanımlar yönünden ... eser sahiplerinin davacı ... ve ... olduğu, davacı tüzel kişinin tasarım sahibi olduğu ''... '' ile davalı gerçek kişinin yazarı, davalı şirketin yayımcısı olduğu ''...'' başlıklı kitap arasındaki benzerliklerin rastlantıdan yahut iddia edildiği gibi kelimelerin satıra sığmamasından kaynaklandığının kabulüne olanak bulunmadığı, teknik inceleme kapsamında davacı eserindeki 79 kelimenin davalı eserinde de aynen kullanıldığı, (ah, ahenk, allahaısmarladık, aşk, baba, emek, estağfurullah,eyvallah, gıybet, gönül, hüzün, kadın, kafi, miskin, saadet... gibi'') sıradan günlük yaşamda kullanılan yaklaşık 19-20 kelimenin örtüşebileceği ancak bunun dışında kalan özgün hususiyet içerir kelimeler nazara alındığında oransal olarak toplamda alıntılamanın % 16,5 oranına tekabül ettiği, saptanan intihal nedeni ile davalıların müteselsilen sorumlu olup mâli (çoğaltma, yayma hakları) ve manevi hakların (adın belirtilmesi) ihlaline sebebiyet verildiği tespit edilmiştir. Böylece davacılar ... ile ...'un FSEK m.11 karinesi gereği birlikte eser sahibi olmakla FSEK 68.madde kapsamında tazminat talep etme haklarının bulunduğu, FSEK.m.70/3. Madde gereğince, elde edilen karın kendisine verilmesinin talep edilmesi halinde, FSEK 68. Madde gereğince talep edilen bedelin indirilmesi gerektiğinden, mahkemece yapılan yargılamada, davacı tarafça FSEK 70/3 maddesine dayalı olarak 1.000 TL talep edilmişse de, dosya kapsamında telif tazminatını aşan elde edilen kar bulunduğu tespit edilemediğinden, bu maddeye dayalı talebin reddine karar verilmesi sonuç olarak doğru olmuş, davalıların aksi yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilmesi mümkün olmamıştır.Davacılar tarafından FSEK 68 m. göre takdir edilen maddi tazminat miktarının düşük olduğu ileri sürülmüş ise de eserlerdeki 79 kelimenin ortak olduğu, ortak olarak kullanılan bu sözcüklerden 19 tanesinin harcıalem sözcükler olduğu, alıntılama yönünden kitabın bütününe oranının %16,5 olduğu saptanmakla hükme dayanak alınmaya elverişli son bilirkişi raporuna göre, FSEK 68. maddesi kapsamında rayiç bedel olarak belirlenen 21.243,68-TL'nin 3 katı olarak her iki davacı için toplamda 63.731,04-TL telif tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Davaya konu her iki sözlükte kullanılan kelimeler, kapak ve sayfa düzenlemeleri dahil olmak üzere tasarımlar mukayese ediliğinde, kıyaslanan tasarımlardaki farklılıkların tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmadığı, davacı tarafa ait ... isimli kitapta kullanılan tasarımlar ile davalı tarafa ait ... isimli kitapta yer alan tasarım öğelerinin birbirlerine ve tasarımın bütününe göre olan ebat, oran ve ilişkilerinin benzer oldukları, tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, birbirleri ile benzer olarak algılandıkları, davalı tarafa ait ... isimli kitapta yer alan kelime ibarelerine dair kullanımların davacılara ait... ve ... sayılı çoklu endüstriyel tasarım tescil belgelerindeki tasarımların koruma kapsamında kaldığı, farklılıkların ise tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmadığı, böylece tasarım hakkına tecavüzün mevcut olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte mahkemece tescilli tasarım maliki olan davacı ... ve davacı şirket lehine SMK'nın 151/2-c maddesi kapsamında maddi tazminata hükmedilmiş ise de davacı ... yönünden aynı eyleme dayalı olarak hem FSEK 68. maddesi gereğince hem de SMK'nın tasarım hükümlerine dayalı olarak ayrı ayrı maddi tazminata hükmedilmesi kanuna aykırı bulunmuştur.Nitekim TBK'nın 60. maddesi gereğince bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkimin, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vermesi gerekmekte olup somut olayda davacı tarafça, sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile FSEK 68. maddesine dayalı olarak talep edilen maddi tazminat miktarı yükseltilmekle davacı ... yönünden yalnızca FSEK 68. maddesine dayalı olarak maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Davacı şirket yönünden ise tasarım hakkına tecavüze dayalı maddi tazminat istemi yönünden, davacı şirket adına ... sayılı çoklu desen tasarımının kullanıldığı, bilirkişilerce SMK 151/2-c maddesi gereğince hesaplanan 97.237,50 TL maddi tazminatın ise, hem davacı şirket hemde davacı ... adına tescilli... sayılı çoklu desen tasarımları birlikte değerlendirilerek hesaplama yapıldığı, gerek tasarımlara konu desenlerin sayısı gerekse eserde kullanılan desen sayısı göz önüne alınarak, davacı şirket yönünden TBK 50. Madde gereğince, 25.000,00TL'nın talep edilebileceği değerlendirilmiş ise de taleple bağlılık ilkesi gereğince isteme konu toplam 1.000-TL'nin davacı şirket yönünden 1/2'si olan 500-TL olarak kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Son olarak takdir edilen manevi tazminatların ihlalin niteliği, boyutu kapsamında somut olay adaletine uygun olduğu, tasarım hakkı ihlali ve eser üzerindeki hakka dayalı olarak tek bir manevi tazminat ödenmesine karar verilmesinin isabetli olduğu, FSEK 68. maddeye dayalı olarak maddi tazminata hükmedilmesi nedeni ile farazi sözleşme ilişkisinin mevcudiyeti karşısında tecavüzün refi talebinin ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yönün bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine ,Davalı ... vekili ile davalı ... A.ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiş, tarafların kazanılmış hakları da saklı tutularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı ... vekili ile davalı ... A.Ş vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 3- İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 28/02/2023 tarih, 2018/182 E., 2023/51 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3/a-Davalıların, davacı ... adına kayıtlı ... nolu endüstriyel tasarım ile davacı... ŞTİ adına tescilli ... nolu tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabet yaratan eylemlerin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 3/b-Davalıların, davacılar ... ve ...'un eserden kaynaklı telif haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 3/c-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle SMK 151/2-c kapsamında davacı... ŞTİ yönünden, (talep edilebilecek 25.000,00TL maddi tazminattan, taleple bağlılık kuralı gereğince), 500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsile ile davacı şirkete ödenmesine, 3/d-FSEK 68. madde kapsamında rayiç bedel olan 21.243,68 TL'nin 3 katı oranında toplam 63.731,04 TL telif tazminatı belirlenmekle, davacı ... yönünden 31.865.52 TL, davacı ... yönünden 31.865.52 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek işbu davacılara ödenmesine, 3/e-Davacı ...’un esere dayalı manevi haklarının ihlali kapsamında takdiren 7.500-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsile ile işbu davacıya ödenmesine, 3/f-Davacı ... yönünden takdir edilen 7.500-TL manevi tazminat, davacı şirket ... ŞTİ yönünden takdir edilen 7.500-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsile ile işbu davacılara ödenmesine, 3/g-Fazlaya dair istemlerin REDDİNE, 3/h-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalılardan tahsiline, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken maddi tazminat davası yönünden 4.387,62TL, manevi tazminat davası yönünden 1.536,97 TL, tasarım ve esere tecavüz davası yönünden 732,00 TL karar harcı olmak üzere toplam 6.656,59 TL harçtan peşin alınan 2.433,95 TL'nin mahsubu ile 4.222,64 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan; 35,90 TL başvurma harcı, 2.433,95 peşin+ıslah harcı, 5,20 TL vekalet harcı, 9.250,00 TL bilirkişi ücreti, 236,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 11.961,05 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 7.974,03 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacılara verilmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4/c- Davalı ...'in yargılama giderlerinden olan 4.080 TL'nin kabul ret oranına göre takdiren 1.360-TL'sinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve haksız rekabetin tespiti yönünden yönünden 55.000-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacılar ... ve... ŞTİ'ye verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre eserden kaynaklı haklara tecavüzün tespiti davası yönünden 55.000-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacılar ... ve ...'a verilmesine, 4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Tasarım hakkına tecavüzden kaynaklı maddi tazminat yönünden 500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacı... ŞTİ'ne verilmesine, 4/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen FSEK 68. maddeye dayalı telif tazminatı yönünden 31.865.52 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 31.865.52 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 4/ğ-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat yönünden 7.500-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 4/h-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat yönünden 7.500- TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 7.500-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ... ŞTİ'ye verilmesine, 4/ı -Reddedilen telif hakkı tazminatı yönünden 40.768.96 TL vekalet ücretinin davacılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davalılara ödenmesine, 4/i- Davacı ... yönünden reddedilen tasarım hakkına tecavüzden kaynaklı maddi tazminat talebi yönünden 500,00 TL vekalet ücretinin işbu davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 4/j- Davacı ... yönünden reddedilen tasarım hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebi yönünden 7.500-TL vekalet ücretinin işbu davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı ... vekili ile davalı ... A.Ş tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı ... vekili ile davalı ... A.Ş tarafından yapılan 3.366,20 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacılardan müteselsilen tahsiliyle davalılara verilmesine, 5/c- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 945,51 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 213,51 TL nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacılara iadesine, 5/d-İstinaf yargılaması için davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.09/04/2026