İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların, müvekkili şirket yetkilisi ile olan dostluk ilişkileri nedeniyle oluşan güven ve itimada dayalı olarak yardım talebinde bulunduklarını, müvekkilinin de iyiniyetli olarak kendi müşterisi ... Oto San. Tic. Ltd. Şti'den aldığı ... ... - Altı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/855 KARAR NO : 2025/1515 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 17/11/2022 NUMARASI : 2021/544 E. - 2022/1022 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların, müvekkili şirket yetkilisi ile olan dostluk ilişkileri nedeniyle oluşan güven ve itimada dayalı olarak yardım talebinde bulunduklarını, müvekkilinin de iyiniyetli olarak kendi müşterisi ... Oto San. Tic. Ltd. Şti'den aldığı ... ... - Altındağ Şubesine ait ... çek nolu, 08/09/2018 tarihli 16.000,00-TL tutarındaki çeki ödünç olarak davalılara (hatır çeki olarak) verdiğini, söz konusu çekin bedeli, vadesinde müvekkilinin müşterisi keşideci firma tarafından ödendiğini, ancak davalıların hatır (ödünç) olarak aldıkları ve vadesinde tahsili ile de tutarı kadar haksız ve sebepsiz olarak zenginleştikleri çek bedelini kendilerinden bir çok kez talep edilmesine rağmen her seferinde çeşitli bahaneler ileri sürerek müvekkiline iade etmediklerini, bu nedenle söz konusu alacaklarını tahsil etmek amacı ile davalılar aleyhine Küçükçekmece 4. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, davalıların icra takiben yapmış oldukları itirazların iptaline, %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; pasif husumet itirazlarının olduğunu, davacı tarafın hangi müvekkilinden ne sebeple ne miktarda talepte bulunduğunun açık olmadığını, davacı tarafın asılsız iddialarının kabulünün mümkün olmamakla her iki müvekkili açısından pasif husumet itirazlarının olduğunu, hatır çeki iddiasında ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, davacı tarafın iddialarını ispata yarar herhangi bir yazılı delil sunmadığını, hatır çekleri her ne kadar mevzuatta yer almasa da uygulamada ticari hayatta yer edindiğini, uygulamada kullanılıyor olması ve uyuşmazlık konusu olması sebebiyle de ispat açısından yazılı delille ispatının gerektiğinin Yargıtay kararları ile sabit hale geldiğini, sebepsiz zenginleşme şartları oluşmadığını, davacının müvekkillerinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, sebepsiz zenginleşmenin varlığından söz edilebilmesi için; bir tarafın malvarlığında zenginleşmenin olması, buna karşılık diğer tarafın malvarlığında azalmanın meydana gelmesi ya da meydana gelecek çoğalmanın önlenmiş olunması gerektiğini, zenginleşme ve azalma arasında illiyet bağı bulunması gerektiğini, davacı taraf çekin hatır çeki olduğunu ispat külfeti altında olmakla ayrıca sebepsiz zenginleşme şartlarının da oluştuğunu ispatla yükümlü olduğunu, ancak yine davacı taraf dava dilekçesi ile ispata yarar herhangi bir delil sunmadığından sebepsiz zenginleşme iddiasını da ispat edemediğini beyanla davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2021/544 esas, 2022/1022 karar sayılı, 17/11/2022 tarihli kararı ile; "Davacı iddiasında, davaya konu ettiği çeki davalılara hatır çeki olarak verdiğini belirtmektedir. Çek kambiyo senetlerinden olup, nedenden soyut, kamu güvenine erişmiş kıymetli evraklardandır. Aynı zamanda çek bir ödeme aracıdır. Davacının iddiasına göre, söz konusu çeki hatır çeki olarak verdiğini, çekin mal ya da iş karşılığı verilmediğini kanıtlaması gerekmektedir. Davacı iddiasını ispata yarar bir kanıt sunamamıştır. Ancak davacı defterleri üzerinde inceleme yapılmasını istemiş, yapılan defter incelemesinde bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, dava konusu çekin davacı defter kayıtlarında kayıtlı olduğu, davalı ...'tan çekten dolayı alacaklı olduğu belirlenmiştir. Ancak, her ne kadar bilirkişi raporuyla davacının defter kayıtlarında dava konusu çekten dolayı davalı ...'tan alacaklı göründüğü rapor edilmişse de, davacının defterlerinde yalnızca çek kaydı bulunduğundan ve aynı raporda davalı defterlerinin işletme hesabına göre tutulan (gelir ve gider şeklinde) defterlerden olduğundan, davalı tarafın defterinin niteliğine göre inceleme yapılmasına gerek duyulmamıştır. Kaldı ki, çekin özelliği gereği deftere kaydı da zorunlu değildir. Davacının ticari defter kayıtlarının lehine kanıt olabilmesi için HMK'nın 222/3 maddesinde belirtildiği üzere, diğer tarafın aynı koşullara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekmektedir. Davalı tarafın işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu anlaşılmakla, yasada belirtilen koşul sağlanmadığından ve davalının defterlerinin özelliği gereği davacının yalnızca çeki hatır çeki olarak verdiği iddiası karşısında gelir ve gider şeklinde tutulan davalı defterlerine kaydedilemeyeceğinden davacının defter kayıtlarının lehine kanıt niteliğinin bulunduğundan söz edilemeyecektir. Diğer yandan davacının sunmuş olduğu tahsilat makbuzuna bakıldığında, dava konusu çekin davalı ... adına verildiği, davacının defter kayıtlarında da çekin ...'a verildiğinin saptandığı anlaşılmakla davalı ... ... yönünden dava konusu hakkında husumet düşmediği kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak, davacının dava konusu çeki hatır çeki olarak verdiğini, çekin mal veya iş karşılığını verilmediğini ispatlayamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş, dosya kapsamında davacının icra takibinde bulunmasında kötü niyetli olduğunu gösteren bir kanıt bulunmadığından davalıların kötü niyet tazminatı istemleri yerinde görülmeyerek davanın REDDİNE" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyiniyetli olarak davalılara ödünç olarak verdiği ve vadesinde tahsil edilemeyen 16.000 TL çek tutarının kendilerinden bir çok kez talep edilmesine rağmen uzun süre müvekkiline iade edilmemesi üzerine söz konusu alacağın tahsili için K.çekmece 4. İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe karşı davalılarca yapılan itirazın iptali ile haksız ve sebepsiz zenginleşilen çek bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ettiğini, davalıların ise davaya karşı verdikleri cevap dilekçesinde; pasif husumet itirazı ile birlikte esasa yönelik beyanlarında yalnızca genel kurallardan bahsederek "Çekin bir ödeme vasıtası olarak bir borcun karşılığı verildiğinin karine olduğunu, aksini iddia edenin çekin hatır çeki olduğu ve karşılığında mal ya hizmet alınmadığının yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini" ileri sürdüklerini ancak dava konusu çeki temel borç ilişkisinden kaynaklı olarak hangi sebeple müvekkili firmadan aldıklarını hiç değinmeden bu hususta kasten beyanda bulunulmadığını, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve davalı taraftan" çekin tahsilatı ile ilgili olarak çek cirantasına kesilmiş faturalar veya başkaca ticari belge olup olmadığı" sorulduğu ancak bu konuda herhangi bir olumlu cevap verilmediği ve somut bir delil sunulamadığı belirtildiğini böylece bilirkişi tarafından istenilen belge ve bilgiler davalı tarafından yine kasıtlı olarak incelemeye sunulmadığını, müvekkili defterleri üzerinde yapılan incelemede ise "müvekkili defter kayıtlarındaki çek kaydı nedeniyle ...'tan 16.000,00TL alacaklı göründüğü'nün tespit edildiğini, kambiyo senetlerinin mücerret niteliğine rağmen çeklerin verilmesine sebep olan taraflar arasındaki asıl temel borç ilişkisinin araştırılması gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunu ve davacı tarafın istinaf taleplerinin doğrudan reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davalılara ödünç olarak ( hatır çeki olarak) verildiği iddia edilen çekin davacıya iade edilmemesi nedeniyle çek bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile kötüniyet tazminatı istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin, davaya konu çekin ödünç (hatır) olarak verildiği iddiasına karşı davalılar tarafından bu iddianın aksine taraflar arasında farklı bir borçlandırıcı işlemin varlığının ispat edilemediği, hatır için verildiği iddiasının ispatlandığı gerekçeleri ile istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; davacı şirketin ... ... Altındağ şubesine ait, ... çek nolu, 08.09.2018 keşide tarihli, 16.000-TL bedelli çeki ödünç olarak davalılara (hatır çeki olarak) verdiğini iddia ettiği, çek bedelinin keşideci şirket tarafından ödendiği ancak davacıya iade etmediklerinden bahisle davalılar aleyhine Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı, takibe itiraz üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, davalıların davacı iddialarını inkar ettikleri, çek keşidecisinin dava dışı ... Oto San. Tic.Ltd. Şti olduğu, davacının çek lehtarı, davalı ...'ün lehtardan sonraki 1. ciranta, davalı ...'in 2. ciranta olduğu, hamilin ise 4. cirantadan temlik alan dava dışı faktoring şirketi olduğu görülmüştür. Mali inceleme kapsamında davacının ticari defter kayıtlarında çekin kaydı nedeniyle davalı ...'den takip tarihi itibariyle 16.000-TL alacaklı göründüğü, çekle yapılan ödemenin, 320- satıcılar hesabına kaydedildiği, 31.12.2017 tarih 783 yevmiye no.su ile 320- satıcılar hesabından 159-verilen sipariş avansları hesabına virman yapıldığının görüldüğü, davalı ...'ün dava konusu çeki teslim aldığı, dosyada bulunan 25.12.2017 tarihli tahsilat makbuzu incelendiğinde; ... Teknik Danışmanlık Hizmetler-... ünvanlı tahsilat makbuzu ile .... Ltd.’den ... ... LG ... no.lu 08.09.2018 tarihli 16.000- TL tutarlı çekin tahsil edildiği tespitlerine ulaşıldığı görülmüştür.Davacı/ çek lehtarı, imzasına itiraz etmediği dava konusu çekin, hatır çeki olduğunu iddia etmiş olup TMK'nın 6 . ve HMK'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu gibi çek kambiyo hukukundaki niteliği gereği ödeme vasıtası olmakla hatır çeki olduğunu kanıtlamak noktasında ispat yükünün davacı taraf üzerinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının yemin deliline dayanmadığı, yazılı delil olarak ise çek suretine, tahsilat makbuzu ve ticari defterlere dayandığı, davacının sunduğu çek fotokopisi üzerinde hatır çeki ibaresi yazılı ise de tetkik edilen davaya konu çekin önlü arkalı görüntüsü üzerinde hatır çeki ibaresine rastlanılmadığı, bilirkişi raporu kapsamında davacının defter kayıtlarında davalı ...'dan takip tarihi itibariyle 16.000-TL alacaklı göründüğü, çekle yapılan ödemenin satıcılar hesabına kaydedildiği, 31.12.2017 tarih 783 yevmiye no.su ile 320- satıcılar hesabından 159-verilen sipariş avansları hesabına virman yapıldığının görüldüğü, ancak davalı defterlerinin işletme hesabına göre tutulan (gelir ve gider şeklinde) defterlerden olmakla davacının ticari defter kayıtlarının lehine kanıt olabilmesi için HMK'nın 222/3 maddesinde belirtildiği üzere, diğer tarafın aynı koşullara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmamasının gerektiği, diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterlerin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, bu hâli ile yasada belirtilen koşulun sağlanamadığı, davalının ticari defterlerinin özelliği gereği çekin, gelir ve gider şeklinde tutulan davalı defterlerine kaydedilemeyeceğinden davacının defter kayıtlarının lehine kanıt niteliği bulunduğundan söz edilemeyeceği, davaya konu çekin hatır için verildiğine dair yazılı bir delil ya da kayıt bulunmadığı, ticari defterlerde kayıtlı fatura bulunmaması yahut ba/bs kayıtlarının olmamasının ispata yeterli olmadığı, bu durumda davacı iddiasının yazılı/kesin deliller ile ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Ayrıca davacının sunmuş olduğu tahsilat makbuzunda davalı ... adına yer verildiği, davacının defter kayıtlarında da çekin davalı ...'a verildiği kaydının mevcut olduğu görülmekle davalı ... ...'ın pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gibi davacının dava konusu çeki hatır çeki olarak verdiği iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla; davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Saptanan hukuksal durum kapsamında; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/11/2022 tarih ve 2021/544 E., 2022/1022 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025