İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ... ...’ın 1964 yılında kurulmuş ülkemizin yanı sıra yurt dışında da üretim yapan ilk ve tek Türk ... ... üreticisi olduğunu; müvekkillerinin soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonların tedavisinde kullanı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2026/59 KARAR NO : 2026/215 İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 27/11/2025 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2024/221 E. DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ... ...’ın 1964 yılında kurulmuş ülkemizin yanı sıra yurt dışında da üretim yapan ilk ve tek Türk ... ... üreticisi olduğunu; müvekkillerinin soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonların tedavisinde kullanılan ... markalı çok tanınan ilacın üretim ve satışını gerçekleştirdiğini; bu ürünün markasının müvekkillerinden ... A.Ş. adına hem kelime hem de kelime + limon şekli olarak tescilli olup, markaların kullanımının lisans yoluyla ... ...’a bırakıldığını; ... + limon şekil markasının yargı kararı ile tanınmış marka olarak tespit edildiğini; davalı şirketlerden ... ve ...’un ..., ..., ... gibi online satış platformlarında ve kendi internet sitelerinde müvekkillerinin ... markasını taşıyan keçiboynuzu özü, karadut özü, kozalak macunu, kakaolu macun gibi ürünlerin satışını yaptıklarının, davalılardan ... Ltd. Şti.’nin ... markasını aynı zamanda hizmet markası olarak da kullandığının öğrenildiğini; diğer davalı ... ... Ltd. Şti.’nin ise “...” adı altında satış yaptığını; satışı yapılan ürünlerin fatura mukabilinde edinilip, ürün örnekleri ve faturaların dilekçe ekinde sunulduğunu; davalı ...’in müvekkilinin markasının aynısını 30 ve 32. Sınıflarda tescil ettirdiğini, bu tescilden haberdar olunması üzerine kendisine karşı İzmir FSHHM’nin 2024/34 E. sayılı dosyası ile hükümsüzlük davası açıldığını; davalı ...’in marka tescili için başvuru tarihinin 04.10.2022 olduğunu; müvekkilinin ... markalarının ise uzun yıllardır tescilli olup, tanınmış marka olarak kabul edilen markanın 1998 yılından bu yana koruma altında olduğunu; SMK m.155 uyarınca davalının sonraki tarihli tesciline dayanamayacağını; davalı ... Ltd. Şti’nin ise ürünler üzerinde üretici olarak gösterildiğini; davalıların müvekkili adına 1998 yılından bu yana tescilli olan, uzun yıllardır fiilen ve çok yoğun bir şekilde kullanılan, yargı kararı ile de tanınmış olduğu kabul edilen ... markasının birebir aynısını kullandıklarını, bu markayı taşıyan ürünleri üretip sattıklarını; davalılardan ... Ltd. Şti.’nin ... markasını aynı zamanda bir hizmet markası olarak kullandığını, www.....co alan adlı internet sitesi üzerinden ürünleri satışa sunduğunu; diğer davalı ... ... . Ltd.’nin de www.....com.tr alan adlı internet sitesi üzerinden ürünlerin online satışını yaptığını; müvekkilinin soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyon tedavisinde kullanılan ... markası altındaki ürünün toz halinde hazırlandığını, şaselere doldurularak paketlendiğini ve sıcak suda eritilerek sıvı formda tüketildiğini; davaya konu ürünlerin de kozalak macunu, keçiboynuzu özü, karadut özü gibi insan sağlığına faydalı olduğu bilinen ve tıbbi amaçla kullanılan takviye edici gıda veya beslenmeyi destekleyici nitelikte bitkisel ürünler olduğunu; bu bakımdan davalıların kullanımına konu ürünlerin müvekkil ürünleri ile benzer olduğunu; bu şekilde aynı markanın benzer mallarda kullanılması sonucunda karıştırma ihtimali doğacağını; müvekkili markasının tanınmış olduğunu, davalıların müvekkili markasının tanınmışlığından haksız yararlandıklarını; davalılardan ...’un internet sitesinde “...” başlığı altında ... markasına yer verildiğini; davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini belirterek davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men’ine ve ref’ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi, 20.000’er TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 22/10/2024 tarihli kararı ile; "Davacının ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, ihtiyati tedbir talep eden tarafça takdiren 50.000,00 TL ( ElliBin Türk Lirası) nakdi teminat yatırılması veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, Davalıların ... ibaresini taşıyan ürünleri üretmelerinin, satmalarının, satışını teklif etmelerinin, ticari amaçla elde bulundurmalarının, depolamalarının, ithal veya ihraç etmelerinin ve başka bir şekilde ... alanına çıkarmalarının önlenmesine, bu kapsamda, ürünlerin online platformlarda satışının durdurulması için ...... A.Ş. (...), ...A.Ş. (...), ... A.Ş.'ye müzekkere yazılmasına, https://www.....co/ alan adına erişimin engellenmesine, bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliği' ne müzekkere yazılmasına, https://www.....com.tr/ alan adlı internet sitesinden ... markasını taşıyan ürünlerin çıkarılmasına,Davalı tarafa ait ... markalı ürünlere, ambalajlarına ve bu ibareyi taşıyan her türlü iş ürününe EL KONULMASINA, tabela, kartvizit, broşür gibi iş unsurlarından ... ibaresinin SİLİNMESİNE, karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 27/11/2025 tarihli kararı ile; İhtiyati tedbire itirazın REDDİNE, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın ihtiyati tedbir talebine karşı yapılan itirazın reddine dair 27/11/2025 tarihli ara kararın istinaf edildiğini belirten vekilin; müvekkili adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 30. ve 32. sınıflarda tescilli "..." ibareli markanın hükümsüz kılınmadığını, dolayısıyla tescilli marka kullanımının tecavüz olarak nitelendirilemeyeceğini, dosyada mevcut 30.09.2025 tarihli bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere tarafların ürünlerinin fiziksel görünümleri, dağıtım kanalları ve tüketici kitlelerinin tamamen farklı olduğunu, davacı ürünlerinin reçeteli ... statüsünde eczanelerde satılmasına karşın müvekkilin ürünlerinin gıda takviyesi olup marketlerde satıldığını, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/34 Esas sayılı dosyasında markalar arasında iltibas bulunmadığının tespit edildiğini, ayrıca İzmir ve Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturmalarda marka tecavüzü suçunun oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verildiğini, davacının "tanınmış marka" iddiasının güncel olmadığını ve 15 yıl önceki mahkeme kararlarına dayanılamayacağını, sonuç olarak ihtiyati tedbir için gerekli olan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini ve bu tedbirin müvekkilin ticari hayatına haksız zarar verdiğini ileri sürerek söz konusu ara kararın kaldırılmasını ve itirazın kabulünü talep ettiğini özetlemektedir. Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın istinaf başvurusunun ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine, ihtiyati tedbir kararının devamına, karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava, markaya tecavüzün tespiti, men’i ve ref’i,ile tazminat taleplerine ilişkindir. Davacı vekili, ... markasının (ibare + limon şekli dahil) davacılar adına tescilli olduğunu, kullanımının ...’e lisanslandığını, ... + limon şekil markasının yargı kararı ile tanınmış marka olarak tespit edildiğini, davalıların .../.../... ve kendi sitelerinde ... ibareli “keçiboynuzu özü, karadut özü, kozalak macunu, kakaolu macun” vb. ürünleri sattıklarını ve markayı ihlal teşkil eden kullanımlarının bulunduğunu ileri sürmüş ve ihtiyati tedbir kararı verilerek; davalıların “...” ibaresini taşıyan ürünleri üretmelerinin, satmalarının, satışa sunmalarının, ticari amaçla elde bulundurmalarının, depolamalarının, ithal ve ihraç etmelerinin ve sair suretlerle ... alanına çıkarmalarının önlenmesi, bu kapsamda ..., ... ve ... nezdinde çevrim içi satışların durdurulması için ilgili platformlara müzekkere yazılması, www.....co alan adına erişimin engellenmesi, www.....com.tr internet sitesinden ... ibareli ürünlerin kaldırılması, davalılara ait ... markalı ürünlere, ambalajlarına ve bu ibareyi taşıyan her türlü iş ürününe el konulması ile tabela, kartvizit, broşür ve benzeri ticari materyallerden ... ibaresinin silinmesi talep edilmiştir.Bilirkişi raporunda, www.....co sitesinde “... + ürün adı” şeklinde satış yapıldığı, alan adının 26.07.2024’te tescillendiği, ... bilgilerinin tespit edilemediği , iletişim bilgilerinin Pendik/İstanbul adresi olduğu, ... ve ... mağaza profillerinde mağaza adının “...” olduğu, satıcının ...... ŞTİ. olduğu; www.....com.tr sitesinde “Ürünler/...” sayfasında ... ibareli ürünlerin satıldığı markalarımız/... bölümünde ... ibaresine yer verildiği, alan adının 15.02.2000’den beri kayıtlı olduğu ve ... .... Şti. adına tescilli bulunduğu , ...’da “...” mağazasının satıcısının ...... ŞTİ. olduğu, ... linklerinde de ... ibareli ürün satışlarının mevcut olduğu, ... markasının aynısının benzer mallarda kullanımının karıştırılma/ilişkilendirme ihtimali doğuracağı, mahkemece markanın SMK m.7/2-c anlamında tanınmış kabul edilmesi halinde kullanımın haksız yararlanma niteliği taşıyabileceği bildirilmiştir. Mahkeme, delil tespiti ve bilirkişi raporuna dayanarak davalı kullanımlarının davacı markaları bakımından iltibas/karıştırılma ihtimalini ve marka hakkına tecavüz iddiasına ilişkin yaklaşık ispat bulunduğu gerekçesiyle 22/10/2024 tarihli ara kararla ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, Davalı ...’in tedbire itirazının ise reddine karar verildiği , itiraz eden davalı yanca istinaf talep edildiği görülmektedir. Dosya kapsamına göre, delil tespiti ve alınan bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında davacıya ait “...” ibareli( ....tescil sayılı markaları 05. Sınıftaki ... emtiası bakımından tanımış olup, ... ve ...tescil sayılı markaları 1, 3 ve 5. Sınıflardaki mallarda tescilli olduğu, davalı kullanımları ise karadut özü, keçiboynuzu özü, kozalak macunu, kakaolu macun gibi takviye edici gıda ürünlerinde aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde ,bağışıklık sistemini güçlendirmeye yönelik takviye edici doğal gıdaların insan sağlığını iyileştirme ve korunmasında kullanılması bakımından benzer ihtiyaçları gideren , kullanım amaçları da aynı ve benzer olan birbirlerini tamamlama imkanı olan ilişkili , benzer mallar üzerinde kullanıldığı, bu kullanımın ortalama tüketici nezdinde iltibas ve ilişkilendirme ihtimali doğurduğu, markanın ayırt edici gücünden ve tanınmışlık iddiasından haksız yararlanma sonucunu doğurabilecek nitelikte olduğu, bu yönüyle SMK m.29, m.7/2-b ve m.7/2-c kapsamında marka hakkına tecavüz iddiasının yaklaşık ispat seviyesinde ortaya konulduğu, SMK m.159 ve HMK m.389–390 hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir için aranan şartların mevcut olduğu , davalı adına sonraki tarihli marka tescili yönünden eldeki ihlal davasında SMK 155.maddesi dikkate alındığında ilk derece mahkemesince yaklaşık ispatın gerçekleştiği kabul edilerek ihtiyati tedbir talebinin kabulü ve tedbire yönelik itirazların reddi yönünde verilen kararların usul ve yasaya uygun olduğu, mahkeme gerekçesinde geçen “tasarım tescilleri” ibaresinin maddi hataya dayalı mahallinde düzeltilmesi mümkün hata olduğu , anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/11/2025 tarih ve 2024/221 E. Sayılı Ek kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026