İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı ......ŞTİ arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, asıl borçlunun borçlarını ödemeyerek …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/268 Esas KARAR NO:2026/486 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:10/11/2022 NUMARASI:2020/414 E. - 2022/700 K. DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı ......ŞTİ arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, asıl borçlunun borçlarını ödemeyerek temerrüde düştüğünü, davalılara Beşiktaş ... Noterliğinin 10/10/2018 tarih ve ... y. numaralı ihtarnamesinin sözleşme adreslerine gönderilerek borcun 60 gün içinde ödemesi aksi taktirde bu sürenin sonunda sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, taşınmazların satışından sonra kalan bakiye borç için asıl borçlu ve müteselsil kefiller hakkında 17/01/2020 tarihinde İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... numaralı dosyasından takibe geçildiğini, ancak asıl borçlu ve tüm kefillerin itiraz ederek takibi durdurduğunu, geçerli bir yetki itirazı yapılmadığını, davalıların sözleşmenin 52. Maddesi gereği tüm borçtan sorumlu olduğunu, faize itirazlarının da haksız olduğunu beyanla, takibe itirazın iptalini, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, takibin devamını, talep ve dava etmiştir.Davalılara usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadıkları görüldü. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Tahsilde tekerrür olmamak üzere; 1-Davalıların, İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının asıl borçlu yönünden; 882.670,00 TL asıl alacak, 1.210.305,02 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, olmak üzere toplam 2.092.813,66 TL bakımından iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa fiili ödeme gününe kadar yıllık % 68,75 oranında temerrüt faizi ve bu faize % 5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin DEVAMINA,Kefiller yönünden; 882.670,00 TL asıl alacak, 309.671,78 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, olmak üzere toplam 1.192.341,78 TL bakımından iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa fiili ödeme gününe kadar yıllık % 68,75 oranında temerrüt faizi ve bu faize % 5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin DEVAMINA,Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-İİK md. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davalıların sorumlu tutuldukları miktarla sınırlı olmak üzere toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine", karar verilmiştir.Davalılar vekilinin 24.10.2023 tarihli dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunduğu , gerekli harçların yatırılması için çıkarılan muhtıraya rağmen süresinde harçların yatırılmadığı, bilahare 25/11/2023 tarihli dilekçe ile katılma yoluyla istinaf başvurunda bulunmuşlardır. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2023 tarihli 2020/414 E. 2022/700 K. Sayılı Ek kararı ile; davalılar vekilinin 24.10.2023 tarihli istinaf başvurusunun YAPILMAMIŞ SAYILMASINA, Mahkemenin kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuru talebinde bulunan davalılar vekilinin katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvuru şartları bulunmadığından davalıların 25/11/2023 tarihli katılma yoluyla istinaf başvuru taleplerinin REDDİNE, karar verilmiştir. Bu ek karara karşı davalılar vekili 17.01.2024 tarihli dilekçesi ile istinaf talebinde bulunmuştur. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla icra takibine yapılan haksız itirazın iptali istemiyle açılan davada, mahkemece asıl borçlu ve kefiller yönünden farklı temerrüt tarihleri ve faiz miktarları belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın eksik incelemeye dayandığını, müteselsil sorumluluk gereği tüm borçlular için ihtarname tarihinin temerrüt başlangıcı sayılması gerektiğini, kefillerin taşınmaz satışına ilişkin 16.12.2019 tarihli mutabakatla ihtarnameden haberdar olduklarını ikrar etmelerine rağmen mahkemenin hukuki nitelendirme yetkisini bilirkişiye devrederek hatalı hesaplamayı hükme esas aldığını, bu durumun sözleşme şartlarına ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kefiller yönünden işlemiş faiz miktarı bakımından bozulmasını, temerrüt tarihinin 13/11/2018 olarak düzeltilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili tarafından süresinde İlk Derece Mahkemesi'nin 18/12/2023 tarihli ek kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/12/2023 tarihli ek kararı ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ve katılma yoluyla istinaf talebinin reddine karar verildiğini belirterek, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 24/10/2023 tarihinde istinaf yoluna başvurduklarını ancak eksik harcın ikmali için gönderilen muhtıradaki kesin süre içinde ödemenin yapılamaması nedeniyle asıl istinaf hakkının kaybedildiğini, bu aşamadan sonra davacı tarafın istinaf dilekçesinin kendilerine tebliği üzerine HMK m. 348 uyarınca iki haftalık yasal süresi içinde katılma yoluyla istinaf yoluna başvurduklarını, kanun maddesinin istinaf süresini kaçıran tarafa bu hakkı açıkça tanıdığını ve sürenin hangi sebeple kaçırıldığına dair bir kısıtlama öngörmediğini, dolayısıyla harç tamamlanamadığı için sürenin kaçırılmış olmasının katılma yoluyla istinafa engel teşkil etmeyeceğini ileri sürerek; yerel mahkemenin ek kararının kaldırılmasını, katılma yoluyla istinaf başvurularının kabul edilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı ile davalı asıl borçlu ... Şti. arasında 15.05.2018 tarihli finansal kiralama sözleşmesi akdedildiği, diğer davalıların ise 7.832.242,80 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından temerrüt nedeniyle 10.10.2018 tarihli noter ihtarnamesi keşide edilerek 60 gün içinde ödeme yapılmadığı takdirde fesih ve malların iadesinin talep edileceğinin ihtar edildiği, akabinde taşınmazların satışı sonrası bakiye borç için 17.01.2020 tarihinde İstanbul 1. İcra Müdürlüğü .... sayılı dosyada ilamsız takip başlatıldığı, takip ile 882.670,00 TL asıl alacağı, 1.210.143,66 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 2.092.813,66 TL nin %68,75 oranında akdi faiz ile tahsilinin talep edildiği, borçluların itirazı üzerine takibin durduğu, bunun üzerine itirazın iptali davasının süresinde açıldığı tespit edilmiştir.15.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda; alacağın varlığı belgelendirilememiş olmakla birlikte, icra takibine göre davacı tarafın 882.670,00 TL asıl alacağı, 1.210.143,66 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 2.092.813,66 TL alacağı bulunduğu açıklanmıştır.02.09.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; sözleşmenin fesih hakkının dolmasına rağmen davacının, davalı kiracıya kira faturalarını göndermeye devam ettiği ve sözleşmenin 28.10.2019 tarihi ile fesih edilmiş olduğu, fesih tarihinde davacının davalıdan fatura edilmiş (vadesi geçmiş) 1.758.696,80 TL borcunun bulunduğu, muaccel hale gelen borç tutarının ise 3.533.404,95 TL olmak üzere toplam 5.292.101,75 TL olarak hesaplandığı, buna karşın 3. kişiye satıştan sonra neden 882.670,00 TL talep edildiğinin açıklanamadığı, bu nedenle kök raporda değişiklik yapılmasına gerek bulunmadığı belirtilmiştir. 30.12.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; sözleşmenin feshedildiği tarihte davacının davalıdan fatura edilmemiş (vadesi geçmiş) 1.758.696,80 TL borcunun bulunduğu, sözleşme konusu iki taşınmazın KDV hariç toplam 4.583.333,34 TL bedelle üçüncü kişiye satıldığı, bu bedelin 3.533.404,95 TL’sinin ileri vadeli kira anapara borçlarından ... yapıldığı, kalan 1.049.928,39 TL’nin vadesi geçmiş kira ve masraf alacaklarına mahsup edildiği, write-off tarihinde ileri vadeli kira anapara toplamının 3.533.404,95 TL olduğu, gecikmiş kira borcunun 1.758.696,80 TL olduğu, sigorta borcunun 1.852,22 TL ve masraf borcunun 95.918,08 TL olduğu, bu mahsuplar sonrası davacı tarafın 882.670,00 TL asıl alacağı ve 1.029.924,12 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu” tespit edilmiştir. 20.03.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacı tarafın 882.670,00 TL asıl alacağı, 1.029.924,12 TL işlemiş faiz ve 180.380,79 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 2.092.974,91 TL alacağı bulunduğu belirtilmiştir.20.03.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; asıl borçlu yönünden 882.670,00 TL asıl alacak, 1.210.305,02 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.092.813,66 TL, kefiller yönünden ise 882.670,00 TL asıl alacak, 309.671,78 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.192.341,78 TL alacak bulunduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %68,75 oranında temerrüt faizi ve bu faize %5 oranında BSMV uygulanması gerektiği belirtilmiştir.Mahkemece , bilirkişi ek raporundaki hesaplamalara dayanarak davacının alacağını ispatladığı davalıların ödemeye dair yazılı delil sunmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline ve takibin devamına asıl borçlu yönünden 882.670,00 TL asıl alacak ve 1.210.305,02 TL işlemiş faiz toplamı üzerinden, kefiller yönünden 882.670,00 TL asıl alacak ve 309.671,78 TL işlemiş faiz toplamı üzerinden takibin devamına, takip sonrası dönemde asıl alacağa yıllık %68,75 temerrüt faizi ve bu faize %5 BSMV uygulanmasına hükmedilmiş, alacağın likit olduğu gerekçesiyle %20 icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.Taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.Gerekli harç ve masrafı yatırması için davalı vekiline muhtıra tebliğ edilmiş ancak muhtıra gereği yerine getirilmediğinden yukarıda yazılı ek kararı ile, davalı vekilinin İstinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ve katılmalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Davalı vekili ek karara yönelik istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekilinin yasal düzenleme gereği istinaf başvurusu için gerekli harç ve masrafı yatırması konusunda düzenlenen muhtıranın kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen kendisine ihtar ile verilen kesin süre içinde gerekli harçları yatırmadığı anlaşıldığından, HMK 344 maddesindeki "İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır." düzenlemesi gereğince istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, harçları yatırmayan davalı tarafın istinaf süresi içinde bu kez katılmalı istinaf talebinin HMK 348 maddesindeki şartlara uygun olmadığı ve reddi kararının yerinde olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin ek karara yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;Dosya kapsamı, taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesi, noter ihtarnamesi, icra takip dosyası ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından Beşiktaş ... Noterliği’nin 10/10/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile asıl borçlu davalı tarafa, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan borçların 60 gün içerisinde ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedileceği ihtarında bulunulduğu, mahkemece bu ihtarın sözleşme hükümleri gereği geçerli olduğu kabul edilerek, tebliğ + 60 gün sonunda, 13.11.2018 tarihi itibarıyla temerrüdün gerçekleştiği kabulünün yerinde olduğu, davalı kefillerin sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer almaları ve sözleşmede 53. Maddesindeki düzenlemeye göre bildirilen adreslerin geçerli tebligat adresi olarak kabul edilmiş, ihtarnamelerin sözleşmede yazılı adreslere keşide edilmiş olması nedeniyle ihtarın tebliğ edilememiş olmasının temerrüdü ortadan kaldırmayacağı anlaşıldığından, temerrüdün asıl borçlu ile birlikte aynı tarihte kefiller yönünden de gerçekleştiği, bilirkişi raporlarında yapılan tespitlere göre; 13.11.2018 tarihi itibarıyla fatura edilmiş ve vadesi geçmiş kira borcunun 1.758.696,80 TL olduğu, sözleşme kapsamında ileri vadeli kira anaparalarının ise 3.533.404,95 TL tutarında bulunduğu, bu suretle sözleşmenin 33. maddesi uyarınca muaccel hale gelen toplam borcun 5.292.101,75 TL olduğu belirlenmiştir. Sözleşmeye konu iki adet taşınmazın 16.12.2019 tarihinde üçüncü kişilere satıldığı, KDV hariç toplam 4.583.333,34 TL bedel elde edildiği, bu bedelin öncelikle muaccel hale gelen ileri vadeli kira anaparalarından 3.533.404,95 TL’ye, kalan kısmının ise vadesi geçmiş kira borçları, sigorta ve masraf alacaklarına mahsup edildiği bilirkişi ek raporlarında ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde açıklanmış olup, bu mahsuplar sonucunda bakiye asıl alacağın 882.670,00 TL olduğu, bu tutar üzerinden temerrüt tarihi dikkate alınarak faizin hesaplandığı, mahkemece hükme esas alınan 20.03.2022 tarihli bilirkişi ek raporunun dosya kapsamı ve sözleşme hükümleriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı istinaf başvurusu yönünden, sözleşmede kefillerin müteselsil sorumluluğunun açıkça düzenlenmiş olması ve temerrüt ihtarnamesinin sözleşme gereği tüm borçlular bakımından hüküm doğurması karşısında, temerrüt tarihinin tüm borçlular yönünden 13.11.2018 olarak esas alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Buna karşılık davalılar tarafından ileri sürülen borcun satışla tamamen sona erdiği, satış bedelinin borcu karşıladığı, bakiye alacak bulunmadığı yönündeki istinaf sebeplerinin, bilirkişi raporlarına göre yerinde olmadığı, satış bedelinin borcun tamamını karşılamadığı ve 882.670,00 TL bakiye asıl alacağın mevcut olduğu, her ne kadar davacı tarafından ihtar süresinin dolmasından sonra da kira faturası düzenlemeye devam etmek suretiyle sözleşme ilişkisini fiilen sürdürdüğü anlaşılıyorsa da o tarihte fesih yapılmamış olmasının , temerrüt ihtarnamesi ile ödenmeyen alacakların ve ihtar ile muaccel hale gelen alacakların talep edilmesine engel teşkil etmediği, tarafların mutabakatı ile sözleşmenin feshi ve taşınmazların satışı ile borçlardan mahsubu yoluna gidildiği, ihtarname ile verilen sürenin sona erdiği 13.11.2018 tarihi itibarıyla muaccel hale gelen ve ödenmeyen alacaklar yönünden borçlunun temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle, davacı istinaf başvurusunun kabulüyle, temerrüt tarihinin tüm borçlular yönünden 13.11.2018 olarak esas alınması suretiyle hükmün kurulması , davalıların istinaf başvurusunun ise reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Davalılar vekilinin 18/12/2023 tarihli 2020/414 E. 2022/700 K. Sayılı ek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine,Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında DAVANIN KABULÜNE , Davalıların, İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik İTİRAZININ İPTALİ İLE , takibin 882.670,00 TL asıl alacak, 1.210.305,02 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, olmak üzere toplam 2.092.813,66 TL üzerinden , takip tarihinden itibaren asıl alacağa fiili ödeme gününe kadar yıllık % 68,75 oranında temerrüt faizi ve bu faize % 5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin DEVAMINA, Alacağın likit olduğu ve davalıların icra takibine haksız itiraz ettikleri anlaşıldığından, İİK’nın 67/2. maddesi uyarınca, asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatının, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekilinin 18/12/2023 tarihli 2020/414 E. 2022/700 K. Sayılı EK KARARA yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 3-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/11/2022 tarih, 2020/414 E. 2022/700 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 4-DAVANIN KABULÜNE, Davalıların, İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik İTİRAZININ İPTALİ İLE, takibin 882.670,00 TL asıl alacak, 1.210.305,02 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, olmak üzere toplam 2.092.813,66 TL üzerinden, takip tarihinden itibaren asıl alacağa fiili ödeme gününe kadar yıllık % 68,75 oranında temerrüt faizi ve bu faize % 5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin DEVAMINA, Alacağın likit olduğu ve davalıların icra takibine haksız itiraz ettikleri anlaşıldığından, İİK’nın 67/2. maddesi uyarınca, asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatının, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 142.960,101-TL karar harcından peşin alınan 25.259,34 TL'nin mahsubu ile 117.700,76 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 25.259,34 peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.201,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 28.022,54 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 310.993,91 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, verilmesine, 5/d-Arabuluculuk ücreti olan 1.400,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 6/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 142.960,10-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 142.690,25-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 6/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 230,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 968,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 6ç-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere,oy birliğiyle karar verildi.26/03/2026