İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Holdingin, TPMK nezdinde tescilli "..." esas unsurlu markaların sahibi olup, "..." markasının TÜRKPATENT tarafından T/... başvuru numarası ile tanınmış marka olarak kabul ve tescil edildiğini, müvekkilin dilekçede görselleri sunulan "... ..…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1698 KARAR NO : 2026/68 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 13/07/2023 NUMARASI : 2021/72 E. - 2023/156 K. DAVANIN KONUSU:Tasarımın Hükümsüzlüğü, FSEK Kapsamında Eser ve Tescilsiz Tasarım Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Kaldırılması İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Holdingin, TPMK nezdinde tescilli "..." esas unsurlu markaların sahibi olup, "..." markasının TÜRKPATENT tarafından T/... başvuru numarası ile tanınmış marka olarak kabul ve tescil edildiğini, müvekkilin dilekçede görselleri sunulan "... ..." markalı ürünlerin üretimini ve satışını yapmakta olduğunu, davalı taraf, dilekçede görseline yer verilen ambalaj tasarımını bir şekilde tescil ettirmiş ise de söz konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmaması sebebiyle hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiğini, davalı tarafa ait 2020/...-18 sıra nolu ile tescilli tasarımın müvekkilinin "... ..." ürün ambalajıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davacıya ait ürünlerin, 06.02.2020 tarihinde dava dışı ... AŞ ve .... A.Ş.'ye satıldığını, davacının “. ..." ürünü 07.4.2020 tarihli "..." marketleri tarafından yayınlanan katalogda yer aldığını, paylaşılan taraflara ait ambalaj görsellerindeki benzerlik açıkça ortada iken özellikle dava konusu tasarımın ürün ambalaj tasarımı olduğu, ambalaj olarak market raflarında tüketicilerin genel olarak renk kombinasyonlarına ve ürün şekillerine dikkat ederek ürünleri satın aldığı göz önüne alındığında ambalajların bütün olarak ayırt edilemeyecek derece benzer olduğu ve davalı tarafa ait tasarımların yeni olmadığı, bu nedenle tasarım olarak tescil edilebilmesi için gerekli olan yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşımadığı ve hükümsüz kılınması gerektiğini belirttiğini, Söz konusu eylemin müvekkillerinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini aynı zamanda ambalajın eser olarak korunması gerektiği ve bu bağlamda 2020 ...-18 sıra no'lu tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, eylemlerin haksız rekabet, tasarım ve eser hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.Davalı tarafın yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı tespit edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2021/72 esas, 2023/156 karar sayılı, 13/07/2023 tarihli kararı ile; "Mahkememizce ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi yönünden aldırılan 15/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda davalının davaya konu tasarımının haksız rekabet teşkil ettiği ayrıca tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, mahkememizce dosyanın esasına yönelik yaptırılan 31/01/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalıya ait davaya konu 2020/...-18 numaralı tasarımın davacı ürünleri ile iltibasa neden olduğu, davacı tasarımlarına benzer olduğu yönünde görüş bildirildiği, buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davalının davaya konu 2020/...-18 numaralı üzerinde... + ... şeklinin bulunduğu tasarımın tescilli sahibi olduğu, davacının ise ... ibaresinin + ... şeklinin bulunduğu, ürün ambalajlarının sahibi olduğu, davacının ... ... esas unsurlu çok sayıda tescilli markanın ayrıca tanınmış markanın da sahibi olduğu, aldırılan bilirkişi raporuna göre davacıya ait ... ibareli ürün ile davalının davaya konu ... ibareli 2020/...-18 numaralı tasarım karşılaştırıldığında, tasarımların benzer olduğu, tasarım benzerliğine ilişkin değerlendirmenin uzmanlık gerektiren hususlardan olması sebebiyle her iki raporda da tasarımların benzer olduğu yönünde bilirkişilerce görüş bildirildiğinden mahkememizce bu görüşe uyulmak suretiyle tasarımlar arasında benzerlik olduğu kabul edilmiş öncelik ve üstün hak değerlendirmesi bakımından davacı ürünlerinin ilk olarak 26/03/2020 tarihinde piyasaya sürüldüğü davalının tasarım başvurusunun ise 21/05/2020 tarihi olduğu, davalının başvuru tarihinden önce piyasaya sunulmuş ürünü de tespit edilemediğinden öncelik ve üstün hakkın davacıya ait olduğu bu sebeple davalı tasarımının daha önceden davacı tarafından benzerinin piyasaya sunulmuş olması sebebiyle yenilik ve ayırt edicilik özelliğine sahip olmadığı bu sebeple SMK' nun 56/1 ve 4. Maddeleri ile SMK' nun 77. Maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiş, tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiası yönünden yapılan değerlendirmede ise, davalının 2020/...-18 numaralı tasarımın bulunduğu ürünler ile davacının ... ürünleri arasında benzerlik olduğu ortalama tüketici nezdinde özellikle marketlerde yan yana raflarda veya aynı raflarda satılması dikkat edilmeden hemen kısa sürede alınması gibi sebeplerle karıştırılabileceği bu sebeple davalının davaya konu tasarımının davacının ... ... ibareli tanınmış markasına yönelik haksız bir eylem olduğu kanaatine ulaşılmış bu sebeple SMK' nun 81/1-a) Maddesi uyarınca tasarım hakkına tecavüz TTK' nun 55/1-a)4 maddesi uyarınca da haksız rekabet olduğu sonucuna ulaşıldığından, Davanın KABULÜ ile, davalı adına tescilli 2020/...-18 numaralı tasarımın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, davalının eylemlerinin davacının marka ve tasarımına haksız rekabet ve tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının "..." isimli ürünün ürün üzerinde bulunan tasarımı her türlü fiziki ve internet ortamda kullanmasının yasaklanmasına, kullanılan her türlü ürün görsellerine, tanıtım malzemelerine, Türkiye sınırları içerisinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi olanlar dahil bulundukları yerde el konulmasına, hükmün masrafı davalıya ait olmak üzere Türkiye çapında yayın yapan 5 büyük gazeteden birinde ilanına" karar vermiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin "davanın kabulü" yönündeki kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, zira yerel mahkemenin denetime elverişliliği bulunmayan ve itirazları karşılamayan bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurduğunu, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece Müvekkil adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne, eylemlerinin haksız rekabet ve tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine ve el koyma/ilan kararı verilmesine ilişkin hükmün hatalı olduğunu, müvekkil markası, ürünü ve ambalajı ile davacı markası, ürünü ve ambalajının benzer dahi olmadığını, bilirkişi raporunun ... görseli gibi teknik zorunlulukları içeren unsurları hatalı değerlendirdiğini, kelime markaları arasında benzerlik bulunmadığını, ambalajların yeterli ayırt ediciliği sağladığını, tasarımların benzer olduğu kabul edilse dahi Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin güncel kararıyla görüş değiştirdiğinin gözetilerek haksız rekabet taleplerinin reddi gerekirken aksi yönde karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin itirazlarının bilirkişi raporuna yönelik olduğunu, rapordaki değerlendirmenin eksik ve hatalı olduğunu, ek rapor taleplerinin karşılanmadığını ileri sürdüğünü, esasa ilişkin itirazlarında ise müvekkil ambalaj tasarımı ile kendi ambalaj tasarımları arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu, ambalajdaki beyaz renk kullanımının ürünün rengi nedeniyle teknik bir zorunluluk olduğunu, ticari adet ve teknik zorunluluklardan kaynaklanan görsel benzerliklerin tekel hakkı sağlamaması gerektiğini, esas ayırt edici unsurun karamel şerit olduğunu ve ambalaj mukayesesinin "bilinçli tüketiciler" gözünden yapılması gerektiğini beyan ettiğini, Müvekkil tarafın ise bu iddiaların hukuki açıdan temelsiz olduğunu, HMK 282. maddesi uyarınca bilirkişi raporunun hakimi bağlamayacağını ve ek rapor talebinin hakimin takdirinde olduğunu, ambalajlardaki renk ve görsel benzerliklerin teknik zorunluluk değil ticari bir adet olduğunu, başka ... ambalajı örneklerinin de gösterdiği üzere ambalaj renginin ... rengiyle paralellik göstermesinin zorunlu olmadığını, karamel şeridin de müvekkil ambalajında mevcut olduğunu, bu ürünlerin hızlı tüketim vasfında olması nedeniyle ambalajların mukayesesinin ortalama tüketici gözünden yapılması gerektiğini ve iki ambalaj kompozisyonunun çok yakın olmasından dolayı tüketicinin yanılmasının kuvvetle muhtemel olduğunu belirterek, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davalı adına tescilli 2020/...-18 numaralı tasarımın hükümsüzlüğü ile FSEK kapsamında eser ve tescilsiz tasarım hakkına tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Tasarımın hükümsüzlük hâlleri dava tarihi itibari ile yürürlükte olmakla uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 77. maddesinde düzenlenmiş, tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller ise SMK'nın 81. maddesinde düzenlenmiş olup davalı adına tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğini hâiz olup olmadığı, davacının daha önce kamuya sunduğu ambalaj tasarımı ile davalı tescilli tasarımının benzer olup olmadıkları hususunda ihtilafın mevcut olduğu anlaşılmıştır. Tescilli tasarımın geçerliliği mutlak yenilik şartının varlığına bağlı olup mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterli görülmektedir. Dosyada mübrez bilirkişi raporları kapsamında gerekçeli ve denetime elverişli şekilde inceleme yapılarak sonuçların değerlendirildiği, dava konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımların “...” tasarımı olduğu görülmüştür. 21/05/2020 başvuru tarihli davalının 2020/...-18 tescil numaralı tasarımının üzerinde... + ... şeklinin bulunduğu, davacının ise ... ibaresinin + ... şeklinin yer aldığı ürün ambalajı tasarımını 26/03/2020 tarihinde piyasaya sunduğu, ayrıca davacının ... esas unsurlu çok sayıda tescilli markasının ayrıca tanınmış markanın da sahibi olduğu, tasarımlar yatay konumlanmış dikdörtgen oranlarda yüzey üzerine uygulanmış grafik kompozisyon olup karşılaştırılan tasarımlarda kullanılan zemin renginin benzer sarı / bal rengi tonlarında olduğu, her iki tasarımda da zemin rengi üstünde soldan sağa doğru boylu boyunca dalga biçiminde degradeli kahverengi tonlarında bir bant yer aldığı, tanımlanan bu bant üzerinde taraflara ait marka ve ürün ismi yer almakta olup, marka ve ürün isimlerinin isim, tercih edilen renk ve yazı karakteri olarak farklı olduğu, tasarımlarda kompozisyonun görünüşe göre sağ bölgesinde ürün muhteviyatı resmi yer almakta olup, bu görsel benzer kesit görünüşünde ama farklı yöne baktığı, karşılaştırılan tasarımlarda ayırt edici niteliği ve seçici algıyı oluşturan ana ögelerin kompozisyon zemin rengi, ortada yer alan kahverengi dalgalı bant ve ... görselinin kesit görünüşü ve konumu olduğu, tanımlanan bu ögelerin tamamı benzer biçim, yerleşim ve kompozisyonda olup tasarımlar arasında bulunan fark marka adı olup bu farkın tasarımların grafik kompozisyonlarının algısına ayırt edici nitelik kazandırmadığı saptanmıştır. Davalı tarafça her ne kadar ambalaj tercihine ilişkin olarak "..." markalı çikolataları beyaz renkli olduğu için ambalajlarında da beyaz renk kullanmalarının teknik bir zorunluluk olduğu ileri sürülmüş ise de ambalaj tasarımında geniş bir seçenek özgürlüğünün olduğu, dava konusu ürünler ile benzer kategoride dava dışı firmalara ait ürün örnekleri gösterilerek tasarımcının grafik kompozisyonu oluşturmadaki seçenek özgürlüğünün irdelendiği ve bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları yönünde kanaate ulaşıldığı, böylece davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinden yoksun olduğunun saptandığı, davacının tescilli olmayan ürün ambalaj tasarımının, davalının tescil başvurusundan yaklaşık iki ay önce tescilli "..." markasının devamı ürün ve ambalajı olarak piyasaya sunulduğu ve raporların hüküm esas alınmaya elverişli olduğu anlaşıldığı gibi dosya kapsamında aksi yönde delilin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda ilk derece mahkemesinin tasarımın hükümsüzlüğü ile tescilsiz tasarım hakkına tecavüz istemleri ile TTK'nın 55/1-a-4 maddesi uyarınca haksız rekabet istemleri yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Her ne kadar HMK'nın 26. maddesi kapsamında ''Taleple bağlılık ilkesi'' gereğince hâkim tarafların talep sonuçları ile bağlı olup davacının FSEK kapsamında ambalajın eser olarak korunmasını talep ettiği, marka hakkına dayanmadığı ancak ilk derece mahkemesinin kısa ve gerekçeli kararında eser yönünden değerlendirme yapılmadığı gibi talep edilmediği halde marka hakkına yer verdiği tespit edilmiş ise de davacı tarafın istinaf başvurusunun bulunmadığı, davalının ise bu hususta istinaf sebebinin bulunmadığı tespit edilmekle yalnızca eleştiri konusu yapılması ile yetinilmiştir. Tüm bu nedenlerle HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 13/07/2023 tarih ve 2021/72 E., 2023/156 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026