İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 16.02.2019 tarihinde müvekkili şirkete başvurarak öncelikle müvekkili şirketin markası, mağaza dizaynı ve ... vb. ile ilgili olmak üzere görüşme talep ettiğini, yapılan görüşme sonrasında mutabakata sağlanarak 06.03.2019 tarihinde “...” markasının …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2025/1614 Esas KARAR NO:2026/430 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:18/09/2025 NUMARASI:2025/633 E. - 2025/649 K. DAVANIN KONUSU:Haksız Fiilden Kaynaklanan İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 16.02.2019 tarihinde müvekkili şirkete başvurarak öncelikle müvekkili şirketin markası, mağaza dizaynı ve ... vb. ile ilgili olmak üzere görüşme talep ettiğini, yapılan görüşme sonrasında mutabakata sağlanarak 06.03.2019 tarihinde “...” markasının Bostancı/Kadıköy adresinde davalının tayin ettiği adreste davalı tarafından 5 yıl boyunca kullanılmasını ve benzeri hak ve yükümlülükleri içeren “... Sözleşmesi” akdedildiğini, müvekkilinin sözleşmesel yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak davalı tarafın sözleşmesel yahut yasal olarak hiçbir dayanak öne sürmeden ihlale yöneldiğini, mağazasını açmamaya ve müşteri şikayetlerine neden olmaya başladığını, devam eden süreçte ödemelerinde temerrüde düştüğünü ve icra takibine sebebiyet verdiğini ve öncesinde mağazasında sürdürme yükümlülüğü bulunan faaliyetlerini tek taraflı olarak sözleşmeye aykırı şekilde sonlandırdığını, davalının müvekkilinden aldığı malzemeler ile bir kısım ödemlerinde temerrüde düşmesi nedeniyle hakkında İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borcun davalı tarafından ödenerek dosyanın kapatıldığını, davalının sözleşmeyi ihlale yönelen davranışlarının çekilmez hal alması nedeniyle müvekkili tarafından 04.08.2020 tarihinde Kadıköy ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ilk olarak ihlal edilen sözleşmesel yükümlülükler ile ödemelerin davalının kendisine hatırlatıldığını, işbu sözleşmeye aykırılığın giderilmesi amacıyla 15 günlük süre tanındığını, tüm bu süreler içerisinde ahde vefa ilkesine aykırı olarak ihlalini sürdüren davalıya durumun hal ve koşulları gereği yeterli süre tanınarak beklenildiğini ancak kötü niyetli tutumun sürmesi nedeniyle 06.10.2020 tarihinde Kadıköy ... Noterliğinin ... numaralı ihtarnamesi ile davalının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğini, feshin haklı olduğunu, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının kötüniyetli tutumlarına karşılık müvekkilinin iyiniyetli olarak reklam ve tanıtım faaliyetlerini yürüttüğünü, davacının sözleşmeye güvenerek yükümlülük altına girdiğini, davalının haklı nedenle fesihten dolayı cezai şart, olumlu zarar/mahrum kalınan kardan sözleşme kapsamında sorumlu olduğunu beyanla, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı olarak feshi sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL cezai şart, 3.000TL mahrum kalınan karın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşıldı. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; Sözleşmeyi ihlal eden tarafın davalı olmadığını, diğer hususlarda sorunların kaynağının davacı şirket olduğunu, davalı gibi onlarca kişinin mağdur olduğunu, zarara uğradığını, taraflar arasındaki sözleşmenin yapıldığı günden bu yana müvekkilinin sözleşmede ve dava dilekçesinde belirtildiği şekilde bir destek almadığını, davacının dönemin gerektirdiği rekabet şartlarına ayak uydurmaması ve gerekli yenilikleri yapmaması sonucu zarara uğradığını, davacının adresinin görüleceği üzere plaza olduğunu, fabrikanın olmadığını, kendisinin dahi bu işi bıraktığını, yaklaşık 100 kişiye yakın işbu davaları açarak ne kurtarsam kardır mantığı ile bu davaların ikame edildiğini, davacının pazarlamaya yönelik yeni ürün ve satış yolları geliştirmediği, gerekli yatırım ve tanıtımları yapmadığını, davacının müvekkili de dahil olmak üzere pek çok şirkette dava ve takip açtığını, bu şekilde ihmalkarlığının sonucu olan zararı isim hakkı verdiği esnaf ve tacirlerden aldığı tazminatlarla karşılama yoluna gittiğini, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen tanıtım ve reklamların yetersiz olduğunu, davacının iddia ettiği gibi sözleşmenin haklı nedenle feshedilmediğini, dolayısıyla cezai şart talep edemeyeceğini, davacının denetleme ve destek yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bununla birlikte şubelerde bulunması gereken demirbaşlar ve ürünlerin piyasa fiyatının çok üzerinde fahiş fiyatlarla müvekkiline satıldığını, müvekkilinin bu ürünleri almak zorunda bırakıldığını, isim hakkı tanına şubelerde belli bir standardın sağlanmadığını, şubelerin asıl iş konusu olan lokma ürünleri satmaya zorlandığını, müspet zararın söz konusu olmadığını, müvekkilinin zarar ettiği bilinmesine rağmen ödeme talep edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme şartları incelendiğinde müvekkiline ağır sorumluluklar yükleyen maddelerin yer aldığının görüleceğini, tarafların sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğunun söylenemeyeceğini, diğer bir ifade ile Anayasa'nın ve BK'nun anılan hükümleri gereğince sözleşme özgürlüğünün sınırlarının çizildiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME I. KARARI;İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/12/2024 tarihli 2022/228 E- 2024/231 K sayılı kararıyla; "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, -85.000,00 TL cezai şartın dava tarihi olan 23/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -3.000,00 TL olarak talep edilen zarara ilişkin talep bakımından davanın reddine" karar verilmiş, mahkeme kararına karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dairemizin 03/03/2025 tarihli 2025/182 Esas-2025/325 Karar sayılı kararıyla; "Somut uyuşmazlıkta, davacının sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmediğinden haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek, cezai şart ve müspet zararının tazminini talep ettiğinden, sözleşme gereğince davacının “...” markasından kaynaklı bir ihlal iddiasında bulunmadığı, davalının işyerini açmadığı, müşteri şikayetleri geldiği ve ödemelerini aksattığının ileri sürüldüğü anlaşılmakla, yargılamanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek, bu hususun resen dikkate alınarak, HMK 1., 114/1-c Maddesi gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesinin yerinde görülmediği" gerekçesiyle; davalı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, istinaf başvurusunun HMK 355. maddesi gereğince resen gözetilen sebeplerle kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1-a-3. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın görevsizlik kararı verilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Mahkemece Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde görevsizlik kararı verilmiş, yargılamaya İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/633 Esas sayılı dosyasında devam olunmuştur. MAHKEME II. KARARI;İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2025 tarihli, 2025/633 Esas-2025/649 Karar sayılı kararıyla; ".... dosya kapsamı incelendiğinde taraflar arasındaki 16/03/2019 tarihli sözleşmenin 9.1 maddesi gereğince davalı ...'nin her ayın sonunda elde edilen brüt satışlar üzerinden %5+KDV'yi davacı ...'a ödemesi gerektiği fakat aldırılan bilirkişi raporlarına göre bu ödemenin yapılmadığı, buna ilişkin ödemelerin yapıldığının ispat yükünün davalıda olmasına rağmen davalının ödemelerin yapıldığına ilişkin belge sunmadığı, ayrıca davalının davaya konu işyerini davacıya haber vermeksizin kapattığı ve faaliyetlerini durdurduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde, Kasım 2019 tarihinden itibaren davacıya hiçbir ödeme yapılmaması davalının mağaza faaliyetine 28/02/2020 tarihi itibariyle davacı tarafa herhangi bir bilgi vermeksizin veyahut davacı taraf ile karşılıklı bir anlaşma olmaksızın son verdiği hususları da dikkate alındığında sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle davalıya mehil verildiği ve devamında sözleşmenin 12.3 maddesi gereğince sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği, tüm bu nedenlerle sözleşmenin 12.6 maddesi gereğince anılan maddede belirlenen 85.000,00 TL cezai şartın davalı tarafça davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı, davacının usulüne uygun ıslah yaptığı, taraflar arasındaki işin ticari iş olması sebebiyle 3095 Sayılı Kanun uyarınca ticari temerrüt faizinin talep edilebileceği, kısmi dava olarak açılan cezai şart talebi yönünden, ıslah edilen toplam 85.000,00 TL'nin 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, 80.000,00 TL'sinin 21.10.2024 ıslah tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği...Somut olayda, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart hususunda TBK 179/1.maddesinin aksinin aynı sözleşmede kararlaştırılmadığı, müspet zarar sözleşmenin hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarar olup, davacının müspet zarardan olan mahrum kalınan kar talep ettiği, cezai şartla birlikte aynı zamanda müspet zarardan olan mahrum kalınan kar talep edilemeyeceğinden mahrum kalınan kar talebi bakımından davanın reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, -85.000,00 TL cezai şart bedelinin, 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, 80.000,00 TL'sinin 21.10.2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -3.000,00 TL mahrum kalınan kar alacağına yönelik talebin REDDİNE, karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU;Davalı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; mahkemenin dosyayı incelemeden, BAM kararını uygulamadan, davacının delil sunmadığı hususları var kabul ederek karar verdiğini, Mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde alınan raporu karara esas almasının hatalı olduğunu, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/120 Esas sayılı dosyasında alınan 17/05/2022 tarihli bilirkişi raporu ile, 14/02/2022 tarihli bilirkişi raporunun lehlerine olup davanın reddi gerektiğini. -Mahkemeye ısrarla " lokma şirketlerinin battığını, lokma şirketlerinin piyasadan kalktığını bir an popüler olup; piyasadan çekildiğini; lokma şirketlerinin vizyoner yenilik getiremediklerini, sözleşmede bu hususun açıkça yer aldığını, lokma şirketlerinin mantar gibi ... sözleşmesi yaptığını keza sözleşmeye aykırı hareket ederek hemen müvekkili şirkete yakın adresteki şirkete ... verdiği, davacının da kendi 2 adet şirketini kapattığını, müvekkilinin kapatmasını bahane ederek cezai şart istemesinin dürüstlükle bağdaşmadığının belirtilmesine rağmen Mahkeme hakiminin bu hususları dikkate almadığını. -Mahkemenin davacının haksız olduğunu, müvekkilinin satışlarının düşmesi ve zarar etmesinde davacının rol aldığını, sözleşmeyi açıkça ihlal ettiğini tespit edemediğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmediğini, cezai şart talep edilemeyeceğini. Müvekkil haricinde pek çok firmaya isim hakkı verilerek aynı isim hakkını alan iş yerleri arasında haksız rekabet oluşturulduğunu, davacının asli kusurlu olduğunu, sözleşmeye aykırı olarak 5 km alan içerisinde şube verildiğini. -Dosyada görevsizlik kararı verilmeden önce alınan raporda kar-zarar hususunun incelendiğini, müvekkilinin iki şirketi bulunduğunu, inşaat şirketinin kar elde ettiğini. -Davacının aynı alacaktan dolayı İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasında takip başlattığını, haciz baskısı altında müvekkilinin borcu ödediğini, derdestlik itirazlarının değerlendirilmediğini. -Davanın reddi görüşü doğrultusundaki raporların gerekçeli karara yazılmadığını, 04/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin sorumlu olmadığının zarar eden şirketin zorla çalıştırılamayacağını beyan ettiğini, müvekkilinin aynı vergi levhasında iki ayrı iş kolu bulunduğunu, inşaat işindeki gelirlerinin kötüniyetli olarak lokma şirketine yazıldığını. -Raporun 14. Sayfasında sözleşmeye göre davacının 5 km alanda sözleşme sürecinde başka bir şube açmamayı taahhüt ettiğinin açıklandığını, davacının da 2 adet lokma şubesini kapattığını, davacının yapıldığını ileri sürdüğü tanıtım ve reklamların yetersiz olduğunu, reklam giderleri için kendilerinden ayrıca para talep edildiğini, sözleşmenin haklı olarak feshedilmediğini, denetleme ve destek yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkilinin lokma dışında ürünler satmaya zorlandığını, ... ve ... firmaları ile tedarik anlaşmaları yapıldığını, rizikolarının müvekkili ve şubeler üzerinde bırakıldığını. -Davacının müspet zararının söz konusu olmadığını. -Müvekkilinin zarar ettiği bilinmesine rağmen ödeme talep ettiğini, müvekkilinin pandemi zamanında işyerini kapattığını, davacının başarısızlığının zararının faturasını tüm şubelere kesmeye çalıştığını, UYAP kayıtlarında görüldüğü üzere tüm şubeler aleyhine dava açtığını, beyanla mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesine cevabında; sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespit edildiğini, cezai şart talebinin haklılığının ortaya konulduğunu, davalının yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasının mesnetsiz olduğunu, genel işlem şartı iddiasının haksız olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE;Davanın taraflar arasındaki ... sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği iddiası ile, cezai şart ve tazminat talebiyle açıldığı, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.Somut uyuşmazlıkta, davacının sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmediğinden haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek, cezai şart ve müspet zararının tazminini talep ettiği, davalı tarafça, davacının sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediği, 5 km alanda başka şubelerin açılması için ... verdiği, müvekkilinin zarar ettiğini bildiği halde ödeme talep ettiği, pandemi koşullarında işyerinin kapandığını, davacının kendisine ait iki lokma işyerinin de kapandığını, bilirkişi raporları ile müvekkilinin zarar etmesi nedeniyle işyerini açık tutmasının kendisinden beklenemeyeceğinin tespit edildiğini, davalının tanıtım ve reklam faaliyetinin yetersiz olduğunu, denetleme ve destek yükümlülüğünü yerine getirmediği, asıl iş konusu dışında ürünler satmaya zorlanarak davacı tarafından tedarik sözleşmeleri yapılarak rizikonun davalı üzerinde bırakıldığını, davacının müspet zararı bulunmadığını, cezai şart talep edemeyeceğini, bilirkişilerce hesap yapılırken aynı vergi kaydı üzerinden faaliyet gösterilen inşaat şirketinin gelirlerinin de dikkate alınmasının hatalı olduğunu savunduğu anlaşılmıştır.Bilirkişi heyeti 03/09/2021 tarihli raporunda özetle; davacının incelenen 2019 takvim yılı ticari defterlerinin kendi adına delil vasfına haiz olmadığını, 2020 takvim yılı ticari defterlerinin kendi adına delil vasfına haiz olduğunu, davalının incelenen 2019-2020 takvim yılı kanuni ticari defterlerinin kendi adına delil vasfına haiz olduğunu, davalının icra dosyasında iş yerini kapattığı yönündeki beyanının usulen tevsiki halinde mevcut delil durumuna nazaran, davacının sözleşmeyi feshinin haklı olduğu sonucunun ortaya çıkacağını, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.6 maddesinde kararlaştırılan seçimlik ceza tutarının 85.000,00 TL olduğunu, davalı tacir olmakla cezai şartın fahiş olduğunu ileri süremez ise de, davalının bilanço verilerine nazaran, anılan cezai şart tutarının tamamının tahsili halinde davalı işletmenin olumsuz olarak etkileneceğini, buna göre, tenkisi gerekip gerekmediği; gerekmekte ise, oranının takdirinin mahkeme'ye ait olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.6 maddesindeki kararlaştırmanın niteliğine göre, TBK.m.179/1 hükmü aksine kararlaştırma bulunmamasına göre cezai şart ile birlikte aynı anda kar kaybı tazmin talebinin olanaklı bulunmadığını beyan etmiştir.Bursa 3. ATM'nin 2021/268 Talimat sayılı dosyasından alınan 14/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... sözleşmesinin 5 yıllık süreyle yapıldığı, Sözleşmenin 6. Maddesinde davalı ...'ye ait işyerinin 5 yıl süreyle mutlak ve koşulsuz anlamda her hal ve koşulda açık tutulacağına dair zorunluluğunun 312 Sayılı V.U.K. 160,161, 162 ve 352. Maddelerine aykırılık teşkil ettiği, Sözleşmedeki bütün cezai şart yükümlülüklerinin davalının sorumluluğuna yüklendiğini, sözleşmenin genel işlem şartı içerdiğini, davacı tarafça davalıya 04 Ağustos 2020 tarihinde ihtarname çekildiği ve ... Sözleşmesinin 3.16 maddesi gereğince, aydınlatma yükümlülüğünün ihlal edildiği ve mağazanın açık bulundurulması gerektiği ve diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesi için 15 günlük süre verildiği, aksi halde sözleşmenin haklı nedenle feshedileceğinin ihtar edildiği, ihtarnamede 30 günlük süre verilmesi gerekirken 15 günlük süre verildiğini, davacı tarafça davalıya gönderilen 06/10/2020 tarihli ikinci ihtarnamede sözleşmenin feshedildiği, alacak ve cezai şartın tahsili amacıyla yasal hakların kullanılacağının ihtar edildiği ancak sözleşmeye aykırılıkların hangi fiillerden oluştuğu ve feshin sözleşmenin hangi nedenle yapıldığının belirtilmediğini, ihtarnamede cezai şart tutarının belirtilmediğini, davalı ...'nin 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK gereği delil niteliğine haiz olduğunu, davacı şirket tarafından talep edilen 5.000,00 TL (kısmi) cezai şart talebinin hukuka uygun olmadığını, davacı şirket tarafından talep edilen 3.000,00 TL (kısmi) mahrum kalınan kar ve müspet zarar talebinin hukuka uygun olmadığını beyan ve rapor etmiştir.Davacı vekili talimat raporuna itiraz etmiş mahkemece ilk raporu hazırlayan üç kişilik bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, bilirkişiler raporlarında; davalının İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün dosyasındaki beyanında dükkanı kapattığını kabul etmesi ve faaliyeti durdurmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceği, davalının sözleşmeyle kararlaştırılan cezai şart talebinde kural olarak aykırılık bulunmadığı, kural olarak tacirlerin cezai şartın fahiş olduğu gerekçesiyle indirilmesini isteyemezlerse de, cezai şartın iktisaden mahvına sebep olup olmayacağının nihai taktirinin mahkemeye ait olduğu, sözleşmede cezai şart ile birlikte uğranılan zararın tazminini isteneceği kararlaştırılmadığından, davacının TBK 180. Madde uyarınca kanıtlanması halinde cezayı aşan zararın istenebileceği, İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosya borcunun ödendiği kabul edildiğinden fesih öncesinde alacağın bulunmadığı kanaatine varıldığı, geleceğe yönelik kar kaybının ise 4 yıllık devrede cezayı aşan zarar oluştuğu beyan edilmiştir.İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından aldırılan 04/09/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davalı ...'nin 2019 yılında 217.781,81TL net satış olduğu, -2.643,23 TL zarar ettiği, 2019 yılında davalının iki farklı sektörde faaliyet gösterdiği, 81.750 TL satış gelirini Karacabey orman işletmesine ait olduğu, 2020 yılında 125.774,32 TL net satış olduğu, 11.290,67 TL Kar elde ettiği, Davacı .... Ltd. Şti'ne Ait Gelir Gelir Tablosunda 2019 Yılında 5.664.704,76 TL Net Satışı olduğu, 128.499,67 TL Kar ettiği, 2020 Yılında 914.100,36 TL Net Satışı 914.100,36 TL olduğu, 17.064,72 TL Kar ettiği, davacı şirket tarafından talep edilen 5.000 TL (kısmi) cezai şart talebinin mahkemeye ait olduğu, Davacı şirket tarafından talep edilen 3.000 TL (kısmi) şart talebinin olduğu, markasal yönden davalı tarafa belirtilen bölge için markanın kullanılması bakımından inhisari bir lisans yetkisi verildiği, marka hakkı bakımından ise sözleşme süresince kullanılması gerekli bir markanın sözleşme süresinden önce herhangi bir bildirim yapılmaksızın kullanımının terki hususunun lisans sözleşmesinin marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.” (SMK. M. 29/1-Ç) anlamında marka ihlali teşkil etmeyeceği, bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, markanın kullanılarak ihlale konu olabileceği, kullanılmamasının ihlal teşkil etmeyeceği, ancak sözleşmeye aykırılık kapsamında yer alıp almama noktasında hukuki takdirinin mahkemeye ait olduğu, dosyadaki denetim raporunda normalde marka ihlali kapsamına giren eksiklikler tespit edildiği, sözleşme feshinin ise davacı yanca somut olarak bunlara dayandırılmaması nedeniyle ve bunlar bakımından dosyada bir ihtara yer verilmemesi, bunların davacı yanca düzeltileceği nazara alınarak rutin denetimlere konu olması nedeniyle söz konusu eksikliklerin “Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.” (SMK. M. 29/1-Ç) anlamında marka ihlali teşkil etmeyeceği, bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, ancak sözleşmeye aykırılık kapsamında yer alıp almama noktasında hukuki takdirinin mahkemeye ait olduğu, dosya kapsamında davacının marka hakkı kapsamı haricinde kalan iddialarının, sözleşmenin feshinin haklı olup olmaması, zarar tayin ve takdiri, dava taraflarının kusuru, cezai şartın niteliği, tenkisi, fahiş olup olmadığı gibi hususlar hukuki meseleler olup, bunların hukuki değerlendirme ve takdirinin mahkeme'ye ait olduğu dosya kapsamında davacıya kusur atfedilen iddialarda ise dosyada mübrez somut delillere rastlanılamadığı ve ayrıca sözleşme maddeleri gereğince de davacı yanı zorlayıcı taahhüt hükümlerinin bulunmadığı, bunların davacının bir yükümlülüğü değil, bir hak ya da yetkisi olarak düzenlendiği şeklinde rapor sunulduğu görüldü.İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından aldırılan 15/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kök rapordaki görüşlerini tekrar ettikleri anlaşılmıştır.Davacı tarafın ... numaralı ... ibareli markanın tescilli sahibi olduğu, işbu markanın kullanılması amacıyla davalı ile aralarında 06/03/2019 tarihli ... sözleşmesi düzenlendiği, davalı tarafından sözleşme kapsamında ödemesi gereken ödemelerin gerçekleşmediği iddiasıyla önce Kadıköy ... Noterliğinin 04/08/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Kasım 2019 tarihinden itibaren sözleşmenin 9.1 (ciro payı ödemesi) ve 8.5 (reklam katkısı) maddelerine göre ödeme yapılmadığı, 3.16 maddesine göre aydınlatma-bilgi verme, mali durumuna dair bilgi ve belgeleri gönderme, yerinde incelenmesine izin verme görevinin yerine getirilmediği, mağazadaki kamera ve satış sisteminin kapalı olduğu, mağaza adresine gelindiğinde logoların söküldüğü ve mağazanın terk edildiği, icra takibine de dosyadaki işyerinin kapatıldığının bildirildiği, sözleşme süresince işyerinin hazır ve faal tutulması şeklindeki 11. Maddesinin ve işletmenin işleyişini aksatmayacak şekilde bir miktar sermayenin hazır bulundurulması hususlarını düzenleyen sözleşmenin 6.9 maddesinin ihlal edildiğinin ve işyerinde faaliyette bulunmak üzere 15 gün süre verildiğinin ihtar edildiği, davalı tarafça ihtarnameye cevap verilmediği, davacı tarafça gönderilen 06/10/2020 tarihli ikinci ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafça İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında, 5.026,72 TL (06/03/2019 tarihli ... sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili) talebiyle 04/03/2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça takibe itiraz edildiği, itiraz dilekçesinde işyerini 28 Şubat 2020 tarihinde kapattığını, alacaklı tarafın sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediği, reklam yapmadığı, ... ve ...'da bulunan şubelerini kapatarak kendilerini yalnız bıraktığı, zarar eden birçok şubeden birinin de kendileri olduğu, müvekkilinin bayisinin zarar ettiğini, dükkanı kapatmak istediğinde, ... ve ... firmalarına imza attım kapatamazsın dediğini, ancak ekonomik sıkıntılar nedeniyle işyerinin kapatıldığını, takibin durdurulmasını sözleşmenin de iptalini talep ettiği, alacaklı vekilinin icra dosyasına ibraz ettiği 13/07/2020 tarihli dilekçesinde kısmi itirazın geçerli olmadığını ileri sürerek takibin devamını talep ettiği, dilekçenin bu tarih itibarıyla davacı vekiline tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Sözleşmenin sona ermesi başlıklı 12.3 Maddesinde; ...'nin sözleşme çerçevesinde yükümlülük, taahhüt, külfet ve borçlarını yerine getirmediği yahut getiremediğinin ... tarafından tespiti halinde ...'ye 30 günü geçmemek üzere belirtilen aykırılığın düzeltilmesi ve uygun hale getirilmesi için mehil verir, bu süre içerisinde aykırılığın giderilmemesi halinde 2. Kez süre verilebilir, bu süreler içerisinde aykırılığın düzeltilmemesi yahut 3. Kez süre verilmesini gerektirir davranış veya aykırılıkların ... tarafından tespiti halinde sözleşme haklı nedenle feshedilebilir hükmü düzenlenmiştir.Sözleşmenin 12.6 bendinde ise sözleşmenin ... alanın kusuru ile haklı nedenle feshi halinde, ... verenin doğmuş ve doğacak tüm alacaklarının muaccel olacağı ve ... alanın 85.000 TL cezai şartı kayıtsız ve şartsız ödeyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda alınan bilirkişi raporları ve taraf vekillerinin beyanları, tüm dosya kapsamından, sözleşmenin davalının 29/02/2020 tarihinde işyerini fiilen kapatması nedeniyle fiilen sona erdiği, alacaklı vekilinin icra dosyasına ibraz ettiği 13/07/2020 tarihli dilekçesinde kısmi itirazın geçerli olmadığını ileri sürerek takibin devamını talep ettiği, dilekçenin bu tarih itibarıyla davacı vekiline tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin 04/08/2020 tarihli ihtarında ödenmeyen ciro payı ödemesinin (Sözleşme 9.1) ve reklam katkısının (Sözleşme 8.5) yapılmadığını ileri sürdüğü ve ihlallerin sona erdirilmesi için 15 gün süre verdiği anlaşılıyorsa da, ödenmesi gereken miktarların bildirilmediği, 04/03/2020 tarihli icra dosya borcunun da ihtarname tarihinden önce davalı tarafça ödendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporundan, davacı şirket kayıtlarında, cari hesapta davacının cari hesap borcunun bulunmadığı, davalının en son 24/12/2019 tarihinde 1.180 TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 3.16 maddesinde ... alanın aydınlatma yükümlülüğü ve her ayın sonu itibarıyla gelir gider tablosu, toplu satış raporu, cirosunu ve kendisinden ... tarafından talep edilen diğer planlama ve denetim için gereken performansı ve mali durumu belirlemeye yönelik gerekli diğer işletme belgelerini ve bilgilerini francisee merkezine ulaştırmakla, teslim etmekle ve ... tarafından gönderilen kişilere işletme kayıtlarını mağaza içerisinde yerinde incelenmesi konusunda gerekli kolaylığı sağlamakla yükümlüdür hükmünün ihlal edildiği ileri sürülmüşse de, davacı tarafça bu yükümlülüğün işyerinin kapatılması nedeniyle yerine getirilmediğinin ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır.Davacı tarafça Kadıköy ... Noterliğinin 06/108/2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin işletmenin tekrar açılmaması nedeniyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 5. Maddesinde sözleşmenin 5 yıl süreli olarak imzalandığı, sözleşmenin 11. Maddesinde ... alanın sözleşmede belirtilen adreste sözleşme boyunca faal bulundurulması şartının kabul edildiği, davalı tarafça icra takibine itirazında 29/02/2020 tarihinde işyerinin kapatıldığının kabul edildiği, davalı tarafça davacının yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle zarar ettiği ileri sürülmüşse de, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğine dair iddiaların ispatlanamadığı gibi davalı tarafça davacıya ihtar gönderilerek sözleşmeye aykırılıkların giderilmesi için süre verilmediği, temerrüde düşürülmediği, davacı tarafa herhangi bir bildirimde bulunulmaksızın fiilen işyerinin kapatıldığı, her ne kadar bilirkişi raporları ile davalının işyerinin zarar ettiği tespit edilmişse de, zarar edilmesinin davalının haklı görülmesine yol açmayacağı, basiretli tacir olarak sözleşmenin imzasından önce tüm koşulları ile değerlendirme yapılmasının gerektiği davalının sözleşmenin sona ermesinde kusurlu olduğu, davacının cezai şart talebinde haklı olduğu, davalı tarafın tacir olup sözleşme hükümlerinin genel işlem şartı nedeniyle geçersiz olduğuna yönelik itirazlarının dinlenemeyeceği anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari ilişkiden ve davalının ticari işletmesi ile ilgili ... sözleşmesinden kaynaklandığı, TBK 182/3 maddesinin kural olarak tacirler arasında uygulanamayacağı ve tacirlerin TTK 22. Madde gereğince cezai şartın indirilmesini talep edemeyeceği kabul edilmekle birlikte, uygulamada, sözleşmelerin taraflarından birinin baskın olması ve karşı tarafın güçsüzlüğünden yararlanarak sözleşmenin imzalanması aşamasında ağır cezai şart hükümlerinin kabul ettirilmesi, borçludan cezai şartın tamamının tahsili halinde borçlunun ekonomik olarak mahvına neden olması şartlarının gerçekleşmesi halinde hakimin cezai şartın indirilmesine karar verebileceği kabul edilmiştir.Davalı tarafın dosya kapsamına yansıyan mali durumu, mahkemece alınan 03/09/2021 tarihli bilirkişi raporundan, hükmolunan cezai şartın tamamının tahsili halinde davalının ekonomik olarak sarsılmasına çökmesine neden olacağı göz önüne alınarak, mahkemece somut olayın koşulları ve davalının ekonomik durumu dikkate alınarak cezai şartın tenkisine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususta değerlendirme yapılmaması yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 42.500,00 TL cezai şartın dava tarihi olan 23/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin cezai şart talebi ile, 3.000,00 TL zarara ilişkin davanın reddine karar verilmiş, cezai şartta Dairemizce hakkaniyet indirimi yapıldığından, reddedilen cezai şart yönünden davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2025 tarih, 2025/633 E., 2025/649 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, - 42.500,00 TL cezai şartın dava tarihi olan 23/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin cezai şart talebinin reddine, - 3.000,00 TL zarara ilişkin davanın reddine karar verilmiş, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.903,17 TL karar harcından peşin alınan (peşin+ıslah) 1.503,62 TL'nin mahsubu ile 1.399,55 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 59,30 TL başvurma harcı, 1.503,62 peşin harç+ıslah harcı, 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.571,42 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 6.650,00 TL bilirkişi ücreti, 1.230,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 7.880,00 TL'nin, ( davanın sadece reddine karar verilen 3.000 TL'lık kısmı dikkate alınarak) kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 7.360,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 42.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e-Davanın reddine karar verilen tazminat talebi yönünden, davalı lehine 3.000 TL nispi vekalet ücreti taktirine davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 4/e-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11. ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya Hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin 3013,00 TL'sinin davalıdan, 107,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 316,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.999,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi 05/03/2026