İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türk Patent Enstitüsü'nden alınan marka tescil belgesi uyarınca, 16/03/2013 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle ... markasının sahibi olduğunu, 28/10/2016 tarihinde ... markâsını kullanım hakkı için davalı ... ile 5 yıllık Franchise sözle…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/662 KARAR NO : 2025/1327 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/02/2022 NUMARASI : 2017/469 E. - 2022/111 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türk Patent Enstitüsü'nden alınan marka tescil belgesi uyarınca, 16/03/2013 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle ... markasının sahibi olduğunu, 28/10/2016 tarihinde ... markâsını kullanım hakkı için davalı ... ile 5 yıllık Franchise sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme uyarınca ürünlerin davalıya zamanında ve tam teslimine rağmen, eksik yapmış olduğu ödemeler nedeni ile davalının birikmiş 17.842,08 TL borcu ödemediğini, aleyhine başlatılan icra işlemine itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, bu nedenle davalı hakkında itirazın iptali davası açıldığını, 28/03/2017 tarihli ihtarname keşide edildikten sonra ve davalıya ürün gönderimi durdurulduktan sonra dahi davalının satışa devam ettiğini, davalının müşterilerinin, ürün kalitesi ile ilgili olarak yemek sepeti isimli sitede şikayet ettiklerini, ürünlerin kendilerinden alınmadığına göre dışarıdan temin edildiğini, bunun sözleşmeye aykırı olması nedeni ile sözleşmenin feshedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 5/13.maddesi gereğince franchise alanın, franchise verenin yazılı onayı olmadan ürünleri franchise verenin göstereceği kişiler dışındaki kimselerden de temin edemeyeceğini, davalının satışa arz ettiği tavuk ürünlerinin müvekkilinden alınmadığını, neticeten sözleşmeyi ihlal etmesi ve haklı fesih uyarınca ödemesi gereken cezai şart bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile asgari %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin 6. maddesinde belirtilen, “ürünlerin hukuksal gerekliliklere, sağlık koşullarına uygun olarak, gerekli ruhsatlar dahilinde üretilmesi” koşuluna aykırılığının tespit edildiğini, bunun üzerine davacıya ihtarname yollandığını kabul edilmemesi nedeni ile ikinci bir ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, davacı tarafın ise cezai şarta dayalı olarak takip başlattığını, takibe itiraz ettiklerini, İstanbul 9. ATM kanalı ile davacının adresine gidilerek yapılan delil tespitinde 73 parametrenin sağlıklı üretim için uygun bulunmadığını, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından tesis edilen raporlarla da bu durumun belgelendiğini, bu nedenle cezai şart talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi kararıyla; Sonuç olarak davacı davasının temellerini, davalının ürün bedellerini ödememesi ve kendisinden alması gerekirken başka yerden ürün tedarik etmesine dayandırmaktadır. Buna binaen haklı fesih nedeniyle sözleşmenin 4/4. bendine dayalı olarak cezai şart istemine hak kazandığını ileri sürerek eldeki itirazın iptali davasını ikame etmektedir. Davalı ise davacının sağlığa aykırı ürün temin etmesi nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini savunmaktadır. Yukarıda da değinildiği üzere, itiraza uğramayan delil tespiti raporu içeriğine göre davacının işletmesinin, kayıt belgesinin ve ruhsatının olmadığı, imalatını gerçekleştirdiği ürünlerin gıda mevzuatına uygun olmadığı tespit edildiğinden davalının davacıdan ürün alımını durdurmakta haklı olduğu ve öte yandan teslim ettiğini iddia ettiği ürün bedellerini hak kazandığını davacı tarafın mahkemesinde ispat edemediği anlaşıldığından davacının feshinin haklı olmadığı, buna binaen cezai şarta hak kazanmadığından bahisle," 1-Davanın REDDİNE,2-Kötü niyet tazminatı talebinin de dosya kapsamında davacının kötü niyeti anlaşılamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme davanın reddine ilişkin olarak " Karşılıklı borçlar bulunan ilişki de bir taraf edimini yerine getirmedikçe diğer tarafın temerrütünden ve sözleşme ihlalinden bahsedemez." bu iddiaya dayanak olarak alacaklı ve davacı oldukları İstanbul 3.Ticaret Mahkemesi dosyasını delil gösterdiğini, davanın reddine gerekçe olarak gösterilen Karşılıklı borçlar bulunan ilişki de bir taraf edimini yerine getirmedikçe diğer tarafın temerrütünden ve sözleşme ihlalinden bahsedilemeyeceğini, dosyadaki cevapların redde gerekçe olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış olmalarına rağmen aynı hakkın müvekkiline verilmediğini, kararın bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının tanıklarının dinlenmediğini, bu tanıkların dinlenmesi gerektiğini, davalı ... hakkında İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/38 D.İş dosyasının 19.04.2017 tarihli kararı uyarınca tespit yaptırıldığını ve ...'in müvekkiline ait ... markasını halen kullandığı tespitinin yanı sıra davalının "..." tabelası altında ... ürünlerini satmaya devam ettiğinin görüldüğünü, bu tespitin mahkemece değerlendirmediğini, kararın "22/06/2017 tarihli yapılan delil tespiti neticesinde bir takım sıhhi şartlara aykırılıkların tespit edildiğini, bu delil tespit raporunun müvekkiline tebliğ edildiğini ve itirazının bulunmadığını, müvekkili yapılan tespitler ve çekilen ihtarnameden hemen sonra sözleşmeyi fesih yoluna gittiğini, davalı sözleşme kurallarını ihlal ettiğini, davalının delil tespit tarihi mahkeme kararında 22.06.2017 olarak yazılı olduğunu, fesih tarihi ise 04.04.2017 olduğunu, Haziran, Nisan ayından sonraki bir tarih olduğu için maddi gerçeklere aykırılık söz konusu olduğunu, ihtarı çeken kişinin müvekkili olduğunu, ihtara uymayan davalı olduğunu ve sonrasında sözleşmenin feshedildiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 67 maddeye göre açılan itirazın iptali davasıdır.Alacaklı tarafından İstanbul 6. İcra müdürlüğünün 2017/12801 esas sayılı dosyasında franchise sözleşmesine istinaden cezai şart alacağı ve faizinin tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır.Davacı vekili, müvekkilinin Türk Patent Enstitüsü'nden alınan marka tescil belgesi uyarınca, 16/03/2013 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle ... markasının sahibi olduğunu, 28/10/2016 tarihinde ... markâsını kullanım hakkı için davalı ... ile 5 yıllık Franchise sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme uyarınca ürünlerin davalıya zamanında ve tam teslimine rağmen, eksik ödeme yaptığını, 17.842,08 TL borcun tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattıklarını itirazın iptali davasının bulunduğunu, ihtarnameden sonra davalıya ürün gönderimini durdurduklarını, davalının satışa devam ettiğini, davalının müşterilerinin, ürün kalitesi ile ilgili olarak yemek sepeti isimli sitede şikayet ettiklerini, ürünlerin kendilerinden alınmadığına göre dışarıdan temin edildiğini, bunun sözleşmeye aykırı olması nedeni ile sözleşmenin feshedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 5/13.maddesi gereğince franchise alanın, franchise verenin yazılı onayı olmadan ürünleri franchise verenin göstereceği kişiler dışındaki kimselerden de temin edemeyeceğini, davalının satışa arz ettiği tavuk ürünlerinin müvekkilinden alınmadığını, neticeten sözleşmeyi ihlal etmesi ve haklı fesih uyarınca ödemesi gereken cezai şart bedelinin tahsili için icra takibi başlattıklarını belirtmiştir.Taraflar arasındaki franchise sözleşmesine göre franchise alan ürün bedelini ödemekle yükümlü olduğu, haklı fesih halinde fesihte bulunan taraf diğer taraftan uğradığı zararların yanı sıra cezai şartta isteyebileceği kararlaştırılmıştır.Beyoğlu 59. Noterliği, ... yevmiye nolu 13/04/2017 tarihli ihtarnamede davalı tarafından sözleşmenin haklı sebeplerle fesih edildiği ve cezai şartın ödenmesi talep edilmiştir.Kartal 23. Noterliği, ... yevmiye nolu 04/04/2017 tarihli ihtarnamede davacı tarafından sözleşmenin haklı sebeplerle fesih edildiği ve cezai şartın ödenmesi talep edilmiştir.Kartal 23. Noterliği, ... yevmiye nolu 28/03/2017 tarihli ihtarnamede davacı tarafından, davalıya gönderilen " İhtarname ekinde 25.03.2017 tarih ve 17.842,08 TL bedelli ödenmemiş faturanız yer almaktadır. İhtarnamenin tebliğinden itibaren üç gün içerisinde ... no'lu iban numarasına fatura bedelinin yatırılmasını, ödemenin yapılmaması halinde ürün gönderiminin yapılamayacağını, fatura bedeli ile ilgili olarak hakkınızda icra takibi başlatılacağını ve sözleşmede yazılı fesih maddeleri gereğince sözleşmenin feshedilerek sözleşmede yazılı cezai şartların tarafınızdan talep edileceği" belirtilmiştir.Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmenin haklı fesih edilip edilmediği noktasında toplandığı, hem davacı hem davalı sözleşmeyi haklı sebeplerle fesih ettiğinin ileri sürüldüğü, davacının davasının temellerini, davalının ürün bedellerini ödememesi ve kendisinden alması gerekirken başka yerden ürün tedarik etmesine dayandırdığı, davalının ise davacının sağlığa aykırı ürün temin etmesi nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini savunduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafından açılan fatura alacağına ilişkin itirazın iptali davasının görüldüğü, İstanbul 3. ATM nin 2017/458 esas, 2018/867 karar verildiği ve mahkemece davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın 09/12/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.İstanbul 9.ATM nin 2017/2049 esas sayılı dosyasında mevcut delil tespit raporunda, davacının işletmesinin, kayıt belgesinin ve ruhsatının olmadığı, imalatını gerçekleştirdiği ürünlerin gıda mevzuatına uygun olmadığı tespit edilmekle, davacının insan sağlığını riske atacak şekilde üretim yaptığı anlaşılmaktadır.Davacı teslim edilen ürün bedelinin ödenmediğini ileri sürmüş ise de buna ilişkin yargılamanın devam ettiği İstanbul 3. ATM nin 2017/458 esas, 2018/867 karar sayılı dosyada davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği davacı tarafından ürünün teslim edildiği hususu da ispat edilemediğinden davacının haklı fesih hakkı bulunmadığından ve franchise sözleşmesine istinaden cezai şart alacağını talep edemeyeceğinden sübut bulmayan davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına göre hukuken yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2022 tarih ve 2017/469 E., 2022/111 K. sayılı kararına karşı davacının vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2025