İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ek iş olarak su tesisatçılığı yaptığını, ..., ... ve ... ve kendisinin işi büyütmek için hepsinin ayrı ayrı boş bir senede imza atıp ...'ye verdiklerini, anlaşmaya aykırı olarak tanımadıkları biri tarafından doldurulan senedin tanı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2026/271 KARAR NO:2026/495 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:22/05/2025 NUMARASI:2024/366 E. - 2025/386 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ek iş olarak su tesisatçılığı yaptığını, ..., ... ve ... ve kendisinin işi büyütmek için hepsinin ayrı ayrı boş bir senede imza atıp ...'ye verdiklerini, anlaşmaya aykırı olarak tanımadıkları biri tarafından doldurulan senedin tanımadığı ... ...'e vermiş gibi ... tarafından icraya konulmuş ve icra müdürlüğü tarafından ödeme emrinin tebliğ edilmiş olduğunu, bunu üzerine evini sattığını ve daha sonra savcılığa şikayette bulunduğunu, senedin sonradan doldurulduğunu, her hangi birinden her hangi bir mal ve para almadığını, ortada bir dolandırıcılık olduğunu, bütün bu nedenlerle davalılarla mevcut ve geçerli bir hukuki ilişkinin bulunmadığının tespiti ile mahkemece teminatlı veya teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalılara ödenmemesini ve Anadolu 20. İcra Dairesinin... sayılı dosyası ile yapılan takibinin durulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile yasa gereği alacağın %25 ten az olmamak kaydı ile alınacak tazminatın davalılardan tahsiline, talep ve dava etmiştir.Davalı taraf eldeki davaya herhangi bir cevap vermemiş, HMK 128 madde hükmü uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde başvuru halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.Dairemizce 09/02/2024 tarihli 2023/1928 Esas 2024/240 Karar sayılı kararıyla; "Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23/02/2023 tarih ve 2022/75 E., 2023/49 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE", karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; -Davanın REDDİNE, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin borcu bulunmadığını, sahte senetler ve açığa atılan imzaların kötüye kullanılması yoluyla başlatılan icra takibiyle zor durumda bırakıldığını, bu nedenle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdindeki 2022/49422 sayılı soruşturma dosyasının akıbetinin bekletici mesele yapılması gerektiğini, ceza yargılamasından çıkacak kararın hukuk mahkemesini bağlayacağını ancak yerel mahkemenin bu dosyayı beklemeden davanın reddine karar verdiğini, mahkemenin gerekçeli kararında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğunu belirtmesine rağmen tam aksi yönde hüküm kurarak gerekçe ve hüküm arasında çelişki yarattığını, yargılamanın her aşamasında borcun varlığı inkar edilmesine ve davalı tarafça alacağın varlığına dair hiçbir delil sunulmamasına rağmen ispat yükünün kendilerine yüklendiğini, takibe konu senet üzerindeki yazı ve imzalara ilişkin bilirkişi incelemesi taleplerinin nedensizce reddedilerek adil yargılanma hakkının zedelendiğini, müvekkili ile davalılar arasında bir alacak ilişkisi olup olmadığının irdelenmediğini, benzer şekilde dava dışı başka bir şahsa karşı da aynı yöntemle icra takipleri başlatıldığını ve bu dosyalar arasındaki irtibatın göz ardı edildiğini, yerel mahkemece yetersiz araştırma ve usule aykırı ispat kurallarıyla karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkilinin su tesisatçılığı işini büyütmek amacıyla ..., ... ve ... ile birlikte ayrı ayrı boş senetlere imza atarak ...’ye verdiklerini, ancak anlaşmaya aykırı şekilde bu senedin sonradan doldurularak tanımadığı ... ... lehine düzenlenmiş gibi gösterildiğini ve ... tarafından icraya konulduğunu ortada dolandırıcılık bulunduğunu beyanla menfi tespit ve tazminat talep etmiştir.İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23/02/2023 tarih ve 2022/75 E., 2023/49 K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebi Dairemiz kararı ile reddedilmiş ve yukarıdaki esasa kayıtla yargılamaya devam olunmuştur.İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra dosyasında, davalı tarafından, davacı ve ... ... aleyhine takibe geçildiği, takibin dayanağı senedin keşidecisinin ..., lehtarın ... ..., 40.000,00 USD Miktarlı 05/04/2015 Tanzim Tarihli, 30/07/2020 Vade Tarihli "nakten" kaydına havi bono olduğu, lehtar tarafından davalıya ciro edildiği görülmüştür.İstanbul Anadolu CBS 2022/49422 soruşturma sayılı dosyasında , şikayet dilekçesindeki iddianın ve anlatımın açığa atılan imzanın kötüye kullanılması mahiyetinde eldeki dava dilekçesi ile benzer olduğu, davalı hakkında açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan soruşturma yürütüldüğü, soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporunda dava konusu senetteki imzanın ve lehtar cirosunun davacı ... ve lehtar ... eli ütünü olduğu yönünde kanaat belirtildiği , ... ...'nın senedi davacıdan aldığı ve davalıya ciro ile devrettiği yönünde ifade verdiği , soruşturmanın derdest olduğu görülmüştür.Mahkemece kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, senedi elinde bulunduran hamilin alacağın dayanağı olan hukuki ilişkiyi ayrıca ispat etmek zorunda olmadığı, davacının imzalı boş senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. Bu kapsamda bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir.Dosya kapsamına göre dava konusu senedin TTK m.776 uyarınca zorunlu unsurları taşıyan bir bono niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı vekili yargılama sırasında senet üzerinde imza incelemesi yapılmasını talep etmiş ise de davanın imza inkarına dayalı açılmadığı , senet üzerinde bulunan imzanın keşideci sıfatıyla davacıya ait ancak bononun boş olarak imzalanıp verildiğini ve sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğunu ileri sürmüş olduğundan imza incelemesine gidilmediği yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 680. maddesinde, tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bir poliçenin aradaki anlaşmalara aykırı şekilde doldurulması halinde bu durumun hamile karşı ileri sürülemeyeceği, ancak hamilin poliçeyi kötü niyetle iktisap etmiş olması veya iktisap sırasında ağır kusurunun bulunması halinde bu iddianın ileri sürülebileceği düzenlenmiştir. Senedin boş bırakılan kısımlarının anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispatlanması gerekir.Somut olayda davacı ..., bononun anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğunu ve bedelsiz olduğunu ileri sürmüş ancak bu iddialarını yazılı bir delille ispat edememiştir. Ayrıca dava konusu bonoda keşideci ..., hamil ise ... (...) olup, senedin keşideci tarafından imzalanarak lehtara verildiği ve daha sonra ciro edilerek hamile geçtiği davacı tarafından ileri sürülen bedelsizlik ve anlaşmaya aykırı doldurma iddialarının esasen lehtara karşı ileri sürülebilecek şahsi defiler niteliğinde olduğu,TK m.686 hükmü gereğince son ciro beyaz ciro olsa dahi senedi elinde bulunduran kimsenin, müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan hakkı anlaşılıyorsa yetkili hamil sayılacağı, senedi ciro yoluyla devralan davalının yetkili hamil olduğu, davalı hamilin senedi kötü niyetle iktisap ettiğine veya iktisap sırasında ağır kusurlu olduğuna dair delil bulunmadığı, bu konuda savcılık soruşturması bakımından da somut bir delil gösterilmediği, aynı şekilde senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası ile şikayetçi olunduğu bu durumda ceza soruşturmasının sonucunun beklenilmesinin bir katkısının bulunmayacağı , keşideci ile lehtar arasındaki şahsi defilerin yetkili hamile karşı ileri sürülemeyeceği, davacı tarafından düzenlenerek lehtara verilen ve daha sonra ciro edilen bononun bono vasfını koruduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/05/2025 tarih ve 2024/366 E. 2025/386 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026