İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Gazetecilik Anabilim Dalı, Basın Ekonomisi ve İşletmeciliği Bilim Dalında yüksek lisans öğrencisiyken “...” adıyla yüksek lisans tezi hazırladığını, müvekkiline tez danışmanı olarak Yrd. Doç.…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/781 KARAR NO : 2026/317 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 22/01/2020 NUMARASI : 2017/203 E. - 2020/41 K. DAVANIN KONUSU: FSEK Kapsamında Tecavüzün Tespiti, Men ve Ref'i, Maddi ve Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Gazetecilik Anabilim Dalı, Basın Ekonomisi ve İşletmeciliği Bilim Dalında yüksek lisans öğrencisiyken “...” adıyla yüksek lisans tezi hazırladığını, müvekkiline tez danışmanı olarak Yrd. Doç. ...'ın atandığı, müvekkilinin ...’a teziyle ilgili danışmanlık almak amacıyla ulaşmaya çalıştığını ancak bir türlü ulaşamadığını, bunun üzerine müvekkilinin davalıya ulaşma çabalarını ve okulda kendisini bir türlü bulamama isyanını ve randevu talebini içeren maili ilk olarak 08.06.2011 tarihinde gönderdiğini, mailine cevap alamadığını, müvekkilinin defalarca Yüksek Lisans Tezini davalıya mail attığını fakat hiçbir geri dönüşün sağlanmadığını, gerektiği takdirde müvekkilinin söz konusu mailleri davalıya gönderdiğine dair bilgisayar yazılımında uzman bir bilirkişi görüşü alınmasını talep ettiklerini, müvekkilinin davalıdan hiçbir yönlendirme alamadan 07.09.2011 tarihinde jüri önüne çıktığını ve yüksek lisans tezinin oybirliğiyle onaylandığını, müvekkilinin yüksek lisans tezi onaylandıktan sonra da bilimsel çalışmalarına devam etmiş olduğunu, yenilikleri ve gelişmeleri internet ortamından da takip etmeyi sürdürdüğünü, bu esnada müvekkilinin tamamen tesadüf eseri ...... El Kitabı adıyla bir kitap yayınlanmış olduğunu ve kendisine ait yüksek lisans tezinin 30-42. sayfaları arasındaki söz konusu kitabın 33-41. sayfaları arasında birebir basıldığını, kitabın ne dipnot kısımlarında ne de kaynakça bölümlerinde müvekkilinin adından veya yüksek lisans tezinden hiçbir şekilde bahsedilmediğini gördüğünü, müvekkilinin ...... El Kitabı'nı incelediğinde; kitabı yayına hazırlayanların ..., ... ve ...’ın olduğunu, kitabın ... Demeği Yayınlarından çıktığını, kitabın ... Ltd. Şti tarafından basıldığını gördüğünü, davalı ...’ın diğer davalılarla hareket ederek ...... El Kitabı isimli bir kitabı yayma hazırladığını ve söz konusu kitabın diğer davalılar tarafından basılarak piyasaya sürüldüğünü, intihale konu 13 sayfanın söz konusu kitap için önemli bir yer teşkil etmekte olduğunu, basılan kitap ve müvekkilinin tezi karşılaştırıldığında müvekkilinin Yüksek Lisans Tezinden intihalde bulunulduğunun sabit olacağını, davalılar tarafından FSEK m. 71/1-deki intihal suçu işlenmiş olduğunu ve bu sebeple davalılar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/30961 nolu soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca davalı ...’ın bir akademisyen olduğu hususu da göz önüne alındığında, davalının idari görevleri açısından da mevzuata aykırı davrandığının aşikar olduğunu, tecavüzün ref i ve men’i ile maddi ve manevi tazminat ile hükmün ülke çapında yüksek tirajlı gazetede ilanını talep ettiklerini, davalıların kitabının daha önce yayınlanmış olduğu için sanki intihali kendisi yapmış gibi görüleceğini ve hırsızlık yüzünden zan altında kalacağını ayrıca ileride çıkacağı doçentlik jürisinde de bu konu nedeniyle müvekkilinin çalışmalarının gölgeleneceğini, davalıların söz konusu kitapla ilgili olarak lansman toplantıları yapmış olduklarını, seminerler verdiklerini, yazılı ve görsel medyada yer aldıklarını ve akademik kariyer anlamında da yükseldiklerim, davalıların ...gazetecileri ve akademisyenleri arasında söz konusu kitap nedeniyle de itibara sahip olduklarının tartışmasız şekilde ortada olduğunu, davalıların söz konusu kitabın yayımı nedeniyle gelir elde etmekte olduklarım, kitabın kitapçılarda 12 TL’den internet sitelerinde ise 14,10 - 13,61 - 9,60 - 9,00 - 8,64 TL gibi fiyatlara satılmakta olduğunu, tecavüzün refine ve men’ine, FSEK m. 68 uyarınca üç katı tazminat taleplerine karşılık şimdilik 5.000 TL’nin Eylül 2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine, FSEK m. 70/1 uyarınca müvekkilimin ihlal edilen manevi haklarına karşılık 70.000 TL’nin davalılardan tazminine, FSEK 67 ve 68 uyarınca hükmün ülke çapında yüksek tirajlı gazetede ilanına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı ... Derneği vekili cevap dilekçesinde; soyut intihal iddiasının ispata elverişli delillerinin davacı tarafından sunulmadığını, davacının iddiasının kendi tezinden intihal yoluyla bir bölümünün alınarak ... tarafından yazılan eserin oluşturulmasında kullanıldığı iddiası olduğunu, davacının tazminat taleplerinin bahsi geçen intihali yapan kişiye yöneltilmiş olmasının gerekli olduğunu, burada önemle üzerinde durulması gerekli olan hususun davacının yüksek lisans tezinin kendisinin haberi ve izni olmaksızın müvekkili demek tarafından basılması gibi bir olayın asla söz konusu olmaması olduğunu, müvekkili ... Derneği’nin kurumsal yönetim anlayışının ülkemizde tanınmasına ve gelişmesine katkıda bulunmak ve en iyi uygulamalarıyla hayata geçirilmesini sağlamak amacıyla 2003 yılında gönüllü bir sivil toplum örgütü olarak kar amacı gütmeyen demek statüsünde kurulduğunu, müvekkili derneğin yürüttüğü faaliyetler itibariyle bir basın kuruluşu ve/veya yayıncı olmadığı gibi davaya konu kitabın içeriğine ve meydana getirilişine en küçük bir dahilinin bulunmadığım, müvekkilinin dernek tüzüğü ve misyonu ile belirlemiş olduğu kurumsal yönetim alanında sürekli olarak araştırma ve eğitim çalışmaları yürütmekte olduğunu, müvekkilinin bu alanda en yetkin en uzman kurum olmuş olsaydı ve hatta söz konusu kitabın editörlüğünü üstlenmiş olsaydı dahi kitabın basın tarihinden önce alenileşmemiş bir tezden madden, mantıken ve hukuken haberdar olmasının mümkün olmadığını, davaya konu iddia gerçek ise böyle bir kontrolü yapma kabiliyetinin ve sorumluluğunun ancak davalılardan ...’da bulunmakta olduğunu, davacının 5.000 TL maddi tazminat talebinde bulunduğunu ancak tazminatı hangi kıstasa bağlı olarak ne şekilde istediğinin dava dilekçesinde yer almadığını, kitapların mali haklarının ... Ltd. Şti’ne ait olduğunu, müvekkili TKYD’nin söz konusu kitaptan herhangi bir kazanç sağlamadığını, tecavüzün ref i ve men’i taleplerinin de reddinin gerektiğini, davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2017/203 esas, 2020/41 karar sayılı, 22/01/2020 tarihli kararı ile; "Davacı ...'in tezi ile davalıların ...Gazetesi El Kitabı karşılaştırılıp incelendiğinde, davacının kitabındaki dizgi ve sayfa durumuna göre bir iki kelime hariç doğrudan 10 (on) sayfa, davalıların (...Gazetesi El Kitabı) kitabında (s.33-41) dizgi aralığı biraz sıkça olduğundan 9 (dokuz) sayfa, davacı eser sahibinin ve eserin adını hiç belirtmeden doğrudan iktibas serbestinin dışında izinsiz ve kaynak göstermeden alıntı yapılmıştır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yapılan bu denli geniş alıntı intihal olarak tanımlanmaktadır. İntihal başkalarının düşüncelerini veya çalışmalarını izinsiz alarak bilgi kaynağını bildirmeden ve atıfta bulunmadan kullanmak ve kendi görüşünüz gibi savunmaktır. İntihal, davacının tezinde, 30 -42 sayfaya denk düşmektedir. Davalı yazar "...... El Kitabı" için yazmış olduğu 22 sayfaya karşılık bölüme, davacının tezinden 9 sayfa almış, kaynak göstermemiş, atıf yapmamış, açık bir intihal yapılmıştır. '...... El Kitabı'nın 2011 baskısının içindekiler bölümüne bakılınca koyu karakterlerle bölüm/kısım başlıkları açıkça belirlenmiştir. Bu belirlemeye göre davalı ... 22 sayfa yazmış, bunun 9 sayfası davacının tezinden kaynak gösterilmeden alındığı tespit edilmiştir.Davacının eserinden izinsiz ve kaynak gösterilmeden intihal boyutuna varan alıntı yapılması eyleminden sadece ilgili bölümü yazan davalı ... değil, kitabı basan ve yayınlayan diğer davalıların da davacıya karşı sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır. Davalı intihale konu kitapta 9 sayfa davacıdan, 13 sayfa da kendinden toplam 22 sayfa yazdığı ve maddi ve manevi haklarının tamamını devrettiği, karşılığında da 5.000,00 TL brüt, stopajı ödendikten sonra da net 4.100,00 TL kazanç sağladığı, Davacının 4.100,00 TL'ye karşılık, eserde 9 paya sahip olduğu, bir payın 186,36 TL hesabından 9 payın 1.677,24 TL davacıya ödenmesi gerektiği, sonucuna varılarak FSEK m. 68 uyarınca takdiren üç katı tutarında maddi tazminata karar verilmiştir.Diğer taraftan davacının akademik kariyerinin başındaki çalışmasının, tez danışmanı olan davalı ... tarafından intihale konu edilmesinin davacıda büyük bir üzüntü ve elem kaynağı olduğuna şüphe yoktur. Üniversiteler güvenilirliği olan kurumlar olmalıdır.Bilimsel araştırmanın objektifliği ve güvenilirliği bu şekilde kötüye kullanımlarla zedelenmektedir. Burada sadece davacının değil tüm ülkeninin güvenirliği ve imajı zarar görmektedir. Tüm bu sebeplerle davalının eyleminin ağır bir fiil olduğu ve davacıda ağır bir manevi zarara yol açtığı kabul edilerek, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmaması ilkesi gözetilerek manevi tazminata karar verilmiştir. Bu nedenlerle davanın KISMEN KABULÜNE, Davalılardan ...'ın davacıya ait yüksek lisans tezini intihal yaparak diğer davalılara yayınladığı ...... El Kitabı isimli kitapla yayınlandığı, bu hususun eser sahibi mali ve manevi haklarını ihlal ettiğinin tespitine, rayiç bedel olarak ihlal yapan yazarın aldığı ücretin baz alınarak bulunan 1.677,24 TL'nin takdiren üç katı kadar tutarının 5.131,72 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının manevi haklarının ağır bir şekilde ihlal edildiği anlaşılmakla takdiren 25.000,00 TL manevi tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Tazminatlara Eylül 2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline, Hüküm kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalılardan alınmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına, Fazlaya dair taleplerin reddine, Davadaki diğer şahısların ihbar olunan olarak davadaki sıfatlarının düzeltilmesine" karar vermiştir. İSTİNAF: Davalı ... Derneği vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkili yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının Yüksek Lisans Tezinin, FSEK hükümleri uyarınca "eser" olmadığını, FSEK m.1/B-a hükmüne göre bir fikir çalışmasının FSEK kapsamında ‘‘eser’’ olarak kabul edilebilmesi için aranan en temel şartın, ortaya çıkan fikir ürününde sahibinin "hususiyeti"nin görülebilmesi olduğunu, yüksek lisans tezinden alıntı yapıldığı kabul edilse dahi bunun FSEK m.71 kapsamında "intihal"e yol açıp açmadığının değerlendirilebilmesi için öncelikle söz konusu çalışmanın FSEK hükümleri kapsamında korunan "eser" niteliği taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi gerektiği, yüksek lisans tezinden alıntı yapıldığı iddia edilen bölümler incelendiğinde yazarının kendi özgün düşüncelerini yansıtmaktan ziyade başka yazarların eserlerinden sürekli alıntı ve atıf yapıldığı, ancak tez sahibi davacının kendi özgün görüşü sayılabilecek değerlendirme ve analizler olmadığını, söz konusu yüksek lisans tezinden alıntı yapıldığı iddia edilen bölümler incelendiğinde yazarının kendi özgün düşüncelerini yansıtmaktan ziyade başka yazarların eserlerinden sürekli alıntı ve atıf yapıldığı ancak tez sahibi davacının kendi özgün görüşü sayılabilecek hemen hiç bir değerlendirme çıkarım ve analizin bu bölümde bulunmadığını, bilirkişi ‘‘yüksek lisans tezi özgün bir çalışma olmayıp derlemedir değerlendirmesi yaptığını, mahkemece seçilecek uzman bir bilirkişi tarafından ayrıca değerlendirme taleplerinin Prof. Dr. ...'un şerhine rağmen mahkemece inceleme konusu yapılmadığını, dava konusu olayda müvekkilinin ... Derneği'ne maddi ve manevi tazminat taleplerinin yöneltilemeyeceğini, müvekkili dernek, yürüttüğü faaliyetler itibariyle bir basın kuruluşu ve/veya yayıncı olmadığı gibi davaya konu kitabın içeriğine ve meydana getirilişine en küçük bir dahli dahi bulunmadığını, davacının yüksek lisans tezinin ‘‘aleniyet’’ kazanmasından önce davalı müvekkili Derneğin bu tezden haberdar olmasının imkânsız olduğunu, müvekkilinin TKYD davalının seçiminde veya taraflara arasındaki iletişime bulunmadığını, dosyaya sunulan son bilirkişi heyet raporunun 5. sayfasında, kitapta intihal olarak tespit edilen kısmın davalı ...’ın yazdığı bölüme ait olması nedeniyle sorumluluğun da ona ait olacağı yönünde tespit yapıldığını, müvekkili derneğin hiç bir satış yapmadığı ve gelir etmediği hususunun bilirkişilerce değerlendirilmediğini, mahkemece sanki intihali yapan sonrasında intihal yapılan eseri basan veya ücretle satan müvekkili Dernekmiş gibi maddi ve manevi tazminata mahkum kılındığını, davacının iddia ettiği manevi zarar ile müvekkilinin hiç bir fiili arasında maddi nedensellik bağı bulunmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçeli kararında müvekkili şirketin neden sorumlu tutulacağına ilişkin ayrıntılı gerekçe gösterilmediğini, kararda müvekkili şirket tüm alacak kalemlerinden sorumlu tutulduğunu, bu sorumluluğa ilişkin gerekçe gösterilmediğini, yalnızca “Davacının eserinde izinsiz ve kaynak göstermeden intihal boyutuna varan alıntı yapılması eyleminden sadece ilgili bölümü yazan davalı ... değil, kitabı basan ve yayınlayan diğer davalıların da davacıya karşı sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır.” tespiti yapıldığını, hangi gerekçeyle müvekkili şirketin sorumlu tutulduğuna ilişkin herhangi bir açıklama olmadığını, hükmün gerekçesiz olması gerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesince düzenlenen Adil Yargılanma hakkının ve Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama hürriyetinin de ihlali niteliğinde olduğunu, mahkemenin nasıl davalı ... değil, kitabı basan ve yayınlayan diğer davalıların da davacıya karşı sorumlu oldukları kanaatine varıldığını anlamadıklarını ve kararın kaldırılması talep ettiklerini, müvekkili şirkete maddi manevi tazminat taleplerinin yöneltilmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, tazminat talebi için şartlar oluşmadığını, davacının yüksek lisans tezinin kendisinin haberi ve izni olmaksızın müvekkili tarafından basılması gibi bir durum söz konusu olmadığını, davalı ... dışında, müvekkili şirketin uyuşmazlığa konu eserin (asla eser olduğunu kabul etmemekle birlikte) içeriğine müdahil olma yetkisi bulunmadığını, müvekkili tarafından diğer davalının (TKYD) onayı olmadan herhangi bir değişiklik yapılamadığını, müvekkili şirketin somut olayda da sözleşmeye uygun olarak içerikte hiçbir değişiklik yapmadığını, davalılar aleyhine verilen maddi-manevi tazminat kararının taraflarına yükletilmesi hukuka aykırı ve hakkaniyetsiz olduğunu, tazminatın şartlarından olan "kusur" şartı oluşmadığından haksız eylemden bahsedilemeyeceğini, mahkemenin yüksek lisans tezini FSEK m.2 kapsamında “eser” niteliğinde değerlendirmesi hatalı olduğundan kararın kaldırılması gerektiğini, davacı uyuşmazlığa konu tezin alenileştiğine ilişkin delil sunamamasına rağmen -mail yoluyla dahi delil olarak sunamamasına rağmen- mahkemenin bu tezin alenileştiğini ve tezin eser kapsamında değerlendirmesi hukuka aykırı olduğunu, davalı TKYD’nin mali sorumluluğu müvekkili şirkete yükleyerek sorumsuzluk kaydı koymasının kabul edilemeyeceğini beyanla istinaf isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yoğun emekle hazırladığı ve yargılama sürecinde "eser" niteliği tescillenen yüksek lisans tezinden, davalıların on sayfalık kısmı kaynak göstermeksizin kullanarak intihal yaptıklarının bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, davalı derneğin eserin alenileşmediği ve sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kitabın yayıncısı sıfatıyla eylemden mutlak surette sorumlu olduğunu, maddi tazminatın satış adedi yerine telif bedeli üzerinden hukuka uygun hesaplandığını ve müvekkilinin akademik itibarının zedelenmesi nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın yerinde olduğunu belirterek, davalının haksız istinaf talebinin reddini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; FSEK kapsamında tecavüzün tespiti, men ve ref'i, FSEK 68. maddeye dayalı olarak 3 kat maddi tazminat ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı ... Derneği ile davalı ...Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından davacının yüksek lisans tezinin eser niteliğinde olmadığı, alenileşmediği, kusur ve sorumluluklarının bulunmadığı hususlarında yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurdukları görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; istinaf incelemesi kapsamında ilk olarak davaya konu yüksek lisans tezinin eser vasfında olup olmadığı, FSEK kapsamında koruma altında olup olmadığı meselesinin irdelenmesi gerekmiştir. Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi bilirkişi ...'un ayrıksı görüş sunduğu, davacının tezinin özgün bir çalışma olmayıp derleme niteliğinde olduğu, bilindik, anonim ekonomik bilgilerden oluştuğundan intihal oluşmadığının beyan ettiği görülmüştür. Raporun içerisinde mevcut farklı görüşler nedeni ile mahkemece ikinci bilirkişi heyetinin oluşturulduğu ve alınan yeni heyet raporunda yüksek lisans tezinin, belirli bir disiplin anlayışı içinde okulunu ve tezin takdimi, içindekiler, kısaltmalar, giriş, bölümler, sonuç ve kaynakça bilimsel bir çerçeve içinde düzenlendiği, tezin 250 sayfa civarında olduğu, tez konusu metnin, başlıklar halinde bölümlere ayrıldığı, eser niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Böylece davacının “Küresel Ekonomik Kriz ve Etkileri Medya ve Medya İşletmelerine Yansımaları Üzerine Bir İnceleme” isimli yüksek lisans tezi, eser vasfı yönünden tetkik edildiğinde; FSEK'in 1/B maddesinde tanımı yapılan; ''Eser: Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleridir.'' düzenlemesi ile FSEK 2. maddesinin; '' İlim ve edebiyat eserleri şunlardır: 1. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları...'' şeklindeki düzenlemeleri kapsamında hususiyet arz eden ilim ve edebiyat eseri niteliğini hâiz olduğu saptanmıştır. Dava dosyası kapsamındaki bilgi ve belgeler ışığında, davacının yüksek lisans tezinin Haziran 2011 tarihinde mail yolu ile danışmanı ve jüri üyesi olan davalı gerçek kişiye gönderildiği, 07.09.2011 tarihinde ise tezin jüri huzurunda incelenerek onaylandığı anlaşılmış olup buna göre davacının eserin mail yolu gönderilmesi, jüri nezdinde incelemeye sunulması ve onaylanması ile aleniyet kazandığı tespit edilmiştir. Bir sonraki aşamada davalı gerçek kişinin yazar, davalı tüzel kişilerin basım ve yayım sorumlusu olduğu Eylül 2011 tarihinde yayınlanan “.... El Kitabı” adlı kitabın dava konusu bölümlerinin, davacının yüksek lisans tezi ile benzer olup olmadığı, birebir alınmak sureti ile kullanım (intihal) olup olmadığı, kullanım sırasında atıf kurallarına uyulup uyulmadığı, davacının adının usulüne uygun şekilde belirtilip belirtilmediği meselelerinin aydınlatılması gerekmiştir. İntihal, özü itibariyle haksız fiilin fikir ve sanat eserleri hukukuna yansıyan bir görünümü olup intihal incelemesi yapılırken; sonraki eser sahibinin eyleminin, ilk eser sahibinin mali ve manevi haklarından en az birisini ihlal edip etmediği; sonraki eserin ilk eserden hareketle oluşturulup oluşturulmadığı; eserler arasında benzerlik varsa ilk eser sahibinin hususiyetinin sonraki esere aynen geçirilip geçirilmediği; ve son olarak da tespit edilen benzerliğin FSEK 35. maddesinde belirlenen iktibas serbestisi veya esinlenme kapsamında kalıp kalmadığı hususlarının bir bütün olarak araştırılması gerekmektedir. (Yavuz, Levent/Alıca, Türkay/Merdivan, Fethi: Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Yorumu C. I, Ankara, 2013, s. 1282)Anılı açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; teknik ve özel bilgiye dayalı bilirkişi raporları kapsamında yapılan inceleme neticesinde, davacıya ait eserin, 30 ile 42. sayfalarındaki “1.1.2, ...ve İktisat Kavramları, Farkları”, başlıklı bölümün; “1.1.3. Kriz Kavramı” başlıklı bölümün; “1.1.4. Ekonomik Kriz Kavramı” başlıklı bölümün; “1.1.4.1. Temel Nedenleri” başlıklı bölümün dava konusu “...... El Kitabı” adlı kitapta birebir kullanıldığı tespit edilmiştir. Somut olayda iktibas ölçüsünün aşılmış olup olmadığı, iki eser karşılaştırılarak yapılmış olup davacının yüksek İisans tezinin 30-42. sayfalarının, dava konusu kitapta davacıya yönelik hiçbir atıfta bulunulmaksızın, oldukları gibi kullanıldığı, iktibasın aynen yapılmasına rağmen, bunun belirtecek çeşitli yöntemlere (parantez içine almak, faklı karakterde yazmak, parantez, ayıraç, dipnot vs.) başvurulmadığı tespit edilmiştir. Bu sebeple dava konusu kitaptaki “atıf yapılmaksızın kullanımın” intihale sebebiyet verdiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca İstanbul2.Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 2018/85 esas, 2019/494 sayılı dosyasında davacının katılan olduğu, davalı gerçek kişinin sanık olarak yargılandığı, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, alınan 29.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda; Küresel Ekonomik Kriz isimli tezin FSEK 2/1 anlamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, müştekinin şikayet hakkını haiz olduğu, dava konusu olayda müştekiye ait kitapta yer alan 30-42 sayfasının olduğu gibi kullanılması nedeniyle FSEK m.22 ve 23'te düzenlenen çoğaltma ve yayma hakları ayrıca eser sahibi olarak belirtilmeme nedeniyle FSEK 15'teki manevi hakkın ihlal edildiği, vaki ihlalin FSEK 71/1 hükmünün ve ayrıca FSEK 71/3 hükmünün ihlali sayılabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı, İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/26 esas sayılı dosyasında açılan davada her ne kadar karşı oy görüşü bulunsa da, bilirkişilerin raporunda yüksek lisans tezini sanığa teslim edildiği, kitap içerisinde tezdeki bölümlerin izin alınmadan kullanıldığını belirttiğinin anlaşıldığı, alınan bilirkişi raporunda müdahilin yüksek lisans tezinin 30-42 sayfaları ile "...... El Kitabı"nda yer alan 33-41. sayfalar karşılaştırıldığında, yüksek lisans tezini 30-42. sayfalarını birebir aynı şekilde söz konusu kitaba alındığı, bu kısmın müşteki tarafından yazıldığının belirtilmediği, müdahilin yüksek lisans tezinin Fikir ve Sanat Eserleri kapsamında sahibinin hususiyetini taşıdığı ve kanunda sayılan eser kategorilerinden birine ait olduğunun açık olduğu, sanığın bu şekilde 5846 sayılı Yasanın 71/3 maddesinde belirtildiği şekilde müdahilin eserini kaynak göstermeksizin iktibasta bulunduğu, atılı suçun unsurlarının oluştuğu gerekçeleri ile hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 24/10/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Mevcut tüm deliller ışığında; davacının tezindeki dizgi ve sayfa durumuna göre bir iki kelime hariç doğrudan 10 (on) sayfanın ...Gazetesi El Kitabında (s.33-41) dizgi aralığı biraz sıkça olduğundan 9 (dokuz) sayfa şeklinde davacı eser sahibinin ve eserin adını hiç belirtmeden doğrudan iktibas serbestinin dışında izinsiz ve kaynak göstermeden alıntı yapıldığından intihal oluştuğu tespit edilmiş olup davalı ... Derneği ile davalı ... arasında 10.02.2011 tarihinde yazara ait hakların kullanımının yazar tarafından sürekli olarak ... Derneğine devrine ilişkin sözleşme başlıklı sözleşmenin akdedildiği, sözleşme konusunun “...Gazeteciliği El Kitabı” isimli eserin yazara ait bölümüne ilişkin olduğu, sözleşmenin 6.1. maddesinde “Dernek Yazara eserin mali haklarının kendisine devrine ilişkin telif ücreti olarak 5.000 TL ödeyecek olup , başka nam altında olursa olsun ücret ödemeyeceği” ve “ 15 adet kitabın ücretsiz yazara verileceği” hususlarını içerdiği görülmüştür. Devamında davalı ... Derneği ile davalı ... . Ltd. Şti. arasında 21.09.2011 tarihinde mali hakların devrine ilişkin sözleşme akdedildiği, ''kitabın ilk baskısının 1.000 adet olduğu, her baskı için eserlerin KDV hariç perakende satış fiyatının satılan adet ile çarpımı sonucu bulunacak satış tutarının % 8'sini telif makbuzu ile derneğe ödeneceği...'' hususlarının kararlaştırıldığı görülmüştür. Dolayısıyla davacı eserinden izinsiz ve kaynak gösterilmeden intihal boyutuna varan alıntı yapılması eyleminde ilgili bölümü yazan davalı ... ile diğer davalıların da (davalı şirketin tüzel kişi tacir olmakla TTK 18/2 gereğince basiretli davranmakla yükümlü olduğu da gözetildiğinde) davacıya karşı sorumlu oldukları kanaatine varılmasında isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle istinaf edenlerin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... Derneği vekili ile davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 22/01/2020 tarih ve 2017/203 E., 2020/41 K. sayılı kararına karşı, davalı ... Derneği vekili ile davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.058,30 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 514,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.543,72 TL harcın davalı ... Derneği tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.058,30 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 514,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.543,72 TL harcın davalı ... Ltd. Şti. tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2026