İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine İstanbul Anadolu 19. İcra Dairesi .... Sayılı icra dosyasıyla, fatura alacağına dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket vekilinin, herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle borca itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalı ... A.…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2023/1832 KARAR NO: 2026/227 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:05/10/2023 NUMARASI:2022/294 E. - 2023/793 K. DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine İstanbul Anadolu 19. İcra Dairesi .... Sayılı icra dosyasıyla, fatura alacağına dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket vekilinin, herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle borca itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalı ... A.Ş arasında ticari ilişki neticesinde 09.08.2021 düzenlenme tarihli 59.000,00 TL’lik fatura düzenlendiğini, ancak düzenlenen 59.000,00 TL’lik fatura alacağının, davalı şirket tarafından ödenmediğini, bu sebeplerle davalı şirketin kötü niyetli itirazı ile takibin durmasına sebep olduğundan, haksız ve hukuka aykırı itiraz sebebiyle İstanbul Anadolu 19. İcra Dairesi .... sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı-alacaklı tarafından, huzurdaki itirazın iptali davasına ve icra takibinde takip dayanağı olarak "09.08.2021 fatura tarihli 59.000,00 TL bedelli fatura alacağı" açıklaması yapılmış olup ne icra dosyasına ne de dava dosyasına herhangi bir fatura, cari hesap veya belge ibraz edilmediğini, bununla birlikte icra takibinde alacağa uygulanan faiz oranı geçersiz, fahiş ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve cari hesaba dayalı bir ticari ilişki bulunmamasına karşın mesnedi belirsiz alacak kalemleri çıkarılarak alacaklı olduğu iddiasına itibar edilemeyeceğini, dava dilekçesinde iddia edildiğinin aksine taraflar arasında bir alacak/borç durumu söz konusu ve iddia edildiği gibi borcun var olduğunu kabul eder/ispatlar mutabakat da bulunmadığını, açıklanan nedenlerle, haksız ve mesnetsiz işbu DAVANIN REDDİNE,kötü niyetli alacaklı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini isteyerek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 59.000,00 TL alacaklı olduğu, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla DAVANIN KABULÜNE" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ticari defter ve belgelerin ibrazı için davacı tarafa verdiği iki haftalık kesin süreye rağmen bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, davacıya ikinci kez süre tanınarak dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında bir alacak durumunun söz konusu ve iddia edildiği gibi borcun var olduğunun kabul eder mutabakat da bulunmadığını, faturanın tek başına akdi ilişkinin varlığını kanıtlamaya yetmeyeceğini ve temel bir borç ilişkisi olmaksızın düzenlenen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesinin kişiyi borç altına sokmayacağını, taraflar arasında imzalanmış bir cari hesap sözleşmesi de bulunmadığını, davacının davasına dayanak yapmış olduğu irsaliyeli faturalarda müvekkili firma yetkililerinin imza, kaşe veya herhangi bir tasdik edici işaretleri bulunmadığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, itiraza konu alacak likit olmamakla yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığını, mahkemenin eksik inceleme ve hatalı hukuki nitelendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verdiğini belirterek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen 59.000,00 TL bedelli faturanın davalıya tebliğ edildiğini, davalının bu faturaya yasal sekiz günlük sürede itiraz etmediği gibi herhangi bir ödeme de yapmadığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan haksız itiraz üzerine açılan davada toplanan delillerden ve bilirkişi raporunda davacının yasal defterlerinin delil niteliği taşıdığını, davacının kayıtlara göre davalıdan alacaklı olduğunu ve davacı şirkete ait FORM/BABS bildirimlerinin bulunduğunu, yapılan ticari ilişkilerdeki ödemelerin görüldüğünü, davalı şirketin ise ticari defter ve belgelerini mahkemeye sunmaktan imtina ederek yasal yükümlülüklerinden kaçındığını, davalının resmi kayıtları beyan etmeyerek ve faturayı bildirmeyerek kötü niyetli hareket ettiğini ve borcu ödememek adına haksız istinaf yoluna başvurduğunu belirterek, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu İİK 67 maddeye göre açılan itirazın iptali davasıdır.İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine, 09/08/2021 tarihli 59.000,00 TL., bedelli faturaya istinaden bu bedelin tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından yetkiye, borca ve faize itiraz edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.13/03/2023 tarihli ...'a ait bilirkişi raporunda özetle;" İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında asıl alacak 59.000,00 TL.- üzerinden icra takibi başlatıldığı, takipte işlemiş faiz talebi olmadığı , takip sonrası içinse YASAL faiz talep edildiği, Davaya konu edilen faturanın davacının yasal defterinde olup olmadığının tespit edilemediği, davacının 2021 yılı yasal defterlerini ibrazdan kaçındığı, kendilerine verilen sürede tarafıma defterlerin sunulmadığından, defterlerin sahibi lehine delil kudretine haiz olup olmadığının tespit edilmediği, icraya ve davaya konu edilen satış faturasının deftere kayıtlı olup olmadığının bilinmediği, Davalıya ait yasal defterlerle ilgili e-mail yoluyla evrak talep edildiği, ancak tarafına dönüş sağlanmadığından, davalının yasal defterlerinin incelenemediği,4) Davacının, davalıya verdiğini iddia ettiği ve defterlerini ibrazdan kaçındığı, düzenlediği faturada yazılı “proje hizmeti” nin davalıya verildiğinin ispata muhtaç olduğu" belirtilmiştir.06/04//2023 tarihli ...' a ait bilirkişi raporunda özetle;" davalı vekilinin ticari defter ve belgelerini ibraz etmeyeceklerini e mail ile beyan ettiğini, Davacı ... A.Ş.'nin davalı .. A.Ş.‘ne 2021 döneminde 2 adet belge ile KDV hariç 80.000 TL satım ve 1 adet belge ile KDV hariç 30.000 TL tutarında alım yaptığını Gelir İdaresi Başkanlığına beyan ettiği, Davalı ... A.Ş.’nin 2021 döneminde davacı ... A.Ş.’ne ilişkin Ba ve Bs formlarında beyanda bulunmadığı, Davacı ve davalının 2021 yılı (Bs) ve (Ba) beyanlarında mutabık olmadıkları" belirtilmiştir.Bilirkişi ..'a ait bilirkişi EK raporunda özetle;" davacıya ait 2021/2022 yılı incelenen ve sahibi lehine delil kudretine haiz yasal defterlerden yapılan inceleme ve tespitler sonucunda; Davacı şirket tarafından, davalı aleyhine 28.01.2022 tarihinde, 1 adet proje hizmet bedeli faturasına dayalı olarak, İstanbul Anadolu 19. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla 59.000,00 TL.- asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, takipte işlemiş faiz talebi olmadığı takip sonrası içinse yasal faiz talep edildiği, davaya konu edilen faturanın, davacının yasal defterlerinde kayıtlı olduğu , davacının icra ve dava tarihi itibarıyla , davalıdan 59.000,00 TL.- alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının yasal defterlerini sunmadığından, davalının yasal defterlerinin incelenemediğini" belirtmiştir.Davalı istinafında, mahkemece 04/10/2022 tarihli ara kararı ile taraflara ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri için iki haftalık kesin süre verildiğini, kesin süre içinde davacı tarafından ticari defterlerinin ibraz edilmemesine rağmen 30/05/2023 tarihli duruşmada muvafakatları olmamasına rağmen tekrar süre verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüş ise de, mahkemece, 04/10/2022 tarihli ara kararı ile taraflara ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri için iki haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafından, 07/10/2022 tarihli beyan dilekçesi ile yerinde inceleme talep edildiği, 12/10/2022 tarihli ara karar ile mahalli mahkemesine talimat yazılmasına karar verildiği ancak talimat mahkemesince davacı tarafa inceleme gününün bildirilmediği gibi, defter ibrazı için ihtarat yapılmadan dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece 30/05/2023 tarihli celsede, davacı yanın ticari defter ve belgelerinin incelenmesine yönelik talimat mahkemesince inceleme gün ve saati belirlenerek davacı yana ibraz etmeme hali ve sonuçlarının ihtar edilmeden dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği belirlendiğinden, tekrar talimat yazılmasında ve dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusunun ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu ispat yükümlülüğünün davacı alacaklı üzerinde olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davacının ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğu, icra takibine konu bononun davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacı tarafından BA formunun vergi dairesine bildirildiği, taraflar arasında sadece 1 adet faturaya dayalı ticari ilişki bulunduğu, 09.08.2021 tarihli 43 nolu e-fatura “...” açıklamalı 30.000,00 TL.- ve “...” açıklamalı 20.000,00 TL.- + %18 KDV ile toplam KDV dahil 59.000,00 TL.- tutarlı olduğu, talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda; davacının e-fatura kestiği, e-faturanın davalının sistemine düştüğünün tespit edildiği, davalı tarafça faturaya itiraz edildiği yada iade faturası kesildiğine dair dosyaya delil sunulmadığı, defter ibrazından kaçındığından, HMK 222. Madde gereğince davacı defter ve kayıtlarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.İİK67/2 maddesine göre, bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin miktarına göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği, alacağın likit olduğu ve davalının itirazının haksız olduğu anlaşılmakla mahkemece davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2023 tarih ve 2022/294 E., 2023/793 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.030,29 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.008,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.022,29 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026