İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., davalı ...'den 2015 yılı Ağustos ayı başında 100.000 Avro borç aldığını ve aylık %1 faizi ile birlikte geri ödemeyi vaat ettiğini, geri ödeme günü net olarak belli olmadığından işleyecek faizler de dikkate alınarak kendisi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1124 Esas KARAR NO : 2025/1645 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/03/2023 NUMARASI : 2018/407 E. - 2023/225 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., davalı ...'den 2015 yılı Ağustos ayı başında 100.000 Avro borç aldığını ve aylık %1 faizi ile birlikte geri ödemeyi vaat ettiğini, geri ödeme günü net olarak belli olmadığından işleyecek faizler de dikkate alınarak kendisinden 300.000 Avro bedelinde bir teminat senedi istendiğini, müvekkili de tereddütsüz olarak bu senedi düzenleyerek ...'e verdiğini, alınan borç miktarı ile faiz oram, senedin iadesinin şartlan senet arkasına aynen aşağıdaki şekilde müvekkilinin imzasıyla dercedildiğini, "Bu senet ... den alınan 100.000 Euro nun Teminatı olup Alınan paranın aylık yüzde bir faiziyle geri ödendiğinde iade olunması şartıyla verilmiştir." Verilen 300.000 Avro tutarındaki teminat senedinin ,vade tarihi, düzenleme tarihi, adres bölümü boş bırakılarak davalıya teslim edildiğini, müvekkili 2016 yılı Temmuz ayı sonu Ağustos ayı başında, borcunu ödemek üzere davalı ...'i aradığını, davalı müvekkiline İstanbul dışında olduğunu ödemesini Avukatı ...'ya yapmasını, İstanbul'a dönünce ödemesi yapılan 300.000 Avroluk senedi kendisine iade edeceğini bildirdiğini, müvekkili Av....'yı ...'in avukatı olarak geçmişten beri tanımakta olduğundan ve zaman zaman onun adına tahsilatta bulunduğunu bildiği için, herhangi bir tereddüt etmeksizin elinde bulunan aşağıda dökümleri yazılı emre muharrer senetleri imza karşılığında davalıya teslim edilmek üzere Av....'ya teslim ettiğini, Nice Egelence Hiz.A.Ş. tarafından keşide edilmiş, her biri hamili emrine düzenlenmiş (TCMB gösterge niteliğindeki efektif satış kurları esas alınarak) fotokopileri çekilerek AV.... tarafından kaşe üzerine imza atılarak teslim alındığını, bu senetler şeklinde olup, 06.08.2016 vade tarihli 50.000 TL (1 Avro=3.354 TL hesabıyla 14.907,57 AVRO) 27.08.2016 vade tarihli 47.500 TL (1 Avro=3.323 TL hesabıyla 14.294,31 AVRO)03.09.2016 vade tarihli 50.000 TL (1 Avro=3.320 TL hesabıyla 15.060,24 AVRO) 08.10.2016 vade tarihli 50.000 TL (1 Avro=3.405 TL hesabıyla 14.684,28 AVRO) 22.10.2016 vade tarihli 47.500 TL( 1 Avro=3.358 TL hesabıyla 14.145,32 AVRO) 05.11.2016 vade tarihli 50.000 TL (1 Avro=3.490 TL hesabıyla 14.326,64 AVRO) 15.11.2016 vade tarihli 97.500 TL (1 Avro=3.537 TL hesabıyla 27.565.73 AVRO) olmak üzere toplam 392.500 TL karşılığı 114.984.04 AVRO olduğunu, bu senetlerin vadelerinde borçlu... Hizmetleri A.Ş. tarafından davalıya ödendiğini, senetler... Hizmetleri A.Ş. 'den tahsil edilir edilmez, davalı ... bedelini tahsil ettiği teminat senedini müvekkiline iade sözünü tutmadığını, borç ödemeye dair senetleri teslim alan Avukatı ... eliyle borçlu bulunmadıklarının tespiti ile iptalini istedikleri 300.000 Avro tutarındaki senet üzerindeki boşlukları doldurarak İstanbul 33.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibini ikame ettiğini ve mükerrer tahsilat yapmak üzere işlemlere giriştiklerini, müvekkilinin davalıdan almış olduğu 100.000 Avro borcu karşılığında 114.984,04 AVRO ödeme yaptığını belirterek ; İstanbul 33.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına karşı borçlu bulunmadıklarının tespiti ile, takibin iptaline ve takip müstenidi 01.01.2015 vade ve tanzim tarihli keşidecisi ..., Lehdarı ... olan 300.000 Avro kıymetindeki senedin iptaline, davalının 300.000 Avro üzerinden inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkiline borçlu olduğunu ikrar ettiğini, fakat borcun miktarı ve sözde ödeme şekli konusunda borçtan kurtulmak için gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu, davacı tarafından düzenlenerek müvekkiline teslim edilen ve icraya konulan 300.000 Euro değerindeki bono taraflar arasındaki gerçek borç ilişkisinin yegane belgesi mahiyetinde olup davacı tarafça iddia ve ifade edilen teslim, miktar, aylık faiz ve tefecilik iması gibi diğer tüm beyanlar kesinlikle kabul edilmediklerini, davacı taraf borcun varlığını kabul etmekte fakat bağlantılı bileşik ikrar mahiyetinde beyanla 100.000 Euro'luk borcun dava dışı 3.kişi... Hiz.A.Ş. tarafından düzenlenen 7 adet senetle ödendiğini beyan ve iddia ettiğini, öncelikle teslim ve tahsil edildiği iddia olunan bonolar üzerindeki kendilerine ait olduğu ifade edilen hiç bir yazı ve kayıtı kabul etmediklerini, imza ve yazı incelemesi yapılmasını talep etiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla 100.000 Euro'luk borcun karşılığı ödeme yapıldığı iddia olunan 7 adet bono'nun hukuken geçerliliği bulunmadığını, bonolar, lehdar kısmında görüleceği üzere hamiline düzenlendiğini, emre havale düzenlenmesi hukuken geçerlilik şartı olan bonoların hâmiline düzenlenmesinin mümkün olmadığını, öte yandan dava dışı 3.kişi... Hiz.A.Ş. tarafından davacı ... lehine düzenlenmiş bonolar olması gerekirken dava dilekçesi ekinde ödeme belgesi olarak sunulan bono suretleri delil olarak kabul edilemeyeceğini, dava dışı 3.kişi... Hiz.A.Ş. ticari defter ve kayıtlarında dava dilekçesinde zikredilen sözde ödeme belgesi mâhiyetindeki bonoların işlenip işlenmediği araştırıldığında iddia edilen bono kayıtlarının olmadığı görüleceğini, 3.kişi şirket ile başkaca borç ilişkisi için düzenlenme ihtimali olan bonoların varlığı doğrudan davacının borcu ödendiğine delalet etmeyeceğini, kambiyo senedi vasfını haiz bonolar düzenlenerek lehdarına verildiğinde tahsili cihetine giden alacaklının alacağın kaynağı ve sıhhati hakkında açıklama yapması gerektiğini, sebepten mücerretlik ilkesi gereği alacaklı alacağını ispat etmek zorunda olmayıp bono borçlusu usulüne uygun belgelerle borçlu olmadığını ve varsa ödemelerini uygun illiyet bağı ile ispat etmek zorunda olduğunu, kambiyo senetleri kayıtsız ve şartsız para borcu ikrarını içeren kesin borç belgeleri olup teminat amaçlı olarak da verilebildiğini, davanın reddi ile borç miktarı olan 300.000 Euro'nun % 20'si tazminata hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2018/407 esas, 2023/225 karar sayılı, 09/03/2023 tarihli kararı ile; "Ödeme bonolarının varlığı yönünden bonoların keşidecisi olan... Hizmetleri A.Ş'nin ticari defter ve kayıtları incelenmiş, alınan SMM bilirkişi ...' ün 14/01/2022 tarihli raporunda 7 adet senedin davacıya verildiği ve senetlerin ödendiğine ilişkin hiçbir muhasebe kaydı bulunmadığı bildirilmiştir. Yapılan bu tespitler sonucu davacı ...'ın ödeme savunması sabit bulunmamıştır. İcra takip tarihi 09/06/2016 itibariyle senedin vadesinin dolduğu, bu nedenle davalının muaccel olan borcun ödenmesi için icra takibi başlattığı, davacı senet borçlusu ...'ın senedin arkasında yazılan ...' den alınan 100.000 EURO borcu ödediğini ve borçlu olmadığı iddasını ispat edemediği sabit olmuş, İstanbul 33 İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında davacı ... ın borçlu olmadığının tespiti talebinin REDDİNE, İstanbul 33 İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasındaki takibin iptali talebinin REDDİNE, takibe konu keşidecisi ...,lehdarı ...,vadesi 01/01/2015 olan 300.000 euro bedelli bononun iptali talebinin REDDİNE, tedbir uygulanmadığı ve yasal şartlar oluşmadığı nazara alınarak davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararının haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, icra takibine konu 300.000 Euro bedelli bononun esasen 100.000 Euro borcun teminatı olarak verildiğini ve bu durumun senet arkasındaki yazılı delil ile ispatlandığını, yerel mahkemenin de borcun 100.000 Euro olduğunu kabul etmesine rağmen 300.000 Euro üzerinden başlatılan takibe karşı açılan menfi tespit davasını tümden reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, en azından 200.000 Euro'luk fazla kısım yönünden davanın kabul edilmesi gerektiğini, bahsi geçen 100.000 Euro borcun da alacaklı vekiline teslim edilen 7 adet bono ile ödendiğini, bu teslimin bonolar üzerindeki "Teslim alınmıştır" yazıları ile ispatlandığını, mahkemenin hükme esas aldığı jandarma kriminal raporu ile özel rapor arasında çelişki bulunduğunu, Adli Tıp Kurumu Kanunu uyarınca bu çelişkinin Genişletilmiş Uzmanlar Heyeti'nden rapor alınarak giderilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; bedelsizlik iddiasına dayalı olarak icra takibine dayanak bonoya yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada ''bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası'' olarak adlandırılmaktadır. Davacı/ keşidecinin, İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibine dayanak 01.01.2015 keşide ve ödeme tarihli, 300.000-Euro bedelli bononun, davalıdan alınan 100.000-Euroluk borç için teminat olarak düzenlendiğini, sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, teminat için verilen borcun ise 7 adet bono ile ödendiği iddiası ile menfi tespit talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Böylece huzurdaki dava, bedelsizliğe dayalı olarak bonoya yönelik menfi tespit istemine ilişkin olup menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait ise de alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanmakta olup kambiyo senetleri, düzenlenme sebebini teşkil eden temel borç ilişkisinden soyut (mücerret) olma özelliğini taşıdığından dolayı, bono hamilinin ‘temel borç ilişkisini ve bu ilişki nedeniyle senet borçlusundan alacaklı olduğunu’ ispatlamasına gerek yoktur. Anılı ''mücerretlik ilkesi'' gereğince kambiyo senedine dayalı alacaklar bakımından ispat yükü yer değiştirmekte olup kambiyo senedi borçlusunun, kambiyo senedinin düzenlenmesine dayanak teşkil eden temel borç ilişkisini ve bu ilişki kapsamında borçlu olmadığını ispatlaması gerekmektedir. HMK'nın 200 ve 201. maddeleri ışığında senede karşı senetle ispat kuralı gereğince borçsuzluk iddiasının senetle ispat edilmesi şarttır. Ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778. maddesinin atfı kapsamında bonolarda da uygulanması gereken TTK'nın 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, açık bono düzenlenmesi durumunda açık bononun aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yönünden ispat yükünün HMK'nın 201. maddesine göre yazılı delille olmak kaydıyla davacıya ait olduğu anlaşılmıştır. Yukarıdaki kanuni açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; TTK'nın 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, davaya konu bononun teminat amacı ile düzenlenip sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurularak takibe konulduğu ve bononun bedelsiz olduğuna ilişkin davacı iddialarının ancak yazılı delille ispat edilebileceği, ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, davaya konu bononun incelenmesinde arka yüzünde; " Bu senet ...'den alınan 100.000 EURO'nun teminatı olup alınan paranın aylık yüzde bir faiziyle geri ödendiğinde iade olunması şartıyla verilmiştir" yazısının bulunduğu, davalı tarafın işbu yazının bono icraya konulduğu sırada senet arkasında bulunmadığı, icra kasasına konulduktan sonra davacı ve dava dışı şahıs tarafından yazıldığı gerekçesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Bürosu'na resmi belgede sahtecilik iddiası kapsamında şikayette bulunduğu, 2018/210832 numaralı CBS soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiği, 20/01/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda bononun ön ve arka yüzündeki yazıların ve ismi altındaki imzaların davacıya ait olduğu, dava dışı şüpheliye ait yazıya rastlanılmadığı, yazı yaşının belirlenemediği tespit edilmiştir. Davacının ödeme iddiasına delil olarak dayandığı 7 adet bononun tetkikinde ise dava dışı şirketin (Nice Eğlence...A.Ş.) keşideci sıfatı ile imzaladığı ancak ''hamiline'' düzenlendiği, lehtarın yer almadığı, dava dışı Av.... kaşesi altına altına imza ile ''teslim alınmıştır'' yazısının yer aldığı görülmüştür. TTK'nın 776. ve 777. maddeleri gereğince, bonoda yer alması gereken zorunlu unsur olan lehtarın yazılı olmadığı ve bonoların hamiline düzenlendiği görülmekle işbu senetlerin bono sayılamayacağı, HMK'nın 202. maddesi kapsamında delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belge olup senetlerin davalı yahut temsilcisi tarafından verildiğini gösterir delil bulunmadığından delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır. Nitekim dosyada mübrez kriminal ve adli raporlar kapsamında (yazı yönündeki grafolog bilirkişinin ayrıksı görüşü yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu raporu ile çelişkinin giderildiği görülmüş olup) ''teslim alınmıştır'' yazısı ile kaşe altındaki imzanın davalının avukatının (dava dışı Av....) eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca ilk derece mahkemesi tarafından işbu senetlerin keşidecisi dava dışı....A.Ş'nin ticari defter ve kayıtları mali bilirkişi marifeti ile inceletilmiş olup senetlerin kaydına rastlanılmadığı ve ödemeye ilişkin hiçbir muhasebe kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2001/12-233 E., 2001/257 K.; 2001/12-496 E., 2001/534 K.; 2010/19-67 E., 2010/99 K.; 2017/12-1140 E., 2018/563 K. sayılı ile 2017/12-743 E., 2020/129 K. kararlarında da vurgulandığı üzere; bononun teminat bonosu olarak kabul edilebilmesi için bonoda açıkça hangi işlemin teminatı olduğunun ön yahut arka yüzüne açıkça yazılması ya da ayrı bir belgede bonoya tanzim tarihi, bedel vs. gibi somut unsurlar ile atıf yapılarak hangi işlemin teminatı olduğunun belirtilmesi gerekmekte olup senedin teminat senedi olması tek başına keşidecinin bu senetten dolayı borçlu olmadığı sonucunu doğurmayacaktır. Lehtarın bu teminata başvurma hakkının doğması halinde senede dayanarak alacak talebinde bulunması mümkündür. Nitekim davaya konu senet metninin arka yüzünde, davalıdan alınan 100.000 EURO'nun teminatı olup alınan paranın aylık yüzde bir faiziyle geri ödendiğinde iade olunması şartıyla verildiği ibaresi yazılı olup davacının bonoda yazılı teminat bedeli olan 100.000 Euro ile faizini ödediğini yazılı delillerle ispat edemediği anlaşılmış ise de icra takibinin 300.000 Euro ve işlemiş faiz üzerinden başlatıldığı sabit olmakla bu durumda ilk derece mahkemesi tarafından teminatla ilgili kayıt gözetilerek, icra takip tarihi itibari ile (karz) tüketim ödüncüne dayalı temel ilişki nedeniyle davacının ödemesi gereken borç miktarı saptanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Dolayısıyla bononun 01/01/2015 tanzim tarihi ile 09/06/2015 takip tarihi arasında muaccel olduğu tespit edilen (6 ay 8 günlük süre kapsamında) 100.000-Euro asıl alacak, 6267 Euro işlemiş faiz yönünden davacının borçlu olduğu saptanmakla, menfi tespit istemi yönünden davanın kısmen kabulüne, 01/01/2015 keşide tarihli, 300.000 Euro bedelli bonoya dayalı olarak başlatılan İstanbul 33 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında davacının 200.000 Euro asıl alacak, 10.426,15 Euro işlemiş faiz yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, ''Davanın kısmen kabulüne, 01/01/2015 keşide tarihli, 300.000 Euro bedelli bonoya dayalı olarak başlatılan İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası kapsamında davacının 200.000-Euro asıl alacak, 10.426,15-Euro işlemiş faiz yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalının kabul edilen kısım yönünden alacaklı olmadığını bildiği halde takip başlatmakta kötüniyetli olduğundan, kabulüne karar verilen 200.000 Euro asıl alacağın, takip tarihi itibarıyla Türk Lirası karşılığı (1 Euro= 3.4994 TL, 200.000 x 3.4994= 699.880 TL ) üzerinden %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilerek, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine' karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/03/2023 tarih, 2018/407 E., 2023/225 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın KISMEN KABULÜNE, 01/01/2015 keşide tarihli, 300.000 Euro bedelli bonoya dayalı olarak başlatılan İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası kapsamında davacının 200.000-Euro asıl alacak, 10.426,15-Euro işlemiş faiz yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Kabulüne karar verilen 200.000 Euro asıl alacağın, takip tarihi itibarıyla Türk Lirası karşılığı ( 699.880 TL ) üzerinden hesaplanacak %20 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 69.784,13 TL karar harcından peşin alınan 18.925,91 TL'nin mahsubu ile 50.858,22 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 35,90 TL başvurma harcı, 18.925,91 peşin harç, 5,20 TL vekalet harcı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 957,90 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 22.424,91 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 14.948,44 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 159.237,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 81.726,40 vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 274,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 766,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- HMK'nın 333. maddesi gereğince bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2025