İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un yetkilisi olduğu ... ... Paz. Ltd. Şti.ile davalı arasında yapılan 01/07/2012 tarihli sözleşme ile davalının yazar sıfatı ile üniversiteye hazırlık veya ortaöğretim grubu matematik soru bankası ve konu anlatımlı eserleri meydana ge…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/692 KARAR NO : 2025/1338 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 21/12/2022 NUMARASI : 2021/234 E. - 2022/296 K. DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli) Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/45 Dosyasında DAVA TÜRÜ : FSEK İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un yetkilisi olduğu ... ... Paz. Ltd. Şti.ile davalı arasında yapılan 01/07/2012 tarihli sözleşme ile davalının yazar sıfatı ile üniversiteye hazırlık veya ortaöğretim grubu matematik soru bankası ve konu anlatımlı eserleri meydana getirmeyi, şirketin ise bu eserleri yayınlamayı taahhüt ettiklerini ve sözleşmede tarafların karşılıklı hak ve sorumlulukları, sözleşmenin feshi, cezai şart ve diğer hususların ayrıntısı ile yer aldığını, sözleşme hükümleri doğrultusunda eserleri meydana getirmeyi üstlenen davalının sözleşmeye aykırı davranarak çok sayıda intihalde bulunduğunun anlaşılması üzerine sözleşmenin feshedildiğini, matematik konularının sadece ve sadece yazarın orijinal el yazısı ile hazırlanmış metinler ile gerçekleşebildiğini, hangi eserin kime ait olduğunun tespitinin de ancak orijinal el yazılı metinlerden anlaşıldığını, bu itibarla yazarların hazırlamış oldukları el yazılı metinlerin şirket bilgisayar kayıtlarında muhafaza edildiğini, müvekkili ile davalı arasında çok eskiye dayalı bir arkadaşlık olduğundan ve kendisine güvendiğinden davaya konu eserlerin ilk baskılarında yazarların isimleri içerisinde matematik komisyonunda yer aldığından davalının da ismine yer verildiğini, ancak davalının davaya konu eserlerin hiçbirinin sahibi olmadığını, eserlerin hiçbirinin davalı tarafından kaleme alınmadığını, davalının da bir kısım eserlerde hiçbir çalışmasının bulunmadığını Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/49569 soruşturma sayılı dosyasında açıkça ikrar ettiğini, matematik komisyonunda yer alması nedeniyle ismine ilk baskılarda yer verilen davalının ismine davaya konu eserlerin ikinci baskılarında yer verilmediğini, bunun sebebinin, müvekkilinin yetkilisi bulunduğu ... ... Pazarlama Limited Şirketi ile davalı arasında yapılan toplam sekiz madde ve altı sayfadan ibaret 01/07/2012 tanzim tarihli sözleşme hükümleri olduğunu, davalının sözleşme kapsamında yapmış olduğu çalışmaların denetimi sonucunda davalının müvekkili ile olan dostluktan yararlanarak müvekkilinin sahibi olduğu şirkete ait eski eserlerdeki başka yazarların soru ve konu anlatımlarını bazen doğrudan bazen de sayfa düzenini değiştirerek kopyalayıp yeni esermiş gibi oluşturduğu tespit edildiğinden sözleşmenin feshedildiğini ve davaya konu eserlerin ikinci baskılarında gerek ilk baskılarda eser sahibinin gerçekte davalı olmaması gerekse 01/07/2012 tarihli sözleşmeye istinaden davalının ismine yazar olarak yer verilmediğini, davalının, davaya konu eserlerin ikinci baskılarında kendi adına yer verilmediğinden bahisle çok sayıda şikayetlerde bulunduğunu ve bu şikayetler sonucunda müvekkili hakkında 5846 sayılı FSEK muhalefet suçundan dolayı cezalandırılması ile kamu davası açıldığını, söz konusu ceza davasının Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2017/380 esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, ceza davasında davaya konu eserlerin gerçek sahibinin davalı olmadığı ve bunun bilirkişi heyeti tarafından incelenmesini talep ettiğini ve mahkemece tevsii tahkikat taleplerinin kabul edilip konunun bilirkişi heyeti tarafından araştırılmasına karar verildiğini ve konu ile ilgili ek rapor alınmış ise de mahkemece bu ara karardan vazgeçilerek esas hakkında savunma için süre verildiğini ve gelinen aşamada ceza mahkemesinde rahatlıkla ve01/07/2012 tanzim tarihli sözleşme hükümleri olduğunu, davalının sözleşme kapsamında yapmış olduğu çalışmaların denetimi sonucunda davalının müvekkili ile olan dostluktan yararlanarak müvekkilinin sahibi olduğu şirkete ait eski eserlerdeki başka yazarların soru ve konu anlatımlarını bazen doğrudan bazen de sayfa düzenini değiştirerek kopyalayıp yeni esermiş gibi oluşturduğu tespit edildiğinden sözleşmenin feshedildiğini ve davaya konu eserlerin ikinci baskılarında gerek ilk baskılarda eser sahibinin gerçekte davalı olmaması gerekse 01/07/2012 tarihli sözleşmeye istinaden davalının ismine yazar olarak yer verilmediğini, davalının, davaya konu eserlerin ikinci baskılarında kendi adına yer verilmediğinden bahisle çok sayıda şikayetlerde bulunduğunu ve bu şikayetler sonucunda müvekkili hakkında 5846 sayılı FSEK muhalefet suçundan dolayı cezalandırılması ile kamu davası açıldığını, söz konusu ceza davasının Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2017/380 esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, ceza davasında davaya konu eserlerin gerçek sahibinin davalı olmadığı ve bunun bilirkişi heyeti tarafından incelenmesini talep ettiğini ve mahkemece tevsii tahkikat taleplerinin kabul edilip konunun bilirkişi heyeti tarafından araştırılmasına karar verildiğini ve konu ile ilgili ek rapor alınmış ise de mahkemece bu ara karardan vazgeçilerek esas hakkında savunma için süre verildiğini ve gelinen aşamada ceza mahkemesinde rahatlıkla ve kolayca çözümlenecek bu hususta hukuk davası açmalarının zorunlu hale geldiğini, davalının tüm isnatlarında kötüniyetli olduğunu, amacının sadece ve sadece müvekkilini cezalandırıp maddi kazanç elde ettiğini, açıklanan nedenlerle, davalının, müvekkili şirket ile yapmış olduğu 01/07/2012 tarihli sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı, sözleşmenin feshinde müvekkilin haklı olduğu, davaya konu; Limit ve Süreklilik, Modüler Aritmatik, Bölme-Bölünebilme, Polinomlar, Trigonometri-l, Problemler 1, Problemler 2, Fonksiyonlar, Trignometri-2, Matematik Çarpanlara Ayırma, Matematik 2. Dereceden Denklemler-K: şık Sayılar ve Parabol adlı eserlerin gerçek sahibinin davalı olmadığı, eserlerin gerçek sahibinin müvekkili ... ile diğer yazarlar olduğu, davalının sözleşmeye aykırı olarak başka yazarlara ait eserlerden intihal yaptığı ve davalı ile müvekkil şirket arasında yapılan sözleşmenin cezai şartlara ait 7.maddesi gereği davaya konu eserlerin ikinci baskılarında yazar olarak davalının isminin yazılmamasının hukuka uygun olduğunun tespiti ile taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;eserlerin sözleşmede yer alıp almadığı hususunun tespit edilmesi gerektiğini, davacı şirketin sahibi ...'un müvekkili ...'nin adını daha önceki baskılarda olmasına rağmen 2016 yılından sonraki baskılarda kaldırdığından Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nde 2017/380 esas sayılı dosyada 10 ayrı suçtan dolayı yargılanan bir kişi olduğunu, davacı şirket yetkilisinin branşı olan matematik alanı dışında da her alanda yazılan kitaba ismini yazdıran bir kişi olduğunu, müvekkili ile davacı arasındaki yazışmaları sunduklarını, bu yazışmalardan bile aslında eserleri kimin yazdığının, kimin eserlere sadece tashih yaptığının net bir şekilde anlaşıldığını, müvekkilinin birçok eseri tek başına yazdığını, bazı eserleri yazar arkadaşları ..., ... ve ... ile yazdığını, davacı tarafın ilk baskılarda ...'nin isminin olduğunu, ancak ikinci baskılarda yayınevi tarafından isminin kaldırıldığı iddiasının da gerçeği ifade etmediğini, davacı ile aralarındaki sözleşmeleri feshederek ilişkisini sona erdiren ve maddi tazminat talebinde bulunanın müvekkili olduğunu, müvekkilinin vekili ve kendisini temsile yetkili İlesam Meslek Birliği aracılığıyla 06/04/2016 tarihinde Üsküdar 23. Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacı ... ... Yayın Limited Şirketi ile olan tüm sözleşmelerini feshettiğini ve eserlerini yayınlamaktan yayınevini men ettiğini, buna istinaden davacının da müvekkiline cevap olarak 14/04/2016 tarihinde Bakırköy 40. Noterliği'nden ... yevmiye sayılı ihtarname cevabı gönderdiğini, davacı tarafın herhangi bir sözleşme feshinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin, davacı tarafça sunulan ve 01/07/2012 tarihli sözleşmeye imza attığını hatırlamadığını, müvekkilinin, davacı ile 2016 yılının Ocak ayında sözleşme imzaladığını, bahsi geçen 01/07/2012 tarihli sözleşmenin aslının dosyaya ibraz edilmesini ve hangi tarihte düzenlendiğinin tespit edilmesinin gerektiğini, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz beyanlarda bulunduğunu, sadece süre kazanmak amacıyla ve kötüniyetli olarak açtığı işbu davada açıklığa kavuşacağını, açıklanan nedenlerle haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili R...'un ülke genelinde belli bir marka ismine sahip matematikçi olduğunu, hali hazırda herhangi bir ticari faaliyette bulunmayan diğer davacı şirketin yetkilisi ve sahibi olduğunu, müvekkilinin yakın arkadaşı ve dostu olan davalı ile müvekkili şirket arasında yapılan 01/07/2012 tarihli sözleşme ile davalı yazar sıfatı ile üniversiteye hazırlık veya ortaöğretim grubu matematik soru bankası ve konu anlatımlı eserli meydana getirmeyi şirket ise bu eserleri yayınlanmayı taahhüt ettiğini, davalının yayın koordinatörülüğü görevi davalının devlet memuru olması nedeniyle şikayet edilmesi üzerine sona erdiğini, müvekkilinin davalının sözleşmeye aykırı olarak intihaller yaptığını fark edince kendisinden bu durumu açıklamasını varsa farklı yayın evlerinden alıntılarını kendisine bildirmesini, intihallerin doğru ise çalışmayacaklarını, sözleşmeyi feshedip yasal yollara başvuracağını beyan etmesine rağmen davalının bilgi vermek yerine müvekkiline karşı saldırılara geçtiğini, bu dosya davalısı ile aynı dava konusuna binaen Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2021/234 Esas sayılı dosyasında dava ikame ettiklerini, davalının dava konusu matematik temel kavramlar - sayı basamakları ve taban aritmetiği adlı eserin gerçek sahibi olmadığını, davalının müvekkili şirket ile yapmış olduğu 01/07/2012 tarihli sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, sözleşmenin feshinde müvekkilinin haklı olduğunu iddia ederek, müvekkili ile davalı arasında yapılan sözleşmenin davaya konu eserin ikinci baskısında yazar olarak davalının isminin yazılmamasının hukuka uygun olduğunun tespitini ve Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/234 Esas sayılı dosyası ile bu dosyanını birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu eserlerin daha önce birçok defa müvekkilinin adına bandrol alınarak basıldığını ve satıldığını, davacı tarafa yayınevi ile ilişkilerini kestiklerini bildirdiklerini, tüm sözleşmelerin feshedilerek müvekkiline ait eserleri basmamalarını ihtar ettiklerini ancak ihtara bir cevap alamadıklarını bu sebeple davacı tarafla hukuksal sürece girdiklerini, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak müvekkili aleyhine açılan haksız davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "Davaya konu edilen eserler birden fazla eser sahibi tarafından oluşturulmuş olmalarından bahisle kitaplardaki hangi kısmın ve hangi soruların, hangi yazar tarafından yazıldığının net olarak tespitinin mümkün olmaması, bu itibarla ortak bir yazar grubu tarafından daha önce yazılan kitaptaki soruların sonra yazılan kitaplara alınmasının intihal oluşturmayacağı, zira önceki kitaptaki soruyu hangi yazarın yazdığı, sonraki kitaptaki her bir sorunun kimin tarafından hazırlandığı hususlarının belli olmadığı ve somut olayda ise hazırlanan soruların davacı yayınevinin organizasyon ve kontrolünde basılan yeni kitaplarda yer alması ve davacı asilin de eser sahibi olarak kitaplarda isminin bulunması hep birlikte dikkate alındığında davacının intihal iddialarının ispatlanamadığı ve hayatın olağan gelişimine de uygun bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Davacı, sözleşmeyi feshettiğini ve bu feshin haklı sebebe dayandığını beyan ve iddia etmiştir. Ancak sunmuş olduğu bir fesih ihtarnamesi bulunmadığı gibi davalının 06/04/2016 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır. Ancak sözleşmeyi davacı yanın feshettiği iddiası kabul edilse dahi, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin içeriği ve gelişimi, eser sahipliği karinesinin aksinin ve intihal iddialarının dosya kapsamında ispatlanamamış olması hususları birlikte dikkate alındığında," Asıl ve Birleşen Bakırköy 1.FSHM'nin 2021/45 Esas sayılı dosyasının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından eksik inceleme yapılarak maddi gerçeğe aykırı şekilde hüküm kurulduğunu, taraflar arasındaki ilişki karmaşık bir hukuki ilişki olduğundan mahkeme tarafından hiçbir şekilde doğru tespit edilemediğini, davalı birçok kitapta yayın koordinatörü olarak görev yaptığından bu görevi nedeniyle hukuken iş ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davalının hizmet ve görev yükümlülüklerini ihlal etmesi sebebiyle aralarındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, müvekkili tarafından daha öncesinde davalıya gönderilen eserlerde yapılan denetimlerde yoğun şekilde aynı yayın evinin fasikül olarak basılan ve davalının adının yer aldığını, ancak bir çalışmasının bulunmadığını ve bu turuncu fasiküllerden birebir şekilde alıntı yapılarak yeşil kitaplara aktarılan parçalar olduğunu ve o sırada şirketin itibarını zedeleyecek şekilde eserler ortaya çıkardığının tespit edildiğini, müvekkili tarafından ilgili yeşil kitaplar toplatılarak imha edildiğini, sonrasında ise davalının çalışmasının olduğu yeşil eserler tekrar basılmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında hatalı işlemler gerçekleştirildiğini ve bu hatalar sonucu karar verildiğini, davalının şirketin kara kutusu olarak adlandırılabilecek bir mevki olan yayın koordinatörlüğünde görev yaptığını, bütün yazılan sorular davalıya teslim ediliyor ve onun tarafından gönderilen mailler sonucunda basıma girdiğini, davalı kötü niyetli olarak bütün çalışmaları kendisi yapmış gibi bandrol başvurusunda bulunduğunu, yayın evi sahibi ...'u bir nevi aldatarak ismini kitaplara eklettiğini ve hak sahibi görünümüne kavuştuğunu, Kültür Bakanlığı tarafından saklanan Bandrol Başvuru Formlarında inceleme yapıldığında davacı ...'un bu belgelerde hiçbir şekilde imzası bulunmadığını, bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde karine olarak bandrol sahibine hak verildiğini ancak bandrol başvuru formalarındaki imzaların sıhhati kontrol edilmediğini, mahkemece dikkate alınmayan husus şahsın şirkette bulunduğu görev dolayısıyla bu sorulara ve konu anlatımına erişim imkanının bulunduğunu, bazı soruların münhasıran davalıya ait olduğu iddiası geçersiz ve kanıtlanması da mümkün olmadığına, davalı taraf hiçbir el ürünü çalışmasını da dosyaya sunamadığını, dosyada sadece tanık beyanları yer aldığını ve bu beyanların da hükme esas teşkil edebilmesi mümkün olmaması gerektiğini, davacı ve tanıklar arasında derdest davalar bulunduğunu, husumet nedeniyle verilen ifadeler gerçeğe aykırı ve taraflı olduğunu, mahkemece verilen karar kısıtlı kaynaklarla gerçekleştirildiğini, bilirkişi raporunda kişisel mailler kanıt gibi ele alındığını ancak davalının şirket içerisinde yaptığı görev dikkate alınmaksızın rapor tanzim edildiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile asıl ve birleşen davanın kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl ve birleşen davanın konusu, dava konusu eserlerin gerçek sahibinin davacı ... ile diğer yazarlar olduğu, davalının 01-/7/2012 tarihli sözleşmeye aykırı olarak başka yazarlara ait eserlerden intihal yaptığı ve davalı ile müvekkil şirket arasında yapılan sözleşmenin cezai şartlara ait 7.maddesi gereği davaya konu eserlerin ikinci baskılarında yazar olarak davalının isminin yazılmamasının hukuka uygun olduğunun tespiti Davacılar vekili asıl davada dava dilekçesi ile, müvekkili ...'un yetkilisi olduğu ... ... Paz. Ltd. Şti.ile davalı arasında yapılan 01/07/2012 tarihli sözleşme ile davalının yazar sıfatı ile üniversiteye hazırlık veya orta öğretim grubu matematik soru bankası ve konu anlatımlı eserleri meydana getirmeyi, şirketin ise bu eserleri yayınlamayı taahhüt ettiklerini, davalı arasında çok eskiye dayalı bir arkadaşlık olduğundan ve kendisine güvendiğinden davaya konu eserlerin ilk baskılarında yazarların isimleri içerisinde matematik komisyonunda yer aldığından davalının da ismine yer verildiğini, ancak davalının davaya konu eserlerin hiçbirinin sahibi olmadığını, eserlerin hiçbirinin davalı tarafından kaleme alınmadığını, davalının da bir kısım eserlerde hiçbir çalışmasının bulunmadığını Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/49569 soruşturma sayılı dosyasında açıkça ikrar ettiğini, ikinci baskılarında davalının ismine yer verilmediğini, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2017/380 esas sayılı dosyasında derdest olduğunu,davalının 01/07/2012 tarihli sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı, sözleşmenin feshinde müvekkilin haklı olduğu, davaya konu; Limit ve Süreklilik, Modüler Aritmatik, Bölme-Bölünebilme, Polinomlar, Trigonometri-l, Problemler 1, Problemler 2, Fonksiyonlar, Trignometri-2, Matematik Çarpanlara Ayırma, Matematik 2. Dereceden Denklemler-K: şık Sayılar ve Parabol adlı eserlerin gerçek sahibinin davalı olmadığı, eserlerin gerçek sahibinin müvekkili ... ile diğer yazarlar olduğu, davalının sözleşmeye aykırı olarak başka yazarlara ait eserlerden intihal yaptığı ve davalı ile müvekkil şirket arasında yapılan sözleşmenin cezai şartlara ait 7.maddesi gereği davaya konu eserlerin ikinci baskılarında yazar olarak davalının isminin yazılmamasının hukuka uygun olduğunun tespiti ile taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili asıl davada, davacı şirketin sahibi ...'un müvekkili ...'nin adını daha önceki baskılarda olmasına rağmen 2016 yılından sonraki baskılarda kaldırdığından Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nde 2017/380 esas sayılı dosyada 10 ayrı suçtan dolayı yargılanan bir kişi olduğunu, davacı ile aralarındaki sözleşmeleri feshederek ilişkisini sona erdiren ve maddi tazminat talebinde bulunanın müvekkili olduğunu, müvekkilinin vekili ve kendisini temsile yetkili İlesam Meslek Birliği aracılığıyla 06/04/2016 tarihinde Üsküdar 23. Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacı ... ... Yayın Limited Şirketi ile olan tüm sözleşmelerini feshettiğini ve eserlerini yayınlamaktan yayınevini men ettiğini, buna istinaden davacının da müvekkiline cevap olarak 14/04/2016 tarihinde Bakırköy 40. Noterliği'nden ... yevmiye sayılı ihtarname cevabı gönderdiğini, davacı tarafın herhangi bir sözleşme feshinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin, davacı tarafça sunulan ve 01/07/2012 tarihli sözleşmeye imza attığını hatırlamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile, davalının dava konusu matematik temel kavramlar - sayı basamakları ve taban aritmetiği adlı eserin gerçek sahibi olmadığını, davalının müvekkili şirket ile yapmış olduğu 01/07/2012 tarihli sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, sözleşmenin feshinde müvekkilinin haklı olduğunu iddia ederek, müvekkili ile davalı arasında yapılan sözleşmenin davaya konu eserin ikinci baskısında yazar olarak davalının isminin yazılmamasının hukuka uygun olduğunun tespitini ve Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/234 Esas sayılı dosyası ile bu dosyanını birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, dava konusu eserlerin daha önce birçok defa müvekkilinin adına bandrol alınarak basıldığını ve satıldığını, davacı tarafa yayınevi ile ilişkilerini kestiklerini bildirdiklerini, tüm sözleşmelerin feshedilerek müvekkiline ait eserleri basmamalarını ihtar ettiklerini ancak ihtara bir cevap alamadıklarını bu sebeple davacı tarafla hukuksal sürece girdiklerini, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak müvekkili aleyhine açılan haksız davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyetine ait 14/04/2022 tarihli raporda özetle;" "Davaya konu kitapların FSEK 2/1 çerçevesinde ilim ve edebiyat eseri olduğu, davalının davaya konu eserlerin FSEk 11/1’deki karine çerçevesinde birlikte eser sahibi olduğu, davacı her ne kadar davacı ile olan yayın sözleşmesini feshettiğini bildirmiş ise de dosyada davacının sözleşmeyi feshine dair bir belgeye rastlanmadığı bilakis davalının 06.04.2016 tarihli ihtarnamesi ile feshettiği, bir an için davacının sözleşmeyi feshettiğinin kabulü halinde dahi sözleşmeyi davalının intihal yaptığı gerekçesine dayandırması yukarıda da ifade edildiği üzere sektörel işleyiş, davacı şirket ve davacı asilin de söz konusu hazırlık kitabı içerisindeki organizasyonda yer alması ve birlikte hareket etmeleri ayrıca önceki kitaplar ile sonraki kitapların davacı yayınevinden çıkartılması ve bu kitaplarda davalı ...'ın da eser sahibi olarak yer alması dikkate alındığında davalının bu sebebe dayalı sözleşmesel yükümlülüklerine aykırı davranmadığı, Mahkemeye ait olmak kaydıyla intihal durumunun söz konusu olmadığı, Sözleşmenin 7 inci maddesi hükmü FSEK 15’teki emredici hükme aykırı olmakla davacının sonraki basılarda davalının ismini eser sahipliğinden çıkarmasının FSEK 15 hükmüne aykırı olduğu" belirtilmiştir.FSEK 11/1 maddesine göre; yayınlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır. FSEK 15/3 maddesine göre ise; bir eserin kimin tarafından vücuda getirildiği ihtilaflı ise yahut herhangi bir kimse eserin sahibi olduğunu iddia etmekte ise hakiki sahibi hakkını tespitini mahkemeden isteyebilir. "FSEK madde 11 ve madde 15 hükümlerinden anlaşıldığına göre öngörülen karine aksi ispatlanabilen adi kanuni bir karinedir. Zira ancak adi kanuni karinelerin aksinin ispatı mümkündür. Böyle karineler ancak aksi ispat edilinceye kadar delil teşkil eder. (bkz.KURU, BAKİ, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Legal, İstanbul, 2016, s. 324, dn.18).Davaya konu kitaplar öğrencilere yönelik hazırlanan belli bir konuya ilişkin Matematik konularının anlaşılmasına yardımcı olan özgün ve özel olarak hazırlanmış sorular olduğu, bu doğrultuda FSEK 2/1 maddesi anlamında dil ve yazıyla ifade olunan ilim ve edebiyat eseri olduğu bilirkişi raporu ile de tespit edilmiştir. Eser sahibi yaratma faaliyetinin gerçekleşmesi ile birlikte eser üzerindeki tüm hakları iktisap eder. Eseri meydana getirmek maddi bir fiil olması nedeniyle fiil ehliyeti olmayanlar bile bir eser meydana getirerek o eserin sahibi olabilirler. Fikri ürün olan eser maddi bir fiil ile meydana getirildiğine ve üzerinde ismin yazılması da eser sahipliğine yönelik adi kanuni karine oluşturduğuna göre böyle bir karinenin aksi ve dolayısıyla eser sahipliği ve ortak yaratılan bir eserde ismi eser sahibi olarak yer almayan ortak da eser sahibi olduğunu her türlü delille ispat edebilir. Diğer bir ifadeyle söz konusu karinenin aksi her türlü delille ispat edilebilir. (Y. 11. HD. 19/11/2020 tarih, 2019/1137 E., 2020/5228 K.) Davacı, davalı asilin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/49569 soruşturma sayılı dosyası kapsamında vermiş olduğu dilekçesinde davaya konu birtakım fasikül ve kitaplarda eser sahibi olmadığı hususunu ikrar ettiğini iddia etmiş ise de, söz konusu dilekçenin iddiaya konu beşinci sayfasındaki ifadeden davalının kitaplarda eser sahibi olmadığına yönelik bir anlam çıkmadığı, söz konusu ifadenin "şüpheli ... yukarıda fasiküller başlığı altında belirtilen 18 eserin türev ve integral dışındakilere diğer müvekkil ...'ü de eser sahibi olarak göstermiş, adına bandrol almış ve fasiküllerde de adını belirtmiştir. Müvekkilin diğer müvekkil ... ile düzenlediği ve imzaladığı 16/04/2016 tarihli ortak tutanakta müvekkil ... belirtilen eserlere (toplam 16 tane fasikül) kendisinin ve şüpheli ...'un hiçbir biçimde katkı ve desteğinin bulunmadığını belirtmiştir. ...Şüphelilerden ... hiç katkı ve dahli olmadığı halde eserlere kendi ismini koymuştur. ...Toplam 23 farklı zamanda müvekkiller ... ile ...'ün birlikte yazdıkları fasiküllere şüpheli eser sahibi olarak kendini de katmış, bandrol almış ve yayınlanan eserlerde de kendi adına yer vermiştir." şeklindedir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/11225 soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda, Temel Kavramlar, Sayı Basamakları, Taban Aritmetiği, Matematik Fasikülü eserlerinin üzerinde müşteki ...'nin eser sahibi olarak ya da en azından eser sahiplerinden biri olarak kabul edilmesi gerektiği ve adının eser üzerine yazılması gerektiği ve ...'nin yazarı olduğu daha önceki iki eserinden birinin tamamen, diğerinin kısmen birleştirilerek üçüncü bir eser olarak yayınlanmasının ...'nin manevi, mali veya bağlantılı haklarına tecavüz teşkil edeceği hususlarının tespit edilmiştir. Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2017/380 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, davaya konu Limit ve Süreklilik, Modüler Aritmetik, Bölme-Bölünebilme, OBEB-OKEK, Polinomlar isimli eserlerin bandrol alımlarına yazar adları ve banka dekontlarına göre ...'nin eser sahiplerinden biri olduğu, ... ile birlikte yazılan eserlerin önceki basımlarında isminin yer almakta iken sonraki basımlarında sadece davacı asilin ismine yer verildiği, kitapların birleştirildiği ve bütünlüğünün bozulduğu, bu bağlamda eser sahibinin manevi haklarından olan adın belirtilmesi yetkisi ve eserde değişiklik yapılmasının men etme yetkisinin ihlal edildiği hususlarının tespit edildiği; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/17279 soruşturma sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda, şikayete konu Matematik Fasikülü/Polinomlar/Problemler 1, 2/Trigonometri 1/Fonksiyonlar/Bölme-Bölünebilme/OBEB-OKEK/Modüler Aritmetik/Limit ve Süreklilik/Trigonometri 2 isimli eserlerin ilk basımı üzerinde yer alan ve bandrol talep formlarında görülen müşteki ...'nin adı FSEK 11.madde karine uyarınca da ...'nin şikayete konu tüm eserlerde esas yazarlar arasında yer aldığını gösteren kanıtlar karşısında ...'nin eser sahibi olduğu, FSEK 11.maddeki karinenin aksinin ispat edilemediği, ...'nin isminin yazılmaksızın eserlerin yayınlanmasının FSEK hükümlerine aykırı bir fiil teşkil ettiği hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu eser vasfını haiz tüm kitapların üzerinde davalı ...'nin eser sahiplerinden biri olarak isminin yer aldığı, Bandrol Talep Formu Taahhütnamesi'ne göre isminin müşterek eser sahiplerinden biri olarak bildirildiği, FSEK 11.maddesine göre karine olarak davalının eser sahibi olduğu, davaya konu edilen eserler birden fazla eser sahibi tarafından oluşturulmuş olduğu, kitaplardaki hangi kısmın ve hangi soruların, hangi yazar tarafından yazıldığının net olarak tespitinin mümkün olmadığı, ortak bir yazar grubu tarafından daha önce yazılan kitaptaki soruların sonra yazılan kitaplara alınmasının intihal oluşturmayacağı anlaşıldığından davacı tarafından davalının intihal yaptığı iddiasının ispat edilemediği, Davacı tarafından sözleşmeyi haklı nedenlerle fesih ettiğini ileri sürmüş ise de, fesih ihtarnamesi bulunmadığı, davalı tarafından 06/04/2016 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği davacının iddiasının sübut bulmadığı ve sözleşmenin 7 inci maddesi hükmü FSEK 15’teki emredici hükme aykırı olmakla davacının sonraki basılarda davalının ismini eser sahipliğinden çıkarmasının FSEK 15 hükmüne aykırı olduğu, anlaşılmakla mahkemece asıl ve birleşen davada davanın reddine dair verilen karar hukuken yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/12/2022 tarih ve 2021/234 E., 2022/296 K. sayılı kararına karşı davacı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen davaya yönelik alınması gereken (615,40x2) 1.230,80 maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 359,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 871,00 TL harcın davacı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2025