İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin, başta ... olmak üzere birçok sosyal medya platformları aracılığıyla üç boyutlu çizimler yapan (...) ve tanınmış bir resim sanatçısı olduğunu, eser çalışmalarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin sosyal medya hesaplarından paylaştığı oriji…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1649 Esas KARAR NO: 2026/118 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 21/03/2023 NUMARASI : 2022/21 E. - 2023/83 K. DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin, başta ... olmak üzere birçok sosyal medya platformları aracılığıyla üç boyutlu çizimler yapan (...) ve tanınmış bir resim sanatçısı olduğunu, eser çalışmalarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin sosyal medya hesaplarından paylaştığı orijinal eserlerin sahibi olduğunu, ancak müvekkilinin eserlerinin, müvekkilin hiçbir bilgi ve rızası olmaksızın hukuka aykırı şekilde başta ... ve ...,5. ve....com olmak üzere davalı şirketlere ait birçok platformda yayınlanmış olduğunu ve ihlallere ait görüntü ve videoları sunduklarını, müvekkilinin bu durumdan kendisini takip eden sanatseverlerin ve yakınlarının mesaj atması ile haberdar olduğunu ve söz konusu eserlerinin hiçbir izin veyahut bildirim olmadan rızası hilafına paylaşılmasına kayıtsız kalmak istemeyen müvekkilinin davalı şirketlerin içerik temsilcilerine sosyal medya hesapları ve mail aracılığıyla ulaşmaya çalışsa da kendisine hiçbir şekilde dönüş yapılmadığını ve eserlerine yapılan tecavüzün devam ettiğini, müvekkilinin yaptığı özgün sanat eserleri ile gerçek bir sanatçı kişiliğine sahip olup söz konusu bu eser tecavüzlerinin kendisini derinden üzdüğünü ve maddi kayba uğrattığını, müvekkilinin maddi ve manevi haklarının tecavüzüne uğradığını, dava konusu çalışmaların FSEK m. 4/5 gereği eser sayılmakta olduğunu, müvekkilinin sosyal medya kanalları aracılığı ile paylaştığı eserlerin sanatçısı olduğunu ve müvekkilinin bilgisi ve rızası olmaksızın davalı şirketlerin ..., ...kanallarında ve....com ... sitesinde yayınlanmış olduğunu, başka bir deyişle rızası hilafına ... ortamında kullanıldığını, söz konusu eserler ilgili kanallar ve ... sitesinde müteaddit defalarca yayınlanmış ve haksız bir maddi kazanç elde edildiğini, davalıların müvekkiline ait eserleri izinsiz olarak, adını belirtmeksizin yayınlayarak mali ve manevi haklarını ihlal ettiğini, müvekkilinin manevi haklarının ihlâl edilmesi sebebiyle FSEK'nin 70. maddesi uyarınca 10.000,00 TL (on bin Türk Lirası) manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan alınıp davacı müvekkiline verilmesini, müvekkilinin mali haklarının ihlâl edilmesi sebebiyle FSEK m.68 uyarınca isteyebileceği bedelin uzman bilirkişi incelemesi ile tespiti sonrası artırılmak ve bu bedelin üç kat fazlasına hükmedilmek üzere şimdilik 1.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle - birlikte davalılardan alınıp davacı müvekkiline verilmesini, davalıların dava konusu eserleri kendi ... sitelerinde, tv kanallarında ve çeşitli ticari amaçlı sitelerde kullanarak elde ettiği haksız kazancın bilirkişi marifetiyle kesin olarak tespit edilmesinin ardından arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin (bin Türk Lirası) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ...A.Ş, www.....com sitesinden yayın gerçekleştirdiği, www.....com sitesinde yayın bulunmadığını, bu nedenle husumet bakımından davanın reddinin gerektiğini, ... ve ... ile açılan davalarda genel olarak husumet ...'ya yöneltildiğini, oysa ..., ... ve ... kanalının lisans ve pay sahibi olmadığını, bu nedenle pasif husumet yokluğundan davanın müvekkili bakımından usulen reddini talep ettiklerini, davalı ... bakımından cevaplarının ise dava konusu görüntülerin, bizzat davacı tarafından, ...'da ilk defa kendisi tarafından yayınlanarak umuma arz edildiğini, davalı ...'un kısıtlı mecrada yayın yapan bir TV kanalı olduğunu, davaya konu “..." adından da anlaşılacağı üzere, daha önce ..., ...gibi sosyal medyada yayınlanmış videoları 5-10 saniye süreyle yayınlayan bir program olduğunu, iddia edilen içeriklerin daha önce umuma arz edilmiş olması ve bu kısa süreler ile değiştirilmeden yayınlanması sebepleriyle, iktibas serbestisi kapsamında kalmakta olduğunu, kaldı ki davacı çekimlerini daha çok izlenmesi amacı ile sosyal mecralarda yayınladığı için, bir TV kanalında tekrar yayınlanması ile iddianın tam tersine davacının işine yaradığını ve reklamı yapıldığını, ... vb. sosyal medya kuruluşlarında yayınlanan videolarda, kullanıcı sözleşmelerinde içerik sahibinin, içerik üzerindeki tüm haklarını muhafaza edeceğinden ancak o platforma ve hizmetin diğer kullanıcılarına kısıtlı lisans hakkı vermek zorunda olduğu ifade edildiğini, kısıtlı lisanstan kastın ise, hizmetin fonksiyonelliğinin el verdiği ölçüde diğer kullanıcıların içeriği kullanmak, çoğaltmak, dağıtmak, türemiş eserlerini hazırlamak, sergilemek, icra etmek üzere kullanabileceğini altına almak olduğunu, bu nedenlerle ve genel kurallar gereği, alenileşmiş videoların başkaları tarafından yayınlanabildi, davacının iddia ettiği FSEK 70. madde kapsamında bir ihlalin bulunmadığını, bu tür eserin değiştirilmeden aynen yayınlandığı davalarda, manevi tazminatın ancak Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 15. maddesinde düzenlenmiş olan eser sahibinin adının belirtilmesi ile sınırlı olduğunu, ancak adın teknik olanaklar mümkün kılarsa kullanılmakta olduğunu, örneğin bir reklam filminde veya 5-10 saniyelik görüntüde adın gösterilmesinin mümkün olmadığını, bu kapsamda iddia olunan programda adın belirtilmesinin, gerek süre gerekse içerik açısından mümkün olmadığını, bu nedenlerle manevi tazminat talebinin reddi gerekeceğini, ...A.Ş ve ... A.Ş yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine," karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacının mali haklarının ihlalinin nedeni ile FSEK madde 68 uyarınca tespit edilen 24.000,00 TL tazminat miktarının takdiren üç katı oranındaki 72.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 1.000,00 TL'lik maddi tazminata ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle; -yayının sadece 3 nolu müvekkili "... A.Ş"nin sahip olduğu ... kanalında gerçekleştiğini, hükme esas alınan dosyadaki 29.12.2022 tarihli tek raporda husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkillerinden 1 nolu "....... A.Ş"nin sahip olduğu www.....com'da yayın olmadığını, Müvekkillerinden 2 nolu yapımcı olan ".... A.Ş."nin ise dava konusu programın yapımcısı olmadığını, Bilirkişilerin ilk görevinin usul bakımından www.....com'da yayın olup olmadığının tespiti ile ...'nın yapımcı olup olmadığının tespiti olması gerektiğini, sadece ...'da yayın olduğunu belirttiğini, raporda... A.Ş'ye ait www.....com sitesinde yayın tespiti kesinlikle olmadığını, Davaya konu programın hiçbir zaman www.....com sitesinde yayınlanmadığını, ....A.Ş. bakımından davanın reddi gerekmesine rağmen ilk derece mahkemesince gerekçeli kararda sorumlu bulunduğunu,-2 nolu .... A.Ş. yayıncı kuruluş olmayıp, sadece TV program yapımı (prodüksiyonu) ile iştigal ettiğini, Davaya konu "..." adlı programın yapımcılarının, ... ve sunucusu olan ... olduğunu, tüm programların sonunda yayınlanan jeneriklerinde (...), yapımcı ve diğer emeği geçen tüm kişilerin adı yer aldığını, "..." adlı programın "..." bölümünde , yapımcı olarak ... ve ... yazdığını, müvekkili ".... A.Ş."nin, yapım ile hiçbir ilgisi olmadığını, bilirkişi raporunda da sorumlu bulunmadığını, Bilirkişi Raporunda sadece "..." da yayınlandığı anlaşıldığından ve sorumlu tutulduğundan, diğer 2 müvekkili hakkında yapım ve yayın olmadığından, müvekkileri .... A.Ş. ve... ... .... A.Ş bakımından davanın husumetten reddi gerektiğini, -Bilirkişilerin programın özellikleri hakkında hiçbir değerlendirmede bulunmadıklarını, Dava konusu programın değişik alanlarda daha önce sosyal medyada yayınlanan 30 civarında ilginç videoları, bir çok diğer TV kanalında yayınlandığı gibi, bilgilendirerek tekrar yayınlandığını, yeni nesil bir haber programı olduğunu, bu nedenle, 37. madde kapsamında olduğunu, diğer yönden FSEK 40/2. madde kapsamında da ihlal olmadığını, o tarihte sosyal medya olsaydı, bunun da maddede yer alacağını, Dava konusu görüntülerin bizzat davacı tarafından, ...'da ilk defa kendisi tarafından yayınlanarak umuma arz edildiğini, bu nedenle, sosyal medyada yayınlanan çok kısa süreli bir videonun bilgilendirme amaçlı tekrar yayınlanması FSEK anlamında iktibas serbestisi kapsamında olduğunu, bilirkişilerin yanlış FSEK maddesi kapsamında değerlendirmede bulunduklarını, bu nedenle FSEK 37. ve 40/2. maddeleri kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğini, ... vb. sosyal medya kuruluşlarında yayınlanan videolarda, kullanıcı sözleşmelerinde içerik sahibinin, içerik üzerindeki tüm haklarını muhafaza edeceğinden ancak o platforma ve hizmetin diğer kullanıcılarına kısıtlı lisans hakkı vermek zorunda olduğu ifade edildiğini, kısıtlı lisanstan kasıt ise hizmetin fonksiyonelliğinin el verdiği ölçüde diğer kullanıcıların içeriği kullanmak, çoğaltmak, dağıtmak, türemiş eserlerini hazırlamak, sergilemek, icra etmek üzere kullanabileceğini hüküm altına aldığını, alenileşmiş videoların başkaları tarafından yayınlanabildiğini,-dava konusu yayınların süresi ve yayın tarihlerinin yazılmadığını, yayın süresinin çok önemli olduğunu çünkü gösterildiği saniyeye göre gerek bilgilendirme amacıyla mı yayınlandığı gerekse emsal bedeli belirleneceğini, ayrıca bunun bir program dahilinde aynı yayında peş peşe tek seferde gösterildiği yazıldığını, bu durumda, bir bütün halinde yayın yapıldığından 8 adet ayrı emsal oluşturmayacak, farazi sözleşme ilişkisi gereği emsalin tek bir program için, tek bir bedel oluşturacağını, Bilirkişilerin bu kapsamda ayrı ayrı değil bir TV yayınını içeren bir rayici belirlemeleri gerektiğini, davacı ile sözleşme yapmış olunsa idi, TV yayını için, tek sözleşme ile tüm umuma iletim hakları belirleneceğini Bilirkişilerin tek bir rayiç yerine, ayrı ayrı rayiç belirlemelerinin yanlış olduğunu, rayiç bedelin somut kriterlerle ortaya konması gerektiğini, Hukuk Genel Kurulu'nun 2002/11-176 sayılı içtihadı uyarınca emsal bedellerin tayininde; "eser sahibinin bilimsel / sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi gibi sübjektif nitelikleri, eserin beğeni ölçüsü", gibi pek çok kriter mevcut olduğunu, bilirkişilerin bu kriterleri somutlaştırmadığını,-Davacının özgünlüğü olmayan amatör bir çizer olduğunu, tek bir emsal, fatura,sözleşme vb. gibi bir somut veri ortaya koymadığını, hiçbir özelliği olmayan 5 adet mandalin, 3 adet soğan vb. amatör çizimlerin, 2-3 saniyesinin her birinin 3.000 TL olmasının mümkün olmadığını,-iddia olunan programda adın belirtilmesi, gerek süre gerekse içerik ve format açısından mümkün olmadığını, manevi tazminat talebinin reddinin gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava konusu uyuşmazlık, davalı kullanımlarının davacıya ait eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi hakların ihlali iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemeye sunulan 29/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davacının dosya ekinde sunmuş olduğu CD içerisinde https://www.....com/.../ adresli ... kullanıcı adlı ... sosyal medya hesabında yüklenmiş 8 adet kısa videonun yayınlandığı anlaşılmış olup, ... kullanıcı adlı ... sosyal medya hesabının adında davacı “...” isminin yazdığı, hesabın Şubat 2016 tarihinde ilk olarak açıldığı, Dosyada bulunan CD içeriğinde ...isimli kanalda “...” isimli programda yayınlandığı anlaşılan davacıya ait ... hesabında tespit edilen 8 adet videonun art arda umuma arz edildiğini gösterir video sunulduğu, Davacının hususiyetini yansıtan ve estetik değere haiz olan dava konusu 8 adet video içerisinde yer alan illüstrasyon, nesne yerleştirmesi ve hareketten oluşan bütüncül ürünün her birinin ayrı ayrı olmak üzere FSEK md. 4 kapsamında güzel sanat eseri olduğu, Dava konusu edilen güzel sanat eserlerinin davacıdan izin alınmaksızın ve herhangi bir bedel ödenmeksizin söz konusu davalı ...kanalında yayınlanarak umuma iletildiği ve bu durumun eser sahibinin FSEK'te düzenlenen mali haklarından çoğaltma (md. 22) ve umuma iletim haklarını (md.25) ihlal ettiği, raporda ayrıntıları ile tespit edildiği üzere FSEK md.68 çerçevesinde ihlalin gerçekleştiği, Davacıdan izin alınmaksızın ve herhangi bir bedel ödenmeksizin ...isimli kanalda “...” isimli programda yayınlanan yayının eser sahibinin manevi haklarından olan FSEK md. 14/1 15/1 ve 16/1 kapsamında düzenlenen umuma arz salahiyeti, adın bel le eserde değişiklik yapma yetkisinin ihlali niteliğinde olduğu, bu nedenle izinsiz kullanımdan dolayı FSEK m.68 uyarınca talep edebilecek tazminatın yapılan sektörel araştırmalar neticesinde dava konusu her bir eser için 3000-TL olmak üzere toplamda 8x3.000x24.000-TL bedelin uygun olacağı, FSEK m.68 uyarınca talep edilen bedelin kaç katına hükmedileceğinin ise Mahkemenin takdirinde olacağı görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Dava konusu olayda, davacıya ait içeriğin ... ... A.Ş.'ye ait ... kanalında izinsiz olarak kullanıldığı ileri sürülmüş olup, dosya kapsamında davalı tarafın husumet itirazları konusunda bir açıklık getirilmediği, dava dilekçesi EK2 kapsamında sunulu delil listesindeki CD içeriğinin incelenmemiş olduğu, CD incelenerek programın acun.com ... sitesi ve ... de yayınlanıp yayınlanmadığı, yayınlanmışsa davalıların hangi içerikten sorumlu olduğunun ayrı ayrı tespit edilmesi gerektiği, tüm bu nedenlerle davalılar vekillerinin sair istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin, istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararında işaret edilen hususlarda inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/03/2023 tarih, 2022/21 E. 2023/83 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2026