İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 20/11/2025 YAZILDIĞI TARİH: 03/12/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/731 Esas ve 2024/390 Karar sayılı kararı davacı vekili, davalı ...vekili ve davalı ...vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı …
T. C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1593 KARAR NO: 2025/1932 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/731 Esas, 2024/390 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 19/10/2021 İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 20/11/2025 YAZILDIĞI TARİH: 03/12/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/731 Esas ve 2024/390 Karar sayılı kararı davacı vekili, davalı ...vekili ve davalı ...vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan, davalı ...'nün işleteni ve maliki olduğu, sürücüsü davalı ...olan ... plakalı aracın müvekkilinin kullandığı motosiklete çarptığını ve müvekkilinin bu kaza neticesinde BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, vücudunun farklı bölgelerinde kırıklar meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin bir müddet çalışamadığını ve tedavi gördüğünü halen de kısıtlılığının devam ettiğini, SGK tarafından karşılanmayan özel tedavi masraflarının bulunduğunu, sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, yaptıkları arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alamadıklarını belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL bakıma muhtaçlık ve 100,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 400,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihinden, diğer davalılar için ... kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, 100.000,00-TL manevi tazminatın ...kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça sigorta şirketine başvuru dava şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı araç için düzenlenen ... numaralı sigorta poliçesinde ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 410.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminatın poliçe teminatına dahil olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru halinde söz konusu olacağını, davacı yanın koruyucu kıyafet giymemesi sebebi ile müterafik kusurlu olduğunu, davacı yana SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespitinin gerektiğini, ZMSS genel şartlarına göre geçici iş göremezlik zararı ile geçici bakıcı giderleri ve tedavi giderleri poliçe teminatı kapsamında olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin tacir olmaması nedeniyle davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü'nün...'nın taşra teşkilatı içerisinde yer aldığını ve kamu tüzel kişiliği bulunmadığını, bu nedenle Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü'nün dava ve taraf ehliyeti bulunmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının taleplerinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik giderlerinin SGK tarafından karşılanması nedeniyle bu taleplerin reddinin gerektiğini, sürekli iş göremezlik tazminatının da teminat altında olduğunu, müvekkili idarenin söz konusu tazminattan sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ...vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davanın görevli mahkemede açılmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, dava açmadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, dava konusu trafik kazasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davacı tarafın maddi ve manevi tazminat taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın talep ettiği tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek öncelikle usuli itirazları dikkate alınarak davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, 1-Davacının tüm davalılardan talep etmiş olduğu geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-35.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya dair manevi tazminat isteminin REDDİNE, ..." dair karar verildiği görülmüştür. Bu karar davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ...vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili süresinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Ankara ATK kusur raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ilk derece mahkemesince keşif sonrası aldırılan 16/04/2022 tarihli kusur raporunda müvekkiline atfı kabil bir kural ihlalinin olmadığının tespit edildiğini, Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/458 Esas sayılı dosyasında İstanbul ATK'dan aldırılan ... tarihli kusur raporunda müvekkilinin tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve çelişkinin giderilmesi amacıyla Ankara ATK'dan kusur raporu aldırıldığını, çelişkiyi gidermek amacıyla Ankara ATK'dan aldırılan ... tarihli kusur raporunda müvekkilinin %15 kusurlu olduğu tespit edildiğini, bu tespiti ve bu raporun hükme esas alınmasını kabul etmediklerini, müvekkiline kavşaktan kontrollü biçimde geçiş yapmaya özen göstermediği gerekçesi ile kusur verilmiş ise de raporda müvekkilinin özensizliğinin KTK'daki kusurlu eylemlerden hangisini ve hangi gerekçe ile oluşturduğunun dahi izah edilmediğini, özensiz olarak nitelendirilen eylemin ne olduğu, hangi gerekçe ile bu neticeye ulaşıldığı gibi detaylara girmeden ve bu detayları izah etmeden rapor düzenlendiğini, müvekkilinin dikkatsizliği veya hız kurallarını ihlal etmesinin söz konusu olmadığını, yaralanma bölgeleri ve boyutu dikkate alındığında müvekkilinin hızlı olmadığının ortada olduğunu, ATK raporlarınının ikisinin de denetime kapalı, olayın oluşunu açıklamaktan uzak olduğunu, ayrıca ceza dosyasından aldırılan kusur raporunun hukuk hakimi için bağlayıcı mahiyette olmadığını, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının düşük olduğunu, kazanın oluş şekli, zararın büyüklüğü, kalıcılığı, kusur durumu, müvekkilin genç yaşında (40) böyle bir kaza nedeniyle yaralanmaya maruz kalması ve psikolojik olarak da zor günler geçirmesi, manevi tazminatın caydırıcılık özelliği gibi hususlar düşünüldüğünde mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarı düşük kaldığını belirterek arz ve izah edilen ve re'sen nazara alacağı diğer nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kusur oranları ve manevi tazminat miktarı yönünden davacı lehine kaldırılarak manevi tazminat taleplerinin tamamının kabulü yönünde karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ... vekili süresinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararını maddi tazminat talebi yönünden davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve kabul edilen manevi tazminat miktarının fahiş olması nedenleri ile istinaf ettiklerini, birden fazla davalı aleyhine ikame olunan davalarda ret sebebi aynı olmayan davalılar yönünden ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, davacının diğer davalı ... A.Ş. ile maddi tazminat talebi yönünden sulh olduklarını, bu nedenle müvekkili ...lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, kararın bu yönü ile usul ve yasaya aykırı olduğundan bu kısım bakımından kaldırılması gerektiğini belirterek hükmedilen manevi tazminatın fahiş olması ve red edilen maddi tazminat nedeniyle müvekkili ...lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi nedenleri ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararının kabul edilen kısım bakımdan kaldırılmasını, tüm bunlarla birlikte red edilen manevi tazminat talebi bakımından Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararı yasaya uygun olduğundan davacının istinaf talebinin reddini, red edilen kısmı bakımından onanması kabul edilen kısım bakımından kaldırılması suretiyle davanın reddine, muhakeme masraflarının ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ...vekili tarafından süresinde verilen istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada kusurun karşı tarafa ait olup mütefarik kusurun dosya kapsamında dikkate alınmamasının kabul edilemeyeceğini, müvekkiline kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, davacı yanca her ne kadar kusurunun bulunmadığı ileri sürülmüşse de bu hususun kabulünün mümkün olmadığını, davacının kusurunun olmadığı yönündeki istinaf taleplerinin reddinin gerektiğini, tüm dosya kapsamı incelendiğinde meydana gelen kaza nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın da kabulünün mümkün olmadığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının manevi tazminatın düşük olduğu yönündeki istinaf taleplerinin de yersiz olduğunu, davacının istinaf taleplerinin reddini talep ettiklerini, müvekkilinin meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını ayrıca davacı yanın işbu kaza nedeniyle yaralandığı hususunun hastane kayıtları ile bağdaşmadığını, 3 ay sonra alınan raporun işbu dava konusu kazayla bağdaştırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı hususlarının irdelenmesi ve davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu hususun göz önüne alınmaması kabul edilemez olduğunu, kendi kusuru ve tedbirsiz davranışları ile kazaya sebebiyet veren davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin açıkça hakkaniyete aykırı olduğunu, bu durumun sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde olduğu değerlendirilecekse bile söz konusu tutarın fahiş olduğunu, davacının meydana gelen olaydaki kusuru ve tedbirsizliğinin de dikkate alınarak tutarın düşürülmesini istediklerini belirterek, arz ve izah edilen nedenlerle davacı yanın istinaf başvurusunun reddine, istinaf sebeplerinin kabulü ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/731 Esas ve 2024/390 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava dilekçesindeki talebe göre dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Dava dosyasındaki 15/04/2022 havale tarihli bilirkişi kusur raporunda; bahse konu... tarihli trafik kazasında ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 47/1-c ve 57/1-a kural ihlalleri ve m.84/h asli kural ihlalinin olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in ise seyir davranışındaki bilgi ve bulgulara göre atfı kabul bir kural ihlalinin olmadığı kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Kaza tespit tutanağı bu rapor ile uyumludur. Ancak Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/458 Esas sayılı dosyası kapsamında aldırılan ... tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunda mevcut verilere göre; sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki kamyonet ile olay yeri kavşağa geldiğinde istikametine hitaplı bulunan "DUR" uyarı levhasını dikkate alıp durması, bölünmüş yolu takiben gelmekte olan taşıtlara ilk geçiş hakkını vermesi, yolun geçişi için müsait olduğu bir anda seyrine devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sol tarafından gelmekte olan taşıtlara ilişkin yaptığı kontrolde yetersiz kaldığı, geçiş yapmak istediği anda da kendisine göre ilk geçiş hakkına sahip motosikletin seyir alanını kapatarak kazaya sebebiyet verdiği nedeniyle meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğu, sürücü ...'in sevk ve idaresindeki motosiklet ile yerleşim yeri içerisindeki bölünmüş yolda olan seyrini teyakkuz halinde sürüdürmesi, olay yeri kavşağa tedbir alabilecek uygun bir hızla yaklaşması gerekirken bu hususlara uymadığı ve sağındaki tali yoldan gelerek solundaki ada içerisine doğru seyreden kamyonet ile kazaya karıştığı nedeniyle gerçekleşen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile alt düzeyde tali kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı görülmüştür. İlk derece mahkemesince anılan bu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosya Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'na gönderilmiştir. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin ... tarihli raporunda: davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araç ile mahalli kavşağa geldiğinde kendisine hitaben olan "DUR" levhasını ve kavşaktan geçen araçların hız ve mesafesini dikkate alması gerekirken kontrolsüzce kavşaktan geçişi sebebiyle solundaki kavşak kolundan düz seyirle gelen, ilk geçiş hakkı bırakmadığı motosiklete çarpması nedeniyle %85 (yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’in ise motosiklet ile mahalli kavşağa geldiğinde hareketlerini takip ettiği araçları dikkate alarak kontrollü biçimde kavşaktan geçiş yapmaya özen göstermemesi ve sağından olay mahalli kavşağa geçiş yapan ara a çarpması nedeniyle %15 (yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu şeklinde tespiti yapıldığı görülmüştür. Adli Tıp Kurumu'nun ... tarihli raporunun dosyada bulunan tüm raporlar ve deliller irdelenerek hazırlandığı, dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, hüküm vermeye ve denetime de elverişli olduğu görülmekle kusura yönelik tarafların istinaf itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 49 ve 56. maddelerine göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Hâkim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nesafetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayın işleniş biçimi, olay tarihi, davacının yaralanmasının mahiyeti, davalı tarafın kusur durumu, davacının çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, tarafların sosyal ekonomik durumu birlikte değerlendirildiğinde ayrıca hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi gözden uzak tutulmayarak ilk derece mahkemesinin takdir ettiği manevi tazminat miktarının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu, kamu düzenini ilgilendiren başkaca bir aykırılık da tespit edilemediğinden davacı vekilinin manevi tazminatın az takdir edildiği ve kusur durumunun dikkate alınmadığı yönündeki; davalı ...vekili ile davalı ... vekilinin ise manevi tazminat miktarının fazla belirlendiği yönündeki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve reddedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı, davalı sigorta şirketi ile gerçekleşen sulh doğrultusunda maddi tazminat taleplerinin sigorta şirketi tarafından karşılandığını belirterek maddi tazminat talebiyle açtıkları davadan feragat etmiştir. Akabinde davalı sigorta şirketi gerçekleşen sulh nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını beyan etmiştir. Davacının feragat beyanı hakkın özünden vazgeçme şeklinde olmayıp davalı sigorta şirketiyle gerçekleşen sulhe dayalı olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle maddi tazminat taleplerinin davalı sigorta şirketi tarafından ödendiği gerekçesiyle maddi tazminat taleplerinin konusuz kaldığı kabul edilerek ve davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna bakılarak yargılama giderlerinden sorumluluk değerlendirilmelidir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2016/16977, K:2019/8248 sayılı kararında da aynı yönde kabul ve açıklamalara yer verilmiştir.). Dosya kapsamındaki delillerden dava tarihi itibarı ile davacının maddi tazminat istemlerinin haklı olduğu görülmektedir. Bu itibarla maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddi yönünden davalı ... vekilinin müvekkili lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği yönündeki istinaf itirazı yerinde değildir. Yine ilk derece mahkemesince manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı üzerinden A.A.Ü.T. hükümlerine göre davalılar lehine vekalet ücretinin hükmedildiği ve bu hükmün yasaya ve uygulamaya uygun olduğu görülmekle davalı ...vekilinin bu konudaki aksine itirazları da yerinde değildir. 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirtilen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasındaki kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda istinaf incelemesi sırasında istinaf talebinin esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durum istinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek haller kapsamında yer almaktadır. Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; istinaf başvurusunda bulunanın sıfatı ve istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme üzerine; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, taraf vekillerinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-) 1-) Davacı ...'in istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-) Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, B-) 1-)Davalı ...'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-)Davalı ...'ın istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 2.390,85 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 597,71 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.793,14 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-)Davalı ...tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin bu davalı üzerinde bırakılmasına, B-) 1-)Davalı ...'nın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-)İstinaf başvurusunda bulunan davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına ya da iadesine YER OLMADIĞINA, 3-)Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin bu davalı üzerinde bırakılmasına, D-) 1-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından A.A.Ü.T.'nin 2/2. maddesi uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 2-)Taraflarca istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nın 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE, 3-)Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302/5 ve 359/3 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1- a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/11/2025