İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında herhangi bir ilişki olmadığı halde davalının eşi ...'a teminat olarak bırakılan ...Bankası Üsküdar şubesine ait ... seri nolu boş çekin dilekçede belirtilen şekilde haksız ve kötü niyetli olarak doldurulu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/556 Esas KARAR NO : 2025/1145 DAVANIN KONUSU : Kıymetli Evraktan Kaynaklanan Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında herhangi bir ilişki olmadığı halde davalının eşi ...'a teminat olarak bırakılan ...Bankası Üsküdar şubesine ait ... seri nolu boş çekin dilekçede belirtilen şekilde haksız ve kötü niyetli olarak doldurulup 350.000 TL borçlandırıldığını ve böyle bir borcun olmadığını, söz konusu çekten kaynaklı olarak davalıya herhangi bir borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açtığı huzurdaki menfi tespit davasında mezkur çek keşidecisinin davacı ... Otomotiv olduğunu, çek suretinden de görüleceği üzere keşideci ...n Otomotiv'in, çeki ...'a ciro ettiğini, ...'ın da davalının eşi ...'a keşide ettiği ve son olarak da ...'ın, davalı olan eşi ...'a ailevi sebeplerden dolayı ciroladığını, arabuluculuk başvurusunun ve davetinin usule uygun olmadığını, davacının, davalının eşi hakkında tefecilik yaptığı yolundaki beyanlarının, çekin bedelini ödemekten kaçınmak için davacı tarafından bulunan bir yol olduğunu, işbu hususların gerçek olmadığını ve birlikte davacının dava dilekçesinde zikrettiği bu yöndeki savcılık dosyalarında "Kovuşturmaya Yer Olmadığına" dair kararlar verildiği ve kesinleştiğini, davalının, davacı hakkında İstanbul Anadolu 1. İcra Ceza Mahkemesinin 2018/234 esas sayılı dosyasında 21/07/2017 tarihinde karşılıksız çek keşide etmek nedeniyle şikayette bulunduğunu ve anılan dosyada dava dilekçesinde zikredilen savcılık şikâyetlerinin ve kesinleşme şerhlerinin celb edildiğini, davacının, ceza alacağını ve dosyanın tekemmül ettiğini anlayınca huzurdaki davayı açtığını, dava konusu çekin davalı tarafından doldurulduğu hususunun davalı tarafından kabul edilmediğini öne sürerek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2019/180 esas, 2022/895 karar, 01/11/2022 tarihli kararı ile; "Davacının davasının REDDİNE" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacaklı elindeki 350.000-TL bedelli senedi hangi ticaret sonucunda aldığını belgelemesi gerektiğini, karşı taraf olan davalı/alacaklının, alacaklı olduğuna dair herhangi bir belgeyi dosya sunamadığını, yalnızca boş ve teminat çekini suç olacak şekilde fahiş rakamlar yazarak tahsile çalıştığını, menfi tespit davalarında ispat yükünün davalı/ alacaklı tarafta olduğu yargıtay kararlarında da yerleşmiş bir içtihat haline geldiğini, bilirkişinin dava konusunun anlamadan alacak davasıymış gibi bir rapor düzenlediğini, bilirkişinin verdiği raporun tamamen ilgisiz olduğunu ve bu raporla hüküm kurulamayacağını, evrakların ve delillerin dikkate alınmadan rapor düzenlendiğini, bilirkişi, ticari defter kayıtlarında davalının eşi ... arasında ticari ilişkiye rastlanmadığının belirtildiğini, tarafça yapılan savunmanın da bu yönde olduğunu, taraflar arasında ticari iş olmadığından alacağın olmadığını, bedelsiz resmi evrak'ı suça konu olacak şekilde kullandığını ispatladıklarını, davalı -alacaklı ciranta olan ...ın eşi olduğu, çeke karşı ileri sürülecek defileri engellemek için muhafazalı olarak ciro yapıldığını, taraflar arasında ticaretin olmadığını dolayısıyla ticaret yoksa borcunda olamayacağını davanın ispatlandığını beyan ederek, kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesine cevap vermeyeceklerini ve cevap süresinden de feragat ettiklerini bildirdiği, dosyanın İstinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili istinaf dairesine gönderilmesini talep ettiği görülmüştür. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava ve birleşen dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında 28/04/2017 keşide tarihli, 350.000-TL bedelli çek yönünden menfi tespit istemine ilişkindir. Dosya kapsamında hem asıl hem de birleşen davanın bulunmasına rağmen ilk derece mahkemesi tarafından yalnızca ''davacının davasının reddine'' şeklinde hüküm kurulduğu ve nihai karar tebliğ edilmeden, tarafların talebi olmadan mahkeme tarafından resen HMK'nın 305/A maddesine dayalı olarak Tamamlama Hükmü ile hükmün altına; 6100 sayılı HMK'nın 305/A.maddesine göre; "Taraflardan her biri, nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine rağmen veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." düzenlemesi gereğince; yargılama sonucunda hükmün tefhimi esnasında birleşen dosya ile ilgili hükmün tefhiminin unutulduğu, bu eksikliğin gerekçeli karar yazılması esnasında fark edildiği ve birleşen dava olan İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/310 esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine dair hüküm kurulduğu görülmüştür. HMK'nın 297/1-c. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre hükmün; her bir dava yönünden tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi gerekmektedir. Ayrıca HMK'nın 298. maddesi gereğince gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olmamalıdır. HMK'nın 305/A maddesi kapsamında taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bununla birlikte mahkemenin re'sen anılı maddeye dayalı olarak tefhim edilen hüküm sonucunda yer almayan birleşen davanın reddine ilişkin hükmünü tamamlama hükmü ile dahil etmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu kapsamda resen gözetilen sebeplerle HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince birleşen dosya davacı vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, usulüne uygun şekilde hüküm ve gerekçe oluşturulması amacı ile dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Birleşen davada davacı vekilinin istinaf isteminin resen gözetilen sebeplerle KABULÜ ile; 2-İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/11/2022 tarih, 2019/180 E. 2022/895 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran birleşen davada davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2025