İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirket ile 17/03/2010 tarihinde alacağın temliği sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereği davalı şirketin 26/01/2011 tarihinde başlayarak 26/05/2013 tarihine kadar her ay 300 USD davacının hesabına ödeme yapması gerektiğini fakat daval…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1298 Esas KARAR NO : 2025/1251 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/03/2023 NUMARASI : 2022/899 E. - 2023/271 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Trampa Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirket ile 17/03/2010 tarihinde alacağın temliği sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereği davalı şirketin 26/01/2011 tarihinde başlayarak 26/05/2013 tarihine kadar her ay 300 USD davacının hesabına ödeme yapması gerektiğini fakat davalı şirketin 26/12/2011 tarihine kadar davacıya ödeme yaptığını, davalının borcunu ödemesi için İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün ... esas dosyası ile 09/04/2019 tarihinde takip başlatıldığını ve davalı şirket tarafından 22/04/2019 tarihinde takibe itiraz edildiğini belirterek davalı şirket tarafından Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu şirket tarafından haksız ve dayanaksız olarak yapılmış bulunan itiraz sebebiyle takip bedelinin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen sözleşmede ihtilafların çözümünde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili kılındığını, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapılması ve dolayısıyla geçerli icra takibin olmaması ve bu davanında yetkisiz mahkemesi açılmış olması nedeniyle koşulları oluşmayan icra takibine itirazın iptali davasının reddine, %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın ilk olarak İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/212 Esas sayılı dosyasında açıldığı, mahkemece 17/02/2022 tarihli 2022/76 Karar sayılı kararıyla, mahkemenin görevli olmadığı, davanın ticari dava olduğu, İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi ve davacı vekilinin talebi üzerine dosya İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiştir. İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/04/2022 tarihli, 2022/318 Esas-2022/343 Karar sayılı gönderme kararı ile, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, TTK'nın 4/f maddesi gereğince bankacılık işleminden kaynaklanması nedeniyle, HSK'nın 15/12/2021 tarihli kararı gereğince İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, 7. Asliye Ticaret Mahkemesi de dosyanın açılış tarihine göre gönderen mahkemece bakılacağı gerekçesiyle geri iade etmiştir. MAHKEME KARARI; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2023 tarihli 2022/899 E- 2023/271 K sayılı kararıyla; " İtirazın iptali davalarında, hem icra dairesinin hem de mahkemenin yetkisine itiraz edilmişse öncelikle icra dairesinin yetkisine itirazın karara bağlanması gerektiği, taraflar arasında düzenlenen 17/03/2010 tarihli temlik sözleşmesi uyarınca, anlaşmazlıkların çözümünde yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri ve icra müdürlükleri olduğu hususunda düzenlenme yapıldığı, davalı vekilinin gerek icra dosyasına yaptığı borca itirazında gerek süresinde sunduğu cevap dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itirazda bulunduğu, İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün ... esas dosyası ile başlatılan icra takibinin davacı alacaklı tarafından, yetkisiz icra dairesinde yapılmış olduğu, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde usulüne uygun olarak icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği" gerekçesiyle; davanın, HMK 114/2 ve HMK 115. maddeleri uyarınca yetkili İcra Dairesine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmaması nedeniyle, dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir ise de mahkemece sehven hüküm kısmında davanın reddine karar verildiği" gerekçede açıklanarak; Geçerli bir icra takibi olmaması sebebiyle koşulları oluşmayan itirazın iptali davasının REDDİNE, karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU; Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin tacir olmadığını, 09/04/2019 icra takip tarihinde HMK'nın yürürlükte olduğunu, kanunun açık hükmüne aykırı olarak sözleşmede belirlenen yetki şartının geçersiz olduğunu, takip dosya borçlusunun adresinin Kadıköy'de, alacaklı adresinin Kartal'da olduğunu, takibin yetkili İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünde başlatıldığını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE; Dava, taraflar arasında düzenlenen alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali taleplidir. Mahkemece taraflar arasında düzenlenen temlik sözleşmesindeki yetki şartının geçerli olduğu, davalının icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği, icra takibinin yetkili icra müdürlüğünde yapılmadığı, yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkemenin görevli olup olmadığı, HMK 1. Madde gereğince kamu düzeninden ve HMK 114/1-c maddesi gereğince dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmese de mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Davanın ilk olarak İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/212 Esas sayılı dosyasında açıldığı, mahkemece 17/02/2022 tarihli 2022/76 Karar sayılı kararıyla, mahkemenin görevli olmadığı, davanın ticari dava olduğu, İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi ve davacı vekilinin talebi üzerine dosya İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesince de dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 6102 Sayılı TTK'nun 3.maddesinde "bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu" belirtilmiş, aynı kanunun 4.maddesinde ise ticari dava ve işler sayılmıştır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde tacir olmadığını, emekli olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır. Alacağı davalıya temlik eden... Finans Kurumu'nun bu davada taraf olmadığı, uyuşmazlığın taraflar arasındaki Alacağın Temliki, Sulh, İbra ve Feragat Sözleşmesinden, davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirmediği iddiasından kaynaklanmıştır. Benzer uyuşmazlıklara konu davalarda verilen (Bakınız Yargıtay 11.HD'sinin 2015/14950 Esas, 2016/3539 Karar; 2017/1069 Esas, 2018/5194 Karar ve Yargıtay 13.HD'sinin 2015/15096 Esas, 2017/2181; 2017/8010 Esas, 2017/9945 Karar; 2015/39733 Esas, 2018/4765 Karar sayılı ilamları) kararlar ile, benzer bir uyuşmazlığa konu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/11-2630 E,- 2019/328 K.sayılı 21/03/2019 tarihli kararında da; "davacının temlik sözleşmesine konu yaptığı alacağın borçlusu durumundaki... Kurumu A.Ş'nin bu davada taraf olmadığı gibi uyuşmazlık konusu alacağın da doğrudan davalının ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, davacının da tacir olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 6098 sayılı TBK'nun 183. vd. maddeleri hükümlerinin uygulanacağı, dava konusu uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşımadığına " karar verildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece davada görevli olup olmadığını değerlendirmeksizin, uyuşmazlığın niteliği ve davacının tacir olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf isteminin resen gözetilen sebeplerle kabulüne, mahkeme kararının HMK 355. Madde ve HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılarak, dosyanın görevli İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2023 tarihli 2022/899 E- 2023/271 K sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 355. Maddesi ve 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Davada görevli mahkemenin İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,4- HMK'nın 20. Maddesi gereğince Dairemiz kararının taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde taraflarca başvurulması halinde İlk derece mahkemesince istinaf kaydının kapatılarak, dosyanın görevli İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi taktirde İstanbul Anadolu 4. Ticaret Mahkemesi'nce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,5- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,6- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 08/10/2025