İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle müvekkilinin Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2019/07331 numaralı ... Tasarım Tescil Başvuru Formundaki 34 nolu tasarımın taklitlerinin davalı ... ... tarafından "" markasıyla üretim ve satışının yapıldığının, yine davalıya ait @... adlı in…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/927 Esas KARAR NO : 2025/1791 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 09/02/2023 NUMARASI : 2020/142 E. - 2023/37 K. DAVA: ... Tasarım ve Tecavüzün Tespiti BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2020/239 ESAS SAYILI DOSYASI KARŞI DAVA: TASARIMIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 24/07/2020 KARŞI DAVA TARİHİ : 08/09/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle müvekkilinin Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2019/07331 numaralı ... Tasarım Tescil Başvuru Formundaki 34 nolu tasarımın taklitlerinin davalı ... ... tarafından "" markasıyla üretim ve satışının yapıldığının, yine davalıya ait @... adlı instagram satış sayfasında satışının yapıldığı tespit edildiğini, davalı gerçek kişi ... ‘ın davalı şirketin müdürü olarak haksız fiili bizzat gerçekleştiren kişi olduğundan sorumlu olduğunu, diğer davalı ... (...) ise davalı ... tarafından "..." markasıyla üretim ve satışı gerçekleştirilen taklit ürünleri kendisine ait iş yerinde ve yine kendisine ait ... tesettür adlı instagram satış sayfasında satışını gerçekleştirdiği, ... Giyime ait adresde ve yine davalıya ait @... adlı instagram satış sayfasında, yine aynı şekilde diğer davalı ... (...) in adresinde ve davalıya ait @... adlı instagram satış sayfası üzerinde faaliyet gösterdiğini, delillerin yok olma ihtimaline binaen davalılar ... ... ve ... (...)in bildirilen ve gösterilecek adreslerinde ve yine davalılara ait ... ve @... adlı instagram satış sayfalarında delil tespiti mahiyetinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına, tasarım hakkına tecavüzün tespiti durdurulması ve önlenmesi ile tedbir karar verilmesini talep ce dava etmişlerdir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalılar ... ... Ltd., ve ... vekili 20.01.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının dayanak tasarımının Piyasaya yenilik getirmeyen ve ayırt edicilik özelliği barındırmayan bir model olmasından ötü tescil başvurusunun piyasada tekel olup haksız kazanç sağlama amacıyla yapıldığını, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, bilirkişi incelemesi yapılacaksa mutlak yenilik ve ayırt edicilik hususlarına göre inceleme yapılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... 29.06.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dayanak tasarımın yeni ve ayırt edici bir niteliği bulunmadığını, diğer davalı olan ... ... ile aralarında yıllardır devam eden bir ticari ilişki söz konusu olduğunu, kendisinin üretici değil satıcı olduğunu, İyi niyetli olarak bedelini ödeyerek diğer davalıdan satın aldığı elbise yönünden kusurlu bir davranışının olmadığını, davaya konu elbisede şekil unsuru bakımından, görsel anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzerliğinde söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA: Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle: işbu davanın İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/142 E. sayılı davası ile birleştirilmesini, taklit ürünlerin başta davalıların iş yerlerinde, diğer mağazalarında üretim ve satışının durdurulmasına, görüldüğü yerde toplatılmasına, ürünün satışını yapan internet sitelerinde satışının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde taleplerini arttırmak üzere şimdilik SMK 151/2-a kapsamında 1.000 TL maddi tazminatın, (davacı vekili 3.11.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 38.375 TL olarak talep etmiştir) 100 TL itibar tazminatının ve 20.000 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 07.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar-karşı davacılar ... ve ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesinde ve Karşı dava dilekçelerinde özetle: birleşen davada Davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, şirket tüzel kişiliği yönünden davanın esastan reddine, karşı dava yönünden ise ... tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özellikleri barındırmadığından SMK 56.maddesinde belirtilen yenilik ve ayırt edicilik unsurları bulunmayan 2019/07331 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmişlerdir Davalı ... ‘a birleşen davada usule uygun tebligat yapılmış ancak birleşen davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Orhan Bozkurk’un üretici değil satıcı olması, ancak her iki davalı arasında ürün tedariki ve satışı yönünden bağlantı olması, her iki davalının davacıya ait 2019/07331 başvuru no'lu 34 sıra numaralı elbisenin tasârım olarak aynısını ticari amaçlı satışa arz etmiş olmaları, bilirkişilerce elbise üzerinde detaylı olarak inceleme sonucunda işçilik farkları ve aksesuar farkları dışında tasarımların aynı olduğu, ayrıca ürünün @... instagram adresinde, tespit istenilen ürüne ait satışın yapıldığı gözetilerek tasarımın tescilli olduğu tarih, davalıların kullanım yoğunluğu, gözetildiğinde; Tasarım hakkını ihlal nedeniyle SMK 151/2-a davacının toplamda talep edebileceği tazminat 38.375.TL olarak tespit edilmiş olmakla ele geçen ürün miktarı ve tarafların ticari kapasitesine göre 26.115. TL sinin ... ... SAN VE TİC LTD ŞTİ ‘den tahsil edilmek üzere, 12.260 TL sının davalı ...’dan ‘den tahsil edilmek ve tespit tarihi olan 7.2.2020 tarihinden itibaren hesaplanmak üzere değişir oranlı ticari faiz ile davalılardan bu miktarda ayrı ayrı tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalıların (davalı ... ... SAN VE TİC LTD ve davalı ...’un) eyleminin davacının tasarımına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, Davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu gözetilerek reddine, (Ltd şirketlerde şirket ortağı şirket tüzel kişiliğine karşı 3. Kişi konumundadır. Şirket borçlarından dolayı tüzel kişilik sorumlu olup, gerçek kişinin sorumluluğu bulunmamaktadır) Tasarım hakkını ihlal nedeniyle takdiren 5000-TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 7.2.2020 tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile ayrı ayrı davalılardan ... ... SAN VE TİC LTD ŞTİ ‘den ve davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminatta fazlaya ilişkin istemin reddine,İtibar tazminatı isteminin reddine, hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına ,hükümsüzlük şartları oluşmadığından birleşen dava kapsamında açılan karşı davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. I-ASIL DAVADA;DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 1-Davalıların (davalı ... ... SAN VE TİC LTD ve davalı ...’un ) eyleminin davacının tasarımına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 2-Davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu gözetilerek reddine, 3-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan (davalı ... ... SAN VE TİC LTD ve davalı ...’dan) eşit olarak tahsiline, II-BİRLEŞEN DAVADA; DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE 1-Davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu gözetilerek reddine, 2-a-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle SMK 151/2-a Maddesi ve somut olayın özellikleri ve ele geçen ürün miktarı kapsamına ve BK hükümlerine göre davacının toplamda talep edebileceği tazminat 38.375.TL olarak tespit edilmiş olmakla ele geçen ürün miktarı ve tarafların ticari kapasitesine göre 26.115. TL sinin ... ... SAN VE TİC LTD ŞTİ ‘den tahsil edilmek üzere , 12.260 TL sının davalı ...’dan ‘den tahsil edilmek ve tespit tarihi olan 7.2.2020 tarihinden itibaren hesaplanmak üzere değişir oranlı ticari faiz ile davalılardan ayrı ayrı tahsili ile davacıya ödenmesine, b-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle takdiren 5000-TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 7.2.2020 tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile ayrı ayrı davalılardan ... ... SAN VE TİC LTD ŞTİ ‘den ve davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminatta fazlaya ilişkin istemin reddine, c-İtibar tazminatı isteminin reddine, KARŞI DAVA 1-Davanın REDDİNE.," karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı-Karşı Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirttiğini, zira davalı şirketin müdürü olan ...'ın tasarım hakkına tecavüz haksız fiilini bizzat gerçekleştiren kişi olması nedeniyle şirket ile birlikte müvekkiline karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu hususta Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/7562 Esas ve 2016/2180 Karar sayılı ilamını örnek gösterdiğini, dolayısıyla bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ifade ettiğini, birleşen davaya ilişkin istinaf nedenlerinin devamında ise, manevi tazminat taleplerinin tamamına hükmedilmesi gerekirken 20.000 TL yerine 5.000 TL'ye hükmedilmesinin sektör koşullarıyla ters düştüğünü, caydırıcılığının olmadığını ve manevi zararı karşılamakta yetersiz kaldığını öne sürdüğünü, bu konuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2002/13104 E. 2003/5525 K. sayılı ilamına atıf yaptığını, ayrıca hükmedilen tazminat miktarının günümüz ekonomik koşullarına uygun olmadığını savunduğunu, son olarak tazminatlardan fazla müvekkili borçlandırıcı şekilde karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin Anayasa Mahkemesinin 2012/791 Başvuru Numaralı kararında belirtildiği üzere müvekkilin adil yargılanma, hak arama hürriyeti ve mahkemelere erişim hakkının kısıtlanmasına sebebiyet verdiğini, zira kabul edilen kısmın reddedilen kısım nedeniyle hükmedilecek karşı vekalet ücretini dahi karşılayacak miktarda olmadığını iddia ettiğini ve tüm bu nedenlerle Yerel Mahkemenin asıl ve birleşen davaya ilişkin (birleşen davadaki karşı dava hariç) kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/02/2023 tarihli, 2020/142 E., 202023/37 K. sayılı, davanın kabulüne dair kararını istinaf etmek üzere başvuruda bulunduğunu, davacının kendisine ait ... Butik adlı iş yerinde ve Giyemtesettür adlı Instagram sayfasında diğer davalı ... tarafından '...' markasıyla üretilen ürünlerin taklit olduğu iddiasıyla haksız dava açtığını, davaya konu elbisenin 554 sayılı KHK ve Yargıtay kararları uyarınca tescil için aranan yeni ve ayırt edici olma şartlarını taşımadığını, kamuya daha önce açıklanmış benzer tasarımlara nazaran belirgin bir farklılık yaratmadığını ve sıradan bir elbise olduğunu, dolayısıyla bir tasarım olarak kabul edilemeyeceğini, haksız olarak tescil edilmiş olsa bile taklit iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve bilirkişi incelemesiyle aynı tasarıma sahip ürünlerin birçok yerde rahatlıkla bulunabileceğinin ve hatta davacının tescil tarihinden önce kamuya sunulduğunun görüleceğini, davacının bilinen bir marka olmaması nedeniyle tasarımın hangi markaya tescilli olduğunun bilinmesinin mümkün olmadığını, kendisinin üretici değil satıcı olduğunu, diğer davalı ... ile ticari ilişkiye güvenerek ve gerekli dikkat ve özeni göstererek ürün satın alıp butiğinde sattığını, iyi niyetli olduğunu ve davacıya zarar verme kastının bulunmadığını, bu nedenle maddi ve manevi tazminat talebinin haksız olduğunu, butiğinde yapılan incelemeler nedeniyle ticari itibarının zedelendiğini ve ekonomik sıkıntı yaşadığını, davaya konu elbise tasarım niteliği taşımadığından 6769 sayılı Kanun'un uygulanamayacağını, TTK 55. maddedeki haksız rekabet şartlarının da oluşmadığını, bilirkişi raporunun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, raporda kıyaslanan elbiseler arasında boy, kullanılan aksesuar farkı (boncuk ve pul öğeler), kemer konumu gibi belirgin farklılıklar olduğunu, sadece genel benzerliğin taklit için yeterli olmadığını, bu tarz tekstil ürünlerinin güncel moda trendleri nedeniyle birçok yerde bulunabileceğini, Türk Ticaret Kanunu'ndaki haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil etmediğini, haksız rekabete konu olacak bir kastının olmadığını, 18.11.2019 tarihli 2019/07331 sayılı ... tasarım tescilinin, 26 Nisan 2019 ve 04 Kasım 2019 tarihlerinde kamuya sunulmuş olması nedeniyle yenilik unsurundan yoksun olduğunu ve tescilin hükümsüz kılınarak sicilden terkin edilmesi gerektiğini, tasarımın ayırt edici özelliği olmayıp tescillenmesinin piyasada tekelleşme amaçlı olduğunu, normal bir tüketicinin ilk bakışta farklılıklar görmesi nedeniyle ürünün taklit olarak adlandırılamayacağını, ayrıca satış adedinin sadece 18 olmasına rağmen bilirkişi raporunda 500 adet gibi bir tespitten bahsedilmesinin raporun özensiz hazırlandığını gösterdiğini ve bu nedenlerle hukuka ve yasaya aykırı kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-Karşı Davacılar vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın tasarımı ile kendi sundukları tasarımlar arasındaki tek genel görünüş farkının, davacı tasarımının tesettür giyimine uygun hale getirilmiş olması olduğunu, kumaş, dikiş, cins ve fonksiyon gözetmeksizin sadece dış görünüş itibarıyla benzerlik/farklılık değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişilerce emsal gösterilen tasarımların davacı tasarımdan önce kamuya sunulmuş olduğu hususu göz ardı edilerek davacı tasarımının yaratılış sürecinde esinlenme sınırları içerisinde kalınıp kalınmadığına dair itirazlara değinilmediğini ve dava konusu tasarımın harcıalem olup olmadığına dair kök raporda araştırma yapıldığı belirtilirken, ek raporda "var olmayan bir ürüne dair ne şekilde bir kıyaslama yapılabileceği bilirkişi heyetimizce anlaşılamamıştır" denilerek araştırma yapılmadığının anlaşıldığını ve bu nedenle hükmün kaldırılması gerektiğini, kök bilirkişi raporuna itirazlarında, davacı defterlerindeki satış kayıtlarının ne şekilde tutulduğu, ürün kodlaması bulunup bulunmadığı, ürün kodu varsa dava konusu tasarıma ilişkin kodun dosyaya sunulan kodla eşleşip eşleşmediği ve sunulan faturanın dava konusu ürünle eşleşip eşleşmediği incelenmeksizin rapor tanzim edildiği yönündeki itirazlarının değerlendirilmesinde, davacı ticari defter ve belgelerinde dava konusu ürüne ait ürünler tespit edilemese de sunulan faturadaki fiyatın ortalama olduğu gerekçesiyle hesaplamada dikkate alındığının belirtilerek hesaplamaların afaki olduğunun kabul edildiğini, mahkemenin takdir yetkisini kullanması konusunda görüş oluşturmanın bilirkişi heyetinin görevi olmadığı halde bu tür değerlendirmeler içeren raporların tanzim eden heyetin reddi yerine denetime elverişsiz raporlarla hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini, ilk derece mahkemesince bilirkişi raporlarındaki hesaplamaların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı bilinerek takdiren hükmedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ve takdir hakkı sınırlarının aşıldığını, bilirkişi raporlarındaki ürün karlılık oranlarına ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, emsal rapordaki farklı renklerde üretimden hareketle yapılan ortalama üretim adedi değerlendirmesinin huzurdaki dosyada birebir alınmasının hukuki temeli bulunmayacağı, ortalama üretim ile ürün başına karlılıkların farklı hususlar olduğu yönündeki itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı yanın mahrum kaldığı kazancını net olarak ispat edememesine rağmen tazminat hükmü kurulduğunu, bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı defterlerinde ürün bazlı maliyet ve satış hesabının bulunmaması, beyan edilen kar oranları ile genel karlılık oranları arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davacının mahrum kaldığı kazancının net hesaplanmasının mümkün olmadığını ve zararın ispatının mümkün olmadığı bilirkişi raporları ile sabitken, bilirkişilerce dayanaksız yapılan tazminat hesaplarının genel hükümlere göre kabulünün mümkün olmadığını, davalı vekili tarafından davacı yanın istinaf dilekçesinde, müvekkili ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin hatalı olduğu, hükmedilen manevi tazminatın düşük kaldığı ve kısmen ret nedeniyle hükmedilen karşı vekalet ücretinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği yönündeki taleplerine cevap vererek, yerel mahkemenin ... yönünden verdiği husumet kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ve şirketi dışında ticari faaliyeti bulunmaması nedeniyle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, hükmedilen manevi tazminatın davacının manevi tatmin duygusunu sağlayacağını ve daha fazlasının zenginleşme yasağını ihlal edeceğini, manevi tazminatın reddolunan kısmı nedeniyle hükmedilen karşı vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen sınırlar içinde olup usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılması için katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunduğunu ve davacı yanın istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. Davacı-Karşı Davalı istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından ileri sürülen ve davayı inkar niteliği dışında bir nitelik taşıyan hiç bir hususun dikkate alınmaması gerektiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarı, manevi tazminatın reddedilen kısmı nedeniyle aleyhe hükmedilen karşı vekalet ücretini dahi karşılayacak miktarda olmaması nedeniyle müvekkilin adil yargılanma, hak arama hürriyeti ve mahkemelere erişim hakkı kısıtlanıldığını, mahkemenin gerekçeli kararı incelendiğinde, mahkemece vekili bulunmayan davalı ... lehine bir takım vekalet ücretlerine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin, hükümden çıkartılmasını ve davalının hukuka aykırı istinaf isteminin reddi ile istinaf istemi doğrultusunda usul ve yasaya aykırı asıl ve birleşen davaya ilişkin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava konusu; Tasarım hakkına (2019/07331) tecavüzün tespiti durdurulması ve önlenmesi ile tedbir karar verilmesi, Birleşen dava konusu; 2019/07331 nolu (34 NOLU tasarım) ... tasarıma dayalı olarak SMK 151/2-a kapsamında 1000 TL maddi tazminat, (davacı vekili 3.11.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 38.375 TL olarak talep etmiştir) 100 TL itibar tazminatı ve 20.000 TL manevi tazminatın delil tespit tarihi olan 07/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsili , Karşı dava konusu; 2019/07331 nolu ETB'nin hükümsüzlüğüne karar verilmesi davasıdır. Türk Patent Enstitüsüne ait kayda göre, 2019/07331 numaralı ... Tasarım Tescil Başvuru Formundaki 34 nolu tasarımın 18.11.2019 tarihinde başvurusunun yapıldığı, bültende 24.12.2019 tarihinde ilan edildiği ve tasarımın ... Tekstil Sanayi Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi adına tescilli olduğu anlaşılmıştır....nin ortak ve yetkilisinin ... olduğu anlaşılmıştır.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ile, 2019/07331 numaralı ... Tasarım Tescil Başvuru Formundaki 34 nolu tescilli tasarımın taklitlerinin; Davalı ... ... tarafından "..." markasıyla üretim ve satışının yapıldığının, yine davalıya ait @... adlı instagram satış sayfasında satışının yapıldığı tespit edildiğini, davalı gerçek kişi ... ‘ın davalı şirketin müdürü olarak haksız fiili bizzat gerçekleştiren kişi olduğundan sorumlu olduğunu, Diğer Davalı ... (...) ise davalı ... tarafından "..." markasıyla üretim ve satışı gerçekleştirilen taklit ürünleri kendisine ait iş yerinde ve yine kendisine ait ... tesettür adlı instagram satış sayfasında satışını gerçekleştirdiğini belirterek tasarım hakkına tecavüzün tespitini ve önlenmesini talep etmektedir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler... 12/06/2020 tarihli delil tespitine yönelik olarak işyerinde yaptıkları inceleme sonucunda hazırladıkları bilirkişi raporlarında özetle :" TPE resmi sitesinden tescil numarası ile sorgu yapılıp, iddia edilen tasarım için sunulan tasarım bilgilerinin geçerli olduğu, Tespit istenilen işyerlerinde 08.06.2020 günü yapılan tespitte, 2019/07331 başvuru no'lu 34 sıra numaralı elbisenin tasârım olarak aynı olduğu, Tespit isteyen davacı vekilinin tespit sırasında teslim ettiği tescillenmiş tasarım elbise ile mağazadan aldıklarını beyan ettikleri elbise üzerinde detaylı olarak inceleme yapıp, sonucunda işçilik farkları ve aksesuar farklarının olmasının yanı sıra ürünlerin tasarım olarak aynı olduğu, @... instagram adresinde, tespit istenilen ürüne ait satışın yapıldığının tespit edildiği " belirtilmiştir. -Bilirkişiler..., ..., ... tarafından düzenlenen 11/10/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle:" Davacı/karşı davalı ... Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.'ne ait 2019 07331 tescil no'lu ... tasarım belgesindeki (34) no'lu tasarım ile davalılar, ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... (... Tekstil) 'in işyeri adreslerinde tespit edilen ve @... sosyal medya hesabında paylaşımı yapılan ürün tasarımlarının birbirleri ile benzer olarak algılandıkları, Davacı/karşı davalı ... Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.'ne ait 2019 07331 tescil no'lu ... tasarım belgesindeki (34) no'lu tasarımın başvuru tarihi itibari ile yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olduğu, Davaya konu tasarımın davalılarca tespit edilebilen en eski kullanımının 21.02.2020 tarih olduğu, Tarafların incelenen ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalı tarafından, incelemeye sunulan ticari kayıtlar üzerinde yapılan incelemeler de, ürün gruplarını göre alt hesaplar kullanılmadığı, bu nedenle dava konusu tasarıma ait ürünlerde kaç adet satış yapıldığının tespit edilemediği, Mahkeme tarafından, davalı tarafın kullanımlarının, davacı tarafın tasarım hakkına tecavüz olduğu yönünde karar verilmesi halinde, davalı tarafından piyasada satışa sunulan dava konusu tasarıma ait elbiseyi, davacı taraf piyasada satışa sunmuş olsaydı, asgari üretim adetleri dikkate alınarak yapılan hesaba göre, elde edeceği muhtemel kazancın 38.375,00 TL’ sı olarak hesap edildiğini, Davacı tarafın, maddi tazminat talebinin Borçlar Kanununun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun Mahkemenin takdirinde bulunduğu" belirtilmiştir.Bilirkişi heyetine ait EK raporda özetle; Kök rapordaki tespitlerinin geçerli olduğu belirtilmiştir. Hükümsüzlük davası baştan itibaren sonuç doğuracağından öncelikle hükümsüzlük davası değerlendirilmiştir.Karşı dava yönünden; Somut olayda, birbirleri ile kıyaslanan abiye elbise tasarımlarında yer alan öğelerin, birbirlerine ve elbisenin bütününe göre olan konum ve formlarının farklı oldukları, 2019/07331 tescil no'lu çoklu ... tasarım belgesindeki (34) no'lu elbise tasarımı ile hükümsüzlüğü doğrultusunda sunulan elbise tasarımının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu ve birbirleri ile farklı olarak algılandıkları dolayısıyla hükümsüzlüğü istenen tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiğinden mahkemece tasarımın hükümsüzlüğü davasının reddine dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir. Asıl davada; kıyaslanan tasarımların üzerinde kullanılan boncuk ebatlarında ve yerleşiminde farklılık olduğu görülse de, bu öğenin tek başına tasarıma ayırt edici nitelik kazandırmadığı, tasarımlarda yer alan diğer öğelerin form ve ebatlarının, birbirlerine ve tasarımın geneline göre olan konum, ebat ve form ilişkilerinin benzer oldukları , davacı/karşı davalı tarafa ait 2019/07331 tescil no'lu çoklu ... tasarım belgesindeki (34) no'lu tasarım ile davalı/karşı davacı taraflara ait iş yerinde ve instagram sosyal medya hesabında yer alan ürün tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, birbirleri ile benzer olarak algılandıkları, Davacı/karşı davalı ... Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.'ne ait 2019 07331 tescil no'lu ... tasarım belgesindeki (34) no'lu tasarım ile davalılar, ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... (... Tekstil) 'in işyeri adreslerinde tespit edilen ve @... sosyal medya hesabında paylaşımı yapılan ürün tasarımlarının birbirleri ile benzer olarak algılandıkları, tasarıma tecavüzün şartlarının oluştuğu anlaşılmakla mahkemece tasarıma tecavüz nedeni ile davanın kabulüne dair verilen karar yerinde ise de, TMK 50 maddeye göre, tüzel kişi iradesini organları aracılığı ile açıklayacağı organların kusurlarından dolayı kişisel olarak sorumlu olduklarından dolayı asıl davada davalılardan ... yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir. Davacı taraf, uğradığı zararın tespitinde 6769 sayılı SMK’nun 151. Maddesinde sayılan seçimlik haklarından (a) bendinde geçen; “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.” hesap yöntemi kullanılarak maddi zararının hesaplanmasını talep etmiştir.12.06.2020 tarihli Bilirkişi Tespit Raporunda, davalı tarafın şirket merkezinde yapılan tespitler de, dava konusu tasarıma ait ilk işyerin de, 7 adet gri, 12 adet yeşil, 6 adet bordo olmak üzere 25 adet, ikinci işyerinde 1 adet yeşil renkte elbise olduğu, işyeri sahibi ...' un söylemine göre toplamda 8 adet mağazasında bulunduğu tespit edildiği, Bilirkişi heyet raporunda; davalı tarafından piyasada satışa sunulan dava konusu tasarıma ait elbiseyi, davacı taraf piyasada satışa sunmuş olsaydı, asgari üretim adetleri dikkate alınarak yapılan hesaba göre, elde edeceği muhtemel kazancın 38.375,00 TL’ olarak hesap edildiği, yapılan hesaplamanın dosya kapsamına göre yerinde olduğu, ele geçen ürün miktarı ve tarafların ticari kapasitesine göre, bu miktarın, 26.115. TL. sinin ... ... San ve Tic Ltd Şti ve ...'dan tahsili ve 12.260 TL. sının davalı ...’dan tespit tarihi 07.02.2020 tarihinden itibaren değişen oranlı ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.Manevi tazminat yönünden yapılan incelemede, olayın oluş şekli tarafların kusur durumu gözetildiğinde, 5.000,00 TL., manevi tazminatın davalılardan ... ... San ve Tic Ltd Şti., ve ...' dan ve 5.000,00 TL., manevi tazminatın davalılardan ...'tan tespit tarihi itibarı ile faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Davalı ... istinafında; davalı ... ile ticari ilişkiye güvenerek ve gerekli dikkat ve özeni göstererek ürün satın alıp butiğinde sattığını, üretici değil, satıcı olduğunu, tasarımın başkasına ait olduğunu bilecek konumda olmadığını ileri sürmüş ise de, davalının eyleminin davacıya ait tasarıma tecavüz teşkil ettiği, davanın sübut bulduğu, mahkemenin bu konudaki değerlendirmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla davalının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince Kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, Davalı -karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, Davalı ...'un istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı-karşı davacılar vekili ve Asil ... tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacının vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 3-İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 09/02/2023 tarih, 2020/142 E., 2023/37 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, I-ASIL DAVADA;Davanın Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine, 1-Davalıların eyleminin davacının tasarımına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 2-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan eşit olarak tahsiline, 3-Asıl Davada İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 3/a-Kabul edilen tasarıma tecavüz talebi yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan peşin alınan 54,40 TL 'nin mahsubu ile bakiye 561,00 TL maktu harcın davalılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 -TL peşin harç 7,80 vekalet harcı 5.435,50 TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.544,30 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Tasarıma Tecavüzün Tespiti ve Önlenmesi davası yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, II-BİRLEŞEN DAVADA; Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddine 1-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle SMK 151/2-a Maddesi ve somut olayın özellikleri ve ele geçen ürün miktarı kapsamına ve TBK hükümlerine göre davacının toplamda talep edebileceği tazminat 38.375.TL olarak tespit edilmiş olmakla ele geçen ürün miktarı ve tarafların ticari kapasitesine göre 26.115. TL sinin ... ... San Ve Tic Ltd Şti ve ...'tan, 12.260 TL.,nin davalı ...’dan, tespit tarihi 07.02.2020 tarihinden itibaren değişen oranlı ticari faiz ile davalılardan ayrı ayrı tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle takdiren 5.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan ... ... San Ve Tic Ltd Şti., ve ...'tan, tespit tarihi olan 07.02.2020 tarihinden itibaren değişen oranlı ticari faizi ile, 5.000,00 TL., manevi tazminatın davalı ...’dan tespit tarihi olan 07.02.2020 tarihinden itibaren değişen oranlı ticari faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, -İtibar tazminatı isteminin reddine, 3-Birleşen Davada İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 3/a-Kabul edilen tasarıma tecavüz nedeni ile maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden 615,40x2= 1.230,80 TL alınması gereken harçtan peşin ve ıslah ile yatırılan 2.962,94 TL ilam harcından mahsubu ile 1.732,14 TL maktu harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3/b-Birleşen davada davacının yargılama giderlerinden olan 360,34 TL peşin harç, 639 TL ıslah harcı 54,40 TL başvuru harcı, 107 TL. tebligat gideri olmak üzere toplam 1.160,74 TL'nin taktiren 2/3 sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3/c-Kabul edilen Maddi tazminat talebi yönünden; Avukatlık ücret tarifesi 13(2) uyarınca 26.115,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ... ... San Ve Tic Ltd Şti ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine, 3/ç-Kabul edilen Maddi tazminat talebi yönünden; Avukatlık ücret tarifesi 13(2) uyarınca 12.260,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ...'tan alınarak davacıya verilmesine, 3/d-Kabul edilen Manevi tazminat talebi yönünden; Avukatlık ücret tarifesi 13(2) uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ... ... San Ve Tic Ltd Şti., ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 3/e-Kabul edilen Manevi tazminat talebi yönünden; Avukatlık ücret tarifesi 13(2) uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine, 3/f-Red edilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ... ... San Ve Tic Ltd Şti., ve ...'a verilmesine, 3/g-Red edilen İtibar tazminatı yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 100- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ... ... San Ve Tic Ltd Şti ve ...'a verilmesine, 3/h-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, III-KARŞI DAVADA YÖNÜNDEN - DAVANIN REDDİNE 3/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan peşin alınan 179,90 TL alınması gereken harçtan mahsubu ile 435,50 TL maktu harcın karşı davacılar ... ... San Ve Tic Ltd Şti ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine, 3/b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre karşı davanın reddi nedeniyle 55. 000 TL vekalet ücretinin davalı- Karşı davacılar ... ve ... ... San Ve Tic Ltd Şti ‘den alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davalı -karşı davacılar ... Ve ... ... San Ve Tic Ltd Şti.'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.962,94 -TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 650,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.347,54-TL harcın davalı ... Bozkut'tan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/c-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4/ç-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4/d-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 984,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 273,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.257,00 TL'nin davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 4/f-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/12/2025