T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2024/519 - 2025/1066 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/519 KARAR NO : 2025/1066 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 30/10/2025 Taraflar arasında görülen davada Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi taraf vekilleri ta…
T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2024/519 - 2025/1066 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/519 KARAR NO : 2025/1066 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 30/10/2025 Taraflar arasında görülen davada Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili kurumun bina ve eklentilerinin güvenliğinin sağlanması işinin ihale yöntemiyle özel güvenlik şirketlerinden hizmet alındığını, bu kapsamda davalı şirketlerle sözleşme imzalandığını, dava dışı ...adlı özel güvenlik işçisi, müvekkili kurumun özel güvenlik işlerini üstlenen davalı şirketlerin bünyesinde 06/07/2017-31/05/2019 tarihleri arasında çalışmakta iken, yüklenici firma tarafından iş akdinin sona erdirildiğini, dava dışı ...'ın açtığı Diyarbakır 1.İş Mahkemesi'nin 2019/357 esas sayılı dosyasıyla açılan işe iade davasında verilen 2020/53 sayılı işe iade kararının, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesinin 2020/1097 Esas ve 2020/1231 sayılı kararı ile kesinleştiğini, kesinleşen işe iade kararına istinaden dava dışı işçinin davalı alt işveren firmaya yapmış olduğu başvuruya rağmen ,dava dışı işçinin işe başlatılmaması üzerine işe iade kararında hüküm altına alınan boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı toplamı olan brüt 24.798,59 TL'nin dava dışı işçinin vekiline 28/01/2021 tarihinde ödendiğini, anılan yargılamada hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderinin Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün 2021/8821 esas sayılı dosyasıyla ilamlı icra takibine konulduğunu ve müvekkili kurumca da ilgili icra dosyasına 18/02/2021 tarihinde 4.721,90 TL ödendiğini, dava dışı işçi ...'ın en son sözleşmesel çalışma dönemini 01.09.2018-31.08.2019 tarihleri arasında ... Ticaret Ltd.Şti. bünyesinde Müvekkili İdare ile firma arasında imzalanan sözleşmeye istinaden çalıştığını, davalının dava dışı işçiyi işten geçerli bir sebep olmaksızın çıkartmış olması ve verilen işe iade kararına rağmen işe başlatmamış olmasından dolayı davalı şirketin sorumluluğu söz konusu olduğundan bahisle dava dışı işçiye ödenen tutarların rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; arabuluculuk görüşmelerinin devamı niteliğinde olan iş bu davaya ilişkin her türlü belgenin anılan bu düzenleme gereği vekile tebliğ edilmesi gerektiğini, dava dosyası üzerinden müvekkili şirkete yapılan her türlü tebligatın usulsüz olduğunu, davaya bakmakla Yetkili Mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava dışı işçiye yapılan ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, dava dışı işçilerin davacı nezdinde çalıştığını, emir ve talimatlarını davacıdan aldığını, davacının asıl işvereninin her zaman Davacı taraf olduğunu, Müvekkili Şirket ile davacı arasında akdedilen sözleşmede dava dışı işçilere ödenen işçilik alacağı ödemelerinden Müvekkili Şirketin sorumlu olduğuna ilişkin hüküm bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: . Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; rücuen tazminat istemiyle açılan davalarda mahkemenin iş mahkemesinde verilen karar ile bağlı olduğu, işçilik alacaklarının brüt, net olarak yeniden değerlendirilmesi yapılamayacağı, davacının dava dışı işçiye ödediği miktarın karar altına alınması gerektiği sonucuna varılarak, iş mahkemesi kararını ortadan kaldıracak şekilde karar verilemeyeceğinden davacının SGK payı ve vergi ödemesi başlığı altında yaptığı ödemelerin, dava dışı işçiye yapılmamış olmakla rücuya da konu olamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, dava dilekçesinde işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti olarak ödendiği ve bu sebeple davalıdan rücuen tahsili talep edilen tazminat kalemine ilişkin olarak tarafların yarı yarıya sorumlu olması gerektiği değerlendirilmekle, ödeme tarihi olan 28/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 11.515,33 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; iş mahkemesi dosyasında muvazaaya veya dava dışı işçinin müvekkil kurumun işçisi olarak kabul edildiğine dair bir kabul mevcut olmadığını, dava dışı işçinin davalı şirket işçisi olduğunu, davalı şirket tarafından yargı kararına uygun bir şekilde ödeme yapılmadığından İş Kanunun’daki hüküm kapsamında müvekkili kurumca ödeme yapılmak zorunda kalındığını dolaysıyla yerel mahkemece müvekkil kurum tarafından dava dışı işçiye ödeme yapılırken aynı anda yapılan bu ödemeden dolayı ilgili vergi dairesine ödenen damga vergisi ve gelir vergisi ödemelerine dair yerel mahkemenin ret kararını hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan şartname ve sözleşme hükümleri uyarınca davalı şirketin tam sorumluluğu söz konusuyken yerel mahkemece aksi yönde karar ile ödenen işçilik alacaklarından dolayı davalı şirketin ½ oranında sorumluluğuna hükmedildiğini, müvekkili kurumun dava dışı işçiye ödeme yaparken aynı anda vergi dairesine yapmış olduğu ödemeler yönünden ise yerel mahkemece sözleşme ve şartname hükümlerine aykırı bir şekilde davalı şirketin sorumlu olmadığı yönünde karar tesis edildiğini belirterek kararın kaldırılması ve ,itirazları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur. İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; dava dışı ...'ın, davacı nezdinde çalıştığını, emir ve talimatlarını davacıdan aldığını, dava dışı işçinin alacaklarından müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen sözleşme ve eki şartnamelerde, boşta geçen süre alacağı, işe başlatmama tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama masraflarından müvekkili şirketin sorumlu olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığını, dava dışı işçinin iş akdi davacının talimatı uyarınca feshedildiğini bu sebeple talep edilen ödemelerden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını belirterek kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Dava, davacı tarafından dava dışı işçinin işçilik alacaklarının ödenmesi nedeniyle davacıdan tahsil edilen bedellerin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamınan; "Özel Güvenlik Hizmet Alımları" işi nedeniyle Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü ile davalı arasında ihale sözleşmeleri akdedildiği; dava dışı işçi ...'ın 06/07/2017-31/05/2019 tarihleri arasındaki davacının asıl işverenliği altında ve davalı işverenin işçisi olarak olarak çalıştığı, dava dışı işçinin iş aktinin sonlandırılması nedeniyle dava dışı işçinin İş Mahkemesinde dava açtığı ve anılan dava neticesinde icra marifetiyle işçiye işe başlatmama ve boşta geçen süre ücreti adı altında tazminat ödendiği anlaşılmıştır. Diyarbakır 1.İş Mahkemesi'nin 2019/357 esas sayılı dosyasıyla dava dışı işçi tarafından açılan işe iade davasında verilen 2020/53 sayılı işe iade kararının, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesinin 2020/1097 Esas ve 2020/1231 sayılı kararı ile kesinleştiği, bu karara istinaden davacı tarafından dava dışı işçiye işe başlatmama tazminatı olarak 24.798,59 TL'nin 28/01/2021 tarihinde davacı kurum tarafından ödendiği, vekalet ücreti ve yargılama gideri olarak 4.721,90 TL'nin Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün 2021/8821 esas sayılı dosyasına davacı kurum tarafından 18/02/2021 tarihinde ödendiği anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibari ile yürürlükte olan ve 01/02/2018 tarihinde yürürlüğe giren 24/12/2017 tarihli 696 sayılı Olağanüstü Hal kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılmasına Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 117. Maddesiyle 27/06/1987 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek Madde 21 ile ''Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen işçilere 22.05.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca yapılan ödemeler rücu edilemez.'' şeklinde düzenleme yoluna gidilmiştir. Yapılan düzenleme gereğince iş akdinin feshinin geçersizliğine ve işe iade istemli davalar sonucu verilen kararların işe iadeye ilişkin hükmünün uygulanmaması durumunda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca hükmedilen işe başlatmama ve boşta gezen süreye ilişkin tazminat istemlerinin asıl işveren idare tarafından işçiye ödenmesi durumunda bu tazminat kalemlerinin alt işverene rücu edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. (Bkz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/1045-2024/1307 esas ve karar, 2021/3444-2022/3501 esas ve karar sayılı, 2021/1650-2021/2301 esas ve karar sayılı ilamları) Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayın değerlendirilmesinde; dava dışı işçiye yapılan ödemelerin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. Maddesi kapsamında kalması nedeniyle yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri gereğince alt işverene rücu imkanının bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Yukarı açıklanan nedenlerle davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-2 hükmü uyarınca mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın yukarıdaki gerekçe ile reddine dair yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-) Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca REDDİNE, II-) Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353(1)-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre; 1-) Davacı tarafından davalı aleyhine açılmış bulunan DAVANIN REDDİNE, 2-) 492 Sayılı Harçlar Kanunu'na göre alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 504,14 TL harcın mahsubu ile 111,26 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-) Davacı tarafından ilk derece yargılaması esnasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-) Davalılar tarafından ilk derece yargılaması esnasında yapılan herhangi bir yargılama gideri tespit edilemediğinden, bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 5-) Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 29.520,49 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-) 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye GELİR KAYDINA, 7-) Taraflarca yatırılan gider/delil avansından arta kısmın 6100 sayılı HMK'nın m. 333, HMK Yönetmeliğinin m. 207/1 ve HMK Gider Avansı Tarifesinin m. 5 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, III-) İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının Hazineye GELİR KAYDINA, davalı tarafından yatırılan 237,00 TL peşin istinaf karar ve ilâm harcının talep halinde ilk derece mahkemesinde istinaf kanun yoluna başvuran davalıya İADESİNE, IV-) İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, V-) 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 161,40 TL mahsup edildikten sonra kalan 454,00 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, VII-) Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, VIII-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, IX-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362 maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/10/2025