İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ...'ün 1997'li yıllardan bu yana "... ... - ......" ünvanı altında Otomotiv Tamir ve Tadil İşi İle Uğraşmakta olup çok uzun yıllarda TSE yeterlilik belgesi ile... dönüşüm işi yaptığını, araçlara... dönüşüm sistemleri ve buna dair dönüşüm …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/1349 Esas KARAR NO:2026/248 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:27/06/2024 NUMARASI: 2022/100 E. - 2024/188 K. DAVANIN KONUSU:Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ...'ün 1997'li yıllardan bu yana "... ... - ......" ünvanı altında Otomotiv Tamir ve Tadil İşi İle Uğraşmakta olup çok uzun yıllarda TSE yeterlilik belgesi ile... dönüşüm işi yaptığını, araçlara... dönüşüm sistemleri ve buna dair dönüşüm kitlerinin montajı işi ile uğraştığını, davacıya Pendik Belediye Başkanlığı Tarafından verilmiş olan 12.07.2000 tarihli 41 nolu iş yeri açma ruhsatını ve TSE tarafından verilmiş 06.06.2000 tarihli ve ... sayılı TSE Yeterlilik Belgesini dava dilekçesi ekinde sunduklarını, davacının tanınırlığının ve iş çevresinin sürekli olarak genişlemekte çalışma hızı müşteri potansiyelinin her geçen gün artan bir ivme kazandığını, davacının iş çevresinin sürekli ve düzenli gelişmesinin sebebinin davalı kurum olan TSE garantisi ile dönüşüm yapıp teslim ediyor olması olduğunu, davacının uzunca bir süre TSE garantili olarak iş yaptığını ve çok ciddi gelirler elde ettiğini, ancak 2005 yılı Ağustos ayında davacının tüm işlerinin alt üst olduğunu, Emniyet Müdürlüğünün 20.12.2005 tarihli yazısında ''... ... ...'' adı altında ... ... adresinde faaliyet gösteren işletmeye ait fatura ve belgelerde yapılan işlemlerde yapılan incelemede Karabük Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma başlatıldığının bildirildiğini, bu evrakın da İstanbul 3. Fikri Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2017/188 dosya içinde mübrez olduğunu, Emniyet Genel Müdürlüğünün çeşitli kuruluşlara ve bu arada davalı TSE'ye yazı göndererek hakkında soruşturma başlatılan ... ... ... ile ilgili belgeler ile işlem yapılmamasının ikaz edildiğini, yazıda açıkça ... ... ... denilerek faaliyet adresi belirtilmiş ise de davalı kurumun hiçbir araştırmaya girmeden, yazıdaki ... ibaresi ile yetindiğini ve kayıtlarında hali hazırda mevcut bulunan davacının tüm işlemlerini derhal durdurduğunu, TSE yeterlilik belgelerinin geçersiz hale getirdiğini, davacı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, sahtecilik yapan ... ... ...'ın davacı ile bir alakası olmadığını, davalı kurumun Pendik Cumhuriyet Savcılığına hitaben verdiği 06.12.2005 tarihli ve... kayıt sayılı suç duyurusu dilekçesinde davacıya hiç TSE yeterlilik belgesi verilmediği, davacının davalı kurum ile hiçbir alakası yokmuş gibi şikayette bulunulduğunu, Davalı kurumun hiçbir şekilde davacı ile sahteciliği yapan şahısları ayırma, işin doğrusunu anlama veya araştırma zahmetine girmediğini, şikayet üzerine müvekkili olan davacıya karşı İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/ 612 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, davacının bu dosyadan beraat ettiğini, davalı kurumun suç duyurusu ile birlikte müvekkili olan davacıya karşı İstanbul 3.Fikri Sınai Haklar Mahkemesinin 2017/188 E sayılı dosyası ile 02.01.2006 tarihinde tazminat davası açtığını, açılan davanın davacı lehine reddedildiğini, TSE yeterlilik belgesinin bir anda davalı kurumca haksız yere iptal edilmesi ile işleri tamamen duran davacının 03.02.2006 tarihli dilekçe ile haricen davalı kuruma başvurduğunu, davalı kurumun işlemleri başlatmadığını, TSE belgesi olmadığı için müvekkili olan davacının işini yapamadığını ve bu sürecin de müvekkili olan davacının ticari iflasına neden olduğunu, müvekkili olan davacının davalı tarafın eylemi ve kusuru ile zararının oluştuğunu ileri sürerek şimdilik 15.000-TL maddi tazminat alacağının ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı, vekili ıslah dilekçesinde özetle; 464.881,53-TL- 15.000.00-TL olmak üzere 449.881,53-TL., tazminatın dava tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesi talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kurumlarının verdiği markalar arasında TSE Hizmet Yeterlilik Belgesinin (...) bulunmakta olduğunu, yetkili uzmanlar aracılığıyla ilgili firmada; yapacağı işin fiziki, teknik, personel gibi hususların standardlara uygunluğu hususunda gerekli incelemeler yaparak uygunluğu tespit edilen işyerleri için ...belgesini yıllık kullanım bedeli karşılığında verildiğini, davaya konu uyuşmazlıkta görevli mahkemenin 6769 Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında değerlendirilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının ... unvanıyla ilk veriliş tarihi 06/06/2000 tarihi olmak üzere TSE Hizmet Yeri Yeterlilik Belgesini Kurumlarından aldığını, belgenin son geçerlilik tarihinin ise 06/06/2006 olduğunu, bahse konu ... numaralı ...belgesinin, belge yenileme/vize işlemleri yapılmaması dolayısıyla 05.12.2007 tarihinde fesh edildiği, dolayısıyla davacı tarafın iddia ettiği gibi ...belgesinin bir anda iptal edilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince;... Bu tespitten sonra davacı tarafın haksız olarak belgeyi kullanamaması dolayısıyla oluşan zararının bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilmiş, iş yerindeki cirosunun davalı tarafça verilen TSE belgesi olmaksızın yapılmasının mümkün olmadığı, bu sebeple işin yapılmasının bu belgeye bağlı olduğu, davacı tarafın 2004 yılı ticari kayıtlarına göre davacı tarafın 31.888,62 TL kar elde ettiği, belgenin kullanılmasının men edildiği ve şikayetin yapıldığı Ağustos 2005 tarihinden sonraki ticari kayıtları incelendiğinde cirosunun yarıdan fazla düştüğü, karının ise ortadan kalktığı ve zarar eder hale geldiği, bu haliyle yoksun kaldığı karı davalı taraftan talep hakkı bulunduğu kabul edilmiş ve 2004 yılındaki kar miktarı da gözetilerek davacının güncellenen toplam 464.881,53-TL tutarında tazminat talep hakkı bulunduğu kabul edilerek davanın ıslah talebi de nazara alınarak,Davanın KABULÜ ile, -464.881,53-TL maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; enstitünün tüzel kişiliği haiz özel bütçeli bir kamu kurumu olduğunu, davacının "..." unvanıyla sahip olduğu ... Belgesi'nin iddia edildiği gibi haksız yere ve bir anda iptal edilmediğini, belgenin son geçerlilik tarihinin 06.06.2006 olduğunu ve davacının mevzuat gereği yapması gereken yıllık vizeleme/yenileme başvurularını yerine getirmemesi üzerine 05.12.2007 tarihinde kendiliğinden fesih durumuna düştüğünü, davacının yaşadığı hukuki süreçlerin yetki kapsamında olmayan "..." markalı ürünlere ilişkin olduğunu ve diğer markalarla faaliyetine devam etmesine bir engel bulunmadığını, belgenin vize edilmemesinden kaynaklanan bu idari işlemin iptali için yasal süresi içinde idari yargıya başvurulmadığını, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun noter tasdiki olmayan geçersiz belgelere ve soyut ihtimallere dayalı hatalı hesaplamalar içerdiğini, TSE tarafından verilen hizmetlerin kamu hizmeti niteliğinde olup, ticari gaye gütmediğini, davacı tarafından ticari avans faizi talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf iddialarının yüksek mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu, davalı kurumun 2005 yılında başka bir şahsa ait olan "... ... ..." isimli işletme hakkındaki soruşturma yazısını hiçbir araştırma yapmadan müvekkiliyle ilişkilendirerek müvekkilinin tüm işlemlerini durdurduğunu ve TSE belgelerini haksız yere iptal ettiğini, müvekkilinin isim ve adres farklılığını ispatlamak adına 03.02.2006 tarihinde yaptığı yazılı başvuruların ve harici görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, davalı kurumun müvekkili hakkında haksız yere suç duyurusunda bulunup tazminat davası açtığını ancak müvekkilinin ceza davasından beraat edip aleyhindeki tazminat davasını da kazandığını, bu süreçte davalının hatalı işlemindeki ısrarı ve müvekkilini sabıkalı ilan ederek onay vermemesi sebebiyle o dönem sektörün öncüsü olan müvekkilinin ticari iflasına sebebiyet verildiğini, dönemin popüler markası olan "..." üzerindeki uyuşmazlığın müvekkilinin tüm ticari faaliyetlerini kilitlediğini ve zarar ile davalının özensiz eylemi arasında açık bir illiyet bağı bulunduğunu belirterek davalının istinaf başvurusunun reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, TSE yeterlilik belgesinin davalı kurumca haksız olarak iptal edildiği iddiasına dayalı maddi tazminat davasıdır. Davacı taraf, davalı TSE tarafından verilen 06.06.2000 tarihli ve ... sayılı TSE Yeterlilik Belgesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini, bu fesih sebebiyle oluşan zararlarının tazminini talep ve dava etmiştir. Davacı firmanın, ... Dönüşüm sistemlerinin araçlara montaj hizmeti verdiği, davacı ... ... adlı şahıs şirketine ait 06.06.2000 tarihli ve ... numaralı... belgesinin düzenlenerek davacı tarafa verildiği, belgenin 06/06/2006 tarihine kadar geçerli olduğu, belgenin süresinin uzatıldığına dair bir kaydın bulunmadığı, davalı tarafça belgenin 05.12.2007 tarihinde iptal edildiği davalı kurum kayıtları ile sabittir. -28.04.2004 kabul ve 23.11.2006 iptal tarihli İş yerleri - Karayolu taşıtları yakıt sistemlerinin, sıvılaştırılmış petrol gazı (...) kullanımı için dönüşümünü yapan yerler - Genel kuralların düzenlemesine göre, araç dönüşümünde istenen belgeler arasında, ... tarafından düzenlenen ...: Karayolu taşıtları yakıt sistemlerinin, sıvılaştırılmış petrol gazı (...) kullanımı için dönüşümünü yapan yerler - Genel kurallar kapsamında Hizmet Yeterlilik Belgesi zorunlu belgelerdendir. Davacı tarafa verilen ve 05.12.2007 tarihinde iptal edilen belge zorunlu olan bu belge kapsamında belgedir. -Dosya kapsamında bulunan belgelerden ve taraf vekillerinin beyanlarından, davacı tarafa davalı kurum tarafından ..., ... markalı kitlerin takılması hususunda davacıya 06.06.2000 tarih ve ... sayısı ile belge düzenlendiği, davacıya... markalı kitlerin montajına ilişkin yetki verilmediği, İzmir Emniyet Müdürlüğü'nün 23/08/2005 tarihinde TSE İstanbul Bölge Müdürlüğü'ne yazı göndererek, ... adına ... nolu TSE Hizmat Yeterlilik Belgesinin mühürlü zarf içerisinde gönderilerek incelenmesi ve sahte olup olmadığının bildirilmesinin istenildiği, Emniyet tarafından gönderilen belgede ... ... adresinin "... Güzelyalı/Pendik" olduğu, ... markasının..., imzanın ... Şube, belgeyi verenin yetkili Mühendis ... olduğu görülmüştür.Davalı TSE tarafından yazıya cevaben, ... markalı kitler için ... ... Firmasına imalat yeterlilik belgesi verilmediği, belgenin sahte olarak düzenlendiği bildirilmiş, belge sahibi olan davacı taraf aleyhine, 27.10.2002 tarihli kurum içi yazışma ile kendisine ruhsat belgesi verilmemesine karşın sahte belge düzenlendiğinden bahisle şikayet ve soruşturma işlemlerine başlandığı, 15.12.2005 tarihinde davacı aleyhine Pendik C. Başsavcılığının 2005/17875 soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunulduğu, bu haliyle geçersiz olarak ve marka hakkına tecavüz oluşturacak şekildeki kullanımlar dolayısıyla davacı aleyhine dava ikame edileceğinin davacı tarafa ihtar edildiği, resmi belgede sahtecilik suçlaması ile davacı aleyhine İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/612 E. Ve 2014/664 K. Sayılı dosyası ile dava ikame edildiği, bu davada, 10.01.2005 tarihli belgedeki imzanın davacı tarafa eli ürünü olmadığından bahisle beraat kararı verildiği, davalı tarafça davacı aleyhine İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde 2006/471 E. Sayılı dosya ile belge düzenlenmeksizin kullanım dolayısıyla marka hakkına tecavüzden kaynaklı marka hakkına tecavüz ve tazminat davası ikame edildiği, bu yargılamanın sonunda davanın reddine karar verildiği sabittir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Muhasip ve Otomotiv Sektörü Uzmanı tarafından düzenlenen 22/04/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "davacı firmaya ait ticari defterler inceleme tarihinde mahkemeye getirilemediği, davacı firma 2007,2008,2009 yıllarına ait ticari defterlerinin noter tasdiki olmayan A4 kağıdına yazılı Yevmiye ve Kebir defteri ibraz ettiği, davacının Vergi Dairesi tarafından dosyaya sunulan, yıllara göre gelir gider tablosunun 2002, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009 yıllarına ait, satışlar ve satışların maliyeti, faaliyet gideri ve finansman giderlerinin tespit edildiği, Dönem Kar/zarar 85.395,58 - 12.523,81 - 4.942,43- 8.018,09 - 6.264,05 - 34.002,87 yıllık Gelir Beyannamelerinden 2004 yılı Gelir 96.632,32 TL Gider 11.236,72 TL olduğu 2004 yılı Vergi Matrahının: 3.649,48 TL olduğu 2004 yılına ait işletme özeti dosyada bulunmadığından, 2004 yılı Dönem Karı anlaşılamadığı, 2004 yılı satışları/cirosu ile 2005 yılı cirosunun aynı olduğu düşünüldüğünde %67 gider düşülürse giderin 64.743,58 TL olacağı 96.632,20-64.743,58 = karın 31.888,62 TL olabileceği, 2005 yılı 7 ay kazancın 38.842,41 TL olduğu 8.aydan itibaren satış yapmadığı değerlendirilirse : Aylık kazanç 38.842,41/7 =5.548,92 TL/ay kazanç x 12 =66.587,04 TL yıllık kazanç olabileceği, Satışların maliyeti ise 25.894,94/7 = 3.699,29 TL x12 =44.391,48 TL olabileceği, faaliyet giderleri sabit olarak değerlendirildiğinde: Kar zarar hesabı : 66.587,04 (CİRO) -44.391,48 (Maliyet)-25.471,78 (genel Gid.) = -3.276,22 TL zarar olabileceği" belirtilmiştir.12/03/2024 tarihli Bilirkişi Ek raporunda özetle;"31/12/2004 tarihindeki kar olan 31.888,62 TL nın dava tarihi olan 22/04/2022 tarihindeki Denkleştirici adalet ilkesine göre değerinin 464.881,53 TL olduğu" belirtilmiştir. -01 Ocak 2006 tarihli Hizmet Yeri Yeterlilik Belgelendirme Yönergesi’nin 18.maddesi;“Belgelerin geçerlilik süresi 1 yıldır. Belge sahibi kuruluşun, belge üzerinde belirtilen geçerlilik tarihi bitiminden en fazla 1 ay içinde belgelerinin yenilenmesini talep etmesi halinde; ilgili belgelendirme birimi tarafından söz konusu belgeye ait kayıtlar gözden geçirilir, belgelendirmeye esas teşkil eden şartlarda herhangi bir değişiklik söz konusu değil ise ek bir işlem yapılmadan belge yenilenir.” -15.08.2007 yürürlük tarihli Hizmet Belgelendirme Yönergesi’nin 22.maddesi:“Belgeli Kuruluşlarda Vize Başlıklı,1)Belgelerin geçerlilik süresi 1 yıldır. Kuruluşun belgesinin kullanım süresinin dolması durumunda ilgili Hizmet Belgelendirme birimine başvurarak belgesinin kullanım süresinin uzatılmasıdır.(2) Belgelendirmeye esas teşkil eden şartlarda herhangi bir değişiklik yok ise kuruluşun eski belgesinin aslı alınarak belge vizesi yapılır. (…)” hükmünü haizdir.Somut olayda, davacı tarafından TSE yeterlilik belgesinin davalı Kurumca haksız olarak iptal edildiği iddiasına dayalı maddi tazminat talep edildiği mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu, ancak davacı tarafça ticari defter ve dayanak belgelerin bilirkişi incelemesine sunulmadığı, davacı tarafça sunulan Noter tasdiksiz yevmiye ve kebir defterleri örnekleri üzerinde bilirkişilerce inceleme yapıldığı, bilirkişilerce yıllık gelir beyannamelerinden, davacının 2004 yılı karının 31.888,62 TL olduğu tespitinden yola çıkılarak, aktüerya hesabı yapıldığı, 2004 yılı karının dava tarihine kadar ulaştığı değerin tespit edildiği, kaldı ki bilirkişilerce bu hesap yapılırken dava tarihi 11/09/2020 olmasına rağmen, 22/04/2022 tarihinin esas alındığı anlaşılmıştır.Davacının belgesinin 06/06/2000 tarihli olduğu, 06/06/2006 tarihine kadar geçerli olduğu, belgenin davalı tarafça 05/12/2007 tarihinde iptal edildiği, Hizmet Belgelendirme Yönergesi hükümlerine göre belgelerin geçerlik süresinin bir yıl olduğu ve kendiliğinden yenilenmeyeceği, belge sahibi tarafından en fazla bir ay önce belgelerin yenilenmesinin talep edilmesi halinde, kayıtların gözden geçirilerek, belgelendirmeye esas teşkil eden şartlarda değişiklik söz konusu değilse ek bir işlem yapmadan belgenin yenileneceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafça davaya konu ...belgesi geçerlilik süresinden önce yenilenmesine yönelik vize işlemi yapılmadığı, sonraki dönemde de belgenin yenilenmesine ilişkin başvuru olmadığının ileri sürüldüğü anlaşılıyorsa da, belgenin süresinin 06/06/2006 tarihinde dolmasına rağmen, davalı tarafça belgenin 05/12/2007 tarihinde iptal edilmesi nedeniyle, belgenin iptal edilmeseydi geçerli olacağı tarihin belirlenmesi, Belgelendirme Yönetmelik Hükümlerinin değerlendirilerek, bilirkişi heyetine sektör bilirkişisi görevlendirilerek belgenin davalı Kurum tarafından erken iptali nedeniyle, davacının uğradığı zarar hesabının yapılması gerekirken, davacı vekilinin talebi üzerine mahkemece koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin, bilirkişilere denkleştirici adalet ilkesi uygulanarak tazminat hesabı yaptırılması usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Denkleştirici adalet ilkesinin her durumda uygulanması mümkün değildir. Davacı tarafın başvurusu üzerine, davalının işyerinde... dönüşümü yapılabilmesi için, Hizmet Yeterlilik Belgesi verildiği, belge verilmesi, süresi, yenileme ve iptal koşullarının Yönetmelik hükümlerinde düzenlendiği, belgenin davalı tarafça haksız olarak iptal edildiği, bu iptal nedeniyle davacının zarara uğradığının ileri sürüldüğü anlaşılmakla, denkleştirici adalet ilkesinin somut uyuşmazlıkta uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Uygulamada geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına intikal eden şeylerin iadesinin sebepsiz zenginleşme hükümleri ve denkleştirici adalet ilkesi çerçevesinde sağlanabileceği kabul edilmektedir. Somut olayda geçersiz bir sözleşme ve davalı Kurumun sebepsiz zenginleşme durumu söz konusu olmadığından, mahkemece denkleştirici adalet ilkesine göre bilirkişilerden tazminat hesabı yapılmasının talep edilmesi ve daha sonra bu rapora göre hüküm kurulması yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, bilirkişi heyetine sektör bilirkişisi dahil edilerek, davacının uğradığı zararın tespiti yönünden denetime elverişli rapor alınarak dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/06/2024 tarih, 2022/100 E. 2024/188 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026