İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01/10/2017 vade tarihli, 21/04/2016 tanzim tarihli... Yiyecek Gıda Rest. İşletm. ... cirosundan sonra 15.000,00-TL ana paraya ilave edilen faizle birlikte toplam 33.150,00-TL bedelli senedi imzalayarak davalıya verdiğini, davalının müvekk…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1069 KARAR NO : 2025/1608 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/03/2023 NUMARASI : 2021/41 E. - 2023/293 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01/10/2017 vade tarihli, 21/04/2016 tanzim tarihli... Yiyecek Gıda Rest. İşletm. ... cirosundan sonra 15.000,00-TL ana paraya ilave edilen faizle birlikte toplam 33.150,00-TL bedelli senedi imzalayarak davalıya verdiğini, davalının müvekkili ile ve diğer cirantalarla hiçbir ticareti bulunmadığını, aralarındaki tek hukuki ilişkinin müvekkilinin nakit olarak sıkıntıya girmesi sonucu ... isimli kişinin daha önceden kendisinin faizle para satın aldığı davalıya müvekkili götürmesi ve oldukça fahiş faiz oranıyla kendisine para verilmesi ve senet tanziminden ibaret olduğunu, 2017 Aralık ayı içinde müvekkili adına kardeşi ...'in davalıya 3.500,00-TL ve 3.000,00-TL evrak alınmaksızın ödeme yapıldığını, ancak müvekkilinin kardeşine ödeme evrakı verilmediğini, ayrıca müvekkilinin borç para aldığı 21/04/2016 tarihinden sonra 11/11/2016 tarihinden itibaren davalıya borç ödemesi ibaresi ile 30.050,00-TL para ödediğini, davalı tarafın aldığı bu paralara rağmen mükerrer tahsilat yapma peşinde olduğunu, müvekkilinin firma sahibi olduğunu, davalının ise şahıs olduğunu ticari bir ilişki bulunmadığını, son olarak da 26/11/2018 de son taksitini ödediğini, müvekkilinin belgeli olarak toplam 30.050,00-TL, belgesiz tanıklı olarak toplam 6.500,00-TL ile birlikte 36.550,00-TL davalıya para ödediğini, davalının ödemelere rağmen kötü niyetli olarak İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibine ilişkin tebligat yapılmaksızın, alınan ihtiyati haciz kararı ile İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Tal. Sayılı dosyası ile müvekkiline ait iş yerine hacze gelindiğini, cebri icra tehdidi altında borç kabulü olmaksızın müvekkili nam ve hesabına ... Bankası 299 şube kodu 6658231 nolu ... hesabından alacaklı vekilinin 357 şube kodu ... nolu ...hesabına 7.000,00-TL haricen ödeme yapıldığını, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/316 D.iş sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir kararı verildiğni, müvekkili tarafından dosya borcu icra kasasına tedbir kararı kapsamında depo edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz tamamlandığını, müvekkilinin iş bu senet dışında hiçbir borcu ve hukuki bağı olmayan mükerrer tahsilat yapmaya çalışan davalının haksız ve kötüniyetli icra takibi yapması karşısında müvekkilinin kendisine yapılan ödemeler nedeniyle herhangi bir borcu bulunmadığından menfi tespit ile icra takibinin iptaline, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası ile başlayan icra takibinin iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında kambiyo senedi mevcut ise de, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığını, davacının senedin dayanağı olarak ileri sürdüğü faizle borç para verildiği iddiasının asılsız olduğunu, davacının senetteki imzaya bir itirazının olmadığını, davacının şahsi defilerini ancak... Yiyecek Gıda Rest. İşletm. San. Tic. A.Ş.'ye ileri sürebileceğini, iyi niyetli meşru hamil olan müvekkiline karşı şahsi defiler ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin ikrazatçılık belgesinin olmamasına rağmen faizle borç para verdiğinin iddiasının gerçek dışı olduğunu, dava konusu çekin yasal unsurlara sahip olduğunu, davacı tarafın yapıldığı iddia olunan ödemelerin icra takibine konu bonoya istinaden olduğuna dair hiçbir delil ibraz etmediğini, müvekkilinin alacağının tahsilini geciktirmek amacıyla kötü niyetli olarak mahkememiz huzuruna getirilen ve ispatlanamayan davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davadan dolayı davacının asıl alacağın %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2021/41 esas, 2023/293 karar sayılı, 23/03/2023 tarihli kararı ile; "DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, İstanbul 29.İcra Müdürlüğü'nün... E.sayılı dosyasında dava tarihi itibariyle davacının; 1.263,43-TL dışında davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine, davanın reddine karar verilen kısmı olan 1.263,43-TL'nin %20'si oranından tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine" karar vermiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davacının borç ödemesi iddialarını destekleyen delilleri toplamadığını, bononun vade tarihinden önce yapılan ödemelerin kira sözleşmesine ait olduğu yönündeki vasıflı ikrarı bölerek ispat yükünü hatalı bir şekilde kendisine yüklediğini, sözlü kira sözleşmesinin varlığını kanıtlayacak GPS kayıtları, HGS/OGS ödemeleri ve tanık gibi delil taleplerini uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamayacağı gerekçesiyle haksızca reddederek hukuki dinlenilme ve ispat hakkını zedelediğini, kira sözleşmesinin yazılı şekle tabi olmadığı ve kiraya verenin malik olması gerekmediği yönündeki temel hukuk kurallarını göz ardı ettiğini, varsayıma dayalı bilirkişi raporunu hükme esas aldığını ve kararı menfi tespit davasına aykırı şekilde olumlu tespit biçiminde kurduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı müteveffa mirasçıları vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, davalının anılan ödemelerin araç kiralamasına ilişkin olduğu konusundaki iddiasının gerçekdışı olduğunun sabit olduğunu, davacı müvekkillerinin davalı taraftan kiraladığı bir araç olmadığını, huzurdaki bono dışında aralarında ticari bir ilişki bulunmadığını, davalı tarafından da ne bir araç kiralama sözleşmesi ne de bir fatura sunulamadığını, davalının sadece mükerrer tahsilat amacı güttüğünü, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; icra takibine konu bono bedelinin ödendiği iddiasına dayalı olarak menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, davacı tarafından davalının banka hesabına yapılan ve açıklama içermeyen toplam 29.050-TL tutarlı ödemelere ilişkin davalı savunmasının ödemelerin araç kiralama ilişkisi nedeniyle yapıldığı belirtilmiş ise de araç davalı adına kayıtlı olmadığı gibi, araç kira sözleşmesi de ispat edilmediği, bu nedenle söz konusu 29.050-TL ödemenin, dava konusu icra takibine konu bonoya mahsuben yapıldığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; İstanbul 29.İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası kapsamında davalı... tarafından davacı ... ve dava dışı... Gıda..Ltd.Şti ve ... aleyhine 01/10/2017 ödeme tarihli, 33.150-TL bedelli bonoya dayalı olarak kambiyo takibi yapıldığı, takip dayanağı bono keşidecisinin davacı/müteveffa ..., lehdar ve ilk cirantasının dava dışı... Gıda..Ltd.Şti olduğu, sonraki ciranta ... tarafından ciro edilerek davalının hamil olduğu görülmüştür. Davacı tarafın, takibe konu bonoya istinaden davalıya belgeli olarak 30.050-TL, belgesiz olarak 6.500-TL olmak üzere 36.650-TL ödeme yaptıklarını, ihtiyati haciz sırasında ise 7.000-TL ödeme yaptıklarını ileri sürdüğü, davalı tarafın ise isticvap edilerek beyanlarının alındığı davacının banka yoluyla kendisine yaptığı ödemelerin davaya konu bonoya ilişkin olmadığını, araç kiralama bedelleri olduğunu savunduğu, bunun yanında davalı vekilinin 06/12/2021 tarihli beyan dilekçesi ile 18/03/2019 tarihinde yapılan 7.000-TL'lik ödemenin davaya konu icra dosya borcuna ilişkin yapıldığını kabul ettiği, ödemenin icra dosyasına bildirildiğini beyan ettiği görülmüştür. Menfi tespit davalarında kural olarak alacaklı olduğunu ispat yükü davalı taraf üzerindedir. Ancak somut olayda davalı taraf bonoya dayanmış, davacı taraf banka aracılığı ile ve elden yapılan ödemeler ile borcun sona erdiğini iddia etmiştir. Bono, mücerret borç ikrarı içerir kambiyo senedi olduğundan ispat yükünün borçlu olmadığını iddia eden davacı taraf üzerinde olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça banka kanalı ile ödeme yapıldığı, banka kayıtlarında ise ödemenin takip konusu senede ilişkin olduğuna dair açıklama bulunmadığı, davalı tarafın bu ödemelerin bono bedeline mahsuben yapılmadığını, araç kiralama ilişkisi nedeni ile yapıldığını savunduğu, ancak davalı vekilinin beyan dilekçesi ile 7.000-TL'lik ödemenin davaya konu icra dosya borcuna mahsuben yapıldığını kabul ettiği görülmüştür. Nitekim ikrar içeriği itibariyle basit, vasıflı yada bileşik nitelikte olabilmektedir. Basit ikrarda karşı tarafça ileri sürülen vakıanın doğru olduğu herhangi bir şart bildirilmeksizin kabul edilmektedir. Vasıflı ikrarda karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığı kabul edilmekle birlikte onun hukuki niteliğinin ileri sürülenden başka olduğu bildirilmektedir. Bileşik ikrarda ise, bir tarafın ileri sürdüğü vakıa karşı tarafça bütünüyle kabul edilmekle birlikte ikrara öyle bir vakıa eklenir ki, eklenen vakıa ya ikrar edilen vakıanın hukuksal sonuçlarının doğmasını engeller yada onu hükümsüz kılar. Bileşik ikrar, ikrara konu olan vakıa ile ona eklenen vakıa arasında bir bağlantı bulunup bulunmamasına göre bağlantılı bileşik ikrar ve bağlantısız bileşik ikrar olarak ikiye ayrılmaktadır. Öğreti ve uygulamada ağırlıklı olarak bağlantısız bileşik ikrar dışındaki ikrar türlerinin bölünemeyeceği benimsenmektedir. (Yargıtay HGK’nın 09.06.2004 tarih ve 2004/4-362 E. – 2004/347 K. sayılı kararı)Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı, davaya konu ödemelerin takip konusu senede ilişkin değil, başka bir hukuki sebep olarak gösterilen araç kiralama ilişkisi kapsamında gönderildiğini savunmak suretiyle vakıanın hukuksal sebebinin ileri sürülenden farklı olduğunu savunmuştur. Buna göre davalının savunması vasıflı ikrar niteliğindedir. Vasıflı ikrar bölünemeyeceğinden, vasıflı ikrarda kanıtlama yükümlülüğü ikrar eden tarafta değil, vakıayı ileri süren tarafta olduğu nazara alındığında, görülmekte olan davada ispat yükü davacıda olup davacı, yapmış olduğu ödemelerin senet bedeline ilişkin olduğunu ispat etmelidir. Davacı tarafça davalının banka hesabına yapılan ödemelerde takip ve dava konusu senede ilişkin olduğuna dair açıklama bulunmamakta ise de 6098 sayılı TBK'nın 102. maddesi; '' Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.'' şeklinde düzenlenmiş olup havale, borç ödeme vasıtası olmakla anılı yasal düzenleme gereğince muaccel bir borcun ödendiğine karine teşkil etmektedir. Taraflar arasında davaya konu bonoya dayalı muaccel borç ilişkisi dışında başkaca muaccel bir borcun bulunduğunu gösterir ispata elverişli bir delile dosya kapsamında rastlanılmadığından, ilk derece mahkemesi tarafından bilirkişi raporundaki takip tarihinden önce ve sonrasındaki davacı ödemeleri kapsamında yapılan hesaplama doğrultusunda karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Saptanan hukuksal durum kapsamında; istinaf edenin sıfatı, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/03/2023 tarih ve 2021/41 E., 2023/293 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.178,17 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 544,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.623,63 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2025