İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Talep eden vekili tedbir talepli dava dilekçesi ile, müvekkil şirket ... Bilişim Teknolojileri A.Ş. , eğitim teknolojileri sektöründe faaliyet göstermekte olup; ... Teknoloji çatı markasının altında, başta ... ... ibareli tescilli markalı ürünleri olmak üzere eğitim teknolojileri sektöründe b…
.T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1484 Esas KARAR NO: 2025/1736 İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 25/09/2025 NUMARASI : 2025/235 E. DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Talep eden vekili tedbir talepli dava dilekçesi ile, müvekkil şirket ... Bilişim Teknolojileri A.Ş. , eğitim teknolojileri sektöründe faaliyet göstermekte olup; ... Teknoloji çatı markasının altında, başta ... ... ibareli tescilli markalı ürünleri olmak üzere eğitim teknolojileri sektöründe birden fazla online ürünüyle e-ticaret hizmetleri gerçekleştirdiğini, karşı taraf sahibi olduğu instagram , tiktok ve youtube hesaplarında yer alan video içerikte alenen müvekkil şirket logosunu kullandığını, karşı taraf, https://..URL’li adreslerde yer alan video içeriklerde alenen ve doğrudan hedef gösterir nitelikte müvekkil şirket logosunu ve ismini kullandığını, müvekkil şirket aleyhine hakaretamiz ifadeler kullanılmış ve müvekkil şirket itibarı alenen hedef alınarak haksız rekabete sebebiyet verildiğini, karşı taraf müvekkil şirketin yıllar süren emek ve yatırımlarla oluşturduğu marka bilinirliğinden haksız yere faydalanarak kendi paylaşımlarının etkileşimini artırmayı hedeflerken diğer yandan da müvekkil markasını karalayarak tüketiciler nezdinde olumsuz bir algı yaratma çabasında olduğunu, müvekkil şirkete ait tescilli “...” ve “... ...” ibareli markaların müvekkilin itibarını zedeleyici, hakaretamiz aşağılayıcı ifadeler ve haksız rekabet oluşturması sebebiyle https:// www.... bağlantı adresli içeriklerin telafisi güç zararlar oluşturabileceği dikkate alınarak ivedilikle kaldırılmasına, müvekkiline ait "..." ve "... ..." ibareli markaların kullanımının ve/veya haksız rekabetin durdurulmasına, aleyhine ihtiyati tedbir talep edilenin, müvekkil şirkete ait "..." ve "... ..." ibareli markalarını internet ortamında kullanımının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan 25/09/2025 tarihli yargılama sonunda; Talebin ve dosyanın incelenmesinde, SMK 29. Maddesi kapsamında markasal bir kullanım bulunmadığının anlaşıldığı, haksız rekabet hususunda ise mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından, tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. .Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; -İlk derece mahkemesinin, ihtiyati tedbir talebini “haksız rekabet hususunda mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından” şeklinde görevsizlik nedeniyle reddettiğini, oysa somut olayda markaya tecavüz ile haksız rekabet taleplerinin aynı fiillere dayandığını, bu itibarla, marka hakkına tecavüzün yanında haksız rekabet unsurunun da bulunduğu durumlarda, uyuşmazlığın çözüm yerinin Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemeleri olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, her ne kadar haksız rekabet hükümlerine ilişkin görevsizlik kararı verilse de somut olayda marka hakkına tecavüz oluşturacak fiillerin bulunması nedeniyle işbu fiiller bakımından Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri görevli olup bu fiiller bakımından ihtiyati tedbire karar verilmesi gerekmekteyken taleplerinin görevsizlik nedeniyle reddolunmasının hukuka aykırı olduğunu, -... ...'nın dijital ürünleri; ders anlatımları, akıllı test panelleri, soru çözümleri, ders programı, rehberlik programları ve bunlarla sınırlı olmamak üzere çok sayıda online eğitim içeriklerini bünyesinde barındırdığını, Müvekkili Şirketin, ... ... dijital ürünlerinin satışını https://.../ URL adresli internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiğini, karşı tarafın sahibi olduğu ınstagram , tiktok ve youtube hesaplarında yer alan video içerikte alenen müvekkili şirketin logosunu ve ismini kullandığını, ilgili ekran görüntülerinde ve video içerikte de açıkça görüleceği üzere karşı tarafın, video içeriklerinde müvekkili şirketin ticari itibarına ve marka değerine ağır şekilde zarar verici, aşağılayıcı şekilde müvekkili şirket logo, ad ve işaretlerini kullandığını, müvekkili şirket aleyhine hakaretamiz ifadeler kullanıldığını ve müvekkili şirket itibarının alenen hedef alınarak haksız rekabete sebebiyet verildiğini, bu ifadelerden yalnızca bazılarının - (Müvekkil şirket ve müvekkil şirket kullanıcıları hedef alınarak) "…senin tek becerebildiğin şey insanlara belli başlı bilgileri ...nasıl ezberleyeceklerini öğretmek." -(Müvekkil şirket ve müvekkil şirket yetkilileri hedef alınarak) “…ulan bu ... edebiyat eğitimi veriyorlardı. ....” ifadeleri olduğunu, söz konusu ifadelerden de anlaşılacağı üzere karşı taraf müvekkili şirket aleyhine son derece kaba, küçük düşürücü ve gerçeğe aykırı ithamlarda bulunduğunu ve doğrudan doğruya müvekkilinin marka itibarını, hedef kitlesini hedef alır nitelikte açıklama ve yönlendirmelerde bulunduğunu, karşı tarafın asıl amacının; müvekkili şirket yabancı dil eğitim ürününün sözde “yetersizliğinden” yahut “eksikliğinden” bahsederek kendisine ait “bir ayda bir dil” eğitiminin tanıtımını gerçekleştirmek ve müvekkili şirket marka itibarı ve marka bilinirliğinden yararlanarak sosyal medya hesaplarının ziyaretçi trafiğini arttırmak ve kendi ürünlerinin satışını bu surette gerçekleştirmek olduğunu, paylaşıma konu fiiller ve ifadelerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 55/1 maddesi kapsamında düzenlenen "başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini... yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek" suretiyle gerçekleştirilen tipik haksız rekabet fiilinin aleni bir tezahürü olduğunu,-müvekkiline ait tescilli "...” , “... ..." markalarının, bu denli aşağılayıcı bir içerikle birlikte kullanılması 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m. 7/3, m.29 uyarınca markanın itibarını ve saygınlığını zedeleyici nitelikte bir marka hakkı ihlali olduğunu, karşı tarafın müvekkili şirketi marka itibarı ve tescilli markalarından doğan haklarını ağır biçimde ihlal eden müvekkili şirketi doğrudan hedef alarak küçük düşürücü ifadeler kullanan marka logosunu ve ismini izinsiz şekilde paylaşım içeriklerinde kullanan eylemlerinin açıkça marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmekte olduğunu, görevli mahkeme Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk mahkemesi olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılmasına ve ihtiyati tedbire karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Tedbir, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin, tespiti, durdurulması, önlenmesi taleplerine ilişkindir.Bilirkişi heyeti 24/09/2025 tarihli raporu ile; "aleyhinde tespit istenen https://www... adresli Youtube videosu, https://www...adresli Tiktok videosu ile https://www.... adresli Instagram videosu incelendiğinde, farklı platformlarda aynı videolar olduğu görülen içerikler incelendiğinde, videoların 39 saniye uzunluğunda ve 8.08.2025 tarihinde yüklenmiş oldukları, video içeriklerinde tespit isteyene ait “... ...” ibareli markasının gerek video içeriğinde gerekse video açıklama bölümünde kullanıldığı, söz konusu içeriklerin “...” (karşı taraf) tarafından yüklenmiş olduğu kayıtlarına ulaşıldığı, videoların açıklama bölümünde ortak olarak yer verilen metin içeriği ele alındığında, ... ... ve benzeri kurumları “tehdit savuran”, “ezberci sistemi koruyan” negatif bir çerçevede tasvir ederek kendi eğitim yöntemini öne çıkardığı anlaşıldığı, karşı yanın, talep dilekçesinde yer alan URL adreslerindeki video içeriklerindeki kullanımlarında “... ...” görseli ile tespit talep edenin markaları arasında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunu, Dolayısıyla karşı yanın bu kullanımlarının SMK’nun 7/2-a maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz olabileceği değerlendirildiğini, karşı tarafın “yıllardır aynı ezberleri satan ‘sözde eğitimciler’ panikledi. ... ... gibileri hemen tehdit yağdırmaya başladı: ‘Dava açarız, yasaklatırız…” şeklindeki ifadelerinin karşılaştırmalı reklam kapsamında kalmadığı gibi işaretin markasal olarak kullanılmadığı kanaati hâsıl olduğunu, karşı tarafın söz konusu kullanımlarının daha çok rakibi kötüler nitelikteki beyanlardan dolayı haksız rekabet yönüyle değerlendirilmesi gerektiğinden, karşı tarafın videoların alt tarafında yer alan açıklamalarında marka tecavüzü kapsamında kalmadığı değerlendirildiğini, karşı tarafın yayınladığı videolar altındaki açıklamalarındaki “yıllardır aynı ezberleri satan ‘sözde eğitimciler’ panikledi. ... ... gibileri hemen tehdit yağdırmaya başladı: ‘Dava açarız, yasaklatırız…” şeklindeki ifadelerinin, tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkilemeye yönelik olduğu, rakibi konumundaki tespit talep eden hakkında olmak üzere TTK’nun 55/1-a maddesinde yer alan “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek,” şeklinde dürüstlük kuralına aykırı davranışlar kapsamında kaldığı, bu nedenlerle TTK’nun 54 vd.madde hükümlerine göre söz konusu açıklamaların haksız rekabet olabileceği, TTK’nun 61.maddesi kapsamında tespit talep edenin TTK’nun 56 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesini talep edebileceği" hususlarını tespit ve rapor edilmiştir.Davacı yan, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan kullanımlarının durdurulması ve önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece tedbir talebi reddedilmiş, davacı vekili bu karara karşı istinaf talep etmiştir. 6769 sayılı SMK'daki ihtiyati tedbire ilişkin bu özel düzenleme gereği verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, yaklaşık ispat koşulu mevcut ise dava sonucunda elde edilecek menfaatin sonucunu doğuracak şekilde tedbire hükmedilebileceği açıktır.HMK’nın 389/1. maddesindeki düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece marka hakkına tecavüz bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiş ise de, mevcut delillere göre bilirkişi raporunda, davacının markalarının da davalı tarafça reklam içeriklerinde kullanıldığı,aleyhinde tespit istenen https://www....adresli ..., https://www....adresli Tiktok videosu ile https://www.i.. adresli Instagram videosu incelendiğinde, farklı platformlarda aynı videolar olduğu görülen içerikler incelendiğinde, videoların 39 saniye uzunluğunda ve 8.08.2025 tarihinde yüklenmiş oldukları, video içeriklerinde tespit isteyene ait “... ...” ibareli markasının gerek video içeriğinde gerekse video açıklama bölümünde kullanıldığı, söz konusu içeriklerin “...” (karşı taraf) tarafından yüklenmiş olduğu kayıtlarına ulaşıldığı, videoların açıklama bölümünde ortak olarak yer verilen metin içeriği ele alındığında, ... ... ve benzeri kurumları “tehdit savuran”, “ezberci sistemi koruyan” negatif bir çerçevede tasvir ederek kendi eğitim yöntemini öne çıkardığı anlaşıldığı, karşı yanın, talep dilekçesinde yer alan URL adreslerindeki video içeriklerindeki kullanımlarında “... ...” görseli ile tespit talep edenin markaları arasında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunu, SMK’nun 7/3-f bendinde " İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması" düzenlendiği anlaşılmakla, yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu, buna göre tedbir talebinin değerlendirilmesi gerekirken marka hakkına tecavüz bulunmadığı gerekçesi ile tedbir talebinin reddinin yerinde olmadığı ayrıca teminatın da değerlendirilerek, tedbir kararının ihlal oluşturan ürünlerle ilgili içeriklere yönelik olarak bu ürünlerin tanıtımlarının ve satışının engellenmesine, anılan url adreslerindeki içeriklere erişimin engellenmesine, içeriklerin yayından çıkarılmasına şeklinde olduğu dikkate alındığında davalının bu dava kapsamında bulunmayan faaliyetlerinin engellenemeyeceği de değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Talep eden vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 25/09/2025 tarihli Ara Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran talep eden tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025