İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacaklı olan şirketler ve şahıslarla hiç bir ilgisinin olmadığını, İstanbul 23.İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyasındaki takip konusu olan 30.10.2018 tarih ve 02/11/2018 ibrazlı ... bankasına ait ... seri nolu çekin arkasında ciro varmış gibi icra takibi ba…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1563 KARAR NO : 2026/10 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/05/2023 NUMARASI : 2021/153 E. - 2023/373 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacaklı olan şirketler ve şahıslarla hiç bir ilgisinin olmadığını, İstanbul 23.İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyasındaki takip konusu olan 30.10.2018 tarih ve 02/11/2018 ibrazlı ... bankasına ait ... seri nolu çekin arkasında ciro varmış gibi icra takibi başlatıldığını, takip konusu çekin arkasına ciro varmış gibi icra takibi başlatıldığını, takip konusu çekin arkasına davacının T.C numarasının yazılarak ... kelimesi kullanılarak takip başlatıldığını, çekin arkasındaki imzanın kendisine ait olmadığını, ödeme emrinin tarafına itiraz süresi geçtikten sonra ulaştığını, İstanbul 24.İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1166 E.sayılı dava dosyası ile imza itirazında bulunduğunu, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, İstanbul 23.İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin ticari itibarını zedelediğini ve ticari hayatını bitirme noktasına getirdiğini beyanla; dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı şirket tarafından dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Somut olayda davacının imza itirazına binaen davacının imza örneklerinin bulunduğu kurumlardan gerekli evraklar celp edilmiş ve davaya konu çekin arkasındaki "..." ibaresinin altında bulunan imza yönünden inceleme yaptırılmış, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu aldırılan 09/03/2023 tarihli ek rapora göre; dava konusu çekteki imzanın davacının elinin ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda çekte sahtecilik iddiası mutlak defi olarak herkese karşı sürülebileceğinden, ispat yükünün çekteki imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden tarafa ait olacağı açık olup, davalı tarafça, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğu kanıtlanamamıştır. Sonuç itibariyle kambiyo senetlerinin üzerindeki imzanın sahteliğinin mutlak defi olması ve davacı kendi imzasının sahteliğine dayandığından mutlak defi niteliğindeki iddiasını herkese karşı ileri sürülebileceği anlaşıldığından davaya konu çek arkasındaki ... ibaresinin altındaki imzanın davacı ...'e ait olmadığına dair bilirkişi tespiti karşısında, davacının davalıya davaya ve takibe konu çekten dolayı borçlu kabul edilemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır. Her ne kadar takipte borçlu olarak gözüken ve çekteki birinci ciranta olan ... Ltd. Şti.'nin şirket yetkilisi davacı ise de davacı şirket namına eldeki davayı açmamış yalnızca ... ibaresinin kendisine ait olmadığı ve imzanın sahteliğine dayanarak kendi nam ve hesabına menfi tespit davası açtığı dikkate alınarak şirket adına talep bulunmadığından bu konuda mahkememizce bir değerlendirme yapılmamıştır. Belirtilen bu sebeplerle davanın kabulüne; davacı ...'in İstanbul 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından ve icra takibine konu olan ...Bankası A.Ş. Samandıra Şubesi'ne ait 30/10/2018 tarihli, keşidecisi ... Limited Şirketi olan, 75.520,00-TL bedelli çekten dolayı davalı ...'ne borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş "Davanın KABULÜ İLE; davacı ...'in İstanbul 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından ve icra takibine konu olan ...Bankası A.Ş. Samandıra Şubesi'ne ait 30/10/2018 tarihli, keşidecisi ... Şirketi olan, 75.520,00-TL bedelli çekten dolayı davalı ...'ne borçlu olmadığının tespitine," karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı yanın ticari ilişkiye dayalı huzurdaki menfi tespit davasını ikame etmeden evvel dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunmadığını, davanın esasa girilmeksizin reddine karar verilmesi gerektiğini, -hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla; aleyhlerine hükmedilen yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin fazla hesaplandığını, -Dava konusu çekin, dava dışı ... . Ltd. Şti. tarafından ... Ltd. Şti. lehine keşide edilmiş 30/10/2018 tarihli 75.520,00 TL bedelli çek olduğunu, ... Ltd. Şti.'nin, ticari ilişkiye istinaden ödeme aracı olarak işbu çeki müvekkili şirkete verdiğini ve karşılığında müvekkilinden mal satın aldığını, Müvekkili şirketin meşru ve haklı hamil olduğunu, davacının yetkilisi olduğu borçlu şirket ile müvekkili şirket arasında hiçbir ilişki olmadığı iddia edilmekteyse de dosyaya sunulan hesap ekstrelerinin taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ortaya koyduğunu, şirketlerin BA/BS kayıtlarını dahil celp etmeden, davacının borçlu olmadığına hükmetmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacının müvekkili şirkete çeki ibraz ettiği sırada halen borçlu şirket yetkilisi olduğunu, Davacı yanın yetkilisi olduğu şirketin borcunu güvence altına almak adına aval de verdiğini, bir an için imzanın 3. kişi tarafından atıldığı düşünülse dahi borçtan kurtulma saikiyle kötü niyetli olarak hareket eden davacıyı hukuk düzeninin korumayacağını, -davacı ...'in, çekin lehdarı olan ve müvekkiline ciro eden ... Ltd. Şti.'nin münferiden şirketi temsile yetkili temsilcisi olduğunu, Müvekkilinin, cirodaki imzanın şirketin yetkilisi olan kişinin eli ürünü olup olmadığını araştırma ve tespit etme yeterliliği ve yükümlülüğü bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da imzanın davacının el ürünü olup olmadığına ilişkin net bir kanaatin oluşmadığının görüldüğünü, somut olayda dosyanın ATK'ya sevki ile alanında uzman heyetten rapor alınması gerekirken, mevcut raporun hükme esas alınması ve rapora itirazlarına itibar edilmemesi nedeniyle de kararın kaldırılmasını talep etme mecburiyeti hasıl olduğunu,-dava konusu borcun dayanağı çeke ilişkin soruşturma dosyasının akıbeti sorulmadan, sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dava açılıp açılmadığı tespit edilmeden, anılan dosya bekletici mesele yapılmadan karar verilmemesinin eksik ve hatalı incelemenin bir diğer büyük göstergesi olduğunu, Ankara CBS 2021/12138 Sor. dosyasının akıbeti sorulması ve ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; sahtecilik iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.İstanbul 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı icra dosyası incelendiğinde; davalı ... ...A.Ş. tarafından borçlular ... ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., ... aleyhine toplam 83.580,98 TL üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır.Davaya ve takibe konu çek incelendiğinde; ...Bankası A.Ş.'ye ait 30/10/2018 keşide tarihli keşidecisi ... ... Ltd. Şti. lehtarı ... Ltd. Şti., birinci ciranta olan ... Ltd. Şti.'den sonra imzası ve T.C.'si bulunan avalisti, hamili ... ...A.Ş. Olan 75.520,00 TL bedelli çek olduğu anlaşılmıştır. Dosya Grafoloji Uzmanı bilirkişiye tevdi olunmuş, düzenlenen 19/06/2022 tarihli raporda; davaya konu çek aslının arka yüzündeki ... Ltd. Şti. adına atfen atılmış şirket yetkilisinin imzaları ile mukayese imzaları ile kıyaslandığında davacı ...'in eli ürünü olmadıkları, 09/03/2023 tarihli ek raporda yapılan incelemede inceleme konusu çek aslının arka yüzündeki "..." yazısı altındaki imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı ...'in eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Dava tarihi itibariyle, konusu menfi tespit olan eldeki dosyada arabuluculuk başvurusu dava şartı olarak düzenlenmediğinden bu konudaki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamına göre, eldeki dava imza inkarına dayalı olarak açılmış olup, imza inkarına dayalı sahtecilik defi kambiyo hukukunda herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defilerden olduğundan senette arada temel borç ilişkisi bulunup bulunmaması sonucu değiştirmeyeceğinden ticari defter ve kayıtların incelenmesine ilişkin istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Dava ve takip konusu senetler üzerinde imza incelemesi yapılmıştır.Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca Adli Tıp Kurumu imza incelemesi yönünden son merci olmadığından, mahkemece Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması zorunlu değildir. Adli Tıp Grafolojı Uzmanı tarafından verilen raporda şüpheye yer vermeyecek şekilde imzanın davacıya ait olmadığı belirtildiği gibi, bilirkişinin uzmanlık alanı imza incelemesi yapması için yeterli olduğundan, ne tür teknik cihazlar kullanılarak inceleme yapıldığının raporda belirtildiğinden, dosya kapsamı da raporu desteklediğinden, HMK 30. maddesindeki usul ekonomisi ilkesi uyarınca mahkemenin davayı en az masrafla ve en kısa sürede sonuçlandırma yükümlülüğü bulunduğundan, ATK'dan yeni bir rapor alınmadan karar verilmesinde usule aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf sebebinin reddine karar verilmiştir. Dosyaya sunulan imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporunun , yeterli mukayese belge üzerinde teknik analiz yöntemleri kullanılarak kaligrafik tanı unsurları dikkate alınarak denetime elverişli şekilde düzenlendiği, hükme esas alınabilir nitelikte olduğu ve atılı imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiştir. Ankara CBS 2021/12138 Sor. dosyasının da bu aşamada bekletici mesele yapılmasını gerektirir bir durum bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı Kanun'un “Yargılama giderlerinden sorumluluk” başlıklı 326 ncı maddesine göre; yargılama giderleri kural olarak, davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. Somut olayda davanın davalı aleyhine sonuçlandığı, davalının davayı kabulü gibi yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasını gerektirecek istisnai bir durumun söz konusu olmadığı, davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ayrıca fazla hesaplama yapılmadığı görülmüştür. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2023 tarih ve 2021/153 E., 2023/373 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.158,77 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.559,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.599,23 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/01/2026