İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin bu marka ile hibe, destek, teşvik ve teknik danışmanlık alanlarında danışmanlık yapanlar ile yatırımcıları bir araya getirmeyi planladığını, ancak hal böyle iken …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/194 KARAR NO:2026/545 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:19/09/2023 NUMARASI:2022/332 E. - 2023/203 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin bu marka ile hibe, destek, teşvik ve teknik danışmanlık alanlarında danışmanlık yapanlar ile yatırımcıları bir araya getirmeyi planladığını, ancak hal böyle iken davalıların ... uzantılı alan adı üzerinden "..." isimli platform kurulduğunu ve bu platform vasıtası ile gelir elde ettiklerini, bu internet sitesinin davalıların yönetimi altında olduğunu, bunun üzerinde müvekkili tarafından söz konusu eylemin sona erdirilmesi için noter aracılığıyla ihtarname gönderildiğini ancak davalıların haksız ve hukuka aykırı eylemlerinin devam ettiğini, mezkur eylemler neticesinde müvekkilinin markadan doğan haklarının ihlal edildiğini iddia ederek, markaya tecavüzün önlenmesini, sona erdirilmesini, ... internet sitesine erişimin engellenmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesi, tensip zaptı ve ön inceleme duruşma gün ve saatinin usulüne uygun olarak davalılara tebliğ edildiği, ancak davalılarca davanın esasına ilişkin herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği gibi ön inceleme duruşmasına da katılmadıkları anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesi kararıyla; davacı markası ... tescil no.lu “...” lafzi markası olup, 35. sınıfta tescilli olduğu hizmetler arasında “...”nin bulunduğu, davaya konu internet sitesinde “...” ibareli marka kullanımının mevcut olduğu, bu internet sitesinin danışmanların ve danışman kiralamak isteyenlerin bir araya getirildiği, web sitesi üzerinde Hakkında başlıklı bölümde “....” Şeklinde belirtildiği, bu sayede çeşitli meslek alanlarındaki uzmanların hizmetlerini sergilediği, bundan yola çıkarak incelenen internet sitesinin online pazar yeri şeklinde kurgulandığı anlaşılmış olup, buna göre davacı lafzi markasının yegane unsuru olan “...” ibaresinin davacı markasının tescilli olduğu “...” kapsamında kullanıldığının ve bu kullanımın davacı markası ile bağlantı kurulma dahil karıştırılma ihtimaline sebep olabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dava konusu internet sitesinin, davalı “...” tarafından işletildiği, diğer davalı ...’nun ise bu derneğin yönetim kurulu başkanı olduğu ve bu haliyle her iki davalının eylemden müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle; -Davacının davasının KABULÜNE, davalının davacı adına tescilli "..." ibareli markadan doğan haklarına tecavüzlerinin önlenmesine ve sona erdirilmesine, bu kapsamda davalıların kullanımında olan ... internet adresine erişimin engellenmesine, karar verilmiştir. İSTİNAF:Davalılar ... kendi adına ve dernek adına verdiği istinaf dilekçesinde özetle; sosyolog olarak aile danışmanlığı ve eğitim hizmetleri sunduğunu, mesleki dayanışma amacıyla kurdukları dernekle birlikte mahkeme kararını istinaf ettiklerini, uyuşmazlığa konu internet sitesinin alan adı sahibinin kendisi veya derneği olmayıp ... isimli şahıs olduğunu, siteyi kuran kişiyle irtibata geçerek sadece reklam ve tanıtım faaliyetleri yürüttüklerini, bu sebeple davanın yanlış kişilere yöneltildiğini, husumet itirazında bulunduğunu, ayrıca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/140912 soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu uyarınca tarafların faaliyet gösterdiği emtia sınıflarının farklı olduğunu, davacı markasının tanınmış marka statüsünde bulunmadığı ve marka hakkına tecavüz suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, mahkemece alınan raporun bu hususu değerlendirmediğini ve davacının söz konusu internet sitesi yayındayken fırsatçılık yaparak sonradan marka tescili yaptırdığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu, davacının markadan doğan haklarına tecavüzün tespiti ve önlenmesi ve ... isimli internet sitesine erişimin engellenmesi taleplidir.Türk Patent ve Marka Kurumu kaydına göre, ... tescil numaralı "..." ibareli markanın 35. sınıfta 15/06/2022 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.14/06/2023 tarihli Marka Vekili ve Bilişim uzmanından oluşan bilirkişi heyet raporunda özetle;" incelenen ... web sitesinde “..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...” konularında danışman temin edilebilmesi şeklinde kurgulanmış bir web sitesi olduğu, danışmanlık alınması halinde bu hizmetlerin ücretlendirildiği, web sitesi genelinde tüm alt sayfalar gezilmiş olup herhangi bir şirket unvanına rastlanmadığı, davalı yana ait olduğu belirtilen ... alan adının yapılan ... sorgusunda alan adının 10.08.2022 tarihinde tescil edildiği, alan adının sahiplik bilgilerinin gizlenerek kayıt edildiği, bu nedenle kamuya açık verilerden alan adı sahiplik bilgilerine ulaşılmadığı, dosyaya delil olarak sunulan Youtube sosyal medya video platformu üzerindeki ... URL adresinde ... uzantılı internet sitesinin kullanımı ve üyelik işlemlerine dair 2 saat 9 dakikalık bilgilendirme videosunun yer aldığı, videoda ... isimli web sitesinin çalışma, kayıt olma işlemlerinin ekran paylaşımı yapılmak suretiyle tarif edildiği söz konusu online toplantının davalı “...” isimli kullanıcı tarafından sürdürüldüğü/yönetildiği, söz konusu videoda ... ibaresinin altında “...” ibaresinin bulunduğu, videoyu yükleyen “... ...” isimli Youtube hesabının “hakkında” bölümünde hesabın davalı “...” tarafından işletildiğinin anlaşıldığı, diğer davalı ...’nun ...’nin yönetim kurulu başkanı olduğu kayıtlarına ulaşıldığı, davacı markasının ... tescil no.lu (Başvuru Tarihi: 16.06.2022, Tescil Tarihi: 29.09.2022) “...” lafzi markası olup, 35. sınıfta tescilli olduğu hizmetler arasında “...”nin bulunduğu, davaya konu internet sitesinde “...” ibareli marka kullanımının mevcut olduğu,bu internet sitesinin danışmanların ve danışman kiralamak isteyenlerin bir araya getirildiği, web sitesi üzerinde Hakkında başlıklı bölümde “....” Şeklinde belirtildiği, bu sayede çeşitli meslek alanlarındaki uzmanların hizmetlerini sergilediği, bundan yola çıkarak incelenen internet sitesinin online pazar yeri şeklinde kurgulandığı anlaşılmış olup, buna göre davacı lafzi markasının yegane unsuru olan “...” ibaresinin davacı markasının tescilli olduğu “...” kapsamında kullanıldığının ve bu kullanımın davacı markası ile bağlantı kurulma dahil karıştırılma ihtimaline sebep olabileceğinin değerlendirildiği" belirtilmiştir. Somut olayda, davacı adına, ... tescil no.lu “...” lafzi markasının 35. sınıfta tescilli olduğu hizmetler arasında “....”nin bulunduğu, davaya konu internet sitesinde “...” ibareli marka kullanımının mevcut olduğu, bu internet sitesinin danışmanların ve danışman kiralamak isteyenlerin bir araya getirildiği, web sitesi üzerinde hakkında başlıklı bölümde “....” şeklinde belirtildiği, bu sayede çeşitli meslek alanlarındaki uzmanların hizmetlerini sergilediği, davacı lafzi markasının yegane unsuru olan “...” ibaresinin davacı markasının tescilli olduğu “...” ile benzer olduğu, ortalama tüketici kitlesi nezdinde işletmesel bağlantı kurma dahil karıştırılma ihtimaline sebep olabileceği bilirkişi heyet raporu ile de tespit edilmiş olmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde, internet sitesi alan adının dava dışı ... adına kayıtlı olduğunu, davanın bu kişiye karşı açılması gerektiğini ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, davalı vekilinin dilekçesinde internet sitesini kuran kişi ile irtibata geçerek kendisi ve derneğin ilan ve reklam vermeye başladığını beyan ettiği, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile de, web sitesinde ... ( ...) ve ...'nun faaliyet gösterdiği, internet sitesini davalı tarafın kullandığının sabit olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin husumet itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı vekilinin istinafında, savcılık aşamasında alınan marka vekiline ait bilirkişi raporunda, tarafların faaliyet gösterdiği emtia sınıflarının farklı olduğunun tespit edildiğini bu nedenle markaya tecavüz olmayacağını ileri sürmüş ise de, C. savcılığı aşamasında alınan marka vekili bilirkişi raporunda, müştekinin (davacı) markasının tescil sınıflarından farklı hizmetlerde kullanıldığı gerekçesiyle markaya tecavüz fiilinin oluşmadığına yönelik görüş bildirildiği, savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiği, takipsizlik kararının mahkemeyi bağlamayacağı gibi, markaya tecavüz fiilinin oluşup oluşmadığı değerlendirilirken, davalı kullanımının, markanın tescil sınıfları ile aynı/benzer olup olmadığının, iltibas yaratıp yaratmadığının değerlendirilmesi gerektiği, marka sahibinin markasını farklı alanda kullanmasının somut olayda sonuca etkisinin bulunmadığı, çelişkinin giderilmesine gerek bulunmadığından bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalıların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 19/09/2023 tarih ve 2022/332 E., 2023/203 K. sayılı kararına karşı davalılar tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davalılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalılar tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2026