İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarım, bahçe ve orman makineleri ile makinelere ilişkin çeşitli ürünlerin satış, tedarik ve ithalatını yaparak ticari faaliyette bulunan köklü bir şirket olduğunu, yurtdışı merkezli pek çok şirketle ticari ilişki kurduğu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2026/147 KARAR NO:2026/416 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:02/10/2025 NUMARASI:2023/381 E. - 2025/969 K. DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarım, bahçe ve orman makineleri ile makinelere ilişkin çeşitli ürünlerin satış, tedarik ve ithalatını yaparak ticari faaliyette bulunan köklü bir şirket olduğunu, yurtdışı merkezli pek çok şirketle ticari ilişki kurduğu ve çeşitli ürünleri ithal ederek Türkiye'de sattığını, Kanada merkezli bir şirket olan dava dışı ... ile uzun yıllardır devam eden bir ticari ilişki içinde olduğu ve ticari ilişki kapsamında ..., Kanada'da kendi adına tescilli ... markası altında üretmekte olduğu motor yağı ürünü "..."i müvekkili ...'a sattığı,...'ın da söz konusu ürünü on beş yıldan uzun bir süredir ithal ederek Türkiye pazarında ilgili ürünün dağıtım ve satışını üstlendiğini, ...'ın yıllardır Türkiye'de satmakta olduğu ... ürünü davalının taklit etmek suretiyle neredeyse tamamen aynı görüntüye sahip bir başka taklit ürünün ... adına tescilli marka altında davalı ... tarafından satılmakta olduğunu ve ... sayılı "..." markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... adına sınai amaçlı yağlar, sıvı ve gaz yakıtları da içeren 04 numaralı Mal ve Hizmet sınıfı kapsamında 14/11/2022 tarihinde tescil edildiği, davalının işbu eyleminin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabeti düzenleyen 54. Madde ve devamı aykırılık teşkil ettiğini, davalı tarafından davacıya ... ibaresini kullanmaması için ihtarname gönderildiği, davalıya ... markasının hükümsüzlüğü davası açıldığı, davalının "..." ifadesi haricisinde, aynı zamanda ambalajın şeklini, ambalaj etiketinin rengini ve tasarımını, Kanada'da tescilli olan ... markasının logosunu, dünyaca ünlü ...'nin ... markasını ve logosunu da taklit ettiği, açıklanan fiiller ile davacının ürünü ile davalıların piyasaya sunduğu ürünü arasında karıştırılmaya yol açıldığını, TTK Gereği haksız rekabetin tespiti, meni, ürünlerin üretiminde kullanılan makinelere el konulması davalıların ürünlerden elde ettiği/edeceği gelir davacının yoksun kaldığı gelirden yüksekse, bu durumda tazminat olarak davalıların elde ettiği gelir talepli maddi tazminat ve haksız rekabetin tespiti davası açılmış olduğu tüm bu nedenlerle, TTK m. 61 ve HMK m. 389 uyarınca teminatsız olarak, teminatsız olmasına ilişkin taleplerinin kabul görmemesi ihtimalinde Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığı, Taklit Ürünlerin satışının durdurulması ve piyasaya dağıtılmış ürünlerin toplatılması, davalıların gerek elindeki taklit ürünlere, gerek bu ürünleri üretmekte kullandığı her türlü makine ve araca el konulması yönünde ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünü, davalıların fiillerinin TTK m. 55’nin ilgili fıkraları kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğinin TTK m. 56/1/a uyarınca tespitini, TTK m. 56/1/b uyarınca haksız rekabetin men’ine ve durdurulmasını, TTK m. 56/1/c uyarınca davalıların haksız rekabetin işlenmesinde araç olarak kullanmakta oldukları Taklit Ürünler’in ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan makinelerin imhasını, TTK m. 56/1/d uyarınca HMK md. 107 kapsamında belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere-10.000 TL tutarında maddi tazminatın müvekkiline ödenmesini, TTK m. 59 uyarınca hükmün ilanı marifetiyle kamuoyuna duyurulmasını talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili davaya cevaplarında özetle; Davacının huzurdaki davada haksız rekabet hükümlerine başvuracağı yasal bir dayanağın bulunmadığı, davacının kendisine ait olmayan dava dışı 3. Tüzel kişilik adına huzurdaki davayı ikame edemeyeceği, Bakırköy 2. FSHHM'ndeki dosyada verilen cevapları tekrar ettiği, davacının müvekkili aleyhine açtığı markanın hükümsüzlüğü davasının sonucunda işbu davanın anlam bulacağı, davacının hukuki menfaatinin bulunmadığı, müvekkilinin uzun yıllardır madeni yağ üretimi ile iştigal ettiği, sektörde bilinen tanınmış yağ ürünü olan ... markasının sahibi olduğu, bu marka ile ticaretini devam ettirdiği, ... markasının tescilini marka yedekleme niyeti ile yapmadığı, kötü niyet iddiasının gerçeğe aykırı olduğu, dava konusu ürünün sahibinin Kanada merkezli dava dışı ... şirketine ait olduğu, ... adı altında ... markasının Türkiye'de tescilin bulunmadığı Kanada ve Amerika ülkelerinde marka patent tescili incelenmesinde 4. Sınıfta ... şirketinin tescili bulunmadığı, ... markasının SMK. 6/4 bağlamında tanınmış marka olmadığı, dava konusu ... markasını ithal ettiği beyan eden davacının bu ürün ile ilgili yapmış olduğu ithalat ve satış kayıtlarının incelenmesi gerektiği, davacının ithal ettiği Alcı amblemi ile davalıya ait amblem incelendiğinde ... ibaresinin kullanılmadığının görüldüğü, davaya konu ürünün tescilsiz bir ürünün korunması için yenilik/özgünlük kriterlerini taşıması gerektiği oysa işbu sınai yağların kutuları ve içeriklerinin birbirine benzer olduğu, bu nedenle taklit, benzerlik iddiasının yersiz olduğu, davacının dava dışı şirketle arasında bir distribütörlük sözleşmesi bulunmadığı bu nedenle haksız rekabet iddiasında bulunamayacağı, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; 1-Açılan davada görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkemenin GÖREVSİZLİĞİNE,Görevli mahkemenin BAKIRKÖY FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş. vekili müvekkilinin Kanada merkezli ... firmasıyla uzun yıllardır süregelen ticari ilişkisi kapsamında "..." markalı motor yağlarını on beş yılı aşkın süredir Türkiye’ye ithal ederek satışını gerçekleştirdiğini, ancak davalı tarafın bu ürünü birebir taklit ederek "..." ibaresini kendi adına tescil ettirdiğini ve bu durumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek açtıkları davada, ilk derece mahkemesinin yaklaşık 2,5 yıl süren yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonrasında görevsizlik kararı vermesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin dava konusu ürün üzerinde tescilli bir marka hakkı bulunmadığından davanın Sınai Mülkiyet Kanunu’na değil tamamen TTK’nın haksız rekabet hükümlerine dayandığını, tescilsiz markalara ilişkin uyuşmazlıklarda Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, davalı adına yapılan kötü niyetli tescilin hükümsüzlüğü için ayrı bir dava açılmış olmasının huzurdaki davanın haksız rekabet niteliğini değiştirmeyeceğini savunarak, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen görevsizlik kararının kaldırılmasını ve yargılamaya Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde devam edilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; açılan davada görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ve mahkemenin görevsizliğine karar verildiğini, görevli mahkemenin Bakırköy Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğuna usul ve yasaya uygun olarak karar verildiğini, davalı tarafın istinaf başvuru dilekçesinde reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle davalının istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava; davacının satışa sunduğu “...” isimli ürünün, davalılarca benzer ibare, ambalaj ve ticari sunumla piyasaya arz edilmesi suretiyle davacının satışa sunduğu iş ürünü ile iltibas yaratıldığı iddiasına dayalı olarak, haksız rekabetin tespiti, men’i, taklit ürünlerin imhası ve tazminat istemlerine ilişkindir.Somut olayda davacı; uzun yıllardır ithal edip Türkiye’de satış ve dağıtımını yaptığı “...” adlı ürünün davalılarca “neredeyse tamamen aynı görüntü” ile taklit edilerek piyasaya sunulduğunu, taklit ürünün davalı ... adına tescilli ... sayılı “...” markası altında davalı ... tarafından satıldığını, davalıların “...” ibaresini , ambalaj şekli ile etiket renk ve tasarımını, ayrıca “...” logosunu ve “...” marka ve logosunu da taklit ettiğini, bu suretle ürünler arasında karıştırılmaya yol açıldığını ileri sürmüş ve haksız rekabetin tespiti ve men’i yanında, taklit ürünlerin ve üretimde kullanılan makinelerin imhası ile maddi tazminat ve ilan taleplerinde bulunmuştur. 10/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının ... markalı “...” ürünlerinin ... arasında yurtdışından ithal edilip Türkiye’de satışını yaptığı, davalıların “...” ibareli ürününün, davacının uzun yıllardır ithal ettiği ... markalı ... ürününe tasarım ve marka yönünden birebire yakın benzerlikler taşıması nedeniyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali doğacağı, bu nedenle haksız rekabet hükümlerinin oluştuğu kanaati bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince, davanın ileri sürülüş biçimi itibarıyla markaya dayanıldığından görevli mahkemenin Fikrî ve SınaîHaklarHukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, davacı vekili istinaf talep etmiştir.Davacı dava dilekçesinde; kendi adına tescilli bir marka veya tasarım hakkına veya bunlara bağlı lisans hakkına dayanmadığı görülüyorsa da , ticari ilişki içerisinde bulunduğu, yurt dışında faaliyet gösteren firmanın ürün markasından kaynaklanan hakların ve ticari faaliyetlerinden kaynaklanan haklarının ileri sürülüp sürülemeyeceği, davalının kullanımlarının tescilli markaya dayalı olduğu ileri sürüldüğünden, uyuşmazlığın çözümü bakımından davalı kullanımlarının ... sayılı “...” marka hakkı kapsamında hukuka uygun olup olmadığı yönünden inceleme ve hukuki değerlendirme yapılması gerektiği, marka hakkı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununda düzenlenmiş olduğundan 6769 sayılı Kanun’un 156/1. maddesi uyarınca davaya bakma görevinin Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemelerine ait olduğu , ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararının dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun olduğu görülmüştür. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2025 tarih ve 2023/381 E. 2025/969 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026