İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin 20 yılı aşkın süredir çek kullanmadığını, müvekkil şirketin sahte kaşe ve imza kullanılarak sahte çek üzerinde ciranta gösterildiğini, müvekkil şirketi zarara uğratarak haksız kazanç elde edilmeye çalışılması üzerine Bü…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1362 Esas KARAR NO: 2025/1727 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 23/01/2023 NUMARASI: 2021/937 E. - 2023/50 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin 20 yılı aşkın süredir çek kullanmadığını, müvekkil şirketin sahte kaşe ve imza kullanılarak sahte çek üzerinde ciranta gösterildiğini, müvekkil şirketi zarara uğratarak haksız kazanç elde edilmeye çalışılması üzerine Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/48356 Soruşturma numaralı dosyasına konu olmak üzere suç duyurusunda bulunulduğunu, Dava konusu çekin hali hazırda tedavülde olması ve müvekkil şirket aleyhine haksız ve hukuka aykırı işlemlerin gerçekleştirilmesi ihtimaline binaen sahte çek üzerinde müvekkil şirketten önce ve sonra olacak şekilde ciranta gözüken ... ile ... Mimarlık İnşaat A.Ş. ve müvekkil şirket (... Gıda Ürünleri A.Ş) arasında dava konusu sahte çek dolayısıyla ... Gıda Ürünleri A.Ş. 'nin borcunun bulunmadığına ilişkin karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafların davaya cevap vermediği tespit edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2021/937 esas, 2023/50 karar sayılı, 23/01/2023 tarihli kararı ile; "Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; davacı vekilinin imzanın kendisine ait olmadığı iddiasına yönelik imza incelemesine esas olacak şekilde imza örneklerinin bulunduğu yerlere ilişkin beyanda bulunmadığı, imza örnekleri için kalemde şirket yetkilisinin hazır bulunmadığı ve davacı vekilinin beyanı doğrultusunda yeniden süre de talep etmediği ve mevcut duruma göre davanın kabulünü talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce dosyada mevcut haliyle davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, ispatlanamayan davanın REDDİNE" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çeke haiz bulunan işbu imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının imza incelemesine ihtiyaç duymayacak şekilde ortada olduğunu, karşı tarafın ikrarını ve beyanlarını göz ardı ederek sadece imza incelemesine katılım sağlanmaması ve katılım sağlamak adına ek süre talep edilmemesinden dolayı davanın reddedilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu çekin, davalı tarafın da ikrarı üzerine çekin kendilerinde olmamasından dolayı zayii davasına konu edildiğini, dolayısıyla çekin kaybolmasının karşı tarafın ikrarı ile sabit olduğunu, dava konusunun olmamasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu çekin kaybolmasının dışında çekin konu edildiği icra takibi dosyasında çek bedelinin keşideci ... tarafından da ödendiğini, mahkeme konusu çeke haiz imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı apaçık ortada olmasına rağmen imza incelemesi yoluna gitmesi, bunun akabinde kendilerinin imza incelemesine katılım sağlamaması ve katılım sağlama adına ek süre talep etmemesi sebebiyle iddiaları ispat edilemediğinden davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı olarak davalı tarafa ilam, vekalet ve yargılama gideri ödemeye mahkum edildiğini, yargılama süreci boyunca mahkemeye sundukları evraklar göz önünde bulundurulduğunda çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının anlaşılabileceğini, mahkemenin tüm bu beyanları ve evrakları göz ardı ederek yalnızca imza incelemesi yoluna başvurduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraflar istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GÖRÜŞ: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında icra takibine dayanak çek üzerindeki imza inkarına dayalı olarak menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından dava konusu çekte bulunan imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının imza incelemesine ihtiyaç duymayacak şekilde ortada olduğu, karşı tarafın ikrarı ve beyanları gözardı edilerek sadece imza incelemesine katılım sağlanmaması ve katılım sağlamak adına ek süre talep edilmemesinden dolayı davanın reddedilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğu gerekçeleri ile istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; dava konusu çekin ... Silopi şubesine ait, 31/01/2022 tarihli, keşidecisinin ... olarak göründüğü ve hamiline düzenlendiği, 26.000-TL bedelli olduğu, ilk cirantanın davalı ..., ikinci cirantanın davacı şirket, üçüncü cirantanın davalı şirket olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu çekin icra takibine konu edildiği Silopi İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası ile 19/10/2022 tarihli yazısı içeriğinde; takip alacaklısının dava dışı ...Ltd. Şti. olduğu, takibe konu çek aslının müdürlük dosyasına ibraz edilmediği, çek fotokopisinin gönderildiği, çekin ön yüzünde ... BANKASI T.A.O Mecidiyeköy Meydan Şubesi tarafından çek aslının şubede olduğuna dair şerh düşüldüğü, çekin arka yüzünde ise ... BANKASI T.A.O tarafından; ''İşbu çek 02/02/2022 tarihinde ibraz edilmiş olup T.C Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/09/2021 tarih ve 2021/746 sayılı kararına istinaden ödeme yapılmamıştır. T.C Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosunun 10/09/2021 tarih 2021/44928 sayılı yazısına istinaden en yakın emniyet birimine bilgi verilmiştir'' şeklinde şerh düşüldüğü, işbu dosyanın alacaklı vekilinin 20/05/2022 tarihli talebi ile haricen tahsil olarak kapatıldığı bilgisinin verildiği görülmüştür.Davacı tarafından, davalı ... vekilinin katılmış olduğu duruşmadaki ve dilekçesindeki ve beyanları kapsamında ikrarının olduğu böylece davanın konusuz kaldığı iddiası ile kararın kaldırılması talep edilmiş ise de davalı ... vekilinin 17/10/2022 tarihli duruşma sırasındaki beyanında; ''01/06/2022 tarihli dilekçemizi tekrar ederiz, müvekkile açılan davada hukuki yarar olmadığının kanaatindeyiz, dava konusu çeke yönelik gerek mahkemenizin 2021/746 esas sayılı dosyasında zâyi davası açılmıştır, çek icraya konu edilmiştir, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ederiz.'' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Davalı vekilinin 01/06/2022 tarihli beyan dilekçesinde ise; ''... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketi uhdesinde iken kaybolmuştur. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca 2021/48356 soruşturma esaslı dosyada görüleceği üzere söz konusu kayba yönelik soruşturma devam etmektedir. Dolayısıyla arabuluculuk görüşmelerinde dahi bu durumu belirtmişken kaybolan çeke istinaden müvekkil aleyhine dava açılan işbu dosyanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekmektedir. Davalı müvekkil ilk görüşmelerde dahi davacının kendisine borçlu olmadığını inkar etmemiş tam aksine dava konusu çekin çalındığını beyan etmiştir. Bu nedenle davacı tarafın davalı müvekkil aleyhine işbu davayı ikame etmesi kabul edilemez.'' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafça davalının işbu kabul beyanları kapsamında davanın konusuz kaldığından kararın kaldırılması talep edilmiş ise de çek üzerinde davacıdan önceki ciranta olarak görünen davalı ...'in davacıdan alacak talebi bulunmadığından işbu davalıya karşı menfi tespit isteminin yöneltilmesinde hukuki menfaatinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca davacının kendisinden sonraki cirantaya karşı da menfi tespit istemi mevcut ise de huzurdaki davanın çek ibraz süreleri beklenmeden ikame edildiği, çek bedelinin dava dışı keşideci tarafından ödendiği, dolayısıyla davacının her iki davalıya karşı huzurdaki davayı ikame etmekte hukuki menfaatinin bulunmadığı, hukuki menfaatin HMK'nın 114/1-h bendi gereğince dava şartı olduğu, dava şartının varlığı veya yokluğunun mahkemece re'sen araştırılmasının gerektiği anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının düzeltilmiş gerekçe ile kaldırılmasına, '' Davanın Usulden Reddine'' karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/01/2023 tarih, 2021/937 E., 2023/50 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, bu kapsamda düzeltilmiş gerekçe ile;3- Davanın USULDEN REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin yatırılan 444,02 TL'nin mahsubu ile bakiye 171,38 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b- Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 26.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ...'e verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 195,00TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 687,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025