İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin ... ... Prod. ve Bilişim Hiz. San. Tic. Ltd. Şti'nin ("... ...") Türkiye'de ... yapımı, dağıtımı ve organizasyonu ile uzun süredir iştigal eden bir şirket olduğunu, ... ... aynı zamanda Türkiye'deki ... yapımcılarının meslek birliği ... ile…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1056 KARAR NO : 2025/1116 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 04.06.2025 ara karar NUMARASI : 2025/110 E. DAVANIN KONUSU: Fikir ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin ... ... Prod. ve Bilişim Hiz. San. Tic. Ltd. Şti'nin ("... ...") Türkiye'de ... yapımı, dağıtımı ve organizasyonu ile uzun süredir iştigal eden bir şirket olduğunu, ... ... aynı zamanda Türkiye'deki ... yapımcılarının meslek birliği ... ile Londra'da merkezi bulunan IFPI'nin (Uluslararası ... Sanayisi Federasyonu - International Federation of the Phonographic Industry) üyesi olduğunu, davalı icracı sanatçı, davaya konu "..." isimli albümünü ...Yapım Organizasyon Video Sanayi ve Ticaret A.Ş. ("... ...") bünyesinde seslendirdiğini, dava dışı ... ..., dava konusu eserleri ilk tespitini gerçekleştirmiş, bu tespit ile birlikte ... yapımcılığından doğan haklara kanun gereği kendiliğinden sahip olduğunu, dava dışı ... ...'in iflas etmesini takiben eser işletme belgeleri, takyidatlardan ari şekilde dava dışı ... ... Prod. Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ("... ...") tarafından satın alınmış, eser işletme belgeleri ... ... adına kayıt ve tescil edildiğini, 2010 yılında müvekkil şirket İstanbul 22. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı satış ve devir sözleşmesiyle dava konusu albüm üzerindeki ... yapımcılığından doğan mali hakları devraldığını, bu doğrultuda müvekkilin dava konusu albümlerin ... yapımcılığından doğan haklarına sahip olduğunu,18 Kasım 2024 tarihinde davalı ... ve Yapım Hizmetleri Anonim Şirketi'nin ("... Digital") Instagram hesabında "..." isimli şarkının paylaşıldığını, bu paylaşım öncesinde müvekkilden alınmış bir izin olmadığını, davalılara hukuka aykırılığı bildiren müvekkilin "biz gerekli izinleri aldık" şeklinde bir cevapla karşılaştığını, davalı ... Digitalin tüm izinleri icracı sanatçıdan aldığını söylediğini, davalı icracı sanatçının da onay vermesiyle bu tecavüz eylemlerine iştiraki olduğunun anlaşıldığını, davalıların bu yanıtı üzerine tarafımızca İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/7 D. İş sayılı dosyası nezdinde delil tespiti talep edildiğni, delil tespiti dosyasında tanzim edilen 16.03.2025 tarihli bilirkişi raporuyla davalıların kullanımlarının tespit edildiğini, bir ... eseri üzerinde eser sahipleri, icracı sanatçılar ve ... yapımcıları birlikte hak sahibiyse de, ... üzerindeki hakların münhasıran ... yapımcısına ait olduğunu, bu doğrultuda bir ... tespitinin ana unsuru olan "masterband"i kullanmak, bu kaydı internet dahil herhangi bir ortamda yayınlamak için mutlaka ... yapımcısının izni gerektiğini, aksi yöndeki eylemler, ... yapımcılığından doğan mali haklara tecavüz niteliği taşıdığını, bu doğrultuda dava konusu albümün müvekkilin izni olmaksızın yayınlanamayacağına yönelik tespitte bulunulmasını ve davalıların tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesini talep etme zaruretinin doğduğunu, müvekkilin dava Konusu Albüm Üzerinde ... Yapımcısı Sıfatıyla Hak Sahibi olduğunu ve ... Yapımcılığından Doğan Tüm Mali Hakların sahibi olduğunu, bir ... eseri üzerinde söz yazarları, besteciler, icracı sanatçılar ve ... yapımcıları birlikte hak sahibi olduğunu, ... yapımcısı, eser sahibi ve icracı sanatçıdan yalnızca ilk tespit için izin almakla yükümlü olduğunu, ... üzerindeki mali hakları eser sahiplerinden ya da icracı sanatçılardan devralmaksızın doğrudan kanun gereği kazandığını, bununla birlikte ... üzerindeki mali haklar yalnızca ... yapımcısına ait olduğunu, dava konusu albümün ...tarafından tespit edildiğini, ... ...'in iflası akabinde ... ... tarafından iflas masasından iktisap edildiğini, müvekkilin ise 2010 yılında ... ... ile imzaladığı noter onaylı devir sözleşmesiyle dava konusu albümün ... yapımcılığından doğan mali haklarını devraldığını, ... yapımcılığından doğan hakların kanun gereği kendiliğinden doğan ve müstakil nitelikteki haklar olduğunu ve bu nedenle bu hakların devrinde icracı sanatçının izninin aranmayacağı İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/222 Esas sayılı dosyasında verilen 2025/31 Karar sayılı ve 06.02.2025 tarihli kararıyla sabit olduğunu, bu nedenle müvekkil her ne kadar ilk tespiti yapan ... yapımcısı olmasa da albümün devir silsilesinin usulüne uygun olduğunu, müvekkil şirketin albümlerin ... yapımcılığından doğan tüm mali haklarının sahibi olduğunu, dava konusu albümün müvekkilin izni olmadan dijital platformlar da dahil olmak üzere, hiçbir mecrada yayınlanamadığını, dava sonuçlanana kadar izinsiz yayınların durdurulması ve dava konusu albümün izinsiz yayınlarının engellenmesine yönelik ihtiyati tedbire hükmedilmesine, müvekkilin dava konusu albüm üzerinde hak sahibi olduğu resmi belgeler olan noter muvafakat nameleri, devir belgeleri ve Kültür Bakanlığı eser işletme belgeleriyle; albümün müvekkilin izni olmaksızın hiçbir platformda yayınlanamayacağının ilk derece mahkemesi kararlarıyla ispat edildiğini gözetilerek, tedbirin HMK md. 392/I kapsamında teminatsız olarak verilmesini, davalıların eylemlerinin müvekkilin ... yapımcılığından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesini ve durdurulmasını talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; davanın niteliği ve bulunduğu aşamadaki mevcut deliller gözetilmekle, davacının yukarıda belirtilen tedbir talebine ilişkin yaklaşık ispata yarar emarelerin bu aşamada dosya kapsamında yer almadığı, talep edenin tedbir talebi yönünden tespit olunacak iddia ve savunmalarının yargılamaya muhtaç olduğu, yargılama sürecinde delillerin toplanıp değerlendirilebileceği, talep doğrultusunda tedbir kararı verilmesini gerektirir delillerin bu an için dosya kapsamında bulunmadığı ve bu noktada yaklaşık ispat şartının oluşmadığı anlaşılmakla," Davacı vekilinin yasal şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalıların müvekkilinden izin almadan, ... yapımcılığından doğan mali hakları müvekkiline ait olan "..." isimli eseri dijital platformlarda kullandıklarını, bu yayının taraflarınca hem noter e-tespit kanalıyla hem de delil tespiti dosyasıyla kayıt altına alındığını, mahkeme yaklaşık ispatın sağlanmadığı ve henüz dosyada bilgi-belge bulunmadığı gerekçeleriyle ihtiyati tedbir taleplerinin reddine hatalı bir şekilde karar verdiğini, müvekkilinin davaya konu eser üzerindeki hak sahipliği de eser işletme belgelerinden açıkça görüldüğünü, davalılar hakları müvekkiline ait olan eseri hukuka aykırı şekilde kullanarak gelir elde etmeye devam ettiğini, davalıların dijital platformlardaki izinsiz yayınlarını engellemek ve yasaklamak için müvekkilinin dijital umuma iletim hakkına sahip olması gibi bir zorunluluk bulunmadığını, müvekkili şirket, dijital platformlarda yapılan yayınlardan elde edilecek gelirlerinden, davalıların haksız eylemleri neticesinde mahrum kaldığını, müvekkilinin hak kaybının artmaması için dava konusu albümün izinsiz yayınlarının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbire hükmedilmesini, dosya kapsamında yaklaşık ispatın sağlandığı gözetilerek ihtiyati tedbir kararının teminat alınmaksızın verilmesi mahkeme ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu albüm ...tarafından tespit edildiğini, ... ...'in iflası akabinde ... ... tarafından iflas masasından iktisap edildiğini, müvekkilinin 2010 yılında ... ... ile imzaladığı noter onaylı devir sözleşmesiyle dava konusu albümün ... yapımcılığından doğan mali haklarını devraldığını, ... yapımcılığından doğan hakların kanun gereği kendiliğinden doğan ve müstakil nitelikteki haklar olduğunu, bu nedenle bu hakların devrinde icracı sanatçının izninin aranmayacağını,müvekkilinin her ne kadar ilk tespiti yapan ... yapımcısı olmasa da albümün devir silsilesinin usulüne uygun olduğunu, albümlerin ... yapımcılığından doğan tüm mali haklarının sahibi olduğunu, müvekkilin dava konusu albüm üzerinde hak sahibi olduğunun noter muvafakat nameleri, devir belgeleri ve Kültür Bakanlığı eser işletme belgeleriyle sabit olduğunu belirterek, dava konusu albümün müvekkilin izni olmadan dijital platformlar da dahil olmak üzere, hiçbir mecrada yayınlanamayacağını, dava sonuçlanana kadar izinsiz yayınların durdurulması ve dava konusu albümün izinsiz yayınlarının engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.HMK 389.maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelecek bir değişiklik nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. Beyoğlu 24 Noterliği'nin ... yevmiye nolu, 09/11/1999 tarihli muvafakatname de; "... " isimli yapımda yer alan aşağıda isimleri yazılı eserleri ...Yapım Sanayii ve Tic. A.Ş için ,seslendireceğini/yorumlayacağını, tarafınca seslendirilen yorumlanan bu eserlerin plak, sudiokaset, compact disc, videokaset, videoklip, cd-rom, dvd ve/veya bilgisayar ortamında ve de her türlü telli telsiz ses ve görüntü taşımaya, depolamaya ve yaymaya ve/veya işbu muvafakatin verildiği tarihte mevcut ya da muvafakat name tarihinden sonra geliştirilecek herhangi bir ses ve görüntü taşımaya, depolamaya ve/veya yaymaya mahsus araç ve gereçler vasıtasıyla yer sayı ve süre ile sınırlandırılmamış biçimde çoğaltılmasına, dağıtılmasına ticaret mevkine konulmasına, yayımlanmasına ve devir haklarının ülkemizde ve tüm dünyada münhasıran adı geçen şirkete ait olduğuna, bu çoğaltılan ses ve görüntü taşıyıcılarının Radyo ve TV Kuruluşları tarafından kullanılmasına ve yayımlanmasına, üçüncü kişi ve kuruluşlar tarafından kullanılmasına izin verme hakkının münhasıran adı geçen şirkete ait olduğuna, aşağıda adı geçen eserlerin, sözleşmedeki mali koşullar saklı kalmak kaydı ile remix, cover version, münferiden (single) ve'veya emsalleri ile birlikte karışık yapımlarda (compilation) kullanmak üzere çoğaltılmasına, dağıtılmasına ve yayımlanmasına muvafakatinin tam olduğunu beyan ve kabul etmiştir." denilmektedir. Somut olayda davacı tarafından, ... yapımcılığından doğan hakların kanun gereği kendiliğinden doğan ve müstakil nitelikteki haklar olduğunu, bu nedenle bu hakların devrinde icracı sanatçının izninin aranmayacağını,müvekkilinin her ne kadar ilk tespiti yapan ... yapımcısı olmasa da albümün devir silsilesinin usulüne uygun olduğunu, 2010 yılında müvekkili şirketin İstanbul 22. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı satış ve devir sözleşmesiyle dava konusu albüm üzerindeki ... yapımcılığından doğan mali hakları devraldığını, bu doğrultuda müvekkilinin dava konusu albümlerin ... yapımcılığından doğan haklarına sahip olduğunu dava konusu albümün müvekkilin izni olmadan dijital platformlar da dahil olmak üzere, hiçbir mecrada yayınlanamayacağını belirterek dava sonuçlanana kadar izinsiz yayınların durdurulması ve dava konusu albümün izinsiz yayınlarının engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiş ise de muvafakat tarihinin 09/11/1999 tarihi olduğu, ... eserlerinin internet üzerinden umuma iletimine ilişkin mali hak 5846 sayılı FSEK 25.maddede 2001 yılında yapılan değişiklik ile ihdas edildiği, davalının ... hakkı bulunup bulunmadığının devir ve işletme belgelerinin incelenerek değerlendirilmesi gerektiği bu hususlar yargılamayı gerektirdiğinden mahkemece bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar isabetlidir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 04.06.2025 tarih ve 2025/110 E., sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2025