İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 11/12/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle, TTK m. 795/2 deki düzenlemeyle üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin de, ibraz günü ödenmesi zorunlu kılındığını, 6273 sayılı Kanunla 5941 sayılı Çek Kanununda yapılan değişiklik sonucu, Kanuna eklenen geçici 1 madde ile iler…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1201 KARAR NO : 2025/1652 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/05/2023 NUMARASI : 2020/726 E. - 2023/444 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 11/12/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle, TTK m. 795/2 deki düzenlemeyle üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin de, ibraz günü ödenmesi zorunlu kılındığını, 6273 sayılı Kanunla 5941 sayılı Çek Kanununda yapılan değişiklik sonucu, Kanuna eklenen geçici 1 madde ile ileri tarihli çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ödenmek için muhatap bankaya ibrazının, 31.12.2017 tarihine kadar geçersiz olacağı düzenlendiğini, 05.12.2017 tarihli ve 30261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 100 üncü maddesi ile 5941 sayılı Çek Kanunu’nda yer alan ve 31.12.2017 tarihinde sona erecek olan çeklerin üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ödenmek için muhatap bankaya ibrazı yasağı 31.12.2020 tarihine uzatıldığını, buna göre 31.12.2020 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersiz sayılacağını, diğer bir ifadeyle çek, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce ödenmesi için bankalara ibraz edilemeyeceğini, bu tarihe kadar ileri düzenleme tarihli çeklerin üzerinde yazılı keşide tarihinden önce bankalara ibraz edilmesi halinde muhatap bankalarca ödeme ve karşılıksız işlemleri dahil herhangi bir işlem yapılmayacak ve bu konudaki mevcut uygulama devam ettirileceğini, uygulama, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 795 inci maddesinde yer alan “Çek görüldüğünde ödeneceğini, buna aykırı herhangi bir kayıt yazılmamış hükmünde olduğunu, düzenlenme günü olarak gösterilen günden önce ödenmek için ibraz olunan çek, ibraz günü ödenir.” hükümlerine de geçici süre ile istisna getirdiğini, görüldüğü üzere, Çek Kanunu kapsamında dahi varlığını koruyan çekin görüldüğünde ödeneceği kuralı, 31.12.2020 tarihine kadar askıda olduğunu, zira anılan tarihe kadar çekin hamili tarafından üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihinden önce yapılan ibraz geçersiz olacağını, ibraz olmaksızın çek ödenemeyeceğine göre geçersiz ibrazın anlamı, ibrazın yapılamayacağı ve bankanın hesapta karşılık olsa bile ödeme zorunluluğunun bulunmadığını, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin karşılığının kısmen veya tamamen ödenmemiş olması hâlinde, bu çekle ilgili olarak hukukî takip yapılamayacağını, ileri düzenleme tarihli çekle ilgili olarak hukukî takip yapılabilmesi için, çekin üzerindeki düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulmasının şart olduğunu, bir çekin, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün; düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmesi gerektiğini, ödeneceği ülkeden başka bir ülkede düzenlenen çek, düzenlenme yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay ve ayrı kıtalarda ise üç ay içinde muhataba ibraz edilmesi gerektiğini, çekin süresi içinde ibraz edilmesi halinde alacak muaccel hale geldiğini, çekin yasal ibraz süresinden önce veya sonra bankaya ibraz edilmesi durumunda muhatap banka çekin üzerine “karşılıksız” şerhini koyamaz, eğer koyarsa bu kayıt herhangi bir hukuki sonuç doğurmaz. Yine süresinde çek ibraz edilmez ise kambiyo senetlerine özgü takip yollarına başvurulamayacağını, takibe konu çekin keşide tarihinin bulunduğu kısımda yer alan paraf/imza müvekkil eli ürünü olmadığını, çekte müvekkil imzasının taklit edilmek üzere tahrifat yapıldığını, 07.05.2019 olan keşide tarihi çizilmek suretiyle 07.03.2019 tarihi yazıldığını, alacaklı olduğunu iddia eden ve müvekkil hakkında takip başlatan ... FACTORİNG A.Ş'nin TAKİP TARİHİ 25.03.2019 olduğunu, bu tarih (25.03.2019) itibariyle, davalının müvekkil hakkında takip başlatma hakkı olmadığını, çekin keşide tarihinden önce bankaya ibrazının mümkün olmadığını, dava konusu çek kambiyo senedi vasfında olmadığını, kambiyo takibine konu yapılmasının da yasal olarak olanaklı olmadığını, takibe konu çekte tahrifat yapan şüpheli/şüpheliler aleyhinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ na (Gaziantep Cumhuriyet başsavcılığı kanalı ile) resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkil aleyhinde başlatılan takibin iptali ve taliki istemi ile İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi 2019/407 E. -2019/779 K. sayılı dosyasına konu dava açıldığını, öncelikli olarak incelenen yetki itirazı dikkate alınarak İstanbul 1.İcra Müdürlüğünün yetkisizliğine ve dosyanın talep halinde Nöbetçi Adana İcra Müdürlüğü ‘ ne gönderilmesine karar verildiğini, süresinde dosyanın yetkili Adana icra müdürlüğüne gönderilmesi talep edilmediği için davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu nedenlerle dava konusu çekin keşide tarihi üzerindeki tahrifat ve paraf/imza inkarımız nedeniyle , müvekkil hakkında başlatılan takibin tensip ile birlikte dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına, teminat karşılığında vezneye yatan paranın davalıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, İstanbul 1.İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına dayanak çek (... Bankası A.Ş. Atikop/Adana şb.,... çek nolu,07.05.2019 keşide tarihli) ve başlatılan takip nedeniyle müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, çeki yasal süresinden önce bankaya ibraz etmekte ve takip başlatmakta kötü niyetli olan davalının asıl alacağın %20 ‘sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile %10 ‘ u oranında para cezası ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin 29/12/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ... Faktoring A.Ş.'nin davada iyi niyetli olduğunu, taraflarına husumet yöneltilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, Müvekkil şirket 6361 sayılı ... Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında yetkili olarak faktoring hizmeti verdiğini, bu hizmet kapsamında müşterilerin faturalı alacaklarını ve bu alacaklarına istinaden verilen kıymetli evrakları hizmet bedeli karşılığında temlik ve teslim alarak bedel ödemesi yaptığını, müvekkilin yurt sathında hizmet vermekte olan saygın bir faktoring şirketi olduğunu, her yaptığı işlemde hukuka ve yasalara uygun davrandığını, çek üzerindeki vade tarihinde bir değişiklik bulunduğunu, üzerinde paraf bulunduğunu, bu parafın da keşideci tarafından değiştirildiğine karine olduğunu, ilgili paraf için müvekkil şirketin imza incelemesi yapması, parafın keşideci değil de kim tarafından atıldığının tespitinin yapılması hukuken mümkün olmadığını, dolayısıyla süresinde çekteki imza ve parafta görünen tarihe göre çek bankaya ibraz edildiğini, çek kambiyo vasfına haiz olduğunu, Müvekkilin yasalara ve usule uygun olarak çekin meşru hamil olduğunu, Müvekkil şirket söz konusu çeki ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde faktoring sözleşmesi imzalayarak iktisap ettiğini, bu husus ile ilgili olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 801. Maddesi gereğince; madde 801'de "Cirosu kabil bir çeki ödeyecek muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir." denildiğini, HGK kararlarının yanında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun ilgili maddesinin yorumundan da anlaşılacağı üzere müvekkil şirketin ciro silsilesinde yer alan imzaların geçerliliğini araştırmak gibi bir yükümlülüğü ve zorunluluğu olmadığını, aksi bir durumun kıymetli evrakların tedavül kabiliyetini zorlaştıracak ve ticaret hayatında aksamalara sebebiyet vereceğini, Müvekkil şirket tarafından ne faktoring sözleşmesinin yapıldığı tarih olan tarihinde ne de çekin bankaya ibraz tarihi olan tarihe kadar geçen sürede davacının iddia ettiği üzere paraf üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı bilinmediğini, bu açıdan çeki iktisap nedeni ortada olmakla iyi niyetli 3. kişi olduğumuz anlaşıldığını, Müvekkilin çekteki imzaların ve parafların sahteliğini anlamasının mümkün olmamasının yanında sahteliği araştırma zorunluluğu olmadığını, Müvekkil şirketin uzun yıllardır bu iş alanında hizmet verdiğini ve müvekkilin birçok müşterisi bulunduğunu, buna istinaden davacının iddia ettiği üzere çek üzerindeki imzanın, parafın davacıya ait olup olmadığının müvekkil şirket tarafından bilinmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkil şirketin iş bu davada iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, davacı tarafın imzanın, parafın kendisine ait olmaması nedeniyle müvekkil şirkete karşı menfi tespit davası açması hukuki dayanaktan tamamen yoksun olduğunu, davacı vekilince müvekkil şirketin kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin talep edildiğini, Müvekkil şirketçe tüm işlemler usul, yasa ve sözleşmeye uygun gerçekleştirildiğini, Müvekkil şirketin kötü niyetli olduğu hususunun kabulünün mümkün olmayıp davacının kötü niyet tazminatı ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına karar verilmesi talebi hukuka aykırı olup talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle Hukuki ve maddi dayanaktan yoksun açılan davanın ve tedbir talebinin reddini, itiraz edilen tutar üzerinden %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, alacağın %10 u tutarında para cezasına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Somut olayda davalı tarafın faktoring şirketi olup, keşideci ile hamil arasında başkaca cirantalar olduğundan, keşide tarihinde yapılan tahrifatı bilebilecek durumda olmadığı kanaatine varılarak kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerekçesi ile, Davanın kabulü ile , dava konusu ... Bankasına ait 31698 çek numaralı , 07/03/2019 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacının kötü niyet tazminat isteminin koşullar oluşmadığından reddine, Karar kesinleştiğinde, dosyada mevcut belge asıllarının ilgili kurumlara gönderilmesine" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Müvekkili şirket ... Faktoring A.Ş. 6361 sayılı ... Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında yetkili olarak faktoring hizmeti verdiğini, Dava konusu olayda da takibe konu çekin müvekkili şirkete teslim edildiğini ve usul ve yasaya uygun olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin çekin yasal hamili konumunda olduğunu, yasal düzenlemeler çerçevesinde faktoring sözleşmesi imzalayarak iktisap ettiğini, 6361 sayılı ... Kiralama ve Finansman Şirtketleri Kanunu'nun 9/2 maddesine göre de müvekkili ile müşterisi arasında faktoring sözleşmesi akdedildiğini ve alacak haklarının müvekkili şirkete temlik edildiğini, bu temliğe istinaden anılan çekin müvekkili şirkete teslim edildiğini, fatura ile tevsik edilmiş alacak devir ve temlik alınmış olduğunu, -ATK'ndan alınan raporda inceleme konusu çekte keşide tarihi bölümünde atılı paraf imzanın teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imza olması nedeniyle söz konusu imzanın aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği bir durumda keşide tarihinde yapılan paraf imzasının davacıya ait olduğunun ispat yükünün davalı üzerinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, imzanın davalının el ürünü olup olmadığının tespit edilemediği bir durumda Müvekkili Şirketin imzaların geçerliliğini araştırma yükümlülüğü dahi yok iken kusurun Müvekkiline yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olacağını,-yerel mahkeme dosyasında tanzim edilen bilirkişi raporunda davacının ticari defterleri bakımından "Dava dosyası ve ekleri ve yerinde inceleme ile yapılan tespitlerde davacının 2.sınıf mükellef olduğu işletme defteri tutuğu ve yapısı gereği işletme defteri gelir ve gider bölümlerinden oluştuğundan borç alacak kayıtları ve çek senet –tahsilat –ödeme kayıtları işlenecek bölümleri bulunmamaktadır." şeklinde tespitte bulunulduğunu, bu tespite rağmen kesik , hatalı inceleme olan ve denetime elverişsiz rapora dayanılarak hüküm tesis edildiğini, basiretli bir tacir gibi davranmayan davacının kusurundan kaynaklanan zararın iyi niyetli üçüncü şahıs olan Müvekkili Şirkete yüklendiğini, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; çekin keşide tarihi bölümünde atılı paraf imzanın müvekkiline ait olmadığını, ispat yükünün davalıda olduğunu, TTK M.795/2 'deki düzenleme ile üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin de ibraz günü ödenmesi zorunlu kılındığını,6273 Sayılı kanunla 5941 sayılı Çek kanununda yapılan değişiklik sonucu, Kanuna eklenen geçici madde 1 ile ileri tarihli çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ödenmek için muhatap bankaya ibrazının, 31/12/2017 tarihine kadar geçersiz olacağının düzenlendiğini, çekte uyuşmazlık konusu olan keşide tarihi üzerinde müvekkilin herhangi bir izni ve bilgisi olmadan değişiklik yapılmasına ilişkin 20/05/2019 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş olup yapılan incelemeler doğrultusunda 30/05/2023 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede "07/03/2019 tarihinin üzerindeki rakamların ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği" şeklinde tespite varılarak keşide tarihi üzerinde oynama yapan şahısın ... olduğunun anlaşıldığını, bahse konu olan çek nedeniyle müvekkilinin takibe konu borçtan sorumlu olmayacağını, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, İstanbul 1. İcra Dairesinin ... E. Sayılı icra takibine konu çekin keşide tarihinde bulunan parafın davacının eli ürünü olmadığı iddiasıyla davacının davalıya karşı çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.Mahkemece aldırılan, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 07/02/2022 tarihli raporunda, İnceleme konusu çekte keşide tarihi bölümünde atılı paraf imzanın teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imza olması nedeniyle söz konusu imzanın aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği kanaatine varıldığını bildirdikleri görüldü. Mahkemenin 29/03/2022 tarihli ara kararı gereği, Adana ATM'ye talimat yazılarak davacının ticari defterlerinin ve davacının çeki keşide edip vermiş olduğu kişi yahut firmanın ve ... Gübra Ltd Şti firmasının ticari defterleri incelenerek çeke ilişkin giriş çıkış kayıtları, dayanak belgeler kapsamında davacının keşide ettiği çek karşılığında mal veya hizmet alıp almadığı, alınmış ise ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığı, davacının ilk ciranta ile ticari ilişkisinin olup olmadığı, çekin ödeme aracı olarak kullanıldığı ticari ilişki nedeniyle davacının borcunu ödeyip ödemediği, sonuç olarak davacının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediğinin tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, Bilirkişi ... 'un 13/06/2022 tarihli raporunda özetle, Davacının yasal defter ve kayıtlarının 213 sayılı V.U.K. hükümlerine uygun tasdik ve kayıtların işlenmiş olduğu, kapanış tasdiklerinin süresinde yapılmış olduğu, 2019 yılları yasal defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, HMK 222.maddeye göre sahibi lehine delil teşkil edeceği,Dava dışı ... Gübre Ltd.Şti.nin adres bilgisi olmadığından defter ve kayıtları ile ilgili yerinde incelemesi yapılamadığı, davacının yasal defter kayıtlarında işletme defteri olması nedeni ile defterde çek giriş çıkış kayıtlarının olmayacağı,davacının beyanlarında belirttiği üzere çekin işyeri kira borcu nedeni ile ... a verildiği,... ile ... Gübre Ltd Şti. arasındaki ticari ilişki olup olmadığının bilinmediği, davacının dava konusu çeki keşide ettiği ... Gübre Ltd. Şti. ile ticari ilişkisi olmadığı, yasal defter kayıtlarında mal ve hizmet alımı ile ilgili belge ve bilgiye faturaya rastlanmadığı, davalı tarafından davacıya çek nedeni ile açılan icra takibinin çek keşide tarihi olan 07/05/2019 tarihinden önce açıldığı,çekin üzerinde bulunan 07/03/2019 tarihli parafın davacı el ürünü olmadığı tespit edildiği,bu yönüyle davacıya mevzuata aykırı takip başlatıldığı, davacı tarafından icra takip dosyasına 09/12/2021 tarihinde 89.545,12tl ödemede bulunulduğu,davacının düzenlediği ve keşide ettiği 50.000,00 TL çek bedeli ile ilgili 07/05/2019 tarihinde sorumluluğu bulunduğu, davacı tarafından ödenen tutarın tamamının geri ödenmesi talebi ile sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı, ödediği 89.545,12 TL tutardan 50.000,00 TL'nin düşülmesi ile 39.545,12tl yi ödeme tarihi olan 09/12/2021 tarihinden itibaren yasal faizi geri talep edebileceği değerlendirildiği, tespit, hesaplama, görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Keşide tarihi çekin zorunlu unsurlarından olup kural olarak keşide tarihi değiştirilirse keşidecinin değişiklik yanına paraf/ imza atmış olması lazım gerekir ancak paraf/ imza bulunmadığı takdirde senet metninde yazan tarih keşide tarihi sayılır. İstanbul 1.İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına dayanak çekin ... Bankası A.Ş. Atikop/Adana şb.,... çek nolu,07.05.2019 keşide tarihli olduğu, keşide tarihinin değişikliğine ilişkin olarak aldırılan ATK raporunda, paraf imzanın keşideci borçlunun eli ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde kesin bir görüş bildiriminde bulunulmadığı ancak davacı tarafça 20/05/2019 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş olup yapılan incelemeler doğrultusunda 30/05/2023 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede "07/03/2019 tarihinin üzerindeki rakamların ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği" şeklinde tespite varılarak keşide tarihi üzerinde oynama yapan şahısın ... olduğunun anlaşıldığı, buna göre keşide tarihinin davacı tarafça paraf edilerek değiştirilmediğinin ispatlandığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/06/2018 tarihli 2017/19-1630 Esas ve 2018/1186 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; bir çekin keşide tarihinin değiştirildiği iddiasında, ibraz süresi belirlenirken değişiklikten önceki keşide tarihi esas alınacağı, eldeki davada, davaya konu çekin keşide tarihinin sahte parafla değiştirildiği ve gerçek keşide tarihine göre de süresinde ibraz edilmediğinin anlaşıldığı, tahrifatlı olduğu sübuta eren ve süresinde ibraz edilmeyen çek kambiyo vasfını kaybedeceğinden davanın kabulüne karar verilmesinde aykırılık bulunmadığı, davacının istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2023 tarih ve 2020/726 E., 2023/444 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,50- TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 853,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,63 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/12/2025