İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Akçakale Gümrük Müdürlüğü’nün 20.08.2021 tarih ve 2021/1 karar nolu durdurma kararı ile gümrük işlemleri geçici olarak durdurulan, beyannamede “...” markası beyan edilmesine rağmen sigara paketleri üzerinde “...” ibaresi basılı 486 ka…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/485 KARAR NO : 2025/1259 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 20/12/2022 NUMARASI : 2021/138 E. - 2022/223 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Akçakale Gümrük Müdürlüğü’nün 20.08.2021 tarih ve 2021/1 karar nolu durdurma kararı ile gümrük işlemleri geçici olarak durdurulan, beyannamede “...” markası beyan edilmesine rağmen sigara paketleri üzerinde “...” ibaresi basılı 486 kap sigara eşyasının, müvekkiline ait TPMK nezdinde tescilli 2007/53475 ve 2015/105003 numaralı “...” markalarına tecavüz niteliğinde olduğunu, ürünlerin dizayn ve marka yönünden iltibas yarattığını, bu nedenle davalının serbest bölge ve limanlar dâhil her yerde üretim, ihracat ve benzeri yollarla gerçekleştirdiği markaya tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin tespitine, davalının bu fiillerinin durdurulmasına ve önlenmesine, gümrükte el konulan malların imhasına, masrafların davalıya yüklenmesine, hükmün ülke çapında tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmesini, ayrıca 6769 sayılı SMK m.159 gereğince ihtiyati tedbir olarak markaya tecavüz teşkil eden fiillerin derhal durdurulmasına, ihlale konu ürünlere Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest bölgelerde el konulmasına ve saklanmasına, telafisi imkânsız zarar doğma ihtimali nedeniyle teminatsız yahut makul bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2017 yılından bu yana 6 modern entegre tesisiyle tütün ve tütün mamulleri sektöründe faaliyet gösteren, üretiminin büyük kısmını ihraç eden, çevreye, sağlığa ve tüketici taleplerine önem veren yerli ve milli bir firma olduğunu, ...’nun 10 farklı sigara markası bulunduğunu, şirkete ait “...” markalı sigaranın davacının iddia ettiği gibi “...” markası ile benzerlik taşımadığını, “...” ve “...” markalarının ayırt edilemez düzeyde benzer olmadığını ve makul bir tüketicinin “...” markalı sigarayı alırken “...” markası olmadığının bilincinde hareket ettiğini, her iki markanın farklı tüketici kitlesine hitap ettiğini, Akçakale Gümrük Müdürlüğü’nün 20.08.2021 tarihli ve 2021/1 sayılı gümrük işlemlerini durdurma kararının hukuka aykırı olduğunu, davalı ürünlerinin sınai mülkiyet hakkı ihlali ve haksız rekabet oluşmadığını, davacının amacının tekelleşmek ve rekabeti engellemek olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; davacının ... numaralı “...” markalarının 34. sınıfta tescilli olduğu, Akçakale Gümrük Müdürlüğü tarafından el konulan 486 kap sigara paketlerinin üzerinde de aynı “...” ibaresinin bulunduğu, taraf markalarının esas unsurunun bu ibare olduğu ve ayniyet derecesinde benzerlik taşıdığı, bu durumun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz oluşturduğu, ayrıca TTK m.55/1-a-4 gereğince başkasının malları ve iş ürünleriyle karıştırılmaya yol açacak nitelikte bulunduğu, dolayısıyla haksız rekabet teşkil ettiği anlaşıldığından,"Davanın KABULÜ ile, davalı tarafından davacının 2007/53475 ve 2015/105003 numaralı ... Markalarına yönelik tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, önlenmesine ve menine, gümrük idaresi tarafından el konulan davalı mallarının İmhasına, hükmün Tirajı yüksek ülke çapında yayın yapan 3 gazeteden birinde ilanına," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; her iki marka arasında görsel farklılıklar bulunduğunu, tütün ürünleri sektöründe kraliyet arması veya tacı kullanımının yaygın olduğunu ve bunun markasal kullanım teşkil etmediğini, dolayısıyla marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceğini, bilirkişi raporunun eksik, hatalı ve tek taraflı değerlendirmelerden ibaret olduğunu, raporda sadece faaliyet konusunda benzerlik üzerinde durulduğunu, müvekkiline ait “...” ibaresinin davacının “...” markasıyla benzerliğinin bulunmadığının dikkate alınmadığını, ortalama bir tüketicinin “...” marka ürün alırken “...” marka ürün almadığının bilincinde hareket edeceğini, raporda karıştırılma ihtimali değerlendirmesinin yalnızca tek bir işaret üzerinden yapıldığını ve bu işaretlerin de farklı olduğunun açıkça görülebileceğini, bilirkişi raporunun hukuki değerlendirme içerdiğini, davacı şirketin ürünlerinin Türkiye pazarında yer almadığını, hak iddia eden davacının hakkını malın ihraç edildiği ülkede veya ithal ürünlerin serbest dolaşıma girdiği pazarda araması gerektiğini, davacının amacının rekabeti engellemek ve tekelleşmek olduğunu, belirterek, istinaf başvurusunun kabulü ile kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine , önlenmesine , giderilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir. 2007/53475 numaralı ... ve 2015/105003 numaralı ... markaların 34. Sınıfta davacı adına tescilli olduğu görülmektedir. Akçakale asliye Hukuk Mahkemesince aldırılan 19/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Akçakale Gümrük Müdürlüğünün 20.08.2021 tarih ve ... sayı ve 2021/1 karar nolu kararı ile, “....../...plakalı araç ile sevk edilen 13.08.2021 tarihli, ... sayılı Transit Refakat Belgesi muhteviyatında yer alan davalı tarafa ait olduğu belirtilen ürün numuneleriyle davacı tarafın 2015/105003 tescil numuneleri markasının mukayeseli incelemesinde Davacı tarafın tescilli markasının siyah gri renk tonlarıyla çizgili zemin üzerinde M M harfleri ve ... işaret unsurlarından oluştuğunu, Akçakale Gümrük Müdürlüğünde muhafaza altına alınan davalı tarafa ait ürün görselinin beyaz zeminde mavi baskı üzerinde ... yazı ve işaret unsurunu ve üstünde ... yazı ve işaret unsurlarını yer aldığı, zemin rengi ve çizgi desenlerinde kısmi farklılık oluştuğunu bununla birlikte hitap ettiği tüketici kitlesinde M M yazı ... işaret unsurlarında görsel-anlamsal-işitsel benzerliklerin bulunduğu bu durumunun ortalama tüketici kitlesininde ürünün iktisadi kaynağı konusunda bütünsel algılamada iltibasa yol açabileceği hususu tarafımca değerlendirilmiştir. Davalı tarafın bu faaliyetlerinin 34. Sınıftaki tütün mamülleri üretimi yapan davacı taraf nezdinde TTK hükümleri uyarınca haksız rekabet teşkil edeceği ve davacının koruması devam eden marka haklarına tecavüz teşkil edeceği " belirtilmiştir. Uyuşmazlık, davacıya ait ... numaralı “...” ibareli markalara davalı tarafından ithal edilen ürünler üzerinde aynı ibarenin kullanılması suretiyle marka hakkına tecavüz edilip edilmediğinin tespiti ve bu fiilin haksız rekabet teşkil edip etmediğine ilişkindir.Dosya kapsamındaki tüm deliller, gümrük idaresinin alıkoyma kararı, bilirkişi raporu dikkate alındığında ; davacının 34. sınıfta tütün mamulleri için tescilli ... sayılı esas unsuru “...” ibaresi olan markalarının bulunduğu, Akçakale Gümrük Müdürlüğü’nün 20/08/2021 tarih ve 2021/1 karar sayılı işleminde, davalı adına ithal edilmek istenen ve gümrük beyannamesinde ... markası olarak beyan edilen toplam 486 kap sigara paketleri üzerinde “...” ibaresinin bulunduğunun tespit edildiği ve bu ürünlerin alıkonulduğu, davacıya ait markaların esas unsuru olan “...” ibaresinin, ve ... unsurunun davalının ithal etmek istediği ürünler üzerinde aynen kullanıldığı, davacı markası ile davalı ürünleri üzerinde yer alan “...” ibaresi ve ... unsuru arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğu, renk ilave ..., yazı stili gibi tali unsurların karıştırılma riskini ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı bu benzerliğin ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olacağı dolayısıyla davalı fiilinin SMK 7 /3-c ve 29 maddeleri kapsamında marka hakkına tecavüz ve TTK 55/1-a-4 maddesi kapsamında ticari dürüstlük kurallarına aykırı başkasının markası ve iş ürünleri ile iltibas teşkil eden kullanımın haksız rekabet teşkil ettiği , kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/12/2022 tarih ve 2021/138 E., 2022/223 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy çokluğuyla karar verildi. 08/10/2025 MUHALEFET ŞERHİ: Davacı taraf, marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuş olup anılı düzenlemelerin kümülatif olarak somut olayda tatbikinin gerekip gerekmediği meselesinin aydınlatılması gerekmiştir. Bu noktada emsal alınan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/5189 esas, 2022/1852 karar sayılı ilamında ve 22/04/2021 tarihli, 2021/89-3054 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak” şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, marka hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de anılı hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta iken mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesindeki hüküm, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren mer’i 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklinde düzenlenmiş olup, Kanunun gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Bu hâli ile markaların kendi özel yasası niteliğindeki hükümlerle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, dairenin eski içtihatlarını sürdürme imkanının kalmadığı belirtilmiştir. Nitekim Türk Borçlar Kanunu'nun sebeplerin yarışması başlıklı 60. maddesi gereğince de bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkimin, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vereceği ifade edilmiştir. Bu gerekçeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı tarafa en iyi giderim imkanı sağlayan SMK'nın marka hükümleri kapsamında hukuki koruma sağlanmış olup aynı zamanda haksız rekabete ilişkin hükümlerin kümülatif olarak uygulanmasına yer olmadığı sonucuna varılması gerekmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda haksız rekabete yönelik istemlerin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.