İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/07/2016 tarih ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ülke genelinde ilan edilen OHAL kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnamelerle ...Yayıncılık A.Ş.'nin kapatıldığını ve bütün malvarlığının Hazineye devredildiğini…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1101 Esas KARAR NO: 2025/1767 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 02/06/2022 NUMARASI: 2021/484 E. - 2022/65 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali, Fikir Ve Sanat Eseri SözleşmesindenKaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/07/2016 tarih ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ülke genelinde ilan edilen OHAL kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnamelerle ...Yayıncılık A.Ş.'nin kapatıldığını ve bütün malvarlığının Hazineye devredildiğini, şirketin hak ve alacaklarının tahsilinin Maliye Hazinesince yapıldığını, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Boğaziçi Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 16/11/2017 tarih ve 2017-A-2513/47 sayılı raporu gereğince ...Yayıncılık A.Ş.'nin, ...'den olan 13.627,12-TL alacağının takip ve tahsilinin müdürlüklerinden istenildiğini, ...Yayıncılık A.Ş.'ye ait İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibine itiraz edildiğini, borçlu davalının icra takibine itirazında ileri sürdüğü mahsup talebine yönelik beyanlarının gerçek ve hukuksal değerinin bulunmadığını, 670 sayılı KHK gereğince borçluların var olan alacağı olsa dahi takas ve mahsup talebinde bulunamayacağını, arz edilen sebeplerle davanın ve ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davalının üzerinde kayıtlı menkul ve gayrimenkullerine teminatsız olarak tedbir konmasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 13.627,12 TL alacağın takibi için başlatılan icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini, itirazın kötü niyetli ve alacağın likit olduğu değerlendirilerek %20 icra inkâr tazminatının ve takip konusu alacağın doğduğu tarihten itibaren Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için uyguladığı ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının alacağının varlığına ilişkin dosyaya sunduğunu iddia ettiği belgeleri dosyaya sunmadan, borcunun varlığını ispat edemeyeceğinden başkaca bir inceleme yapılmaksızın davanın reddini talep ettiklerini, anılan fatura bedelleri, dekontlar ve ekstreler ile sabit olduğu üzere ..... A.Ş.'nin müvekkili Meslek Birliğine olan aidat borçlarına karşılık olarak 2013, 2014 ve 2015 yıllarında yapılan takas ve mahsup işlemleriyle sona erdirildiğini, ayrıca ..... A.Ş.'ye lisans gelir payı olarak KDV dahil 5.851,14 TL tutarında fatura kesmesi gerektiğini ve fatura tutarının Meslek Birliğine olan aidat borçlarına mahsubu sonrasında 8.198,30 TL aidat borç bakiyesinin kaldığının 27/03/2015 tarih ve 162 sayılı yazı ile Meslek Birlikleri mevzuatı kapsamında bildirilmiş bulunduğunu, anılan mahsup işlemlerinin 2013, 2014 ve 2015 yıllarında yapılmış olup bu işlem tarihlerinin 670 sayılı KHK ve ..... A.Ş.'nin kapatılmasından çok daha önceki tarihli olduğunu, anılan mahsup işlemlerinin yapıldığı tarihler itibariyle mevzuatta bahsi geçen sınırlamanın bulunmadığını, bu mahsup işlemleri ile karşılıklı alacakların sonlandırılmasının genel hükümler uyarınca hukuken geçerli işlemler olduğunu, anılan tarih itibariyle müvekkili Meslek Birliğinin de ..... A.Ş.'nin aidat borçlarıyla ilgili alacağının bulunduğunu, dava konusu borcun takas yapılmak suretiyle kapandığını, tüm ticari defterlerde anılan alacak/borç ve takas durumunun sabit olduğunu, müvekkili Meslek Birliğinin anılan takas işleminin aslen tüzüğün ve genel kurulda anılan kararların da bir sonucu olduğunu, işbu dava ile iptali istenen itirazı yöneltmiş oldukları ödeme emrinde, asıl alacak olarak belirtilen miktarın, anılan şirket tarafından müvekkil Meslek Biliğine (üyelik sebebiyle payına düşen telif alacağına ilişkin) kesilen toplam 13.627,12 TL bedelli, 07/03/2013 tarih, 429038 sayı ve 7.775,98 TL bedelli fatura ve 31/03/2015 tarih, 429207 sayı ve 5.851,14 TL bedelli fatura alacakları olduğu anlaşılmakta olup, anılan toplam fatura bedelinin ..... A.Ş.'nin 31/03/2015 tarihi itibariyle olan üyelik aidat borcu ile takas işlemi uygulandığından 2015 yılı itibariyle başka bir ifade ile 670 sayılı KHK ve ..... A.Ş.'nin kapatılmasından çok daha önce kapandığını, açıklanan nedenlerle dava konusu alacağın 31/03/2015 tarihi itibariyle üyelik aidat borcu ile takas işlemi uygulandığından 2015 yılı itibariyle, başka bir ifade ile 670 sayılı KHK ve ..... A.Ş.'nin kapatılmasından çok daha önce hukuken sona ermiş olması sebebiyle haksız davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; " Borçlar kanununun 139. maddesine göre; "İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklılardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir" hükmünün yer aldığı, mali bilirkişi tarafından mahsuplaştırma kayıtları incelendiğinde: ...YAYINCILIK A.Ş.'nin 2013 yılında düzenlemiş olduğu 7.775,98 TL'lik fatura tutarının, ...Yayıncılık A.Ş. tarafından aynı tarihte davalıya olan borçlarından mahsup edildiği, davalı tarafın 31.03.2015 tarih, 429207 numaralı 5.851,14 TL tutarlı fatura ile ilgili olarak ...Yayıncılık A.Ş.'ne yazdığı 27.03.2015 tarih ve 162 sayılı yazı ile 5846 Sayılı Kanunun 80. maddesi gereğince üyeleri adına yapılan lisanslama çalışmaları doğrultusunda elde edilen gelirinden, ...Yayıncılık A.Ş'nin payına 5.851.14 TL düştüğü, bu tutarın aidat borçlarından mahsup edildiği ve bu tutarda fatura düzenlenmesinin talep edildiği, bunun üzerine ...Yayıncılık A.Ş.'nin 31.03.2015 tarih, 429207 numaralı 5.851,14 TL tutarlı faturayı düzenlediği, ...Yayıncılık A.Ş.'nin 2015 yılı defterleri bulunmadığından bu fatura kaydının nasıl yapıldığı tespit edilememekle birlikte, ..... A.Ş'nin 06.02.2017 tarihli defter kayıtlarına göre ... A.Ş'nin ...'den 64.69 TL alacaklı olduğu düşünüldüğünde, bu fatura tutarının da ...Yayıncılık A.Ş. tarafından aidat borçları nedeniyle 2015 yılında mahsuplaştırıldığı kanaatine varıldığı, ...Yayıncılık A.Ş.'nin davalıdan alacağı olduğu iddia edilen 13.627,12 TL'nin ...Yayıncılık A.Ş.'nin ticari defterleri üzerinden değil, davalı Meslek Birliğinin 14.10.2016 tarihli yazısına dayandırıldığı, yazının incelenmesinde esas itibariyle ...'in alacaklı olduğu, davalının alacaklarının KHK'lar gerekçe gösterilerek mahsuplaşmada dikkate alınmayarak sadece ...yayıncılık A.Ş.'nin düzenlemiş olduğu iki adet fatura toplamı 13.627,12 TL'nin dikkate alınmasından kaynaklandığı, neticeten davacının takip tarihi itibariyle davalıdan bir alacağının bulunmadığı" gerekçesi ile;-DAVANIN REDDİNE-Davacı aleyhine alacağın %20' sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Boğaziçi Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın, 20/07/2016 tarih ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla OHAL kapsamında kapatılarak mal varlığı Hazine'ye devredilen ...Yayıncılık A.Ş.'nin ...'den olan 13.627,12-TL alacağının takibi ve tahsili için 16/11/2017 tarih ve 2017-A-2513/47 sayılı rapor gereğince icra takibi başlattığını, borçlunun icra takibine itirazında ileri sürdüğü mahsup talebinin gerçek ve hukuksal değerinin bulunmadığını, 670 sayılı KHK gereğince borçluların var olan alacağı olsa dahi takas ve mahsup talebinde bulunamayacağını belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına, itirazın kötü niyetli olduğu değerlendirilerek icra inkâr tazminatına ve ticari reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiği davada, İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02.06.2022 tarih ve 2022/65 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verdiğini, mahkemenin gerekçesinde ise 29/03/2021 tarihli bilirkişi raporuna itibar ederek, takibe konu alacağın dayanağı olan komisyon raporunun ...Yayıncılık A.Ş.'nin 06.02.2017 tarihli defter kayıtlarına göre görülmediğini tespit ettiğini, ancak davalı Meslek Birliği'nin Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına gönderdiği yazıda kapatılan şirketin kendilerine borcu (24.975,42 TL) ve alacağı (13.627,12 TL) olduğunu, mahsup sonrasında 11.348,30 TL borcu kaldığını bildirdiğini, raporun ise KHK kapsamında mahsubun mümkün olmadığı belirtilerek bu tutarın tahsil edilmesi yönünde düzenlendiğini gördüğünü, takibe konu 13.627,12 TL alacağın ...Yayıncılık A.Ş. tarafından düzenlenen iki adet faturadan kaynaklandığının anlaşıldığını, ancak mahsulaşmaların KHK'ların yayınlandığı Temmuz 2016'dan çok önce 2013, 2014 ve 2015 yıllarında yapıldığını, Borçlar Kanunu'nun 139. maddesine göre takas hükmünün bulunduğunu, mali bilirkişi incelemesinde ...Yayıncılık A.Ş.'nin 2013 yılında düzenlediği 7.775,98 TL'lik fatura tutarının aynı tarihte davalıya olan borçlarından mahsup edildiğini, 5.851,14 TL tutarlı ikinci faturanın ise davalının yazısı üzerine aidat borçlarından mahsup edilmesi talebiyle düzenlendiğini, bu tutarın da ...Yayıncılık A.Ş. tarafından aidat borçları nedeniyle 2015 yılında mahsuplaştırıldığı kanaatine varıldığını ve neticede davacının takip tarihi itibariyle davalıdan bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, davacının ise bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, özellikle OHAL kapsamında yürürlüğe konulan KHK'lar ile kapatılan kurumlardan alacaklı olduğunu iddia edenlerin alacaklarının, kapatılan kuruma olan borçlarına mahsup edilmesinin mümkün olmadığını, 670 sayılı KHK'nın 5. maddesi uyarınca alacak ve istihkak taleplerinde Hazine ve Maliye Bakanlığı'na özel prosedürle başvuru yapılması gerektiğini, bu nedenle mahsup hükümlerinin uygulanamayacağını ve mahkemenin takas nedeniyle borcun sona erdiği tespitiyle davayı reddetmesinin KHK'ya aykırı olduğunu iddia ettiğini, ayrıca yasal hasım olan Hazine'nin taraf olduğu bu davada davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de 670 ve 675 sayılı KHK'lara aykırı olduğunu belirterek, kararın istinaf başvurusu doğrultusunda kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacak ..... A.Ş.’nin Müvekkili Meslek Birliği’ne olan aidat borçlarına karşılık olarak 2013, 2014 ve 2015 yıllarında (yani 670 sayılı KHK ve ..... A.Ş.’nin kapatılmasından çok daha önce) yapılan takas ve mahsup işlemleriyle hukuka uygun olarak sona erdirildiğini, İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02.06.2022 tarihli, 2021/484 E. ve 2022/65 K. sayılı kararı usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğunu, Bu sebeple Davacı'nın istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 67 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Davacı tarafından, Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilen KHK kapsamında ...Yayıncılık A.Ş .şirketinin kapatılarak Hazineye devir edildiğini, Maliye Bakanlığı' na ait yazı ile davalının şirkete borcu bulunduğunun bildirildiğini ve alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takas ve mahsup iddiasında bulunamayacağını belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf ise, anılan mahsup işlemlerinin 2013, 2014 ve 2015 yıllarında yapıldığını, bu işlem tarihlerinin 670 sayılı KHK ve ..... A.Ş., şirketinin kapatılmasından çok daha önceki tarihli olduğunu, anılan mahsup işlemlerinin yapıldığı tarihler itibariyle mevzuatta bahsi geçen sınırlamanın bulunmadığını, bu mahsup işlemleri ile karşılıklı alacakların sonlandırılmasının genel hükümler uyarınca hukuken geçerli işlemler olduğunu ileri sürmektedir.Mahkemece (Asliye Hukuk Mahkemesince) bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.29/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" Mahkemenin tespit ve kanaatler bölümünün 2. maddesinde yer alan tespit ve kanaatler doğrultusunda hüküm kurması halinde, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan bir alacağının bulunmadığı, tarafların beyanlarında görüldüğü üzere : ...Yayıncılık A.Ş.'nin kapatılması ve Hazineye devredilmesine ilişkin KHK'ların temmuz 2016 yılında yayınlandığı, borç/alacak mahsuplaşmalarının ise bu KHK'ların yayımından çok önce 2013, 2014 ve 2015 yıllarında yapıldığı, mahkemenin mahsup işlemlerinin belirtilen yıllarda yapılmasına rağmen, birliğin 09.05.2017 tarih ve 784 sayılı yazısında yer alan "kapatılan şirketin Meslek Birliğine 24.975,42 TL borcu, 13.627,12 TL alacağı olduğu; alacakların mahsup edilmesiyle 11.348,30 TL borcu kaldığını bildiren yazısında yer alan alacak tutarının, KHK'lar kapsamında çıkarılan düzenlemelere göre alacak ile borçların mahsubunun mümkün olamayacağı yönünde hüküm kurması halinde davacının takip tarihi itibariyle 13.627,12 TL alacaklı olacağı, davalı tarafından Ankara idare Mahkemesinde açıldığı ve derdest durumda olduğu beyan edilen idari işlemin iptali davasının kesinleşinceye kadar bekletici mesele yapılmasının ve tarafların tazminat talebine ilişkin takdirin mahkemeye ait olduğu" belirtilmiştir.İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün... sayılı takip dosyasında, Alacaklı Maliye Hazinesi tarafından, borçlu ... aleyhine, 13.627,12 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.İstanbul 11.İdare Mahkemesinin 29/11/2018 gün, 2018/409 E. 2018/1889 K.sayılı kararında: Davacının ..., davalının İstanbul Valiliği, davanın: 670 sayılı KHK kapsamında kapatılarak alacakları ve borçları Hazineye devredilen ..... A.Ş.'ye borçlu olduğundan bahisle 13.627,12-TL'nin ödenmesi talebine ilişkin İstanbul Valiliğinin 19.12.2017 tarih ve 78533385-300-179325 sayılı işleminin hukuka aykırı olduğu, ..... A.Ş.'nin aidat borçları sonrası meslek birliğine 8.198,30-TL borcunun bulunduğu iddiasına dayalı iptal talebine ilişkin olup, 29/11/2018 tarihinde "...Uyuşmazlıkta, yukarıda anılan yasal hükümler uyarınca, KHK İşlemleri Bürosuna KHK ile kapatılan şirketlerin alacaklarını tahsil için özel yetkiler tanımlandığı ve alacaklarının ödenmesi için belirli şartlar getirildiği değerlendirildiğinde, özel hukuk hükümlerinden ayrıksı yetkiler ile donatılmış davalı idarenin Borçlar Hukuku hükümlerine tabi kalarak mahsup talebini değerlendirmesi mümkün olmayıp dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine..." gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kararın 16/07/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. 670 sayılı KHK'nın 5. Maddesinin 4. Fıkrasında “Birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlar.” Hükmüne amirdir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız icra takibinde bulunulduğu, 16.11.2017 tarih ve 2017-A-2513/47sayılı İnceleme ve Değerlendirme Raporunda tespit edilen hususun borcu ispat edici nitelikte olduğu, davalı borçlu tarafından takas ve mahsup iddiasında bulunulduğu, her ne kadar takas ve mahsup iddiası 670 sayılı KHK ve ..... A.Ş.'nin kapatılmasından çok daha önceki tarihlere ait ise de, 670 sayılı KHK gözetildiğinde, OHAL kapsamındaki hak ve alacaklar ile borçlar bakımından mahsup hükümlerinin uygulanma olanağı fiilen ve hukuken bulunmadığından, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken takas nedeni ile borcun sona erdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, ayrıca, OHAL kapsamında KHK dan doğan bu dava nedeni ile davacının yasal hasım olması sebebi ile aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi de yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne itirazın iptaline takibin devamına davacı lehine %20 tazminata hükmedilmesine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2-İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 02/06/2022 tarih, 2021/484 E. 2022/65 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-DAVANIN KABULÜ ile, İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 13.627,12 TL üzerinden devamına, Ana alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine,- Davacı lehine asıl alacak üzerinden %20 si olan 2.725,42 TL., icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a- Davacının 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 8,50 vekalet harcı, 198,40 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 206,90 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13 mad. göre 13.627,12- TL., vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 137,00-TL tebligat, müzekkere ve posta giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025