İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Kadriye ... tarafından davacı müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 20.12.2018 düzenleme tarihli 01.03.2019 vade tarihli 600.000,00 TL tutarlı ve 20.12.2018 düzenlem…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/858 Esas KARAR NO: 2025/1685 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/02/2023 NUMARASI : 2022/168 E. - 2023/127 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Kadriye ... tarafından davacı müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 20.12.2018 düzenleme tarihli 01.03.2019 vade tarihli 600.000,00 TL tutarlı ve 20.12.2018 düzenleme tarihli 01.03.2019 vade tarihli 60.000,00 TL tutarlı bonolar dayanak gösterilerek kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, davalı Kadriye ... ile davacı müvekkili ... ...'ın uzun yıllar önce evlilik dışı ilişki yaşadıklarını ve bu birliktelikten müvekkili tarafından 2014 yılında tanınan ... ... isimli ortak çocukları bulunduğunu, taraflar arasında kambiyo taahhüdünü gerektiren herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı gibi hukuki ilişki de bulunmadığını, icra takibine konu bonoların yağma suretiyle alınmış olup hükümsüz olduğunu, davalının, davacı müvekkilinin evine gelmesi aksi halde elinde mevcut bazı uygunsuz resimleri davacının eşi (...) ile paylaşacağını beyan etmesi üzerine müvekkili davalının evine gittiğini, müvekkilinin, davalı ve oğlu ... ... tarafından evden çıkma hürriyeti tahdit edilerek "müvekkilin eşi üzerine kayıtlı bulunan evin tapusunu kendisi veya oğlu adına yapmaz ise öldürüleceği, eşine karşı boşanma davası açmaz ise eşine zarar verileceği, bonoları imzalamaması halinde bu evden sağ çıkamayacağı" tehditleri altında yağma suretiyle icraya konu bonoları imzalamak zorunda bırakıldığını, ayrıca müvekkilinin, kendisine ve eşine zarar verileceği hususunda korktuğunu, bu durumu önlemek için, eşi ...'e karşı Gaziosmanpaşa 4.Aile Mahkemesinin 2021/264 Esas sayılı dosyası ile boşanma davası, Gaziosmanpaşa 3.Aile Mahkemesinin 2021/266 Esas sayılı dosyası ile katılma alacağı davası ikame etmek durumunda kaldığını, davacının, müvekkilinin eşinin maliki bulunduğu gayrimenkulün tapusunun oğlu ... ...'a verilmesi aksi halde senetlerin tefeciye verileceği ve öldürmeye yönelik tehditlerinin devam etmesi üzerine, müvekkili tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/70926 Soruşturma sayılı dosyası ile davacı ve oğlu hakkında şikayette bulunduğunu,, davaya konu bonoların alınış şekline ve nedenine ilişkin" ses kayıtları bulunduğunu , bonolar ile ilgili olarak menfi tespit kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Bu ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı taraf borçlanma iradesi bulunmadığını iddia ettiğinden ispat yükü davalı durumunda bulunan alacaklıya düşmekte, davalı/alacaklı Kadriye ... de soruşturma dosyasında verdiği ifade de taraflar arasında bono tanzimini gerektirir asıl/temel borç ilişkisi bulunmadığını ikrar ettiğinden dava konusu bonoların bedelsiz oldukları anlaşıldığından menfi tespit talebinin kabulüne, taraflar arasındaki ilişki göz önünde bulundurulduğunda takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığına ilişkin bir delil bulunmadığından davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve "Davanın KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası sebebiyle davacı tarafın davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davacı ... ...'ın borçlu olup olmadığının tespitini, icra takibini ve bonoların iptalini tamamen kötü niyetli olarak istediğini, mahkemece müvekkili Kadriye ...'in savcılıkta vermiş olduğu ifadeye dayanarak taraflar arasında bono tanzimini gerektirir asıl/temel borç ilişkisi bulunmadığını ikrar ettiğinden dava konusu bonoların bedelsiz olduğu anlaşılarak menfi tespitin kabulü kararının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu bonoların davacı ... tarafından müşterek çocuğuna miras bırakacağı evin karşılığı olarak verildiğini, davacının kendi rızasıyla Nazife ...'dan boşanmak istediğini, evledikten sonra evlerin tapusunu eşi Nazife'nin üzerine yaptığını dile getirdiğini, bu durumu kabul etmeyen davacının bonoları inkar ederek tehdit ve zorla alındığını iddia edip şikayette bulunduğunu, savcılık soruşturması devam ederek müvekkilinin vermiş olduğu ifadeye dayanarak ve bitmemiş bir soruşturma dahilinde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, taraflar arasında herhangi bir ticari veya hukuki ilişki olmadığını, söz konusu bonoların yağma ve tehdit yoluyla zorla imzalatıldığını, 20.12.2018 düzenleme tarihli, 01.03.2019 vadeli 600.000 TL ve 60.000 TL tutarlı bonolara dayanarak İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklısının Kadriye ..., borçlusunun ... ... olduğu, 20.12.2018 tanzim 01.03.2019 vade tarihli 600.000,00 TL tutarlı ve 20.12.2018 tanzim 01.03.2019 vade tarihli 60.000,00 TL tutarlı bonolar dayanak gösterilerek toplam 660.000,00 TL üzerinden 30/03/2021 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapıldığı görülmüştür. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu kapsamda bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Tüm hukuki işlemlerde olduğu gibi kambiyo ilişkisinin hukuken geçerli olarak doğduğunu kabul etmek için tarafların karşılıklı iradeleri ile meydana gelmiş olması şarttır. Senedin düzenlenmesinde iradenin oluşumu ve beyanı aşamasında , iradenin özgür bir biçimde oluşmadığı veya gerçek iradeye uygun şekilde açıklanmadığı yolundaki “borçlanma iradesinin bulunmaması , senedin sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.Somut olayda , davacının icra takibine konu bonoların yağma suretiyle alınmış olup hükümsüz olduğunu iddia ettiği, mahkemece davalının emniyet ifadesine dayalı olarak " davalı/alacaklı Kadriye ... de soruşturma dosyasında verdiği ifade de taraflar arasında bono tanzimini gerektirir asıl/temel borç ilişkisi bulunmadığını ikrar ettiğinden dava konusu bonoların bedelsiz oldukları anlaşıldığından menfi tespit talebinin kabulüne, taraflar arasındaki ilişki göz önünde bulundurulduğunda takibin haksız ve kötü niyetle yapıldığına ilişkin bir delil bulunmadığından davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiş ise de, davacının takip konusu senetlerdeki imzasını inkar etmediği, imzası kendisine ait olan bonoların yağma suretiyle alındığını iddia ettiği, davalının emniyet ifadesinde senetlerin bedelsiz olduğuna ilişkin bir kabulün bulunmadığı, uyuşmazlığın davacının ödeme vaadi niteliğindeki senetleri iradesi dahilinde düzenleyip düzenlemediğine ilişkin olduğu, İstanbul CBS 2021/70926 sor. Sayılı dosyasında davalı hakkında konutta birden fazla kişi ile birlikte yağma suçundan KYOK kararı verildiği, itiraz edilmeden 06.02.2024 tarihinde kesinleştiği , aynı soruşturma dosyasında davalı ve tarafların müşterek çocuğu hakkında davacıya ait ev tapusunun çocuğun miras hakkı olduğu gerekçesi ile müşterek çocuk adına devredilmesi konusunda davacıyı tehdit ettiklerinden bahisle dava açıldığı görülmekle; senedin düzenlenmesine ilişkin yağma suçunun takipsizlikle sonuçlandığı, tehdit konusu olayın 2021 tarihinde gerçekleştiği ve senedin düzenlenmesi ile ilgisinin bulunmadığı, senetlerin daha önce düzenlendiği dikkate alındığında irade fesadı iddiasının ispatının bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece cezai soruşturmanın sonucu beklenmeden, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/02/2023 tarih, 2022/168 E., 2023/127 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 11.271,15 TL'den mahsubu ile fazla alınan 10.655,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 105.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 72,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 564,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025