T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/129 KARAR NO : 2026/271 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/986 KARAR NO : 2025/997 DAVA TARİHİ : 27.11.2024 KARAR TARİHİ : 21.10.2025 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 26.02.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ : 26.02.2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.10.2025 tarih ve 2024/986…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/129 KARAR NO : 2026/271 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/986 KARAR NO : 2025/997 DAVA TARİHİ : 27.11.2024 KARAR TARİHİ : 21.10.2025 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 26.02.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ : 26.02.2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.10.2025 tarih ve 2024/986 Esas, 2025/997 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında... Süt İşleme Fabrika Binasının yapımı işi için 13.08.2021 tarihli 2021/336224 İhale Kayıt Numaralı sözleşme imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.1 maddesi gereği 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu kapsamında .... Süt İşleme Fabrika Binası müvekkilin taahhüdü altında 30.09.2022 tarihi itibariyle tamamlanmış olup, 06.10.2022 Tarih 95606429-000.99-218 sayılı yazı ile davalıya geçici kabul dilekçesi ve sözleşmede yer alan jeneratör bedeli düştükten sonra kalan 2.933.583,35-TL bakiye alacağa yönelik kesin hesap fişi düzenlenip teslim edildiğini, geçici kabul dilekçesinden sonra davalı şirket genel müdürü imzası ile 20.10.2022 tarihli yazıda geçici kabul heyetinde yer alacak kişiler konulu yazıya rağmen, bugüne kadar böyle bir heyet oluşturulmadığını, gerekli inceleme ve onay işlemlerinin yapılmadığını, süreç içerisinde müvekkili tarafından yazılı ve sözlü olarak bu geçici kabul dilekçesi ile ilgili gerekli işlemlerin ivedilikle yapılması için girişimler olmuş ise de, davalı şirket tarafından bugüne kadar menfi veya müspet hiçbir işlem yapılmadığını, fabrika binası ile ilgili herhangi bir eksik veya hatalı yapım/imalat bildirimi yapılmadığını, müvekkilinin alacaklarının ödenmediğini, buna karşın davalı tarafça fabrikanın kullanılmaya başlandığını, geçici kabul talepleri ile ilgili hiçbir işlem yapılmamakla beraber, davalı şirketçe 10.01.2023 tarihinden itibaren fabrikanın deneme süreçli kullanıma başlandığını, fabrikaya 04.04.2023 tarihi itibariyle ise ruhsat alınıp normal faaliyete başlanıldığını, ... Belediye Başkanlığı iştiraki olan davalının, yaklaşık 2 yıl geçici kabul işlemi yapmaksızın bu fabrikayı kullandıktan sonra, ... Süt İşleme Fabrika binasının %77 oranında tamamlandığı, eksik ve hatalı işlerin bulunduğu, sözleşmenin bitim tarihi üzerinden 880 gün geçmiş olmasına rağmen bu eksikliklerin giderilmediği, gecikme nedeni ile müvekkiline 3.033.750,00-TL ceza kesildiğini, 10 gün içerisinde bu eksikliklerin giderilmediği ve cezanın ödenmediği takdirde sözleşmenin feshedilip teminat mektubunun gelir kaydedileceği yönünde İzmir 2. Noterliği’ nin 12.09.2024 tarih ve 12799 yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, b.u ihtarnameye karşı Bursa 33. Noterliği’ nin 25.09.2024 tarih ve 14462 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile detaylı cevap ve itirazlarının davalıya gönderildiğini, davalı şirketin elinde bulunan 31.07.2024 tarihli 302552 teyit sıra numaralı .... Şubesinden alınma 1.230.000,00-TL meblağlı banka teminat mektubunun taraflarına iadesi için davalıya İzmir 18. Noterliği’nin 01.10.2024 tarih ve 15475 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, öncesinde şifahi görüşmeler olmuş ise de netice alınamayınca dava şartı arabuluculuk müracaatı yapıldığını, buna rağmen tarafların anlaşamadığını, davalı şirketin, 06.10.2022 tarihinden beri geçici kabul işlemlerini yapmadığı halde, kendileri tarafından kullanılan fabrikaya ait kendi kullanımlarından kaynaklanan 1.234.757,95-TL su borcunun müvekkili tarafından ödenmesi için İzmir 2. Noterliği’nin 15.10.2024 tarih ve 13854 yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, bu ihtarnameye karşı cevap ve itirazlarını ise Erzincan 3.Noterliği’nin 22.10.2024 tarih ve 13002 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya gönderildiğini, davalı şirketin ayrıca banka teminat mektubu miktarının güncellenmesi talebi ile müvekkiline İzmir 2. Noterliği’nin 23.10.2024 tarih ve 14120 yevmiye numaralı ihtarnameyi ve fabrika binası yangın hidrant hattında bulunan eksikliklerin giderilmesi konulu İzmir 2. Noterliği’ nin 28.10.2024 tarih ve 14263 yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, davalı şirket yönetimi ile projenin tadil edilmesi, revize mimari proje v.s. nedenleri ile birkaç kez karşılıklı süre uzatım protokolü imzalandığını, buna rağmen işin süresinde teslim edilmediği iddiasının iyi niyetten uzak olduğunu, davalı ile alacakları ve diğer ihtilaflı konularda anlaşma zemini kalmadığından, tüm hak ve alacakları ile talepleri yönünden İzmir Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapıldığını, bu arabuluculuk başvurusunun anlaşamama şeklinde sonlandığını, davalı şirkette .... Şirketi tarafından tanzim edilen iş bitirme belgesinde işin % 100’ nün tamamlandığını gösteren iş bitirme tutanağı olmasına ve 06.10.2022 tarihinden beri fabrika davalı tarafından kullanılmakta olmasına rağmen, davalının işin %77 seviyesinde bırakıldığını, süre uzatım tutanakları ve ruhsatın gecikmesi nedeni ile işe başlamanın davalı tarafından bekletilmesine rağmen işin geç teslim olduğunu iddia etmesinin, eksik ve hatalı işlerin olduğu v.s. iddiaları ile müvekkilinin alacağını ödememesi, teminat mektubunu nakde çevirmesi, üstüne gecikme nedeni ile ceza uygulayıp kendi kullandığı suyun bedelini dahi müvekkiline yüklemeye çalışmasının M.K. 2 kapsamında hakkın kötüye kullanılması olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, sözleşmede yer alan jeneratörün bedeli düşüldükten sonra hesap edilen ve halen ödenmemiş olan kesin hesap fişi alacaklarının 06.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine, nakde çevrilen banka teminat mektubu tutarının, nakde çevrilme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine, proje dışı yapım ve imalatların tespiti ile buna ilişkin hesap edilecek alacaklarının 06.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tarafımıza ödenmesine, fabrikanın 06.10.2022 tarihinden beri davalı uhdesinde olduğunun tespiti ile bu tarihten sonra müvekkili adına tahakkuk eden her türlü su, elektrik v.s. borçları ile muhasebe, vergi, resim ve harçların hesap edilip 06.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine, 12.05.2022 Tarih ve 5546 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı çerçevesinde sözleşmeye konu fabrika yapım işinin fiyat farkı hesaplamalarının yapılıp ödenmeyen veya eksik ödenen fiyat farkı alacaklarının 06.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tarafımıza ödenmesine, menfi ve/veya müspet zararları ile fazlaya ilişkin sair her türlü dava ve talep haklarımızın saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacının dilekçesinde yer alan beyan ve iddialarının gerçek dışı, hakkaniyete aykırı ve mesnetsiz olduğunu, tamamen haksız kazanç elde etmeye yönelik kötü niyetli taleplerin ve davanın reddini talep ettiklerini, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açılmış olup öncelikle yetki itirazları olduğunu, yetkili mahkemenin HMK.m.6 uyarınca müvekkili şirketin mersis adresinin bulunduğu yer mahkemesi olan Bayındır Mahkemeleri olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ancak huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının uygun olmadığını, müvekkili Şirketin (.. . A.Ş. daha sonradan .... ...A.Ş. olduğunu) ile davacı şirket arasında ihale kanunu kapsamında 13.08.2021 tarihli 2021/336224 ihale kayıt numaralı sözleşme imzalanmış olup davacı şirket tarafından müvekkili şirkete ait ...İli... İlçesinde bulunan arsada Süt İşleme Fabrikası Binasının yapım işinin üstlenildiğini, davaya konu arsanın, davacı firmaya 20.08.2021 tarihinde teslim edilmiş olup sözleşmeye göre 20.02.2022 tarihinde davacı tarafından işin bitirilerek geçici kabule hazır hale getirilmesi gerekirken bugüne kadar işin %77'si tamamlandığını, bu durumun.... Belediyesi'nin iştiraklerinden olan ... A.Ş. tarafından 10.09.2024 tarihinde Makine Mühendisi ...., ...., Elektrik Elektronik Mühendisi .... ve İnşaat Mühendisi .... tarafından hazırlanan rapordan da anlaşılacağını, dava konusu yapım işi ile ilgili olarak... . A.Ş. kontrol personeli Makine Mühendisi ... tarafından 18.08.2022 tarihinde saha denetimi yapıldığını ve yapılan denetim sonucunda yapım işine esas olan sıhhi tesisat projesinde görülebilen yağmur suyu hatlarında uygun olmayan malzeme ile imalat gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, yine kontrol personeli Makine Mühendisi ... tarafından 29.08.2022 tarihinde saha denetimi yapıldığını ve yapılan denetim sonucunda yapım işine esas olan sıhhi tesisat projesinde görülebilecen atık su tahliye hatlarında uygun olmayan imalat gerçekleştirildiği tespit edildiğini, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde "Davalı şirket yönetimi ile projenin tadil edilmesi, revize mimari proje v.s. nedenleri ile birkaç kez karşılıklı süre uzatım protokolü imzalandığı, buna rağmen işin süresinde teslim edilmediği iddiasının iyi niyetten uzak olduğu " iddia edilmiş ise de işbu iddiaların taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını zira, davacı tarafından işin süresinde bitirilmemesi üzerine 14.03.2022 tarihinde .. Genel Müdürü ...ile... ve ...Ortak girişimi adına ....tarafından bir tutanak düzenlenerek 140 gün süre uzatımına gidildiğini, ancak ....'in bu tutanağı müvekkili şirket adına yetkilendirilmiş başka bir yetkilisi olmadan imzalamasının 25.12.2019 tarihli şirket Yönetim Kurulu Kararına aykırı olduğunu, taraflarınca ilgiler hakkında suç duyurusunda bulunmak için hazırlıklar yapıldığını, sözleşme konusu beş adet yapısı bulunan fabrikanın her bir yapısı için 26.10.2023 tarihinde iş bitirme tutanakları düzenlendiğini, ancak işbu iş bitirme tutanaklarının usulsüz ve gerçeğe aykırı bir şekilde düzenlendiğini, söz konusu iş bitirme tutanaklarının usulsüz bir şekilde düzenlenmiş olduğunun.... A.Ş. tarafından 10.09.2024 tarihinde Makine Mühendisi ..., ...., Elektrik Elektronik Mühendisi .... ve İnşaat Mühendisi ...... tarafından hazırlanan rapordan da anlaşıldığını, dava konusu yerde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığında bu hususun açıkça ortaya çıkacağını işbu usulsüz iş bitirme tutanakları ile ilgili olarak da ilgiler hakkında suç duyurusunda bulunmak için hazırlıklar yapıldığını, müvekkili şirket tarafından sonuncusu iş bitirme tutanaklarından yaklaşık 8 ay önce olmak üzere değişik zamanlarda 13 adet hak ediş raporu ile davacı şirkete 43.501.773,54-TL ödeme yapıldığını, bu hak edişlerin beş adet... teknik yetkilisi bir adet ... imza yetkilisi, bir adet üstlenici ortak girişim yetkilisi olması gerekirken yalnızca ... tarafından imzalanarak tasdik edildiğini, mali işlerden sorumlu genel Müdür Yardımcısı ... tarafından ödendiğini, görüldüğü üzere iş bitirilmediği halde usulsüz iş bitirme tutanakları ve hak edişler ile davacıya, yükümlülüklerini yerine getirdiğinde 20.225.000,00.-TL ödenmesi gerekirken hiçbir hukuki dayanak olmadan 43.501.773,54 -TL ödeme yapıldığını, bu hususta dava ve talep hakları saklı kalmak üzere, ilgiler hakkında suç duyurusunda bulunmak için hazırlıklar yapıldığını, davacı tarafından yapılması gereken işler yapılmadığı için davacı tarafından yapılması gereken birçok işin müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini, sözleşmeye göre teslim edilmesi gereken jeneratörün davacı tarafından teslim edilmediğini, işbu sebeple müvekkili şirket tarafından yeniden ihaleye çıkılmış olup ... adlı bir firmaya ihale edildiğini, ... adlı firmanın yetkili temsilcisi de davacı şirketin de yetkili temsilcisi olan.... olarak göründüğünü, bu hususun da usulsüzlükleri açıkça ortaya koyduğunu, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, aksine davacı tarafından yüklenilen iş tamamlanmamış, eksik ve hatalı imalatlar yapılmış buna rağmen davacıya sözleşme gereği yükümlülükler yerine getirildiğinden ödenmesi gereken tutarın çok daha fazlasının ödendiğini, davacı tarafından yüklenilen işin tamamlanmaması ,eksik ve hatalı imalatlar yapılmış olması, usulsüz ve gerçeğe aykırı iş bitirme tutanakları, hak ediş raporları ve faturalar sebebiyle davacıya sözleşme bedelinin çok daha üzerinde ödemeler yapılmış olması sebebiyle müvekkili şirketin ağır mağduriyetler yaşadığını ve halen de yaşamaya devam ettiğini, bu hususlarda davacıya karşı her türlü dava ve talep haklarını saklı tuttuklarını, davacı tarafın iddia ettiği hususları ispat yükü altında olup, salt soyut ve gerçek dışı iddiaların reddi gerektiğini, bu nedenlerla müvekkili şirkete karşı açılan davanın reddine karar verilmesini, Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak müvekkil şirket tarafından davacıya gönderilen ihtarnamelerin istenilmesine, ... Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak müvekkil şirket tarafından davacı şirkete yapılan ödemelere ilişkin dekontların ,ekstrelerin tüm bilgi ve belgelerin istenilmesine, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise öncelikle usule ilişkin itirazları kapsamında davanın usulden reddine, usule ilişkin itirazlarının kabul görmemesi halinde davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ve karşı taraf vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 21.10.2025 tarih ve 2024/986 Esas, 2025/997 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki .... Süt İşleme Fabrikasının Yapımı İşi çerçevesinde tanzim olunan ve imzalanan 13/08/2021 tarihli ve 2021/336224 İhale Kayıt numaralı sözleşme kapsamında, fabrika binasının 30/09/2022 tarihinde tamamlandığı, kesin hesap fişinin düzenlenerek davalı şirkete teslim edildiği, ancak geçici kabul heyetinin oluşturulmadığı ve onay işleminin yapılmadığı, fabrikanın 04/04/2023 tarihi itibarıyla ruhsat alınarak faaliyete başladığı, fabrikanın davalı tarafça 2 yıl süre ile kullanılması akabinde sözleşmenin sona ermesinden 880 gün geçtikten sonra %77 oranında tamamlandığı, eksik ve hatalı işlerin bulunduğundan bahisle gecikme sebebiyle davacı şirkete 3.033.750,00-TL ceza kesildiği, ayrıca 1.230.000,00-TL tutarındaki teminat mektubunun iade edilmediği, fabrika davalı şirket tarafından kullanılmasına rağmen 1.234.757,95-TL tutarındaki su borcunun davacı şirket tarafından ödenmesinin talep edildiği, fabrika binası yangın hidrant hattında bulunan eksikliklerin giderilmesinin talep edildiğinden bahisle, sözleşmede yer alan jeneratörün bedeli düşüldükten sonra hesap edilen ve halen ödenmemiş olan kesin hesap fişi alacağı, nakde çevrilen banka teminat mektubu tutarı, proje dışı yapım ve imalatların tespiti ile buna ilişkin hesap edilecek alacakları, fabrikanın 06/10/2022 tarihinden beri davacı şirket adına tahakkuk eden her türlü su, elektrik v.s. borçları ile muhasebe, vergi, resim ve harç bedelleri ve 12/05/2022 tarih ve 5546 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı çerçevesinde sözleşmeye konu fabrika yapım işinin fiyat farkı açısından ödenmeyen veya eksik ödenen fiyat farkı alacaklarının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, taraflarının her birinin tacir sıfatını haiz ticaret şirketleri olması sebebiyle nispi ticari dava niteliğinde olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, her ne kadar davacı vekilince İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2024/149664 Dosya 2024/7874 Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı mahkememize sunulmuş ise de, dava dilekçesinde, davacı olarak, adi ortaklığın gösterildiği, bununla birlikte dava dilekçesine ekli olarak sunulan zorunlu arabuluculuk anlaşamama son tutanağına göre, dava öncesinde gerçekleştirilen zorunlu arabuluculuk görüşmelerine taraf olarak adi ortaklığın katıldığı ve buna bağlı olarak Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı adi ortaklık hakkında düzenlendiği, yasal düzenlemeler, istikrar kazanmış yargı kararları ve temel ilkeler somut davaya uygulandığında; davacı olarak adi ortaklığın taraf sıfatıyla gösterilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gibi davanın zorunlu arabuluculuk görüşmelerine tabi dava niteliğinde bulunmasına bağlı olarak zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin davacı adi ortaklık adına yapılarak anlaşamama son tutanağının da adi ortaklık hakkında düzenlenmesi ve adi ortaklık vekilinin tutanağı imzalamasının usul ve yasaya aykırı olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatları çerçevesinde adi ortaklık adına ikame edilen davada adi ortaklığı oluşturan gerçek veya tüzel kişilerin davaya dahil edilmeleri suretiyle dava ve taraf ehliyetine ilişkin dava şartları ikmal edilebilecek ise de, zorunlu arabuluculuk başvurusu çerçevesinde tanzim edilen Son Anlaşamama Tutanağının tekrardan düzenlenebilmesinin, düzenlense dahi tutanağın davadan önce usulüne uygun şekilde yapılmış zorunlu arabuluculuk dava şartı başvurusu neticesinde düzenlendiğinin kabulünün mümkün olmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/12/2023 tarih ve 2023/9-995 Esas 2023/1251 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, zorunlu arabuluculuk yoluna tabi davalarda bu yola başvurmadan açılan davanın kanuni düzenlemeler gereği sonradan tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı dikkate alınarak dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiği, açıklanan gerekçeler dahilinde davalı ..... Şirketi açısından arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğinden bahsedilemeyeceği, dava şartlarının bulunup bulunmadığının mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartı olmasına rağmen davacı tarafça usulüne uygun şekilde arabuluculuk başvurusu yapılmaksızın dava açılmış olduğu, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, açılan davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 23.12.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Her ne kadar kararda usulüne uygun bir arabuluculuk tutanağı olmadığı ve dolayısıyla dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiş ise de; İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2024/149664 Dosya, 2024/7874 Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağının dosyaya sunulduğunu, -Mahkeme kararında da belirtildiği üzere, yerleşik Yargıtay içtihatları çerçevesinde adi ortaklık adına ikame edilen davada adi ortaklığı oluşturan gerçek veya tüzel kişilerin davaya dahil edilmeleri suretiyle dava ve taraf ehliyetine ilişkin dava şartları ikmal edilebilecek bir husus olduğnuu, bir yılı aşkın süredir devam eden ve belli bir aşamaya gelen davanın dava şartı yokluğu iddiası ile usulden reddi usul ekonomisi açısından da hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki, adi ortaklığın taraflarının da dava tarihinden önce vermiş oldukları ayrı ayrı vekaletnamelerin mevcut olduğunu, yani kendilerine süre verilmiş olsaydı, adi ortaklığın paydaşlarını davaya dahil edebileceklerini, buna ilişkin vekaletnamelerin de dilekçeleri ekinde sunulacağını, -Davalı taraf ile arabuluculuk toplantısında zaten anlaşmanın mümkün olmadığını ve anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, tarafların anlaşamamasında adi ortaklık olarak başvuru yapılmış olmasının taraflar üzerinde menfi ve/veya müspet hiçbir etkisinin de olmadığını, -Kabule göre de; davalı tarafça müvekkili adi ortaklık aleyhine İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2025/841 Esas sayılı dosyada da aynı gerekçelerle usulden ret kararı verildiğini, bu kararda "7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına" şeklinde hüküm kurulmuşken, iş bu dosyada arabuluculuk ücreti ile ilgili herhangi bir karar verilmemiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu, Yukarıda açıkladıkları ve resen nazara alınacak hususlar doğrultusunda, istinafa konu kararın kaldırılmasına ve dosyanın işin esasıyla ilgili karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. Taraf ehliyeti, bir davada veya talepte taraf olabilme yeteneğini ifade eder. Medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek ya da tüzel kişi taraf ehliyetine sahip kabul edilmelidir. TBK'nın 620. maddesindeki tanıma göre; adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. 6098 sayılı TBK'nın 620 vd. maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın, tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti de yoktur. Bu nedenle, adi ortaklığa ilişkin dava ve taleplerde, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak birlikte hareket etmeleri gerekir. Eldeki davanın “.....-..... Şti. Adi Ortaklığı” tarafından açıldığı, dosyaya adi ortaklığı oluşturan .... vekili ve ... Şti. vekili olarak Av. ... tarafından ayrı ayrı vekaletname sunulduğu; davadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunda da davacı adi ortaklığı temsilen aynı avukat Av. ....'in arabuluculuk görüşmelerine katıldığı görülmüştür. Adi ortaklığın tüzel kişiliği ve dolayısıyla taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Adi ortaklığı oluşturan gerçek kişi ve tüzel kişilerin ayrı ayrı davacı olarak gösterilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gereklidir. Eldeki davada, adi ortaklığı oluşturan .... ve .... Şti'nin ayrı ayrı vekâletname vererek aynı vekille kendilerini temsil ettirdiğinden Mahkemece adi ortaklığı oluşturan gerçek kişi ve tüzel kişinin ayrı ayrı davacı olarak kabul edilmesi ve davadan önce arabuluculuğa ilişkin dava şartı da tamamlandığı anlaşıldığından tarafların delilleri toplanarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usule ve yasaya aykırı görülmüştür. Kabule göre de, Mahkemece davanın usulden reddine karar verildiği halde dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00- TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına dair karar verilmemesi usule ve yasaya aykırı görülmüştür. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-4 ve 6. maddeleri gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun KABULÜ ile, 2-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.10.2025 tarih ve 2024/986 Esas, 2025/997 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a-4 ve 6. maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davacıya iadesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddeleri gereğince, kesin olmak üzere, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.