İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 06/10/2010 tarihinde kurulduğunu, bu tarihten itibaren marka başvurusu yaptıkları ... esas unsurlu markalar ve bu markaların içerdiği ürünler için yurt genelinde, çok geniş kitlelere ulaşılan görsel ve iş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/897 Esas KARAR NO : 2025/1510 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 17/03/2023 NUMARASI : 2021/589 E. - 2023/84 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 06/10/2010 tarihinde kurulduğunu, bu tarihten itibaren marka başvurusu yaptıkları ... esas unsurlu markalar ve bu markaların içerdiği ürünler için yurt genelinde, çok geniş kitlelere ulaşılan görsel ve işitsel medyada reklam ve tanıtım programları hazırladığını, tanınmış marka haline geldiğini, ...+şekil ve ...+şekil esas unsurlu seri markalarının neredeyse mevcut tüm online satış platformlarında satışa arz edildiğini, ...+şekil markasının 21.sınıftaki emtialar için Madrid Protokolü uyarınca WIPO nezdinde yapılmış olan 1264682, 1559454 nolu uluslararası tescil başvuru numarası ile tescil edildiğini, ... markalı ürünlerini sadece Türkiye içinde değil, geniş bir coğrafyaya ihraç ettiğini, her geçen yıl ihracat miktarı ile hem yaygınlığı hem de tanınmışlığının arttığını, davalı şirketin www.....com.tr alan adını ilk olarak 03/01/2011 tarihinde adına tahsis ettirerek kullandığını, sosyal medya platformları ve ağlarını da aktif olarak kullanıp, tanıtım ve pazarlama yaptığını, tüketicilerin marketlerde, temizlik malzemeleri ve mutfak yardımcıları vb.ürünler ve ambalajlarında mor renk gördüğünde, doğrudan bu ürünün ... markalı ürün olacağı düşüncesi ve marka hafızasına sahip olduklarını, müşterilerinden gelen şikayet ve ihbarlar ile pazarlama departmanlarının araştırmaları sonucunda davalı ... Enerji Kimya Tarım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin kendisine ait https://www.....com.tr alan adlı web sitesinde, online satış platformlarında ve marketlerde ... markasını taşıyan, fakat davalı şirketin tanınmış markası ... ve ... esas unsurlu markalı ürünleri ile dolayısıyla davalı şirketle özdeşleşen mor rengi ürün ve ambalajlarında, web sitesi içeriğinde baskın olarak kullanıldığının tespit edildiğini, daha önce davalı şirkette Bölge Müdürü olarak çalışan ...'nun davalı şirkette bölge müdürü, davalı şirkette müşteri yöneticisi olarak çalışan ...'ın ise şirket ortağı ve müşteri yöneticisi olarak davalı şirket bünyesinde çalışmakta olduğunun tespit edildiğini, yaptıkları araştırmaya göre davalının ... markasını 28/10/2019 tarihinden itibaren 2019/104933 no ile 16 ve 21.sınıftaki emtialarda tescil ettirdiğinin tespit edildiğini, davalının söz konusu markasını tescil ettirdiği şekilde kullanmadığını, özellikle davalının tescilli ve tanınmış markası ile aynı sınıflarda yer alan mallarda ve ambalajları ve bunların tanıtımında davalı şirket ve markası açısından ayırt edilemeyecek kadar benzer/aynı olan renk ve kompozisyonları kullanarak davalı şirketin tescilli markasından doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden haksız eylemlerde bulunduğunun tespit edildiğini, davalının davalı ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, her ne kadar davalı şirket ürün ve ambalajlar üzerinde kullandığı kelime unsuru farklı da olsa; ... ve ... kelime unsurlarının son hecesindeki ... baskın unsuru, bunun yanı sıra, ürün ve ambalajlar üzerinde, web sitesi içeriğinde tercih edilmiş olan renk ve kompozisyon, tarafların marka ve ürünlerini birbirlerine yaklaştırdığını, davalının, web sitesinde, sosyal medya hesaplarında, online satış sitelerinde davalı şirketin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden kullanımlarının tespitine, men'ine ve ref'ine, davalıya ait www.....com.tr isimli web sitesine erişimin durdurulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin yarım asra yakın bir süredir merkezi Konya ili olmak üzere Türkiye'nin çeşitli illerinde ve bölgelerde telekomünikasyon, gıda maddeleri, temizlik maddeleri vb. çok çeşitli alanlarda saygın ve itibarlı bir şekilde ticari faaliyetini yürütmekte olduğunu, ... markasının, renkten kaynaklı olarak davacının ... ve ... esas unsurlu marka hakkına tecavüzü, iltibası veyahut haksız rekabeti söz konusu olmadığını, her ne kadar davalı marka tarafından kullanılan renk ile davacı marka tarafından kullanılan renk birbirinden farklı olsa da asla kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için aynı renklerin kullanıldığı düşünülse dahi yerleşmiş Yargıtay kararları ile bir rengin başlı başına marka hakkına tecavüz sonucunu doğurmayacağını, haksız rekabete sebebiyet veremeyeceği hususunun tespit edildiğini, davalı markası ile davacı markası arasında isimden kaynaklı olarak iltibas, tecavüz ve haksız rekabet yaratıldığı iddiaları da kabul edilebilir olmadığını, davalı markasının; ''kağıt havlu, tuvalet kağıdı, oluklu bulaşık süngeri, büzgülü çöp torbası, streç film, bulaşık süngeri, pişirme kağıdı, fırın torbası, jumbo büyük boy çöp torbası, vanilya kokulu büzgülü çöp torbası, mikrofiber yedek mop, mikrofiber cam bezi, temizlik bezi beşli paket, mini boy çöp torbası, mikrofiber havlu paspas, aliminyum folyo, ovma teli, ... flat mop temizlik kovası, ekonomik peçete, ekstra güçlü peçete, sıvı sabun, kağıt havlu ve tuvalet kağıdı'' şeklinde ürün gamı ile davacı markasının ürün gamı arasında oldukça farklılıklar yer almakla birlikte davalı markasının ürün gamı davacı markasından oldukça geniş olduğunu, davalı şirketin ürün gamında yer alan ürünlerin bir kısmı davacı şirketten önce üretimine başlanıldığını ve piyasaya arz edildiğini, davacı taraf tanınmış marka olduğunu iddiasını ispatla mükellef olduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmayarak, markanın tesciline yasal süresi içinde itiraz etmediğini, açıklanan nedenlerle, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Somut olay bakımından da, davacı markalarının tanınmışlığının markanın bütünü üzerinde korunması gerektiği, markaları unsurlarına ayırarak tek başına renk unsuruna tanınmışlıktan kaynaklı ayırdedicilik atfedilemeyeceği, yine aynı şekilde davalı yanın ambalaj ve markalarında mor rengi kullanmasının haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceği, aksi halin kabulünün, söz konusu rengi ticari takdim şeklinde yalnızca davacının kullanımına hasretmek anlamına gelerek, piyasa aktörleri arasında serbest rekabet ortamını zedeleyerek davacı lehine bir tekel yaratacağı, bu durumun TTK 54 ve devamı maddeleri kapsamında kanun koyucunun amacı olamayacağı hukuki ve vicdani kanaatine ulaşılmış ve bilirkişi raporlarındaki aksi görüşlere iştirak edilmeyerek "Davanın REDDİNE" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan yargılama esnasında 2 ayrı bilirkişi heyetinden rapor alındığını, ikinci bilirkişi heyeti raporuna sadece bilirkişilerce davalının kötüniyetli olmadığında dair tespitlerine ilişkin itirazlarını sunduklarını, dosyada lehlerine 2 adet bilirkişi heyeti raporu olduğunu, mahkemece kurulan hükmün raporlardaki tespitlere ve hukuka tamamen aykırı olduğunu, mahkemece 04.02.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporuna istinaden ihtiyati tedbir kararı verildiğini, yaklaşık ispat koşullarının mevcudiyetini tespit ettiğini, daha sonraki raporun da aynı doğrultuda verilmiş olmakla tam tersine karar veren mahkemenin kendisiyle de çeliştiğini, gerekçe olarak da Türk Milleti adına hüküm vermeye tek yetkilinin Hakim olduğu ve mahkemenin bilirkişi raporu ile bağlı olmadığına yer verildiğini, eğer somut olayda bilirkişiden görüş ve inceleme talep edilen hususlar hukuki bilgi gerektiren ve hakimin takdir alanında olan hususlar ise bilirkişi incelemesi yapılmasının işlevsiz ve anlamsız olduğunu, aksi durumda da uzmanlık ve teknik bilgi gerektiren incelemenin hakim tarafından icra edilmesinin yanlış olduğunu, kabul anlamına gelmemekle söz konusu ihtilaf hukuki bilgi gerektiriyorsa neden birden fazla rapor alınarak işlevi olmayan raporlar için tarafların masraf yapmasına yol açıldığını, yargılamanın en az masrafla ve makul sürede sonuçlandırılmasının usul ekonomisi ve adil yargılanma ilkesinin gerekliliği olduğunu, davalının markasını bir zorunluluk arz etmeyerek tanınmış bir marka olan ... markasına yanaştırarak kullandığını, söz konusu ürünlerin hitap ettiği orta düzeyde tüketici kitlesi nezdinde meydana gelen ve gelecek olan iltibas ihtimali nedeniyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemleri bulunuğunu, mahkemenin müvekkilinin ...+şekil markası ile davalı markaları arasında iltibas teşkil edecek düzeyde bir ayniyet veya benzerlik bulunmadığı, taraf markaları şekil unsurları barındırsalar da bu şekil ve grafiklerin kelime unsuruna baskın gelebilecek orijinallik ve dikkat çekicilikte olmadığı ve davalının fiili markasal kullanımlarının, şekil unsurlarındaki farklılık nedeniyle davacı müvekkilin markalarına yaklaşmak suretiyle bir benzerlik göstermediği yönündeki kanaatinin Yargıtay yerleşik içtihatlarına ve doktrinde benimsenen esaslara aykırı olduğunu, bu kanaate varılırken bilirkişi raporlarının tamamen göz ardı edildiğini, markalar arasındaki benzerlik değerlendirilirken yalnızca kelime unsurları üzerinde yoğunlaşıldığını, markaların genel itibariyle bıraktığı izlenim, marka bütününde ön plana çıkan şekil ve renk unsurları, ticari sunumu, aynı veya benzer mal ve hizmetler bakımından tescilli olup olmadığı, aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, markasal kullanımları itibariyle yaklaşma iradesi taşıyıp taşımadığı ve bu eylemlerin aynı zamanda da haksız rekabet teşkil edip etmediği hususlarının incelenmediğini, davalının markası ile davacı müvekkilinin markası arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, ürünlerin davacı tarafın markası ve ürünleri ile iltibas teşkil edebileceğini, karıştırma ihtimalinin sadece “...” ve “...” kelime unsurları dikkate alınarak tespit edilemeyeceğini, davacı müvekkilin markalarının zemininde kullandığı mor rengin davalı markalarının da zemininde kullanılmış olmasından kaynaklı benzerlik iddialarının taraf markalarının renk markası olmaması ve renk, şekil, kelime gibi birçok unsuru ihtiva eden ve bütüncül olarak değerlendirilmesi gereken markalar olduğu ve şekil ve kelime unsurları bakımından davalının markasının farklılaşmış olduğu gerekçesiyle kabul edilmemiş ise de; “... markalarının şekil ve özellikle renk unsurunun markanın genel görünümünde baskın olduğu ve ticari kullanımının da bu şekilde yapıldığını, temizlik yardımcıları ve benzer sektörlerde mor renk ile özdeşleşmiş olduğunu, yalnızca kelime unsurları dikkate alınarak varılan kanaatin hukuk kuralları ve hakkaniyete aykırı olduğunu,müvekkilinin şirketin mal ve hizmetlerinden faydalanmak isteyen orta düzeydeki tüketicilerin mor rengi gördüklerinde müvekkilini ilk olarak akıllarına getireceklerini, özellikle temizlik yardımcısı emtialarından kovalar ve moplar ambalajlı olduğu gibi büyük marketlerde kendileri için tahsis edilen bölümlerde ambalajsız olarak sergilenmekte ve satışa sunulmakta olduğunu, söz konusu rengin ticari kaynak bildiren bir konuma gelmiş bir markanın ayırt edici karaktere sahip olması için o markanın, tescili istenen ürünün belirli bir işletmeden kaynaklandığını belirler hale geldiğini ve böylece o ürünü diğer işletmelerin mallarından ayırır hale getirmiş olması gerektiğini, bu nedenle ayırt edicilik değerlendirmesinin her somut olayın kendine has özellikleri dikkate alınarak münhasıran yapılması gerektiğini, Google arama motoruna "..." ibareleri yazılarak arama yapıldığında Google'ın otomatik alt başlık önerileri arasında müvekkili şirketin tanınmış markası "..."in yer almasının müvekkili şirketin emtia ve hizmetlerinin temizlik sektöründe mor renk ile özdeşleştiğini açıkça ortaya koyduğunu, bu noktada müvekkili itibarı ve tanınmışlığı kullanılarak başka işletmeler tarafından haksız kazanç elde edilmesinin hukuken korunacak bir yanı olmadığını, dosyada mübrez delilleri ve bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere davalının haksız rekabet eylemini gerçekleştirdiği iddialarının da mahkemece hatalı ve eksik bir değerlendirme ile reddedildiğini, müvekkili şirketin kullanımının "dekoratif kullanım" olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin söz konusu rengi ürün ambalajlarının zemininde, ürünlerin doğrudan kendisinde, tanıtım vasıtalarının da zemininde ana unsur olarak kullanıldığını, sadece rengin müvekkili şirket tarafından markasal olarak uzun zamandır yoğun olarak kullanıldığını ve orta düzeyde tüketicilerde ayırt edici bir hale geldiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar dosyada mezkur bilirkişi raporlarında taraf markalarının renk yönünden benzer oldukları ve bu sebeple iltibas tehlikesi doğuracağı bildirilmiş ise de somut durumda müvekkili marka ürünlerinin renklerinin davacı marka ürünlerinin renginden farklı olması, markaların renk, şekil, kelime olarak bir bütün halinde değerlendirilmesi yolu ile iltibasın tespit edilebileceğini, bütün olarak bakıldığında ise her iki markanın da ayırt edici unsurlarının birbirlerinden farklı olması sebebi ile mahkemece davanın reddine karar verildiğini, kararın toplanan delillere ve somut olayın özelliklerine uygun olduğundan davacı tarafından yapılan istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, davalının, davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i talebine yöneliktir. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 06/10/2010 tarihinde kurulduğunu, ... esas unsurlu markalarının tanınmış hale geldiğini, 21. sınıftaki emtialar için WIPO nezdinde uluslararası tescil yapıldığını, ... markasının Türkiye genelinde güçlü bir pazar payına ve mor renkle özdeşleşmiş marka imajına sahip olduğunu davalı şirketin ... markalı ürünlerinde ve web sitesinde ... markası ile özdeşleşmiş mor renk ve kompozisyonu kullandığını, davalı şirkette daha önce çalışan kişilerin davalı şirket bünyesinde görev aldığını, davalının 28/10/2019 tarihinde 16 ve 21. sınıflarda ... markasını tescil ettirdiğini ancak bu markayı tesciline uygun şekilde kullanmadığını, davacının tanınmış markası ile aynı sınıflarda ayırt edilemeyecek derecede benzer unsurlar kullandığını, ...–... markalarında “...” ekinin yanı sıra renk ve tasarım benzerlikleriyle iltibas yaratıldığını, bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüştür.2021/141462, 2021/052141, 2021/052137, 2021/052133, 2021/052125, 2021/052123, 2020/07407, 2020/02747, 2019/04982, 2019/04980, 2019/04978, 2019/04974, 2019/04959, 2019/04932, 2019/04903, 2018/47120, 2018/16364, 2017/22507, 2015/40211, 2014/72293, 2014/69373, 2014/66525, 2014/59838, 2014/39963, 2014/29955, 2013/13002, 2011/87810, 2010/84739 ve 2010/84669 tescil numaralı "..." esas unsurlu markaların 05, 16 ve 21. sınıflar dahil olmak üzere davacı adına tescilli olduğu,T/03637 numarası ile ... markasının tanınmış marka olarak tescil edildiği anlaşılmıştır. 28/10/2019 başvuru tarihli 2019/104933 tescil numaralı "..." markasının 16 ve 21. sınıflarda a davalı şirket adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.28/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda: ....com.tr alan adının 17.01.2020’de ... Enerji Kimya Tarım San. ve Tic. A.Ş. adına tescil edildiği ve iletişim bilgilerinin bu şirketi gösterdiği; ....’de 24 adet ... ürününün listelendiği, ....com.tr alan adının 03.01.2011’de ... Tüketim Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. adına tescilli olduğu, ...’in Instagram hesabında 24.579, ... sayfasında 42.836 takipçi bulunduğu; davacının “...” esas unsurlu markalarının ciddi kullanım ve tanıtıma konu edildiği, TPMK nezdinde tanınmışlık başvurusu yapıldığı ve 03, 16, 21. sınıflarda maruf olduğu, davalının ürün ve ambalajlarında kullanılan renk/tertip tarzının davacı markalarında tekrarlanan renk/tertip ile benzeştiği, özellikle ... ..., ... Yedek Sap, ... Power Max, ... ... Flat Mob, ... Yedek Mob ürünlerinin davacı markalarıyla iltibas ihtimali taşıdığı, bu nedenle haksız rekabet ihtimalinin bulunduğu tespit edilmiştir.Bilişim uzmanı ek raporunda: @..._ hesabındaki ihlal niteliğindeki paylaşımların URL’leri ve oluşturulma zamanları tespit edilmiştir. 18/12/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda: Davacıya ait ....com.tr alan adının 22.02.2011 tarihli olduğu, davalıya ait ....com.tr alan adının 17.01.2020’de tescil edildiği, mevcut durumda pasif olduğu ve sozuretim.com.tr’ye yönlendirildiği, dosyadaki tespit raporlarında ....com.tr’de “... İşin Kolayı” markasal kullanımlarının bulunduğu; @..._ Instagram hesabının ilk paylaşımının 14.02.2020’de yapıldığı ve profil iletişiminde ....com.tr’ye atıfla hesabın davalıya ait olduğunun anlaşıldığı, “...” isimli ... sayfasının 01.01.2020’de oluşturulduğu ve ilk paylaşımın 18.01.2020’de yapıldığı, bu mecralarda temizlik kovaları, setler, mop/yedek mop, bez, sünger, çöp torbası, buzdolabı poşeti, alüminyum folyo ve streç film gibi ürünlerin tanıtıldığı, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacı markasının tanınmış marka olduğu, davalının haksız rekabet fiili işlediği, ancak kötüniyetine dair yeterli delil bulunmadığı belirtilmiştir. Davacı tarafın markaları arasında; “...” kelime markası ile “... + şekil” esas unsurlu seri markaları yer almakta olup, bu markalar 16, 21. sınıftaki emtialar dahil olmak üzere tescil edilmiştir. Davacı markasının tanınmış marka olduğu görülmektedir. Davalı taraf ise “...” kelime markasını 28/10/2019 tarihinde 2019/104933 başvuru numarasıyla 16. ve 21. sınıf emtialarda tescil ettirmiştir. Bu suretle tarafların markaları tescil sınıfları itibarıyla aynı/benzer mal gruplarını kapsar niteliktedir. Diğer taraftan taraf markalarının asli unsurları “...” ve “...” kelime unsurlarıdır. ... markası mor zemin, yarım oval şekil, bez figürü ve kelime unsuru şeklinde, ... markası ise , yeşil renk harflerle yazılmış kelime unsurundan oluşmaktadır. Kelime markalarında zemin rengi ve ayırt edici niteliği bulunmayan şekil unsurları tali niteliktedir, karşılaştırmanın esas unsur olan kelime unsurları ile yapılması gerektiği, her iki markanın Türkçe yada İngilizce de bilinen , anlamlı bir kelime olmadığı, ibarelerin sonundaki ortak "..." hecesi dışında benzerlik bulunmadığı , okunuşlarının farklı olduğu, fonotik benzerliğin düşük olduğu bu nedenlerle işaretlerin tescilli halleri itibariyle görsel işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığı görülmektedir. Davalının fiili markasal kullanımlarına gelince; satışa sunduğu ürünler üzerinde markasını kelime olarak aynen kullandığı, davacının markasını veya benzerini kullanmadığı anlaşılmakla markaya tecavüzün söz konusu olmadığı açıktır. Haksız rekabet iddiasına gelince; TTK 55/4 maddesinde düzenlendiği üzere "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" şeklindeki fillerin haksız rekabet teşkil ettiğinin düzenlendiği, davacı markasının renk markası olmadığı, markanın zemininde kullanılan mor rengin davacı ile özdeşleşmiş, ürünün kaynağını gösteren bir durumunun bulunmadığı , davalının ambalajda mor renk kullanımı tek başına haksız rekabet teşkil etmemekle birlikte davalının fiili ... markası kullanımının tescilli halindeki yazım karakteri, rengi itibariyle tescilli şeklinden uzaklaştığı, davalının markasında renk kombinasyonu bulunmamasına rağmen, markasını internet sitesi ve tanıtımlarda koyu pembe zemin üzerine konumlandırdığı, ürünler üzerinde ise davacı markasındaki gibi yarım oval şekil üzerine beyaz harfle konumlandırdığı yine ürünlerin ticari sunum ve ambalajında markayı davacının ticari sunum şekline benzer şekilde bir kullanımı olduğu, davalının "..." markalı ürünlerinin ambalajlarında kullanılan koyu pembe-mor-fuşya rengin davacının tescilli markalarında yer alan renk ile çok yakın olduğu , seçenek özgürlüğü olmasına ve bir zorunluluk bulunmamasına rağmen davalının özellikle davacının satışa sunduğu ürün çeşidi ile aynı olan ürün ambalajlarında davacının “...” markalı ürünlerin ambalajları ile benzer renk ve kompozisyon tercih ettiği, davalının ticari sunumu ve ambalaj kullanımlarının davacının ticari sunum ve ambalaj kullanımlarına yaklaştırma niteliğinde olduğu, söz konusu ürünlerin aynı raflarda satışa sunulduğu, bu nedenlerle ambalaj tasarımında seçenek özgürlüğü olmasına rağmen davacı şekil markaları ve davacı ambalaj kompozisyonu ile iltibas yaratacak ve davacı şekil markalarına yaklaştıracak biçimdeki ambalaj kullanılmasının, davalının bu benzerlikte bir ürün ambalajı tercih etmesinin özellikle davacı ile aynı piyasaya yer almaları, dikkate alındığında tesadüf olmadığı ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu, bu şekildeki kullanımın nihai tüketicide karışıklığa neden olabileceği bu nedenlerle , davalının iltibas teşkil eden ambalaj tasarımı kullanımının haksız rekabet teşkil ettiği sonucuna varılmıştır. Tüm bu açıklamalara göre ilk derece mahkemesince davanın haksız rekabet talebi yönünden kabulü yerine davanın tümden reddi yönündeki kararın isabetli olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında; Markaya tecavüzün tespiti meni refi talebinin reddine , haksız rekabet davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/03/2023 tarih, 2021/589 E., 2023/84 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE - Markaya tecavüzün tespiti meni refi talebinin REDDİNE -Davacının ... esas unsurlu markalarının tescil kapsamındaki; temizlik kovaları, temizlik setleri, mop, yedek mop, temizlik bezleri, temizlik süngerleri, paspaslar, paspas başlıkları , çöp torbaları, buzdolabı poşetleri, alüminyum folyolar, streç folyo ürünlerinin davacı adına tescilli markaların ve ticari sunum şeklinin hakim rengi olan mor renk ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer koyu pembe-mor-fuşya renkli ürün ve ürün ambalajlarında kullanmasının iltibasa sebebiyet verdiği anlaşıldığından davalının bu kullanımlarının HAKSIZ REKABET TEŞKİL ETTİĞİNİN TESPİTİNE MENİNE REFİNE , Bu kapsamda, haksız rekabete sebebiyet veren ; temizlik kovaları, temizlik setleri, mop, yedek mop, temizlik bezleri, temizlik süngerleri, paspaslar, paspas başlıkları , çöp torbaları, buzdolabı poşetleri, alüminyum folyolar, streç folyo ürünlerinin ve ürün ambalajların toplatılmasına, bu ürünlere ilişkin yazılı ve basılı evrakların, katalog, broşür ve her türlü reklam ve tanıtım vasıtalarının toplatılmasına ve karar kesinleştiğinde imhasına, davalı tarafa ait ....com.tr internet adresinde ve @ ..._ Instagram ve “...” isimli ... hesaplarında davacının marka tescil sınıfı kapsamında bulunan temizlik kovaları, temizlik setleri, mop, yedek mop, temizlik bezleri, temizlik süngerleri, paspaslar, paspas başlıkları , çöp torbaları, buzdolabı poşetleri, alüminyum folyolar, streç folyo ürünlerinin bu şekildeki kullanımının durdurulmasına, içeriklerin çıkarılmasına, iki hafta süre içeresinde çıkarılmadığı takdirde erişimin engellenmesine,18/12/2022 tarihli tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına infazda dikkate alınmasına, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a- Haksız rekabet davası yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b- Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti, 320,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 7.820,00 TL'den davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 3.910,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 447,60 posta giderinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 223,80 TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, kabul edilen haksız rekabet davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, reddedilen markaya tecavüz davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 173,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 665,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025