İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 18/12/2025 YAZILDIĞI TARİH: 22/12/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/391 Esas, 2024/32 Karar sayılı ilamı davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... tarihinde müvekkili ...'e ait ancak kaza anında kızı ... tarafından sevk ve idare edi…
T. C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/2015 KARAR NO: 2025/2088 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/391 Esas, 2024/32 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 11/05/2022 İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 18/12/2025 YAZILDIĞI TARİH: 22/12/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/391 Esas, 2024/32 Karar sayılı ilamı davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... tarihinde müvekkili ...'e ait ancak kaza anında kızı ... tarafından sevk ve idare edilen ...plakalı...marka ... model aracı ile trafikte seyir halinde iken aynı istikamete seyreden... plakalı araç ile davalı ...'e ait ancak kaza anında ... tarafından sevk ve idare edilen ... plakalı aracın çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracında kazadan önce hiç bir hasar bulunmadığını ve tamamen orijinal olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini, ... firması tarafından hazırlanan parça bilgi formundan da görüleceği üzere işçilik ve emek bedeli hariç sadece orijinal parça bedelinin 103.395,64-TL olduğunu, müvekkiline ait aracın hiç bir kusuru olmadığı halde hasara uğradığını ve aracın artık kazalı bir araç konumunda olduğunu, üstelik orijinal parçaların temin edilememesi nedeniyle yan sanayi parçaların takılması suretiyle tamiratının yapıldığını, ortada bir zarar olduğunu ve bunun tazmininin gerektiğini, ayrıca müvekkilinin aracının 2 ay serviste kaldığını ve bu süre zarfında mağdur olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde ...'nın sorumlu olduğu poliçe limiti olan 43.000,00-TL'lik kısmını servise ödediğini ancak kalan kısmının poliçe limitini aşması nedeniyle müvekkilinin nakit olarak ödemek zorunda kaldığını, kazada tam kusurlu olan ... plakalı aracın ... poliçe numarası ile kasko sigortasını yapan ve bu poliçe ile de ek teminat olarak İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (İMM) ile teminat altına alan davalı ...'ya ...hasar dosya numarası ile başvuru yaptıklarını ancak sigorta tarafından müvekkilinin hesabına sadece 19.253,84-TL'lik ödeme yapıldığını, kalan 18.709,05-TL'lik kısmının ödenmediğini, ... A.Ş.'ye fatura alacağı ve değer kaybı için başvuru yaptıklarını ancak sigorta şirketi tarafından haricen bir ödeme yapılmadığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alamadıklarından bahisle ...plakalı araç üzerinde kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybı için ilerde tespit edilecek değere artırılmak üzere şimdilik 500,00-TL'nin kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen akdi faizi ile birlikte tahsiline, sigorta şirketinin limit ile sorumlu tutulmasına, meydana gelen kaza nedeni ile ...plakalı aracın tamirde kaldığı sürece araç yoksunluğu nedeniyle oluşan zarar için ilerde tespit edilen değere artırılmak üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL'nin kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren davalılardan (sigorta şirketi hariç) ... ve ...'dan akdi faizi ile birlikte tahsiline, müvekkilinin aracında oluşan hasar nedeniyle tamir için ödemek zorunda kaldığı bakiye 18.709,50-TL fatura alacağının faturanın düzenlendiği tarih olan 01.11.2021 tarihinden itibaren tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen akdi faizi ile birlikte tahsiline, sigorta şirketinin limit ile sorumlu tutulmasına, yargılama giderlerinin davalılara sorumlulukları oranında yükletilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalılar ... ve ... vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; hukuki dayanaktan yoksun davanın reddinin gerektiğini, davacının ikamet adresinin...olarak görünmesi nedeniyle HMK'nın 84/1-a maddesi uyarınca davasında teminat göstermesi gerektiğini, araç değer kaybı yönünden sorumluluğun müvekkillerinde değil sigorta şirketinde olduğunu, müvekkiline ait aracın hem zorunlu mali sigortası hem de kaskosu bulunduğunu, davaya konu araç hakkında trafik tescil şubesi'nden ya da Türkiye'de yerleşik distribütörlerden inceleme yapılmasının mümkün olmadığını, aracın ağır hasar gördüğü iddiasının kabul edilemez olduğunu, araçtan yoksun kalma taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu zira sigorta şirketi tarafından ikame araç sağlandığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak suretiyle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacıdan teminat alınmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ... A.Ş. vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... arasında ... poliçe numaralı, 02.03.2021 başlangıç ve 02.03.2022 bitiş tarihli...Kasko Sigorta poliçesi tanzim edildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, teminat dışı hallerin tespit edilmesi halinde davanın müvekkili şirket yönünden reddinin gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin usulüne uygun temerrüte düşürülmediğini bu nedenle dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla öncelikle davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "DAVANIN KABULÜ ile; 1-8.650,00-TL değer kaybı ve 18.709,50-TL bakiye hasar tazminatı olmak üzere toplam 27.359,50-TL tazminatın davalı ... A.Ş yönünden 14/03/2022 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-7.000,00-TL araç yoksunluk bedeli tazminatının kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, ..." dair karar verildiği görülmüştür. Bu karar ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir. TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... A.Ş. vekilinin süresinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin açılan davaya bakmaya yetkili olmadığını, dava sonucu verilen hükmün hatalar içerdiğini, 08/05/2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda kurulan hükmün bozulması gerektiğini, bilirkişi raporunda kusur değerlendirmesi kaza tespit tutanağında yer verilen beyanlar doğrultusunda yapıldığını ve olay anına ait mobese görüntülerine dair hiçbir incelemeye yer verilmediğini, eksik ve varsayımsal incelemeler içeren raporun gerekçeli karara esas alınmasının hatalı olduğunu, rapordaki hesaplamaların da varsayımsal yorumlar katılarak hasar tespitinde bulunulduğunu, raporda hiçbir somut veri ve yapılan tespit ve hesaplamalara dayanak bulunmadığını, Türkiye sınırları içerisinde kullanılan, Türkiye'de kazaya karışan araca ilişkin olarak bilirkişi tarafından "aracın Almanya tescilli olması nedeniyle Almanya'da ki rayiç değeri üzerinden değer kaybının belirlenmesi yönündeki tespitlerinin kur farkı nedeniyle sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin davacının tüm zararını giderdiğini, bu nedenle davacının herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, kesin ve doğru tespitlere ulaşılabilmesi için adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden rapor alınması gerektiğini, orjinal paradan evvel hasar onarımının esas olduğunu, onarım mümkün değil ise eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça değişimine gidilmesi gerektiğini, buna da imkan yok ise ancak o zaman orjinal parça kullanılması gerektiğini, davacıya zarar gören olarak TBK m.52 ve sigorta hukuku trafik sigortası mevzuatları gereği zararı azda tutma ve zararı arttırmama yükümlülüğü altında olduğunu, işbu yükümlülüğe aykırı davranışlar ile farazi ve fahiş tazminatların müvekkili şirkete yüklenilemeyeceğini, ilk derece mahkemesi dosyasının bilirkişiye tevdi edildiğini ve herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın bilirkişi raporunda işaret edilen şekilde hüküm kurulduğunu, bu haliyle müvekkili şirketin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi yönünde ki hükmünün de yerinde olmadığını, arz ve izah edilen nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava dilekçesindeki talebe göre dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle bakiye araç hasar zararı, araç değer kaybı zararı ve araç mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkindir. Davalı davalı ... Anonim Şirketi vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır. Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nın 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarihli, 2013/9042 Esas ve 2013/12620 Karar sayılı ilamı). Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 sayılı HMK'nın 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine, trafik kaza tespit tutanağına ve dava dosyası içindeki diğer kayıtlara göre dava konusu trafik kazasının Kayseri İli, ...İlçesi'nde meydana geldiği görülmektedir. Buna göre ilk derece mahkemesi eldeki davada yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen haksız fiilin işlendiği yer yetki kuralına göre ilk derece mahkemesinin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı ... Anonim Şirketi vekilinin mahkemenin yetkisine yönelik istinaf itirazlarının yersiz olduğu görülmüştür. Bilindiği üzere, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Öte yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Dolayısıyla davacının, maddi zararını kazaya karışan ... plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı ... A.Ş.'den, araç maliki davalı ...'den ve araç sürücüsü davalı ...'dan isteme hakkı vardır. İlk derece mahkemesince makine mühendisi bilirkişiden alınan 08/05/2023 tarihli raporda; ... plakalı araç sürücü ...'un 2918 sayılı KTK'nın 47/b ve 84/a maddelerindeki kuralarını ihlal ederek trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu olduğu, ...yabancı plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazada kusurunun olmadığının, davacı tarafın tazmin edemediği bakiye hasar tutarının 18.709,50 TL olduğunun, araçta meydana gelen değer kaybı tutarının 8.650,00 TL olduğunun ve ikame araç bedelinin 7.000,00 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki delillerle, mevzuat hükümleriyle ve yerleşik uygulamayla uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu görülmüştür. Trafik kazası neticesinde motorlu aracın hasar görmesi sebebiyle malvarlığı doğrudan doğruya zarar gören tarafından açılacak maddi zararın giderilmesi istemli davalarda, zararın saptanması zorunludur. Zira, tazminat tutarı gerçekleşen zararla sınırlı olup, araç hasarına ilişkin zarar hiçbir zaman aracın gerçek değerini geçememektedir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. TBK'nın 50. maddesinde uğranılan zararın miktarını tam olarak kanıtlamak mümkün olmadığı takdirde bunun hakim tarafından belirleneceği kuralı getirilmiştir. Nesnel zararlarda olayın (zararın) gerçekleştiği an itibariyle zarar tutarının belirlenmesi, zarar gören nesnenin (aracın) yer itibariyle değişik değerlerinin olması halinde, nesnenin kayıtlı bulunduğu ülkedeki sürüm değerinin esas alınması gereklidir. Hasarlı olsun veya olmasın yurda geçici olarak girmiş motorlu araçların belli bir süre içinde yurt dışına çıkarılması yasaların gerektirdiği zorunluluktur. Bu bağlamda yabancı plakalı araç ülkemizde geçici olarak girmiş bulunuyorsa değeri, kayıtlı bulunduğu ülkedeki ve kazanın meydana geldiği andaki sürüm değeridir. Davacıya ait araç yabancı (...) plakalı olup kaza sonucu hasar görmüştür. Bu anlamda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş uygulamasına göre; yabancı plakalı araç olmasına göre davacı zararı, aracın Almanya'daki olay günündeki rayiç değerine göre belirlenmelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 03/10/2018 tarihli, 2015/164 Esas ve 2018/8565 Karar sayılı ilamı). Sigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti üzerinde davalı sigorta şirketindedir. Sigorta şirketinin, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Somut olayda tüm dosya kapsamından araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, sigorta şirketi tarafından sunulan deliller ve hasar dosyası içeriğinden zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının somut deliller ile ispat edilemediği ve bu nedenle sigorta şirketinin davacının oluşan gerçek zararından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında davaya konu trafik kazasının oluşumunda ... plakalı araç sürücü ...'un 2918 sayılı KTK'nın 47/b ve 84/a maddelerindeki kuralarını ihlal ederek trafik kazasının meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacıya ait ...yabancı plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazada kusurunun olmadığı, davacıya ait aracın bakiye hasar bedeli ve değer kaybı zararının ayrıca ikame araç zararının belirlenmesi amacıyla bilirkişiden alınan 08/05/2023 tarihli raporda davacıya ait araç bakımından davacının tazmin edilmeyen bakiye hasar tutarının 18.709,50 TL olduğu, araçta meydana gelen değer kaybı tutarının 8.650,00 TL olarak belirlenmesinin ve ilk derece mahkemesinin bu rakamı esas alarak davanın kabulüne kararı verilmesinin doğru olup, bu anlamda bilirkişi raporunda Almanya'daki olay günündeki rayiç değerine göre belirleme yapıldığından ekspertiz raporu ile çelişkili olduğunun ve çelişkinin giderilmesinin düşünülemeyeceği, yine orjinal yedek parça yerine muadil yedek parçanın değerinin hesaba esas alınamayacağı, bilirkişi raporunun hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu, mahkeme tarafından davalı sigorta şirketi yönünden temerrütün arabuluculuk sürecinin başladığı 14/03/2022 tarihinde oluştuğunun kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, davalı ... Anonim Şirketi vekilinin kusur, hasar, değer kaybı, sigorta şirketince davacıya yapılan ödemelerin mahsubu, faizin başlangıç tarihi, bilirkişi raporu ve sair konularındaki aksi yöndeki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirtilen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasındaki kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda istinaf incelemesi sırasında istinaf talebinin esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durum istinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek haller kapsamında yer almaktadır. Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; istinaf başvurusunda bulunanın sıfatı ve istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme üzerine; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı ... Anonim Şirketi vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-)Davalı ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 1.367,47 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 468,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 899,47 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-)Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-)İstinaf yargılaması bakımından davalı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine, 6-)Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın 302/5 ve 359/3 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2025