İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından müvekkili ... ... aleyhine İstanbul 33.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 03.12.2022 tarihinde müvekkili ... ...'ye tebliğ edildiğini, müvekkili ... ...'nin şahsen davalı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1080 KARAR NO : 2025/1232 İNCELENEN EK KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/07/2025 NUMARASI : 2022/809 E. - 2024/751 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından müvekkili ... ... aleyhine İstanbul 33.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 03.12.2022 tarihinde müvekkili ... ...'ye tebliğ edildiğini, müvekkili ... ...'nin şahsen davalı şirket ile hiçbir ticareti ve sözleşme ilişkisi olmadığı halde müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin yetkilisi olduğu ... ... İnşaat Müt. Mim. Oto Em. İnş. Malz. Beton Tes. Harf. Nak. Sa. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında sözleşme imzalandığını ve müvekkilinin söz konusu sözleşmede müşterek, müteselsil veya başka bir adla ilişkisi ve irtibatı bulunmadığını, söz konusu şirketin müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket olsa da müvekkili ... ... ile şirketi hukuki sahada tamamen farklı kişiler olduğunu, dolayısıyla taahhüt ettikleri ve yükümlülük altına girdikleri konuların da farklı olacağını, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmenin sona erdiğini, sözleşmenin sona ermesinden sonra her iki şirket arasında bir takım yazışmalar gerçekleştiğini, söz konusu senedin hukuki anlamda bedelsiz bir senet olduğunu, müvekkili ... ...'nin şahsi hiçbir yükümlülüğünün olmadığını ve hiçbir borcu olmamasına rağmen hakkında icra takibi başlatılmasının haksız, kötü niyetli bir husus olduğu kadar suç teşkil eden bir eylem olduğunu, müvekkilinin hiçbir borcu olmadığından telafisi imkansız zararlar görmemesi için, teminat karşılığında veya teminatsız olarak İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının tedbiren durdurulmasına, yapılacak yargılama neticesinde, müvekkili ... ...'nin davalı ... Restoranları Gıda Ticaret Anonim Şirketi'ne davaya konu 100.000,00-TL tutarında senet borcunun olmadığının tespitine, davalı taraf kötü niyetli olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, dava dilekçesinde sadece teminatsız veyahut mahkemenin belirleyeceği teminat miktarı karşılığında icra takibinin durdurulmasını talep ettiğini, davacı tarafın icra takibinin durdurulması dışında icra dosyasına ilişkin talebinin mevcut olmadığını, Sayın Mahkemeniz, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının yalnızca icra takibinin durdurulmasına ilişkin talebini değerlendirerek karar vermesi gerekirken davacının talebinde yer almayan başka bir konuda ihtiyati tedbir kararı vermesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle Sayın Mahkemenizin bu kararının kaldırılarak davacının ihtiyati tedbir talebinin külliyen reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, varolan sözleşme gereğince bugüne dek ödenmeyen ve senetle teminat altına alınmış toplam alacağın 100.000-TL'nin alınmasının sağlanması adına; borçlunun mallarını kaçırma/elden çıkarma ihtimali de mevcut olduğundan, bankalardaki hesaplarında mevcut paraların elden çıkarılmasının da son derece kolay olduğu göz önünde bulundurulduğunda, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ile bankalardaki mevduatlarının ihtiyaten haczini istemek zorunluluğu doğduğunu, bu sebeple İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/809 Esas sayılı dosyadan ihtiyati haciz kararı alındığını, mahkeme kararı ile davacıların mal varlıklarına ihtiyati haciz konulduğunu, davacı tarafın ihtiyati haczin kaldırılması ve icra takibinin durdurulması yönündeki taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirket lehine senet düzenlendiğini, senet metninden de anlaşılacağı üzere davacının müvekkili şirkete 100.000-TL tutarında borcu bulunduğunu ve borç miktarının vadesinde ödenmediğini, davacının, müvekkili şirkete karşı borcunun bulunmadığına ilişkin beyanları usul, yasa ve somut gerçekliğe aykırı olduğunu, davacı tarafın, borçlu olduğu halde borcundan kurtulmak amacıyla haksız şekilde bu davayı ikame ettiğini, ayrıca, davacı tarafından düzenlenmiş senedin usul hukuku bakımından kesin bir delil ve ispat şekli olduğunu, kesin delil niteliği taşıyan bir kıymetli evraka itiraz edilirken kesin delillerin varlığı arandığını, söz konusu takibin durması için açılan davada herhangi bir kesin delil bulunmamakla birlikte, söz konusu senedin davacıya ait olmadığına ilişkin de dosyada delil bulunmadığını, muhatap ile yapılan görüşmelerde, davacı, şubesini Antalya'ya taşıyacağını ve yeni şubesinin adresini de şirkete bildireceği taahhüdünde bulunmasına rağmen muhatabın bu taahhüdünü de yerine getirmeyerek sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, davacıya bu konuda ihtarname gönderildiğini ve güncel adresini bildirmesine ilişkin 15.11.2022 tarihine kadar süre verilmişse de davacı yükümlülüklerine aykırı davrandığını ve müvekkili şirketi mağdur ettiğini, davacı tarafın haksız ve hukuki mesnetten yoksun tüm beyan ve iddialarının külliyen reddine, usul ve yasaya aykırı ihtiyati tedbir talebinin icra dosyasına yatırılacak paranın davalı alacaklıya ödenmemesi yönünden kabulüne kararının kaldırılarak beyan ve itirazları dikkate alınarak davacının ihtiyati tedbir talebinin külliyen reddine, haksız, hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetli olarak ikame edilen davanın her halükarda külliyen reddine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Kural olarak senet, bir ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde bir karine mevcuttur. Bu karinenin aksini iddia eden davacı, senedin avans olarak verildiğini yazılı delille ispatlamakla yükümlüdür. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 15/05/2017 tarih, 2016/15867 esas ve 2017/3820 karar sayılı ilamı) Davacının takip konusu senedin avans olarak verildiğini, bedelsiz olduğunu HMK'nın 201. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. Davacı tarafça dava konusu senedin teminat olarak davalıya verildiği, davalı ile yapılan sözleşmenin tarafının kendisi olmadığını ileri sürülmüştür. Dava konusu senedin avans olduğuna dair yazılı bir delil bulunmamaktadır. Ayrıca davacı senet üzerindeki imzasını da inkar etmemiştir. Davalının ticari defterleri ile davacının yetkilisi olduğu şirketin ticari defterlerinin incelenmesinde taraflar arasında düzenlenen franchising sözleşmesine istinaden davaya konu senedin teminat olarak verildiğine dair bir kayıt olmadığı da anlaşılmıştır. Bu haliyle davacı tarafça iddialarının yazılı delil ile ispatlanamadığı, başkaca araştırılacak bir husus kalmamış davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine ile şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı talebinin de reddine" karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davalı şirket tarafından müvekkili ... ... aleyhine İstanbul 33.İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile 100.000 TL tutarlı bono sebebiyle takip başlatıldığını, açılan davanın davanın reddi üzerine karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ancak harçların süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, harcın tamamlanması yönündeki muhtıranın yasal koşulları taşımadığından harcın tamamlanmaması sebebiyle verilen kararın yasaya ve usule aykırı olduğunu, -Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, dava dışı ... ... İnş. Müt. Mim. Oto. Em. İnş. Malz. Beton Tes. Harf. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.ye ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde, dava konusu senet sebebiyle davalı şirkete herhangi bir borcu olmadığı, senedin taraf defterlerinde yer almadığının tespit edildiğini, 12.07.2023 tarihinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunun da davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar incelenme suretiyle hazırlandığını ve Davalı şirketin ticari defterlerine bakıldığında ne müvekkili ... İncenin ne de müvekkilinin yetkilisi olduğu ... ... şirketinin de 1.813,34 TL borcu dışında davalının iddia ettiği gibi 100.000 TL tutarında borcu olmadığını, davaya konu senedin ticari defterlerde yer almadığının tespit edildiğini, müvekkili ... ...'nin davalı şirket ile doğrudan ya da dolaylı herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirketin yetkilisi olduğu ... ... İnşaat Müt.Mim.Oto Em.İnş.Malz.Beton Tes. Harf. Nak. Sa. Ve Tic.Ltd.Şti. isimli şirketin de davalı şirkete herhangi bir borcu olmadığı gibi, müvekkili ... ...'nin ticari ilişkiye şahsi/ayni teminat kapsamında bir taahhüdü ve müteselsil/müşterek borçlu sıfatı ile imzalamış olduğu bir sözleşme dahi bulunmadığını, -Davalı şirket vekili tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinin 4.sayfasının (13) numaralı bendinde "müvekkil şirket ile davacı arasında ticari ilişki mevcut olup, varolan sözleşme gereğince bugüne dek ödenmeyen ve senetle teminat altına alınmış toplam alacağımız 100.000-TL'nin alınmasının sağlanması adına" şeklindeki ifadesi ile uyuşmazlık konusu senedin kambiyo vasfına sahip olmadığını, "teminat senedi olduğunu" açıkça ikrar ettiğini, davalı şirketin davaya konu senedin teminat senedi olduğunu ifade etmesiyle birlikte senedin kambiyo vasfı sona erdiğini, bu sebeple teminat senedinden kaynaklı alacağın ispat külfetinin davalı alacaklıya geçtiğini, davalı şirketin defterlerinde yer alan kayıtlara göre müvekkili ... ... ile müvekkilin dava dışı ... ... Ltd.Şti.nin davalı şirkete borcunun olmadığı usulünce ispat edildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilesi sebebiyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;Mahkemenin 08.07.2025 tarihli ek karar ile davacı tarafın istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiğini, 23.06.2025 tarihli muhtırada; Sayın Mahkemenin 2022/809 Esas ve 2024/751 Karar sayılı ilamının, davacı tarafından 21.06.2025 tarihli dilekçe ile istinaf edilmiş olduğu, ancak yatırılmadığı tespit edilen 615,40 TL istinaf karar harcı, 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ve 1.000,00 TL istinaf gider avansının, muhtıranın tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre içinde Mahkemeler veznesine yatırılarak makbuzlarının dosyaya ibraz edilmesi gerektiği, aksi takdirde HMK m.344 uyarınca istinaf talebinden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun davacıya ihtar olunduğunu, gerekli harçların süresi içinde yatırmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, ödenmeyen ve senetle teminat altına alınmış toplam alacaklarının 100.000 TL'nin alınmasının sağlanması adına ihtiyati haciz konulduğunu, teminatın kısmen yatırıldığını, bu nedenle dahi işbu davanın reddedilmesi gerektiğini, Mahkemece de haklılıklarının sübut bulduğunu ve davanın reddine karar verildiğini, davacı tarafın huzurdakı davaya konu kambiyo senedinin bedelsiz senet olduğunu iddiasının ispatlanamadığını, taraflar arasında sözleşmesel ilişki olduğunu, taraflar arasında hukuki ilişki bulunmasa da senetten doğan borç ilişkisinin asıl ilişkiden soyut olduğunu, borç varlığını devam ettirmekle birlikte borcun ifa edilmemesinin müvekkili şirketi ticari alan ve ekonomik koşullarda zorladığını, davacı; Hot Döner markası ile işlettiği restoranını müvekkili şirkete bildirmeksizin ve şirketin onayını almaksızın kapattığı ve boşalttığı belirlenmiş olup muhatabın Franchise Sözlemesi'ne ve restoranın işletme yükümlülüklerine aykırı davrandığının tespit edildiğini, muhatap ile yapılan görüşmelerde, davacının, şubesini Antalya'ya taşıyacağını ve yeni şubesinin adresini de Şirkete bildireceği taahhüdünde bulunmasına rağmen Muhatap işbu taahhüdünü de yerine getirmeyerek sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davacının 22/10/2021 tanzim tarihli 22/08/2022 vade tarihli 100.000,00-TL bedelli senetten dolayı başlatılan İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından dolayı davalı yana borçlu olup olmadığından ibaret açılan Menfi Tespit davasıdır.Mahkemece verilen 20/11/2024 tarihli gerekçeli kararına karşı, davacı vekilinin 23/06/2025 havale tarihli dilekçe ile istinaf talebinde bulunduğu, Mahkemece davacı vekiline 615,40 TL istinaf karar harcını ve 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcını ve 1.000 TL istinaf gider avansını yatırması için 23/06/2025 tarihli "..Mahkememizin 2022/809 Esas ve 2024/751 Karar sayılı kararı 21/06/2025 tarihli dilekçeniz ile istinaf edilmiş olmakla, yatırılmadığı tespit edilen 615,40 TL istinaf karar harcının, 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcının ve 1.000,00 TL istinaf gider avansının iş bu muhtıranın tarafınıza tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içinde Mahkemeler Veznesine yatırarak makbuzların dosyamıza ibrazının sağlanması, aksi takdirde HMK 344 maddesi uyarınca istinaf talebinizden vazgeçmiş sayılacağınız hususu ihtar olunur." ihtarını içeren muhtıra düzenlendiği, muhtıranın usulüne uygun olarak 28/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği, verilen yasal 1 haftalık kesin süre içinde davacı tarafça harçların yatırılmadığı ve HMK'nın 344 maddesi gereğince davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Davacının vekilinin 08.07.2025 tarihli EK karara yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; mahkeme tarafından çıkartılan 23/06/2025 tarihli muhtırada harcın yatırılmasının istendiği, çıkartılan muhtıranın usulüne uygun olduğu ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen süresinde harcın yatırılmadığı, bu nedenle HMK 344 maddeye göre istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla ek karara yönelik istinaf başvurusunun reddine gerekmiştir.6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2025 tarih ve 2022/809 E., 2024/751 K. sayılı ek kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025