İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 30 yılı aşan ticari tecrübesi ile yurt içinde ve yurt dışında faaliyet gösterdiğini, “...” ibareli markasının 14/05/2008 başvuru tarihi ve... tescil numarası ile 03/06/07/08. Nice sınıflarında, Türk Patent ve ... Kurumu (TPMK) nezdinde tescilli bulun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/251 KARAR NO:2026/562 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:30/11/2023 NUMARASI:2021/254 E. - 2023/124 K. DAVANIN KONUSU:... (... Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 30 yılı aşan ticari tecrübesi ile yurt içinde ve yurt dışında faaliyet gösterdiğini, “...” ibareli markasının 14/05/2008 başvuru tarihi ve... tescil numarası ile 03/06/07/08. Nice sınıflarında, Türk Patent ve ... Kurumu (TPMK) nezdinde tescilli bulunduğunu, davalının 01/11/2019 başvuru tarihi ve ... tescil numarası ile “...” markasını, 07 Nice sınıfında haksız ve hukuka aykırı şekilde TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, davalı ...'nın davacı ... ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olup davacının yasalarla korunan ... haklarına tecavüz teşkil ederek haksız rekabet oluşturduğunu ve 6769 sayılı Kanun uyarınca hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Kadıköy ... Noterliği'nin 18/09/2020 tarihli ... ve ... yevmiye numaralı E-Tespit Tutanağı ile durumun tespit edildiğini ve Kadıköy ... Noterliğinin 23.09.2020 tarihli ...Yevmiye Nolu İhtarnamesi ile davalıyı mütecaviz eylemlerine son vermesi hususunda ihtarda bulunmuş ise de davalı yanca ihtarın dikkate alınmadığını ve davranışlarını sürdürdüğünü, davalının gerek amblem tasarımı gerek ürünlerinde seçtiği renkler yönünden neredeyse davacı ürünleriyle aynılıkla, tüketici algısında taraf ürünlerinin karıştırılmasına neden olduğunu beyan ve iddia ederek dava sonuçlanıncaya kadar, '’...’’ markası hakkında teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, '’...’’ markasının üçüncü kişilere devrinin tedbiren önlenmesine, ''...'' ibaresinin davalı tarafından ... olarak kullanımının tedbiren önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir şerhi konulması için Türk Patent ve ... Kurumuna müzekkere yazılması, Mahkeme teminatsız olarak ihtiyati tedbir verilmesi talebini ve dayanaklarını yerinde görmez ise, en düşük miktar üzerinden teminat ödenmesine karar verilmesine, davanın esastan kabulüne, akabinde fazlaya dair her türlü dava, talep ve alacak hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı ... tarafından 01.11.2019 tarihinde başvurulan ... başvuru ve tescil numaralı 07. Nice sınıfında ‘’...’’ markasının, Türk Patent ve ... Kurumu nezdinde hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine, müvekkilinin ... hakkına ve haksız rekabet kurallarına karşı tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının buna ilişkin eylemlerin durdurulmasına, bu eylemlerin bütün sonuçları ile ortadan kaldırılmasına, ürünlerin üretilmekte olduğu her türlü makina-araç-gerece el konulmasına ve yukarıda hükümsüzlüğü talep edilen ... amblemi taşıyan her türlü ürünün piyasadan toplatılmasına, yargılama neticesinde verilecek kararın tam metninin Türk Patent ve ... Kurumuna bildirilmesi ile ülke çapında yayın yapan en yüksek tirajlı gazetelerde ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ''...'' markasının tescil başvurusunun, müvekkili tarafından Nice sınıflandırma sisteminin 7'nci sınıfında yer alan bir kısım emtia ve hizmetlerde kullanılmak üzere 01.11.2019 tarihinde yapıldığını, söz konusu ... başvurusuna dair yapılan değerlendirmelerin ardından ... 02.03.2020 tarihinde tescil edildiğini, 29.05.2020 tarih ve 465 sayılı Resmi ... Bülteni'nde ilanına karar verildiğini, müvekkilinin, her geçen gün büyüyen iş hacmiyle, yurtiçinde ve yurtdışındaki müşterilerine en kaliteli hizmeti verebilmek adına, en pratik ve verimli çalışma aletlerini müşterilerinin kullanımına sunmak için, hiç değişmeyen istikrarlı büyüme hedefiyle maksimum faydayı önemseyen ve bunu şiar edinen bir ... yarattığını, müvekkilinin ''...'' ibareli markasının 01.11.2019 başvuru tarihi ... başvuru ve tescil numarası ile 07 Nice Sınıflarda Türk Patent ... Kurumu nezdinde tescilli olduğunu, müvekkilinin markasının taklitlerden korunması için ilk yol olan TPMK nezdinde tescili gerçekleştirdiğini, kendi yetkisi ve sorumluluğundaki ... kullanımının izinsiz olarak başkaları tarafından kullanılmasının önlenmesini sağlamak istediğini, sonucunda da ... başvurusunun bültende yayınlanmasına müteakip herhangi bir itiraz olmadığından tescilden doğan haklarını da elde ettiğini, davacı tarafça tescil edilen ... ile müvekkili tarafından tescil başvurusunda bulunulan markanın görsel, işitsel ve anlamsal bakımdan birbirinden farklı olduğunu, markaların iştigal ettiği alan, amblemdeki farklılıklar ve müşteri portföyü markaları ayırt edici kılmakla birbirinden farklı hale getiren özellikler olduğunu, dolayısıyla da müvekkili tarafından kullanılan markanın davacının ... ve işaretleri kullanmaktan doğan haklarına tecavüz oluşturduğuna katılmanın mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...TPMK nezdinde davacı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." ibareli markanın 3,6,7,8. Sınıflarda tescil edildiği, davalı adına ise ... tescil numaralı "..." ibareli markanın 7. Sınıfta tescil edildiği, davalı adına tescilli markanın tescil edildiği tarih üzerinden davanın açıldığı tarih göz önüne alındığında sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşmadığı, tarafların markalarının aynı hizmet ve mal sınıflarında tescil edildiği, tarafların markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak birbirine benzediği ve tüketici nezdinde karıştırılma ve iltibas ihtimalinin bulunduğu, bu haliyle davalı adına tescilli markanın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, ayrıca davalının davacı adına tescilli markanın iltibas yaratacak düzeyde ... olarak kullanılmasının haksız rekabet ve ... hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, dosya arasına alınan bilirkişi raporunda da bu hususların ayrıntılı olarak belirtilip incelendiği, raporun yeterli ve denetime elverişli olduğu ve hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmakla açılan davanın kabulüne" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Dava konusu ''...'' markasının tescil başvurusu, müvekkili tarafından Nice sınıflandırma sisteminin 7'nci sınıfında yer alan bir kısım emtia ve hizmetlerde kullanılmak üzere 01.11.2019 tarihinde yapıldığını, söz konusu ... başvurusuna dair yapılan değerlendirmelerin ardından markanın 02.03.2020 tarihinde tescil edildiğini, 29.05.2020 tarih ve 465 sayılı Resmi ... Bülteni'nde ilanına karar verildiğini, davacı tarafından ... başvurusunun tesciline karşı itiraz 2 aylık hak düşürücü süre içinde yapılmamış olmakla davacının itiraz hakkı bulunmadığını, 6769 sayılı SMK ''Yayıma itiraz başlıklı'' 18. Maddesi kapsamında ''Bültende yayımlanmış bir ... başvurusunun, 5 inci veya 6'ncı maddelere göre tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin itirazlar ilgili kişiler tarafından ... başvurusunun yayımından itibaren iki ay içinde yapılır'' denildiğini, -Müvekkili ''...'' markası ile Davacı tarafça tescil edilen ''...'' ibareli ... ile aynı ya da benzer olmadığını, tescil talebinde bulunulan ''...'' markasının ayırt ediciliğine dair ... amblemlerindeki renk, biçim ve desen kıstaslarına bakıldığında markaların birbirinden ayırt edici özellikler taşıdığını, ''...'' ibareli ... amblemine bakıldığında beyaz arka plan üzerine sarı ve siyah renklerin hakim olduğu, ... ibaresinin ... ibaresinin üstünde konumlandığı, X harfinin sarı ve siyah renklerinin kesişiminde yer aldığını, ''...'' ibareli ... ise beyaz arka plan üzerinde kırmızı ve siyah renklerin hakim olduğu, tek satır şeklinde kırmızı renkte ... ibaresinin siyah renkte ise ... kelimesinin yer aldığı, ... kelimesinin altında bir çizgi olduğu, M harfinin bu çizgiyi kestiğini, markanın bütünü itibarıyla ve tüketici kitlesi itibariyle karıştırılma ihtimali bulunmadığını, başvuruya konu ... beyaz zemin üzerine ''...'' kelime unsuru ile iki kat şeklinde sarı ve siyah renklerle ... / ... şeklinde yazılmış olup X harfi ortadan sarı ve siyah renkleri ayırdığını, Davacı şirkete ait ''...'' ... başvuru sayılı ... ise ... kelime unsurunun altı çizili şekilde ve M harfinin bu çizgiyi kesmesiyle beyaz arka plan üzerinde kırmızı ve siyah renklerle müteşekkil olduğunu, başvuru konusu markalarda ... ibaresi sadece yazılış ve okunuş olarak benzer olup ön plana çıkan esas unsur ... amblemlerine bakıldığında fonetik ve biçimsel anlamda farklı olduğunu, müşteri portföyü markaları ayırt edici kıldığını, Müvekkilinin TPMK nezdinde hukuka ve usule uygun bir şekilde tescil edilip yayınlanmış markasını kullanması kadar daha doğal bir şey olmadığını kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının, YİDK kararına itiraz edilmediği gerekçesi ile markanın hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceği iddiası sınai mülkiyet kanunu'na aykırı olduğunu, Davalı tarafça markanın tesciline dair verilen YİDK kararına 2 ay içerisinde itiraz edilmemesi gerekçesi ile markanın hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceği iddia edildiğini, markanın tesciline dair verilen YİDK kararının iptali ayrı bir hukuki kurum, ... hükümsüzlüğü ise ayrı bir hukuki kurum olduğunu, Birinin talep edilmemesi diğerinin talep hakkını ortadan kaldırmayacağını, Davalının ... tescili 01.11.2019 tarihli olup, işbu dava 29.07.2021 tarihinde ikame olunduğunu, 5 yıllık sessiz kalma yoluyla hak kaybının dolmadığını, davalı markası, müvekkili markası ile iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğunu, 17.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği gibi Davalı, anılan ürünlerde müvekkili şirkete ait "..." markası ürünlerinin gerek amblem tasarımını gerek ürünlere ait renklerin neredeyse aynısını kullandığını, yine etiket üzerinde ürünler ve işletmeler konusunda karışıklığa neden olacak ve tüketicilerin yanılgıya düşmesini sağlayacak şekilde müvekkile ait “...” markası ile iltibasa mahal verecek ve yalnız bir harf farklı olacak biçimde "..." ibareli markasına yer verdiğini, Davalı bu suretle ürünlerinin etiketine kötü niyetini açıkça gösterdiği yanıltıcı ibareler ve müvekkile ait “...” markası ile iltibasa mahal verecek mahiyette "..." markasını tanıtıcı ad ve işaret olarak kullandığını, Müvekkili ürünlerinin birebir aynı olan işbu ürünler, müvekkilin yıllardır sürdürdüğü hizmet politikasına ve sektör bilinirliğine zarar vermekte olup aradaki kalite farkı da müvekkiline duyulan sektörel güveni zedelediğini, Müvekkili markasının tanınmışlığının ve kitlelerce bilinirliğinin de bu denli geniş olduğu bir alanda, benzer dahi olmayan birebir aynı ürünler bakımından sistematik taklidin tesadüfi olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, markaların ortak kullanıldıkları ürün ve emtiaların aynı olması sebebiyle iltibas tehlikesinin yüksek olduğu ve bu bakımdan tecavüzün gerçekleştiğini, her iki ürünün de aynı amaca hizmet etmeleri ve müvekkili ile davalı şirketin aynı sektörde faaliyet gösteren üreticiler olmaları, uyuşmazlık konusu markaların aynı türden bir mala ilişkin olduğunu, davalının, davacı müvekkilin uzun yıllardır tescilli ve sektörel bilinirliği haiz markasını birebir aynı emtialar üzerinde, iltibasa neden olacak düzeyde benzerinin üretilerek satışa arz edilmesi yönündeki faaliyetleri ile müvekkili markasına tecavüz teşkil eden kullanımlarda bulunduğundan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı adına TPMK nezdinde tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkini, bu markanın kullanılması nedeniyle eylemlerin ... hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespiti ve bu eylemlerin durdurulması ile sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkindir. Davacı taraf davalı adına tescilli markanın davacı adına tescilli bulunan "..." ibareli ... ile benzer nitelikte olduğunu belirterek davanın kabulünü savunmuştur. Davalı ise markaların birbirinden farklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Davacının Markası, .... Şti.’nin ... markası (TPE’ce... Başvuru ve tescil Numaralı); 08.05.2009 tarihinde ve 03/06/07/08 Nice Sınıfları için tescilli olduğu, Davalının Markasının ...’nun... markası (TPE’ce ... Başvuru ve tescil Numaralı), 01.11.2019 tarihinde ve 07 nice sınıfı için tescil ettirildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda; "SMK m.29/1 a ve m. 7/2,b hükmü uyarınca davacıya ait ... ibareli markaya karşı tecavüz eyleminin oluştuğu, davacıya ait ... ibareli markaya yönelik davalı tarafından haksız rekabet hükümlerinin ihlal edildiği, SMK m.25/1, m.6/1 uyarınca davalıya ait ... tescil numaralı... markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu" kanaatini bildirmiştir. Davalının, markanın tesciline 2 ay içerisinde itiraz edilmemesi nedeniyle davacının talep hakkı olmadığını istinaf gerekçesi olarak ileri sürmüş ise de, 2 aylık sürenin markanın hükümsüzlüğüne ilişkin dava açma süresi olmadığı, YİDK kararının iptali talebine ilişkin süre olup, ... hakkına hükümsüzlüğünün talebi davasında ileri sürülemeyeceği,Davalının ... tescilinin 01.11.2019 tarihli olması ve davanın 29.07.2021 tarihinde açılması nedeniyle 5 yıllık dava açma süresi içinde davanın açılmış olduğu bu konudaki istinaf istemlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacı markasının "..." ibareli ... olup, davalıya ait markanın... ibareli ... olduğu, markalar arasında tek harf farklılığı olduğu, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal bir benzerlik olduğunun bilirkişi raporu ile değerlendirildiği, markasal kullanımların da benzer olduğu, davacı ve davalı tarafa ait markalarda yer alan emtiaların aynı tür olduğu, Davalı taraf “ ...” markasının adlarına tescilli olduğunu ileri sürmüş ise de markaların, davacı markasından sonraki tarihli olduğu, davacının markası tescilli olup, SMK 155. maddesi “..., patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınaî mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez.” hükmünün geçerli olduğu, buna göre verilen kararda aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/11/2023 tarih ve 2021/254 E., 2023/124 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın Davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2026