İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı tarafa İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyada başlattığı takip için 80.840,00TL ödediğini, 25.000.00 TL.,' nin üzerindeki tutarın değişik tarih ve tutarlarda olmak üzere davalı tarafın ... nolu posta çeki hesabına ö…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1266 KARAR NO : 2025/1784 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/05/2022 NUMARASI : 2018/1018 E. - 2022/442 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı tarafa İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyada başlattığı takip için 80.840,00TL ödediğini, 25.000.00 TL.,' nin üzerindeki tutarın değişik tarih ve tutarlarda olmak üzere davalı tarafın ... nolu posta çeki hesabına ödendiğini, müvekkilinin son ödemesinden sonra dava konusu bonoları davalı tarafın müvekkiline vermediğini, bu süreçte müvekkilinin davalı tarafa fazla para ödediğini, iddia ederek müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının tespitini, İstanbul 1. İcra Müdürlüğü nün ... ve ... E sayılı dosyalarındaki ana para ve faiz yönünden açılan takibin durdurulmasını davalı tarafın %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın icra takibine itiraz etmediğinden borcunun kesinleştiğini, davacının kar payı dağıtımı vaadiyle para topladığını, icra takibine 10 ay itiraz etmediğini, davacı hakkında tasarrufun iptali davası açtıklarında fazla para ödediğini iddia ederek menfi tespit davası açtığını, topladıkları paraya karşılık senet verdiğini, davacının dosyaya sunduğu dekontlarda herhangi bir izahat bulunmadığını, davacının müvekkiline başka borçlanmada bulunduğunu savunarak, davacının fazla ödeme yaptığını iddia ettiği tutarın kar payı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Tüm dosya kapsamı gerekçeli detaylı bilirkişi raporu gereği, takip öncesinde takip konusu bonoların ve faizlerinin bedelini aşacak şekilde davacı tarafından ödemede bulunulmuş olduğundan, ödemelerin yapıldığı tarih aralığı ve öncesi itibariyle doğmuş bulunun davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmaması nedeniyle davacı ödemelerinin dava ve takip konusu senetlere ilişkin olduğu kanaatine varılmış olup, senetlerin ana para ve faiz bedelleri takip tarihinden önce ödenmiş olduğu gerekçesi ile,1-Davanın kabulü ile İstanbul 1. İcra Dairesi ...Esas ve İstanbul 1. İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyalarına konu borçlar yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,2-Davacı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı borçlunun, icra takibine konu senetlere ilişkin borcun ödenmediğini, bu senetlere on ay süresince itiraz etmediğini, hakkındaki Tasarrufun İptali davası derdest edildikten sonra menfi tespit davası açtığını, müvekkilinin (...) kar payı dağıtma vaadiyle para toplayan davacıdan alacaklı olduğunu, davacının müvekkiline olan başka senetlere ait ödemeleri, takip konusu senetlere ilişkinmiş gibi göstererek borcundan kurtulmak istediğini, oysa ki 6098 sayılı TBK/101. maddesi uyarınca dekontlarda herhangi bir açıklama bulunmaması nedeniyle ödemenin hangi senedin kar payına ilişkin olacağı hususundaki seçimlik hakkının müvekkiline geçtiğini ve müvekkilinin bu hakkını icraya konu olmayan senetlerden kaynaklı kar payı borcuna mahsup ederek kullandığını, dinlenen tanık ...’nin beyanlarının kar payı olgusunu ispatladığını, ödemelerin borcun kaynağına değil kar payına ilişkin olduğunun ispatlandığını, davacının "borcun kapandığı ancak bonoların imha edildiği gerekçesiyle kendisine verilmediği" iddiasını somut delillerle ispatlayamadığını ve bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının Tasarrufun İptali davası açılınca mal varlığını muvazaalı olarak devrettiğini, icra takibine itiraz etmeyen davacının fazla ödeme iddiasının kötü niyetli olduğunu ve borçtan kaçma amacı taşıdığını iddia ettiğini ve tüm bu sebeplerle davanın reddi gerektiği halde ilk derece mahkemesinin eksik inceleme ve hatalı kanaatlerle davanın kabulüne karar verdiğini belirttiğini ileri sürerek kararın kaldırılması ve davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye dayalı menfi tespit davasıdır. Davacı tarafından, İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ve ... esas sayılı dosyasına ilişkin olarak, ödeme iddiasında bulunulmuştur. Davalı vekili ise davacının kar payı vaadiyle müvekkilinden ve çevreden para topladığını yapılan kısmi ödemelerin kar payı bedeli olduğunu, asıl alacağın ödenmediğini, senetlerde borcun sebebinin belirtilmediğini, müvekkilinin elinde davacının ödenmemiş dava konusu bonolar dışında 29.01.2018 vadeli 40.000,00 TL ve 27.12.2017 vadeli 40.000,00 TL bedelli iki adet bono olduğunu, bu bonolara mahsuben yapılan ödemelerin dava konusu takip dosyalarından işleme konulan bonolara ilişkin olarak gösterildiğini iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 23/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Taraflar arasında ticari ilişki olduğunu kanıtlayan fatura irsaliye sözleşme gibi belgelerin görülmediği, tarafların ticari defterlerini ibraz etmedikleri, Dava konusu senetlerin düzenleme tarihlerinin 31/07/2013 ödeme tarihlerinin 03/03/2015 olduğu, davacı tarafından takip tarihine kadar yapılan ödemelerin ilgili bankalardan celp edilen hesaplarında; ... 575541 hesaptan 31.950.00 TL.,Denizbank 3321357 hesaptan 27.995.00 tl.,... bankası ... hesaptan 17.985.00 tl.,Yapı Kredi 91811970 hesaptan 2.750.00 TL İşbankası Çağlayan Şişli şubesinden 50.095.00 TL., olmak üzere toplam 130.775,00 TL ödemenin davacı tarafından yapıldığı, Davacı tarafın yaptığı ödemeler toplamı 130.775.00 TL.,03/03/2015 ödeme tarihli Senet (-) 50.000.00 TL.,03/03/2015 ödeme tarihli(-) 20.000.00 TL.,03/03/2015 ödeme tarihli (-) 21.145.00 TL.,Fazla ödenen tutarın 39.630.00 TL olacağı,Davacı tarafın 105.000.00 TL ödemenin yapıldığını ve buna göre borcun bulunmadığının tesbitini talep etmiştir. Talebîne göre fazla ödemenin 105.000.00 TL.,03/03/2015 ödeme tarihli senet (-) 50.000.00 TL.,03/03/2015 ödeme tarihli(-)20.000.00 TL.,03/03/2015 ödeme tarihli(-) 21.145.00 TL.,13.855.00 TL fazla ödeme yapıldığı, Dekontlar üzerinde ödemenin izahatının bulunmadığı davalı tarafın davacının fazla ödemelerinin başka borçlarından dolayı ve kar payı dağıttığından dolayı yapıldığını iddia ettiği bu iddianın ispat yükünün davalıda olduğu, aksi halde ödemelerin senet için yapıldığının kuvvetli bir karine olacağı, davacı tarafın talep ilkesine göre 13.855 TL fazla ödeme yaptığı tespit edildiği" belirtilmiştir.16/11/2020 tarihli Bilirkişi EK raporunda özetle; "6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu (Yeni) MADDE 100 II. Mahsup 1. Kısmen ödemede, Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz. Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir.Davacı taraf davalı aleyhine 03/03/2015 ödeme tarihli 50.000.00 TL.,03.03.2015 ödeme tarihli 20.000.00 TL.,03.03.2015 ödeme tarihli 21.145.00 TL olmak üzere Toplam 91.145.00 TL., alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığı, Kök raporda davalı tarafın yaptığı ödemeler toplamının 130.775,00 TL., tespit edildiğini, davacı tarafın 105.840,000 TL., ödeme yaptığını ödemelerin bir kısmını senetlerin vadesi geçmeden ödediğini beyan ettiği, beyan etmiştir. TBK 100 maddeye göre yapılan değerlendirmede, Davacı tarafın vadesinden önce yaptığı ödemeler ... Hesabından 31.950.00 TL.,Denizbank hesabından 4.500.00 TL.,... Bankası hesabından 8.980.00 TL.,Toplam 51.415,00 TL olarak hesaplandığı, 91.145.00 TL Asıl Alacak (davalının takip tutarı) 51.415.00 TL vadesinden Önce ödeme 39.730.00 TL., temerrüt de düşen tutar olduğu, Takip tarihi: 13.02.2018 Temerrüt tarihi: 04.03.2015 İşlemiş faiz gün sayısı 1078 gün Faiz oranı: %9 İşlemiş faiz hesabı,Taraflar arasında ticari ilişki ve faturalaşma gibi dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı işlemiş faiz hesabının aşağıdaki Merkez Bankası genelgesine göre yapıldığı,39.730x1078günx9/36500=10.560.56 TL.,olduğu, 91.145.00 TL asıl alacak takip , 10.560.56 TL İşlemiş faiz 101.705.56 TL., davalı tarafın alacağı olacağı Davacı tarafın 105.840.00 TL., ödendiği, Davalı tarafın alacak tutarı 101.705.56 TL olduğu, Davacı tarafın 4.134.44 TL fazla ödeme yaptığı " belirtilmiştir. İstanbul 1.İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine, 03.10.2013 tanzim, 03.03.2015 vade tarihli 131 gr has altın meblağlı bonoya istinaden 13/02/2018 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. İstanbul 1.İcra Dairesi ... Esas. sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine, 31.07.2013 tanzim tarihli 03.03.2015 vadeli 50.000,00 TL ve 31.07.2013 tanzim tarihli 03.03.2015 vadeli 20.000,00 TL meblağlı bonoya istinaden 13/02/2018 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Davacı tarafından, İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ve ... esas sayılı icra dosyaları yönünden ödeme iddiasına dayalı olarak menfi tespit davası açılmıştır. Davacı tarafça takibe konu alacak miktarlarına yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığından, ödeme hukuki sebebine dayanıldığından Dairemizce alacağın varlığı ve geçerliliği yönünden herhangi bir inceleme yapılmamış, ispat yükünün ödeme iddiasında olan davacı borçlu üzerinde olduğu kabul edilmiştir. Davalı tarafça, davacının kar payı vaadiyle müvekkilinden ve çevreden para topladığını yapılan kısmi ödemelerin kar payı bedeli olduğunu, asıl alacağın ödenmediğini, senetlerde borcun sebebinin belirtilmediğini, müvekkilinin elinde davacının ödenmemiş dava konusu bonolar dışında 29.01.2018 vadeli 40.000,00 TL ve 27.12.2017 vadeli 40.000,00 TL bedelli iki adet bono daha olduğunu, bu bonolara mahsuben yapılan ödemelerin dava konusu takip dosyalarından işleme konulan bonolara ilişkin olarak gösterildiğini iddia ederek davanın reddini talep ettiği anlaşılmaktadır. Davaya konu icra takipleri dayanağı bonoların 31/07/2013 tanzim 03/03/2015 vadeli ve 31/07/2013 tanzim 03/03/2015 vadeli bonolar olduğu, davalı alacaklı vekilinin ödemelerin müvekkilinde bulunan 29.01.2018 vadeli 40.000,00 TL ve 27.12.2017 vadeli 40.000,00 TL bedelli iki adet bonolara yönelik olduğuna ve ödemelerin kar payına yönelik olduğuna ilişkin savunmasının ispatlanamadığı, ödeme dekontlarında hangi senet için ödeme yapıldığına dair açıklama bulunmadığı, ödemenin vadesi geçmiş borç için yapıldığının kabulü gerektiği, davalı alacaklının hangi borçtan mahsup edeceğine yönelik seçim hakkı bulunduğuna yönelik savunmasının da yerinde olmadığı, bilirkişi raporunda da davacı tarafından takibe konu borçtan fazla ödeme yapıldığı tespit edilmiş olmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre yerinde olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2022 tarih ve 2018/1018 E. 2022/442 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.229,93-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.807,49-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.422,44-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025