İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil Şirket, ... olarak tanınmakta olup, yurt içi ve yurt dışında büyük çaplı Havalandırma Kanal Makineleri üretimi ve ticari faaliyetlerinde bulunduğunu, bu müşteri çevresinin farkında olan davalı taraf ve ticari ra…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1166 Esas KARAR NO : 2025/1380 İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 27/06/2025 NUMARASI : 2025/100 E. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil Şirket, ... olarak tanınmakta olup, yurt içi ve yurt dışında büyük çaplı Havalandırma Kanal Makineleri üretimi ve ticari faaliyetlerinde bulunduğunu, bu müşteri çevresinin farkında olan davalı taraf ve ticari rakip firma ... Makina şirketi ise müvekkilden habersiz ve izinsiz olarak ''...'' markasını kendi websitesinde anahtar kelime yoluyla sponsorlu reklam vermek suretiyle Müvekkilin marka hakkına tecavüz ettiğini, davalı taraf ... Makina şirketi de müvekkil gibi Havalandırma makina üretim, satış ve ihracatıyla iştigal ettiğini, her iki şirketin de faaliyet alanları aynı olup aynı piyasaya hitap eden rakip firmalar olduğunu, Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/5 Değişik iş sayılı dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere "..." markasını internet ortamında arayan müşterilerin kendi şirketlerine yönelmesini, kendi makinelerini satın almalarını temin etmek için hukuka aykırı şekilde "..." markasına kendi www.....com internet sitelerinde ücretli sponsorlu reklam vermek suretiyle google arama motorunda ... araması yapıldığında en üst sırada kendi şirketlerinin internet sitelerinin çıkmasını temin ettiğini, bu nedenlerle SMK. Madde 159 uyarınca marka haklarına tecavüz oluşturan reklamın bilerek ve kötüniyetli olarak verildiği ''....com'' domain adresli internet sitesine halihazırda 2025/5 d.iş dosyasında bulunan 500.000 TL miktarlı yüksek teminat kafi görülerek bir daha teminata hükmedilmeksizin veya uygun bir teminat mukabilinde Reklamın bilerek ve kötüniyetli olarak verildiği ''....com'' domain adresli ve alan adlı internet sitesine erişim engeli getirilmesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece 23/05/2025 tarihli ara karar ile; "SMK'nın 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 500.000,00 TL teminat yatırıldığında yada muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibrazı halinde ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; bilirkişi raporu ile tespit edilen davalı tarafa ait "....com" alan adına Türkiye'den erişimin tedbiren engellenmesine, " karar verilmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesi ile; 14.03.2025 tarihinde mahkemenizce yapılan ihtiyati tedbire itiraz duruşmasında davacının esas hakkındaki davayı süresinde açmaması nedeniyle ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalktığını, Mahkemeniz tarafından verilen ihtiyati tedbir kararı 14.03.3035 tarihindeki duruşmada kaldırılmış olmasına ve davalı tarafından da haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranan zararın tazmini nedeniyle mahkemeniz davacısına karşı dava açılmış olmasına rağmen, 01.02.2025 tarihli eski bir bilirkişi raporuna dayanarak tekrar ihtiyati tedbir talep edilmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, tecavüzün varlığının olup olmadığının tespiti için yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekirken 5 ay önceki bir bilirkişi raporuna dayanarak tekrar ihtiyati tedbir kararı verilmesine itiraz ettiklerini, bu nedenle öncelikle eski tarihli bilirkişi raporuna dayanarak verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davacının talep ettiği ve mahkemeniz tarafından verilen 24.02.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kalkmış olduğu ve davalı tarafından bu konuda tazminat davası açıldığı ve taraflar arasındaki derdest dosyalar dikkate alınarak ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, Mahkemeniz aksi kanaatte ise davalı şirketin ticari hayatının sekteye uğramaması ve faaliyetlerine yeknesak bir şekilde devam edebilmesi adına mahkemenizce belirlenecek bir teminat tutarında ters tedbire çevrilmesini talep etmiştir.Mahkemece 27/06/2025 tarihli ara karar ile; "Davalı vekilinin mahkememizce verilmiş ihtiyati tedbir kararına yapmış olduğu itirazın REDDİNE," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davacının, tedbire dayanak olarak süresinde esasa geçilmediği için kendiliğinden kalkan Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/5 D. İş sayılı dosyasından alınan 01.02.2025 tarihli rapora dayandığını, kendiliğinden kalkan kararın dayanağı olan bu raporun da kendiliğinden kalkmış yani yok hükmünde sayılması gerektiğini, bu nedenle ihtiyati tedbirin verilmesini haklı çıkartacak yaklaşık ispat oluşturan bir delilin veya delil değerlendirmesinin mevcut olmadığını ve tedbire itirazın reddine yönelik kararda isabet bulunmadığını, verilen tedbir kararına ilişkin esasa yönelik bir talep bulunmadığı gibi süresinde açılmış esasa ilişkin bir dava da mevcut olmadığını, davacının sadece maddi, manevi tazminat ve web sayfasına erişimin engellenmesine yönelik tedbir kararı verilmesi yönünde dava açtığını, davalının haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğradığı zararların tazmini için Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde 2025/91 E. Sayılı dava açtığını, bu dava neticesinde mahkemenin ara kararı ile davacı ...'ın esasa geçmediği için kendiliğinden kalkan ihtiyati tedbir kararına ilişkin yatırmış olduğu 500.000 TL tutarındaki teminata tedbir kararı koyulduğunu, davaya dayanak davacı markasına yönelik Kullanmama Nedeniyle İPTAL istemi ile Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuru yapıldığını, huzurdaki davanın hükümsüzlük ve/veya ceza davası olmadığından talepten fazlasına hükmedilemeyeceği gibi fazlasının da inceleme konusu yapılamayacağını, davacının marka hakkına tecavüze yönelik hak iddiasını oluşturan web sayfasındaki markasal kullanımı ile tescilli markasının birbirinden farklı olduğunu davacı ve davalı markaları arasında iltibas, iktibas yaratacak bir benzerliğin bulunmadığını, marka hakkına tecavüz fiillerine yönelik somut bir isnatta bulunulmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının da mevcut olmadığını, verilen tedbirin ölçüsüz olduğunu, davacının iddiası olan markasının ve şirket unvanının Google arama motoruna yazıldığında davalı sitesine yönlendirildiği durumunun davalının tasarrufunda oluşabilecek bir eylem olmadığı gibi davalının web sayfası içeriğinde de davacıya ait hiçbir marka veya çağrışım yapılabilecek iz ve/veya işaretin olmadığını, buna rağmen davalının tümüyle internet sayfasına erişimin engellenmesinin, davalının web sitesi içerisinde yer alan tescilli patent ve faydalı modellerine de erişimi engelleyeceğinden hem kanuna aykırılık hem de ölçüsüzlük oluşturacağını, verilen tedbir kararının esasa geçilmediğinden kendiliğinden kalkmış sayılması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde sadece maddi, manevi tazminat ve web sayfasına erişimin engellenmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, dolayısıyla esasa ilişkin talebi bulunmadığından verilen tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava marka hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi ile açılmış olup, dava dilekçesi ile davalıya ait internet sitesine erişim engeli getirilmesi şeklinde ihtiyati tedbir talep edilmiştir. Davacı vekili, davalı rakip firma ... Makina’nın müvekkiline ait “...” markasını kendi web sitesinde anahtar kelime yoluyla sponsorlu reklam vererek marka hakkına tecavüz ettiğini beyanla , maddi ve manevi tazminat istemli dava dilekçesinde “....com” alan adlı siteye erişim engeli getirilmesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece teminat karşılığında tedbir talebinin kabulüne ve tedbire itirazın ise reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf talep etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.HMK’nın 389/1. maddesindeki düzenlemeye göre, ihtiyati tedbir ; bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki koruma olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda HMK 389/1 kapsamında ihtiyati tedbire karar verilemez. Mahkemece 2025/5 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda ; dosyada belirtilen ... ibaresi ile Google arama motorunda yapılan sorgulama sonucunda birinci sayfa en üstte https://www.....com.tr alan adının çıktığı, reklamveren'in ... Teknoloji A.Ş. olduğu, ....com.tr alan adı kontrol edildiğinde alan adının 01 Aralık 2004 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinde ... Makina İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yazdığı, talep eden taraf ve karşı tarafın aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, aynı ihtiyaçları karşıladıkları, aynı alıcı kitlesine hitap ettikleri, talep eden tarafa ait ... tescil numaralı ve asli ibaresi ... olan markasının tespit konusu Nice 07. Sınıf “Ahşap, metal, cam ve plastik malzemelerin ve madenlerin işlenmesi, bunlara şekil verilmesi için makineler, takım tezgahları ve bu amaçla kullanılan endüstriyel robotlar. İş makineleri, aynı işleve sahip robotik mekanizmalar" kapsamında tescilli olduğu, aleyhine tespit talep edilenin, Google arama motorunda ... ibaresi ile yapılan sorgulama sonucunda birinci sayfa en üstte https: / /www.....com.tr alan adının “ücretli sponsorlu reklam” kısmında görüntülendiği, işbu durumun 6769 Sayılı SMK md. 7 / 3 (d) kapsamında, talep eden tarafın marka tescilinden doğan haklarının ihlali niteliğinde sayılabileceği" tespit edildiğinden ihtiyati tedbir talebi kabul edilmiştir. Ancak eldeki davada uyuşmazlık konusunun marka hakkına tecavüzün tespiti, meni, refi olmadığı, davanın tecavüz nedeniyle zarar tazminine yönelik olduğu, davanın konusuna göre verilecek hükmün ihlal teşkil edem eylemlere ilişkin olmayacağı bir miktar paranın tahsili istemi ile ilgili verilecek hüküm yönünden, 6100 sayılı yasanın 389 ve devam maddeleri gereğince yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden , somut dava konusu para alacağına yönelik olduğundan internet sitesine erişim engeli getirilmesi yönündeki tedbir talebinin dava konusu talep ile uyumsuz olduğu HMK m.389, SMK m.159 hükümlerinin tazminat davasında uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davalı vekilinin ihtiyati tedbire yönelik itirazında haklı olduğu, istinaf talebinin kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince 27/06/2025 tarihli tedbire "itirazın REDDİNE," dair ara kararın kaldırılmasına ; tedbire itiraz hakkında aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına; Davalı vekilinin tedbire itirazının kabulüne, 23/05/2025 tarihli tedbir ara kararının kaldırılmasına, davacının tedbir talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 27/06/2025 tarih, 2025/100 E., Sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- İhtiyati tedbire itirazın KABULÜNE, 23/05/2025 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının KALDIRILMASINA,4- Davacı vekilinin İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE,4- İstinaf talebi kabul edilen davalının istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, 5- İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 1.200,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.883,10 TL yargılama giderinin ileride haksız çıkan taraftan karşılanmasına,6- İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 ve 353/1-b/2. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025