İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/06/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardır ulusal düzeyde ... markası ile piyasada tanındığını, müvekkili şirketin son olarak "..." ve "..." markasını ve şekillerini TPMK nezdinde tescil ettirerek bu marka üzerinden ticari faaliyetini sürdürdüğünü…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/299 Esas KARAR NO: 2025/876 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 24/11/2022 NUMARASI: 2021/266 E. - 2022/239 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/06/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardır ulusal düzeyde ... markası ile piyasada tanındığını, müvekkili şirketin son olarak "..." ve "..." markasını ve şekillerini TPMK nezdinde tescil ettirerek bu marka üzerinden ticari faaliyetini sürdürdüğünü, davalı şirkete ait olduğu tespit edilen "..." isimli ticari oluşum ve "www...com" internet adresli şirketin müvekkiline ait markayı ve ticari unvanı kullanmak suretiyle iltibas yarattığını ve bu alandaki ortalama bir tüketicinin zihninde karışıklık yarattığını, müvekkili şirket tarafından kullanımlarının durdurulması amacıyla davalı şirkete noterlik vasıtasıyla ihtarname gönderildiğini, davalı şirketin bu ihtarnameye karşı sessiz kaldığını ve davalı kullanımının müvekkilinin markadan doğan haklarına ve markasına, ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, davalı kullanımlarının davacının markalardan doğan haklarına ve ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, men'ini, ref'ini ve 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yaklaşık bir yıldır kendi alanında hizmet verdiğini, verdiği kaliteli hizmet neticesinde tanınmış bir vaziyette olduğunu, müvekkili şirketin günümüz tabiriyle gamer olarak tabir edilen bilgisayar oynayan oyuncuların aklına gelen bir numaralı oyun parası satış sitesi olduğunu ve markasının müvekkil şirkete ait olan "www...com.tr" ve "..." olduğunu, müvekkilinin davacının ticari amaç güttüğü alandan çok daha farklı bir alan olan online oyun parası satışı alanında oyun parası satışı alanında hızla devam ettiğini, müvekkilinin markası ile davacı markası arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin başvuruda bulunmuş olduğu marka şekli ve işitsel anlamda davacının huzurdaki davaya konu ettiği markalara hiçbir şekil ve koşulda benzemediğini ve iltibasa sebebiyet vermediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "önceki tarihli "..." esas unsurlu markaların davacı şirket adına tescilli olduğu, davalı tarafın ... başvuru nolu "..." ibareli marka başvurusunun dava konusu 35. Sınıftaki "oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran yada monitor ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar" emtiaları yönünden kurumca reddedildiği ve tescil edilmediği, buna rağmen davalı tarafça adına olan www.....com internet sitesi üzerinden davacı adına tescilli ... tescil nolu 35. Sınıftaki "oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran yada monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar" emtiaları yönünden fiilen kullanıldığı, davalının markasal kullanımının SMK 7/2-b maddesi anlamında bu hizmetler yönünden aynı/benzer olup davalının bu kullanımının davacı adına tescilli ... tescil nolu "..." asli ibareli marka ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali doğurduğu, bu haliyle davalı fiili kullanımının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla, davacının marka haklarına tecavüze ilişkin talebi yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davalının yukarıda belirtilen eylemi davacının markadan doğan manevi haklarını ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi , markanın bilinirliği ve tarafların sosyal ekonomik durumları ile manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 20.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinin konu kısmında davalı ticaret unvanının terkini talebini göstermiş ise de, dava dilekçesinin netice-i talep kısmında unvan terkinine ilişkin bir talepte bulunmamıştır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre "Mahkeme neticei taleple bağlıdır. Mahkemenin talepleri dava dilekçesindeki açıklamalara göre değil, neticei talebe göre değerlendirmesi gerekir.(Yargıtay 9. HD 2015/23226 E - 2018/12914 K sayılı ilamı )" Buna göre unvan terkini yönünden herhangi bir karar verilmemiştir. Yine Yargıtay Yerleşik içtihatlarına göre, ticaret unvanı terkin edilmedikçe unvanın kullanılması men edilemeyeceğinden davacının bu yöndeki talepleri yönünden dava reddedilmiştir.Yine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin son içtihadına göre marka haklarına tecavüz ile birlikte markaya dayalı olarak haksız rekabet davası açılamayacağından," şeklindeki gerekçeleriyle 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının www.....com internet sitesi üzerinden "..." markasal kullanımının, davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markalardan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine , 2-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıya ait olmak üzere ülke çapında yayınlanan bir gazete ile ilanına, 3-Takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Fazlaya dair talepler yönünden davanın reddine, " şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili uzun yıllardır ulusal düzeyde ... markası ile piyasada tanındığını ve "..." ve "..." markasını ve şekillerini TPMK nezdinde tescil ettirerek bu marka üzerinden ticari faaliyetini sürdürdürdüğünü, davalı şirkete ait olduğu tespit edilen "... " isimli ticari oluşum ve "www.....com" internet adresli şirketin müvekkili şirkete ait markayı ve ticari unvanı kullanmak suretiyle iltibas yarattığı ve bu alandaki ortalama bir tüketicinin zihninde karışıklık yarattığından, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, men edilmesi, ref'i, ticaret unvanının terkini, haksız rekabetten doğan maddi durumun ortadan kaldırılması ve tazminat talepli dava açtıklarını, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, mahkeme dilekçenin talep kısmı ile bağlı olunduğu gerekçesi ile ticaret unvanın terkini yönünde karar verilmediği belirtilmişse de dava dilekçesi bir bütün olduğunu, dilekçenin konu ve açıklamalar kısmında belirtilen talebini netice talep kısmında belirtilmemesi bu konuda ret kararı verileceği anlamına gelmediğini, mahkemece dilekçenin "talep sonucu" kısmında eksiklik olduğu düşünüldüyse HMK m. 119/2 gereğince eksikliğin tamamlanması için süre verilmesi gerektiğini, mahkeme eksikliğin giderilmesi için süre vermeden hüküm kurmasının eksik ve hatalı olduğunu, mahkeme "ticaret unvanı terkin edilmedikçe unvanın kullanılması men edilemeyeceğinden" gerekçesi ile davalı şirketin ticaret unvanını kullanmasından men edilmesi talebinin reddine karar verdiğini TTK m. 527'de ticaret unvanına tecavüzün bulunduğu hallerde hak sahibinin bunun tespitini ve yasaklanmasını isteyebileceğinin düzenlendiğini, mahkemece verilen manevi tazminat miktarı ihlalin boyutu, niteliği, müvekkili şirketin markasının bilinirliği dikkate alındığı zaman ihlal sebebiyle zedelenen manevi hakların tazmini için yeterli olmadığını, taleplerinin çok altında bir tazminat kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket ülke çapında ... Bilgisayar markası ile hizmet verdiğini, elektronik ürünlerin satışı alanında ulusal alanda tanınmışlık düzeyine erişmiş ve toplum tarafından da tanındığını, davalı müvekkilinin bilinirliğinden yararlanarak haksız menfaat elde ettiğini, davalı şirketin müvekkil şirket ile oldukça benzer bir ticari unvan kullanarak ortalama bir tüketicinin algısının karışmasına ve davalı şirket ticaret unvanı ile müvekkil şirket ticari unvanı bakımından ayrım yapamamasına sebebiyet verdiğini belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını, yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulü ile, davalının ticaret unvanının terkinine, davalının "..." ve "vtn" ibaresini kullanarak ticari faaliyette bulunmaktan men edilmesine, davalının müvekkili şirketin marka hakkında tecavüzde bulunduğu ve haksız rekabet teşkil eden eylemlere giriştiği sabit olduğundan 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkil şirkete verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacının ticari amaç güttüğü alandan çok farklı bir alan olan online oyun parası satış alanında faaliyetlerini yürüttüğünü, alanında akla gelen bir numaralı oyun parası satış sitesi olduğunu, davacının markası ile karışma ihtimali olmadığını, müvekkilin TPMK nezdinde başvuruda bulunduğunu, marka şekli ve işitsel anlamda davacının işbu davaya konu markası ile hiçbir şekil ve koşulda benzemediği ve iltibasa sebebiyet vermediğini, mahkemece "..." ibaresinin sadece davacıya ait olduğu yönünde verilen kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece müvekkilin TPMK nezdinde marka başvurusu ile ilgili henüz nihai karar verilmemişken dosya üzerinden müvekkili aleyhine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, "..." kelimesi toplumun tümü üzerinde etkisi olan ve herkes tarafından alenen kullanılan bir kelime olduğunu, müvekkilin marka ve logosunda bu kelimeyi kullanması davacının markası üzerinden haksız kazanç elde ettiği veyahut davacının markasına tecavüz ettiği anlamına gelmediğini, müvekkili aleyhine açılan bu dava müvekkilin işlerini baltalamayı amaçladığını, müvekkilin başvuruda bulunduğu marka ve kullandığını unvan ile davacının eldeki davaya konu olarak sunduğu markalar hiçbir şekilde benzerlik göstermediğini, müvekkilin başvurusu ve markası yeni bir oluşum olmadığını, yaklaşık 1 yıldır müvekkili bu marka ile Eskişehir piyasası başta olmak üzere tüm Türkiye çapında ticaret yapan ve müşterilerini son derece memnun eden bir firma olduğunu, davacı öncesinde haberi olmasına rağmen kötü niyetli olarak sonradan davayı ikame ettiğini, iki marka arasında herhangi bir iltibas yaratacak unsur olmadığını, müvekkilinin internet sitesinin ara yüzü olarak siyah rengi kullandığını ve bu hususunda göz önünde bulundurulması gerektiğini, mahkemece davaya cevaplarının ve bilirkişi raporuna itirazlarının göz ardı edildiğini, müvekkiline ait " ...", "www.....com" markası ve internet sitesi bir bütün olarak değerlendirilmediğini, parçalara ayrılarak değerlendirildiğini ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, müvekkilin markasında bulunan oyun kolu(joystick)'e benzeyen ve bir nevi marka sembolü olan "..." harfi bile müvekkilin markasının davacının markasından farklı bir marka olduğunu gösterdiğini, müvekkili davacı taraf ile aynı sektörde ticari amaç ile hareket etmediğini, müvekkilinin faaliyet gösterdiği alan "oyun parası satışıdır" davacı hiçbir zaman bu alanda faaliyet göstermediğini, bu nedenlerle marka tecavüzü veya iltibastan bahsedilmesinin mümkün olmadığını beyanla istinaf isteminin kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasını, dosyanın yeniden incelenerek yeni bir karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalının davacının marka ve ticaret unvanından doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve manevi tazminatın tahsili ve ticaret ünvanının terkini davasıdır.TPMK kaydına göre, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tescil numaralı markaların davacı adına, ... başvuru nolu markanın davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 21/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" davalının "..." ibareli markasal kullanımının davacı adına tescilli ... numaralı "..." asli ibareli marka ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline sebep olacak nitelikte benzerlik arz ettiğini, taraf şirketlerin iştigal konuları arasında ve davalının iştigal konuları ile davacının tescilli markaları kapsamındaki emtia ve hizmetler arasında örtüşmenin söz konusu olduğunu, davalının "..." ibareli fiili marka kullanımının ve ... ibaresinin sessiz harflerinden oluşan ve ... olarak algılanan "..." ibareli ticaret unvanının, davacının tescilli marka hakları ve ticaret unvanı ile iltibasa sebebiyet verdiğini, bu sebeple davacının marka hakkına ve ticaret unvanına tecavüzün şartlarının oluştuğunu, davalı unvanındaki "..." ibaresinin daha önce tescil edilmiş olan davacı unvanındaki kılavuz sözcük olan "..." ibaresi ile iltibasa sebep olacağı ve davacı şirketin marka hakkı ve ticaret unvanına dayalı olarak davalı şirket unvanının tümden ya da "..." ibaresinin silinmesi yoluyla kısmen terkini şartlarının da oluştuğunu" belirtmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, önceki tarihli "..." esas unsurlu markaların davacı şirket adına tescilli olduğu, davalı tarafın ... başvuru nolu "..." ibareli marka başvurusunun dava konusu 35. Sınıftaki "oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran yada monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar" emtiaları yönünden kurumca reddedildiği ve tescil edilmediği, buna rağmen davalı tarafça adına olan www.....com internet sitesi üzerinden davacı adına tescilli ... tescil nolu 35. Sınıftaki "oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran yada monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar" emtiaları yönünden fiilen kullanıldığı, davalının markasal kullanımının SMK 7/2-b maddesi anlamında bu hizmetler yönünden aynı/benzer olup davalının bu kullanımının davacı adına tescilli ... tescil nolu "..." asli ibareli marka ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu anlaşılmakla mahkemece markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi yönünden verilen karar dosya kapsamına uygundur. Tarafların kusur durumu olayın oluş şekli göz önünde bulundurulduğunda mahkemece hükmedilen 20.000,00 TL manevi tazminat dosya kapsamına uygun olduğundan davacının bu konudaki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı vekili tarafından, dava dilekçesinin konu kısmında ve içeriğinde, davalıya ait ticaret unvanının terkini talebini belirttiği, mahkemece uyuşmazlık tespitinde ticaret unvanının terkini talebinin belirlendiği ve ticaret unvanının terkini talebinin dava konusu olduğu, davalının ticaret unvanında yer alan "..." ibaresi davacının unvanındaki ve markasında yer alan ... ibaresinin kısaltması olduğundan TTK 52. maddeye göre unvanın terkini şartlarının oluştuğu, bu konuda dava sübut bulmuş olmakla mahkemece dava dilekçesinin netice-i talep kısmında ticaret unvanı terkini talebi bulunmadığından bahisle verilen karar yerinde görülmemiştir. Haksız rekabet davası yönünden yapılan incelemede; Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri ve TTK haksız rekabet hükümleri arasında özel hüküm/genel hüküm ilişkisi bulunmadığı gibi, bu hükümler farklı hukuki yararları korumaktadır. Kanunun amacını düzenleyen 6769 Sayılı SMK 1/1 Maddesinde ; "(1) Bu Kanunun amacı, marka, coğrafi işaret, tasarım,patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır." şeklindeki hükümden Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerinin öncelikle, hakların kendisini ve hak sahibini korumayı amaçladığı, oysa TTK 54/1. Madde de; " (1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatlerine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır." hükmü ve devam eden (TTK 55/1-a-4, 55/1-c, 55/1-f hükümlerinden) haksız rekabet hükümlerinin dürüst ve serbest rekabet ortamının korunması yanında, işletmesel çabayı, birikimi ve yatırımı kapsayan emeği korumayı amaçladığı, aralarında özel hüküm genel hüküm ilişkisi bulunmadığı, birbirinden bağımsız ve kendi kurallarını takip eden bir koruma sağladığından ve iki hukuk davalının uygulanma şartları ve koruma yöntemleri birbirinden farklı olduğundan (bkz Doç. Dr. ..., Tasarımların Haksız Rekabet Hükümlerine Göre Korunması-Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları 2014 ve benzer yönde görüş, Dr. Öğr. Üyesi ..., Av. ...-... Mülkiyet Hukuku ile Haksız Rekabet Hukuku Arasında Kümülatif Koruma İlişkisi) kümülatif olarak uygulanabileceği, TTK 54/1-a-4 madde gerekçesinin de kümülatif uygulamayı engelleyici bir açıklama içermediği gibi önceki düzenleme (6762 Sayılı TTK 57/5) ile ilke ve amaç yönünden özdeş olduğunun belirtildiği, uygulamayı devam ettirme amacı taşıdığı, ancak yorum güçlüğü nedeniyle maddede yer verilmediği, gerekçe son cümleden, kümülatif uygulama için başkasının "ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları ile iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları" cümle parçasının madde de yer almasına gerek bulunmadığına işaret edildiği, kümülatif korumanın AB müktesebatına da uygun olduğu, fikri mülkiyet hakları (sınai mülkiyet haklarını da kapsar şekilde geniş şekilde kullanılmıştır) ile haksız rekabet hükümlerinin kümülatif olarak uygulanmasında yasal engel bulunmadığı sonucuna varılmış, mahkemece markaya tecavüzün kabulü kararı verilmesine rağmen, koşulları oluştuğu halde haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin de kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,3- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/11/2022 tarih, 2021/266 E., 2022/239 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 4-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının www.....com internet sitesi üzerinden "... GAME" markasal kullanımının, davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markalardan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabetinin tespitine, men'ine ve ref'ine 5-Davalının ticaret unvanında yer alan "VTN" ibaresinin terkinine,6-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıya ait olmak üzere ülke çapında yayınlanan bir gazete ile ilanına, 7-Takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya dair talebinin reddine, 8- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;8/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden 615,40 TL, unvan terkini davası yönünden 615,40 TL, manevi tazminat davası yönünden 1.366,20 TL olmak üzere toplam 2.597,00 TL karar harcından peşin alınan 913,17 TL'nin mahsubu ile 1.683,83 TL'nın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 8/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 59,30 TL başvurma harcı, 913,17 peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, olmak üzere 980,97 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8/c- 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 165,70 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.165,70 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 1.733,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 8/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre markaya tecavüz haksız rekabet için 40.000,00 TL., vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 8/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, unvan terkini yönünden, 40.000,00 TL., vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 8/e- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat davası için 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 8/f- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen manevi tazminat davası için 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 9- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 9/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 9/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 36,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 528,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,9/c- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.212,40 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 350,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.862,40 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 9/ç-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,10- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/06/2025