İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, dava dışı ... Tarım Hayvancılık Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. İsimli şirkette çalışırken 10/11/2010 tarihinde iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, şirkette 09/04/2014 tarihe kadar çalıştığını, ... Cafe isimli bir müşterinin kotası…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/742 KARAR NO : 2025/1340 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 21/02/2025 NUMARASI : 2024/348 E. - 2025/162 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Alım Satım) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, dava dışı ... Tarım Hayvancılık Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. İsimli şirkette çalışırken 10/11/2010 tarihinde iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, şirkette 09/04/2014 tarihe kadar çalıştığını, ... Cafe isimli bir müşterinin kotasının 2.000,00 TL olduğu, 2.620,00 TL'lik mal satış olması nedeni ile 620,00 TL yi zimmetine geçirdiği iddiası ile karşılaştığını, ... Cafe'ye 2.620,00 TL'lik ürün satışı yapıldığını, bu miktarın 2.000,00 TL'sinin ... Cafe'ye fatura edilirken geri kalan 620,00 TL'sinin ise her iki müşterinin bilgi ve onayı doğrultusunda ... Park Gıda isimli müşteriye fatura edildiğini, her iki müşterinin de anılan borçları kabul ettiklerini, buna rağmen Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ... Cafe aleyhine takip başlatıldığını, dava dışı işyeri aleyhine yapılan işlemi sahte fatura düzenlemek olarak nitelendirildiği ve müvekkilinin zimmetine para geçirmekle suçlandığını, sahte fatura ve zimmet iddiaları içeren bir tutanak düzenleyerek baskı ve tehdit ile davacının imzaladığını ayrıca müvekkilinin satış yaptığı müşterilerden tahsil edelemeyen bütün alacaklarının davacı müvekkili tarafından ödenmesi gerektiğini söylendiğini bu miktarları firmaya verilen zarar olarak adlandırıldığını, davalı şirketin müşterileri olan ... Et'ten 356,00 TL ... Cafe'den 250,00 TL, ... Büfe'den 1.009,00 TL, ... Cafe'den 2.053,79 TL ve ... Turizm'den 150,00 TL olmak üzere toplam 3.818,79 TL alacaklı olduğunu beyan eden dava dışı şirket yetkilileri müvekkilinin şirketi 3.818,79 TL zarar uğrattığını iddia ederek düzenledikleri tutanağı aynı gün baskı ve tehdit ile müvekkili imzaladığını, bu satışların müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini iddia ettiklerini, dava dışı şirket bu şekilde yaptıkları hesap sonucunda müvekkilinin 9.338,00 TL borçlu olduğu söylettirerek baskı ve tehdit altında müvekkili senedi imzaladığını, müvekkili hakkında 9.338,79 TL senede dayanılarak İstanbul Anadolu 2 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu takibe konu olan senet ile ilgili olarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından atılan sahte imzalar ve düzenlenen sahte belgelerden dolayı ... Tarım Hayv. Paz. San. Tic. Ltd. Şirketini büyük oranda zarara uğratılarak dolandırdığını, yapılan dolandırıcılık ve belgede sahtecilik eylemleri sebebiyle dava dışı ... Tarım Hayv. Paz. San. Tic. Ltd. Şirket vekili olarak davacı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarını, davacının dava konusu bonoya dayalı borçtan hem de sahtecilik suçlarından kurtulmak için iş bu davayı açtığını, bu davanın haksız olarak açıldığını, davanın reddini talep etmiştir. İstanbul Anadolu17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22/12/2022 tarih 2014/229 E. - 2022/437 K. Sayılı ilamı ile davanın reddedildiğini, davacının istinaf talebi üzerine; davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın görev hususunun değerlendirilmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verildiğini, dosyanın İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilerek yeniden yargılama yapıldığını, İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; İş bu davada ... Tavukçuluk tarafından davacı hakkında müşteki ... e ait şirkette paz. Ve tahsilat işleri yaptığı ancak 2014 de davacı hakkında topladığı nakitleri kendi hesabına aktardığından davacı hakkında CBS Savcılığına şikayette bulunularak davacı hakkında ceza davası açıldığı, daha sonra davacının davaya konu bonoyu baskıyla imzalatıldığına ilişkin davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, İşbu davada davacı ... aleyhine davalı ... tarafından And. 2 İcra Müd. ... Esas sayılı dava dosyasında başlatılan ve bonoyla ilgili takip nedeni ile borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş ise de; icra dosyasına konu edilen 9.338,75 TL'lik bono alacaklısının davalı ... olduğu, ancak ...'ın 12/02/2017 tarihli duruşmada isticvaben alınan beyanında davacı ...'ü tanımadığını, dava dışı ...Şirketinde çalışan... isimli kişiden alacağının bulunduğunu, dava dışı... isimli şahsın kendisini arayarak sana olan borcumu bir müşteriden alacağım bono ile ödeyeceğim, bonoya alacaklı olarak doğrudan senin adını yazdıracağım dediğini, kendisinin de bunda bir kötü niyet aramaksızın kabul ettiğini, davacı ...'den bir alacağı olmadığını, davacıyı tanımadığını, onunla yüz yüze gelmediğini, bono almışlığının olmadığını, bonoyu kendisine imzalanmış vaziyette getirildiğini, alacaklı olduğu kişinin... olduğunu, bononun kendisinde olup, icraya alacağından ötürü koyduğunu beyan ettiği,ancak bononun sebepten mücerret olduğu göz önüne alındığında davacının müşteki olarak alınan 25/10/2014 tarihli müdafi huzurunda alınan beyanında; Bono ... isimli tanımadığı bir şahsın icraya koyduğunu, bono üzerinde bulunan imzanın, para miktarı ve adresin kendisi tarafından yazıldığını, Davaya konu bono incelendiğinde ise; 09/04/2014 düzenleme tarihli, 15/04/2014 ödeme tarihli 9.338,79 TL değerinde olduğu ... tarafından icraya konulduğu, ... aleyhine takip başlatıldığı, dava dilekçesinde davacının davaya konu ettiği lehtarı ... olan ve 9.338,75 TL'lik bonoyu kendisinin imzaladığını belirttiği, her ne kadar bunu baskı altında imzaladığını beyan etmiş ise de; buna ilişkin savcılık soruşturmasında takipsizlik verildiği ve kesinleştiği, davacının davalıyı tanımadığını bildirdiği, ancak dava dilekçesinde imza attığı bonodaki lehtarın ... olduğunun açıklandığı, Küçükçekmece 10 Asl Ceza Mah. 2016/157 E sayılı dosyasında her ne kadar beraat kararı verilmiş ve kesinleşmiş ise de; bu kararın; olayın hukuksal ihtilaf niteliğinde kalmış olabileceği ve bu konudaki ihtilafın hukuk mahkemelerinde hukuki çözümünün bulunduğu ve kesin delil elde edilemediği nedeni ile CMK nun 223/2-e maddesi gereğince verildiği, davacının iş bu davasında bononun/senedin baskı ve tehditle alındığını ispatlayamadığı anlaşılmış olmakla," davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin dava dışı eski işyerinde çalıştığı sırada zimmet ve sahte fatura düzenlenme gibi haksız iddialarla karşılaştığını, bu iddialardan beraat ettiğini ancak, baskı ve tehdit altında, zimmetine para geçirme iddiası ve tahsil edilemeyen müşteri alacaklarının kendisine yüklenmesi sonucu oluşan borç iddiasıyla, müvekkilinin ... Ltd.Şti.'nin müşterilerinin ödenmeyen borçları için lehtarı davalı ... olan 9.338,00 TL bedelli senedi imzaladığını ve bu senet üzerinden başlatılan icra takibinde maaş haczi gibi cebri icra işlemleri sonucu borcun tamamını ödediğini, bu sebeple menfi tespit davasının istirdata dönüştürülerek haksız tahsilatın iadesi talebinde bulunduğunu, davalı ...'ın savcılık ifadesinde müvekkilini tanımadığını ve ondan alacağı olmadığını ikrar ettiğini, bu ikrarın ve tanık beyanları ile ses kaydı gibi delillerin senedin bedelsizliğini ve baskı altında imzalandığını ispatladığını, buna rağmen ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararda yalnızca "senedin baskı ve tehditle alındığının ispatlamadığı" yüzeysel gerekçe ile davayı reddederek adil yargılama ilkesine aykırı hareket ettiğini, davalı beyanlarında dahi alacağın temliki hükümlerinin uygulanması gerektiğinin anlaşıldığını, hatta davalı beyanlarının alacağın temliki hükümlerini gerektirmesine rağmen bunun dahi dikkate alınmadığını ileri sürerek, usul ve yasaya aykırı hükmün istinaf incelemesiyle kaldırılmasını ve davanın kabulü ile müvekkili tarafından ödenen tutarın istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararını usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının istinaf talebinin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizin iade kararında;"İncelemeye konu dava; icra takibine konu bono nedeniyle açılan menfi tespit davası olduğu, uyuşmazlık konusu dava kambiyo senedinden kaynaklandığından ticari dava niteliğinde olup, Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilmiştir.ATM de yapılan yargılama sonucunda istinafa konu karar verilmiştir.Davanın konusu İİK 72 maddeye göre menfi tespit ve istirdat davasıdır. İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dava dosyasında; davalı ... tarafından davacı ... aleyhine,09/04/2014 tarihli 9.338,79 TL., bedelli senede istinaden toplam 9.465,19 TL., alacağın tahsili amacı ile kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı ve dosyanın 08/01/2025 tarihinde ödeme nedeni ile infazen kapatıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından dava dilekçesi ile dava dışı şirket yetkililerinin, müvekkilinin şirketi 3.818,79 TL zarar uğrattığını iddia ederek düzenledikleri tutanağı aynı gün baskı ve tehdit ile müvekkili imzalattıklarını, dava dışı şirket yetkililerinin bu şekilde yaptıkları hesap sonucunda müvekkilinin 9.338,00 TL borçlu olduğu söyleyerek baskı ve tehdit altında senet imzalattırdıklarını, a 9.338,79 TL senede dayanılarak İstanbul Anadolu 2 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ileri sürerek, takibe konu senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve ödenen bedellerin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Asliye Hukuk mahkemesinin 12/02/2017 tarihli duruşmada isticvap beyanında; ... elemanı olmadığını, ancak o firmada çalışan... isimli kişiden alacağının bulunduğunu, ...'ın kendisini telefonla arayarak borcunu bir müşteriden alacağı senet ile ödeyeceğini, senette alacaklı olarak doğrudan kendisinin adını yazdıracağını söylediğini, kendisinin de kabul ettiğini, senedin borçlusu ile doğrudan bağının bulunmadığını, borçluyla yüzyüze gelmişliği, ondan senet almışlığının bulunmadığını, ... 'den bir alacağının bulunmadığını, kendisini tanımadığını, ... 'dan alacağının bulunduğunu, başka bir firmaya verdiği mala İbrahim'in kefil olduğundan dolayı alacaklı olduğunu, alacağının 10.000 küsür TL olduğunu, kendisine getirilen senedin ise 9.338 TL olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.İstanbul Anadolu CBS'nin 2014/78785 soruşturma nolu dosyasında,13/02/2015 tarihinde, EK kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, Şikayetçinin ... ün, Şüphelilerden bir tanesinin davalı ... olduğu ve Bedelsiz Senedi Kullanma suçu yönünden, şüpheli ...'ın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı kanaatine varılmakla, Ek kovuşturmaya yer olmadığına ve şüpheli... hakkında Ağır Tehdit ve Telefonla hakaret suçlarından İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.İstanbul Anadolu CBS'nin 2014/78785 soruşturma nolu dosyasında iddianame ile dava açıldığı, İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/91 E. 2015/508 K. Sayılı dosyasında Sanık... hakkında ...'e yönelik tehdit suçundan TCK 106/1-1 uyarınca cezalandırılması ismetiyle dava açıldığı, eylem sabit olmadığından CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.Küçükcekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/157 Esas sayılı dosyasında; sanığın (davacının) atılı suçtan cezalandırılmasına yeterli ve inandırıcı her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilemediğinden CMK 223/2 maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın 15/11/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Menfî tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır: Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü, hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (HMK m. 190; MK m.6). Fakat, senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. - Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, s:143).Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından dava konusu, icra takibine konu senedin baskı altında zorla alındığını ileri sürmüş ise de davacı tarafından iddiasının ispat edilemediği, İstanbul Anadolu CBS'nin 2014/78785 soruşturma nolu dosyasında,13/02/2015 tarihinde, EK kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, senetteki imzanın davacıya ait olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına göre hukuken yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2025 tarih ve 2024/348 E., 2025/162 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2025