İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafların kendisine tebliğ edilen Örnek No:7 ödeme emrine itiraz etmesi neticesinde davaya konu i…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO : 2023/969 KARAR NO : 2025/1569 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/03/2023 NUMARASI : 2022/334 E. - 2023/180 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafların kendisine tebliğ edilen Örnek No:7 ödeme emrine itiraz etmesi neticesinde davaya konu icra takibi durdurulduğunu, müvekkili şirket ile davalı borçlu ... Torna-... ve müteselsil kefil ... İş Makineleri San. Tic. Ltd. Şti arasında 15/01/2020 tarihinde faktoring sözleşmesi imzalandığını, faktoring sözleşmesi gereği davalı borçlulardan faturalar ile tevsik edildiğini alacağın temlik alındığını, borçlu ... Torna-... ve müteselsil kefil ... İş Makinaları Şirketi, Faktoring Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmediği tespit edildiği, müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine, davalılar aleyhine İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, davalı tarafların itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalı borçluların yapmış olduğu itirazın iptali ve takibin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraflara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günü ayrı ayrı tebliğ edilmiş, davalı taraflarca davaya herhangi bir cevap verilmemiş, bu nedenle de davalıların HMK'nın 128/1. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacakları tespit edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "Davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle İİK'nun 67/2. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı ... İş Makineleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de, davacının icra takibini haksız ve kötü niyetli olarak başlattığının dosya kapsamı itibariyle ispatlanamamış olması ve bu yönde herhangi bir delil bulunmaması gerekçesiyle;1-Davanın reddine,2-Tarafların icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi ile ... İş Makineleri San. Tic. Ltd. Şti. ve ... arasında imzalanan 15.01.2020 tarihli Genel Faktoring Sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin davalılara finansman sağladığını, 17.03.2022 tarihi itibarıyla alacaklı olduğunu, ticari defterler ve cari hesap incelendiğinde alacağın açıkça görüleceğini, müvekkili şirketin risk izleme biriminin çalışması sonucu davalıların mali yapısının bozulduğunu ve taahhütlerini yerine getirmediklerinin istihbar edildiğini, bu nedenle davalılara hesap kat ihtarı çekilerek doğmuş ve doğacak borçlarının muaccel hale geldiğini, hesap kat ihtarı gereği cari hesabın kapatıldığını ve 350.000,00 TL alacağa istinaden İstanbul 5. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, ancak davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, açılan bu davada Yerel Mahkeme'nin davanın reddine karar verdiğini beyan ederek, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/334 E 2023/180 K., 09.03.2023 tarihli gerekçeli kararında, davacının borcun sebebini sözleşme alacağı olarak belirttiğini ve faktoring sözleşmesi kapsamında yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ve ödeme güçlüğüne düşülmesi nedeniyle temerrüde düşüldüğü şeklinde açıklamada bulunduğunu, sözleşmenin feshine ilişkin delil ve kabul bulunmadığını, Faktoring Sözleşmesi'nin 6. maddesindeki ödeme güçlüğü durumunun ortaya çıktığına dair delil olmadığını, dosyada mevcut Halkbank cevabi yazılarına göre faktoring sözleşmesine konu iki ayrı çekin davacı tarafından ...'ya cirolanmış ve bedelinin ödenmiş olmasının sabit olduğunu ve bu nedenle davacının sözleşme kapsamındaki takip konusu ödenen bedeli davalılardan talep edemeyeceğini belirterek ispat yükünü yerine getirilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini söylediğini, Mahkeme'nin bu kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle istinaf incelemesi sonucu bozulması gerektiğini iddia ettiğini, özellikle Yerel Mahkeme'nin sözleşmenin feshedilmediği gerekçesiyle reddetmesine karşın, 22.02.2023 tarihli beyan dilekçesinde belirtilen ve ekte sunulan İhtarname ile cari hesabın kat edildiğini ve borçların muaccel olduğunu vurguladığını, müvekkili şirketin 6361 Sayılı Kanun ve Genel Faktoring Sözleşmesi gereği borçluların mali yapısının bozulduğunu ve taahhütlerini yerine getirmediklerini tespit ettiğinde cari hesabı kat etme, krediyi durdurma ve alacağı muaccel kılma hakkına sahip olduğunu, Risk İzleme Birimi'nde davalıların piyasada çeklerini yazdırdığını tespit ettiğini, bu nedenle İhtarname göndererek bu hakkını kullandığını, Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nde yapılan araştırmada davalıların birçok çekinin vadesinde ödenmediği ve karşılıksız çıktığını, Genel Faktoring Sözleşmesi'nin 6. maddesine göre müşterinin ödeme yapamayacağının öngörülmesi halinde mehil ve ihtara gerek duyulmaksızın takibe geçilebileceğini, müvekkili şirketin 14.03.2022 tarihinde davalı borçluların mail adresine borcun 15.03.2022 tarihine kadar teminatlandırılması veya nakden kapatılması, aksi halde hesabın kat edilerek yasal takip başlatılacağı ihtarı gönderdiğini, bu ihtarın davalılara ulaştığını ve basiretli tacir olmaları nedeniyle yükümlülüklerini bildiklerini, ancak borç ödenmediği için takip başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine dava açıldığını belirttiğini, Yerel Mahkeme'nin 09.02.2023 tarihli celsede ...'ya cirolanan çeklerin ödenmiş olması hususu dikkate alınarak davacı vekiline yükümlülüklerin yerine getirilmediği iddiasını açıklaması için kesin süre verdiğini, bunun üzerine 22.02.2023 tarihli beyan dilekçesi ve ihtarnameyi sunduğunu, dilekçede ödeme güçlüğü nedeniyle ihtarname ile borcun kapatılması için 1 günlük süre verildiğini, sürenin sonunda borcun ödenmediğini, çeklerin banka yoluyla tahsil olduğu tarihin takibin başladığı tarihten sonra olduğunu ve çek bedelinin dosya hesabını karşılayamadığını, bu nedenle müvekkili şirketin alacaklı olduğunu ve itirazın reddi ile davanın kabulünü talep ettiklerini söylediğini, ancak Yerel Mahkeme'nin ihtarnameyi dikkate almayarak sözleşmenin feshine ilişkin delil ve kabul bulunmadığı ve ödeme güçlüğü durumunun ortaya çıktığına dair delil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira dosyadaki ihtarname ve beyan dilekçesinin cari hesabın kat edildiğini gösterdiğini, Mahkeme'nin ayrıca çeklerin ...'ya cirolanması ve bedelinin ödenmiş olması nedeniyle takip konusu bedelin talep edilemeyeceği kararına ilişkin olarak ise, çek bedelinin tahsil edildiği tarihte asıl alacak ve ferilerini karşılamadığı için müvekkili şirketin hala alacaklı olduğunu, çek bedelinin dosya hesabından düşülerek kalan miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ...'nun müvekkili şirket çalışanı olduğunu ve çekleri alacağı tahsil etmek amacıyla ibraz ettiğini, bu nedenle Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ifade ettiğini beyan ederek, mahkeme'nin eksik inceleme sonucu oluşturulan gerekçeli kararının istinaf incelemesi sonucu bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; takibe konu borcun ödenmiş olduğunu ve tahsil edilmiş bir alacağı tekrar tahsil etmek amacıyla takibe koyan ve takibe yapılan itirazların iptalini isteyen davacının davasının reddi yönünde verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu ve davacının istinaf başvurusunun reddi gerektiğini beyan ederek, davacının istinaf başvurusunun reddini, İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/334 Esas 2023/180 Karar numaralı ilamının onanmasını ve davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 67 maddeye göre açılan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasında 15/01/2020 tarihli ... Sözleşmesi tanzim edilmiştir.Davacı ... şirketi tarafından, davalı ... e-mail adresine 14/03/2022 tarihinde mail gönderilerek birimlerinin risk izleme faaliyetleri kapsamında firmanın mali durumunun bozulduğunun ve taahhütleri yerine getiremediğinin istihbar olunduğu, 15/03/2022 tarihine kadar 350.000,00 TL nin ödenmesinin talep edildiği, ... tarafından e-maile cevap verildiği görülmüştür.Davalı vekili 29/12/2022 tarihli beyan dilekçesinde, taraflar arasındaki ... sözleşmesinin devam ettiği, takibin alacağın bir kısmı için başlatıldığını, sözleşmenin feshedilmesi için iki tarafın da hiçbir ihtar veya beyanı söz konusu olmadığını, çeklerin banka yolu ile tahsil edildiği tarihin takibin başladığı tarihten sonra olup çek bedelinin dosya hesabını karşılamadığı, belirtilmiştir.Halk bankasına ait müzekkere cevaplarında, 31/05/2022 ve 15/06/2022 keşide tarihli çeklerin keşide tarihleri itibarı ile ödendiği belirtilmiştir.Davacı tarafça sözleşmenin 6. Maddesine dayanıldığı, 6. Madde de; "Müşteri devir olunan alacakların mevcudiyetini, sözleşmenin kapsamı içindeki alacaklar üzerinde tasarruf yetkisinin varlığını ve tamamen ödeneceğini gayrikabilirücu garanti etmekte, her ne sebeple olursa olsun devir olunan alacağın ödenmemesi ihtimalinde, alacağın tamamını, ödenmeyen kısmını, aldığı ön ödemeleri, finansmanı, ferilerini ve bu tedenle ...''un uğrayacağı zararları ve masrafları, mehil tayinine, bir ihbar ya da ihtara, hüküm istihsaline gerek kalmaksızın derhal ödeveceğini taahhüt etmektedir." düzenlemesinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Somut olayda; davacı ... şirketi tarafından 15/01/2020 tarihli ... sözleşmesine istinaden birimlerinin risk izleme faaliyetleri kapsamında firmanın mali durumunun bozulduğunun ve taahhütleri yerine getiremediğinin istihbar olunduğu, davalıya ihtar gönderilerek, 31/05/2022 ve 15/06/2022 keşide tarihli çeklerden dolayı toplam 350.000,00 TL' nin 15/03/2022 tarihine kadar ödenmesini talep ettiği, davalı tarafça ihtara cevaben mail gönderilerek, şeklerin keşidecisinin mali durumunun iyi olduğu ve çeklerinin ödendiğinin bildirildiği, nitekim çeklerin keşide tarihleri itibarı ile ödemesinin yapıldığı banka müzekkere cevaplarından anlaşıldığı, sözleşmenin 6. Maddesinin davalıya devredilen alacağın ödenmemesi halinde garanti sorumluluğu yüklüyorsa da, henüz vadesi gelmemiş alacağın davalı müşteriden tahsil imkanı bulunduğunun düzenlenmediği, somut olayda takip tarihinde henüz risk gerçekleşmediğinden, davalıdan erkenden çeklerin ödenmesi istenemeyeceği, davacının sözleşme kapsamında takip konusu ödenen bedeli davalılardan talep edemeyeceğinden davanın sübut bulmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair verilen karar hukuken yerindedir.Davacı istinaf dilekçesinde ödeme tarihinin takip tarihinden sonra olduğunu ileri sürmüş ise de, TTK 795/2 fıkrasına göre, düzenleme günü olarak gösterilen günden önce ödenmek için ibraz olunan çek ibraz günü ödeneceği, somut olayda riskin gerçekleşmediği ve çeklerin her ikisinin de keşide tarihi itibarı ile ödenmiş olduğu anlaşılmakla bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2023 tarih ve 2022/334 E. 2023/180 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025