İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, İstanbul Anadolu 12. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı ... tarafından İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/184 E., 2021/785 K. Sayılı ilamı dayanak gösterilerek dava dışı ... Limit…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1570 Esas KARAR NO : 2026/77 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 09/05/2023 NUMARASI : 2022/557 E. - 2023/397 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, İstanbul Anadolu 12. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı ... tarafından İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/184 E., 2021/785 K. Sayılı ilamı dayanak gösterilerek dava dışı ... Limited Şirketi aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra dosyasına dayanak ilamda taraf dahi olmayan müvekkili şirketin hukuka ve usule aykırı şekilde icra dosyasının borçlu tarafı haline getirildiğini, tüm malvarlığına haciz konulduğunu, bahsi geçen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının davacısının ..., davalısının ise ... ... Limited Şirketi olduğunu, huzurdaki dosyaya konu icra takip dosyası incelendiğinde takip talebi ve icra emrinde takip borçlusunun ... ... Limited Şirketi olduğunu; müvekkili şirket adına herhangi bir icra emrinin bulunmadığının görüleceğini, davalının gerçeğe aykırı beyan ve talepleri ile müvekkili şirketin bir eğitim kurumunu devralma işlemini, devreden şirketin tamamı alınmış gibi göstererek haksız kazanç sağlamaya çalışmakta olduğunu, huzurdaki dava kesinleşinceye kadar İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/568 Değişik İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının devamını talep ettiğini, davacı müvekkili şirketin İstanbul Anadolu 12. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitini, davalının % 20 den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının devralan olarak borçlu olduğunun İstanbul Anadolu 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/369 Esas- 2022/387 Karar sayılı kararı ile tespit edildiğini, bu karar üzerine ... şirketinin mallarına haciz eklendiğini, davacının İstanbul Anadolu 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/369 Esas- 2022/387 Karar sayılı, İstanbul Anadolu 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/402 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, tedbir taleplerinin reddedildiğini, İstanbul Anadolu 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/402 Esas sayılı dosya nedeni ile derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davalının kurumun çalışanı olduğunu, şirketin borcunun olduğunu, davacının İstanbul 24. İş Mahkemesi'nin 2016/683 Esas- 2018/574 Karar sayılı dosyadaki beyanları incelendiğinde iş bu davadaki davacı beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, okul için alınan kartlar ve izinler sonucu borçların şirketin okulun borcu olduğunu, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince aracın kredi borcu bittiğinde hem aracın mülkiyeti hem de plakaya ait tüm haklar, alacaklıya devredileceğini, kredi borcu 15.04.16 tarihinde bitmesine rağmen ..., aracı ve plaka hakkını devretmediğini, ... Üsküdar 10.Noterliği 28.09.16 tarih ve ... yevmiye nolu ihtar ile üzerinde görünen ancak mülkiyetinin alacaklıya ait olduğu belirtilen ... plakalı servis minibüsünün devrinin alınması için ihtar çekildiğini, çekilen ihtara karşılık davalı tarafa aracın mülkiyetini devretmesi ve plakayı ve haklarını devretmesi yada plaka bedelini ödemesinin bildirildiğini, ... ise aracı, plakayı ve plaka üzerindeki haklarını davacıya devretmediğini, bu sebeple takibe konu açılan davanın kazanıldığını ve icra takibine geçildiğini, İstanbul Anadolu 9. ATM'nin 2019/184 Esas- 2021/785 Karar sayılı kararının ...'nin tamamen şirketin uhdesinde olan kurumda çalıştığını, araç ve plakanında kurumda kullanılabilen özellikte olduğunun hüküm altına alındığını, Milli Eğitim Müdürlüğü cevapları ve devir senetlerinin incelenmesi gerektiğini, borçtan devralan şirketin sorumlu olduğunu, kurum ve şirketin ayrı olarak görülmesinin mümkün olmadığını, emsal mahiyette kararlar olduğunu, icra takibi sonrası menfi tespit davasında takibin durmasına karar verilemeyeceğini, sadece makul teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde karar verilebileceğini, İstanbul 7. ATM'nin 2022/568 Değişik İş sayılı dosyasında verilen tedbiri kabul etmediklerini, tedbir kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; davalının ... ... Ltd. Şti. bünyesinde çalıştığının dosyada bulunan 08/04/2015 tarihli yazı ile sabit olduğu, Dr. ... ... Merkezi’nin 22/06/2018 tarihli devir sözleşmesiyle ... ...Ltd. Şti.’ne, bu kurumun da 25/06/2021 tarihli devirle ... ... San. Tic. A.Ş.’ye devredildiği, her iki devir sözleşmesinde de “devralan şirket devredilen tüm borçlardan sorumludur” düzenlemesinin yer aldığı, böylece davacının devralma suretiyle borçtan sorumlu hâle geldiği , takibe dayanak İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının borcun kaynağını ortaya koyduğu gerekçesi ile , menfi tespit talebinin reddine karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının Anayasanın 141/3 ve HMK 297. maddesi gereğince eksik ve hatalı olduğunu, deliller değerlendirilmeden, davanın reddine karar verildiğini, gerekçesiz karar yazılmasının, adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu, uzman bilirkişi incelemesi taleplerinin dikkate alınmadığını, müvekkili şirketin davaya konu icra dosyasından kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı taraf ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, davalının müvekkili şirketin bir eğitim kurumunu devralma işlemini, devreden şirketin tamamı alınmış gibi göstererek haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, yapılan devrin sadece eğitim kurumunun devri ile sınırlı olduğunu, şirketin tamamını devralmadıklarını, yapılan devir sözleşmesi incelendiğinde, müvekkil şirketin yalnızca Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nin borç ve alacaklarını devraldığı, devreden şirket dava dışı ... Eğitim Hizmetleri'nin borç ve alacaklarına ilişkin herhangi bir yükümlülük altına girmediğinin sabit olduğunu, müvekkili şirketin davaya konu borca ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, 25.06.2021 tarihli devir sözleşmesi ile devraldığı "Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi" niteliği itibariyle Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'ne tabi olduğunu, devredilen kurum hangi kurum ise; (anaokulu, sürücü eğitim kursu, ... merkezi vs.) o kurumdan kaynaklanan borçları ifade ettiğini, söz konusu yönetmelikte, kurumu devreden gerçek veya tüzel kişinin borcundan devralan kişinin sorumlu olacağına dair hiçbir hüküm bulunmadığını, yalnızca kurum devri söz konusu olduğu durumda şirketin tamamı devralınmış gibi işlem yapılması ve müvekkili şirkete sorumluluk yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme icra takibine konu dayanak ilamdaki borcun sebebini ve tarafların sıfatını dahi değerlendirmeden davanın reddine karar verdiğinden, usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili; İstanbul Anadolu 12. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında davalı ... tarafından, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/184 Esas ve 2021/785 Karar sayılı ilamı dayanak gösterilerek ... ... Ltd. Şti. aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkili şirketin ilam tarafı olmamasına rağmen usulsüz şekilde borçlu sıfatıyla takip dosyasına dâhil edildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin icra dosyasından borçlu olmadığının tespitini, davalının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının devralan sıfatıyla borçtan sorumlu olduğunun İstanbul Anadolu 17. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2022/369 Esas, 2022/387 Karar sayılı ilamı ile tespit edildiğini, davacının beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu, kurumun ve şirketin ayrı düşünülemeyeceğini, devir sözleşmeleri ve Milli Eğitim Müdürlüğü yazılarının borcun devralana geçtiğini ortaya koyduğunu taraflar arasında araç ve plaka devrine ilişkin anlaşma bulunduğunu, borcun bu ilişkiden doğduğunu, ...’nin araç ve plaka devrine yanaşmaması üzerine takibe geçildiğini, bu konuda İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/184 E., 2021/785 K. sayılı kararının bulunduğunu beyanla , davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davalının ... ... Ltd. Şti. bünyesinde çalıştığının dosyada bulunan 08/04/2015 tarihli yazı ile sabit olduğu, devir sözleşmesinde “devralan şirket devredilen tüm borçlardan sorumludur” düzenlemesinin yer aldığı, davacının devralma suretiyle borçtan sorumlu hâle geldiği gerekçesi ile , menfi tespit talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili karara karşı istinaf talep etmiştir. İstanbul Anadolu 12.İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasının tetkikinde, davalı tarafından ... ....Ltd.Şti. aleyhine İst.Anad. 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/184 Es. 2021/785 K. Sayılı 28/10/2021 tarihli ilamına dayanak toplam 151.050,24 TL alacağın tahsili için ilamlı takip yolu ile takibe geçildiği, rehabilitasyon merkezinin devri gerekçesi ile 21.06.2022 tarihinde davacının dosyaya borçlu olarak eklendiği ve hakkında haciz işlemlerine girişildiği görülmektedir. Takibin dayanağı , İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/184 E., 2021/785 K. sayılı ilamının; taraflarının davalı alacaklı ... ile ... ... Ltd. Şti. olduğu, 28/10/2021 tarihli kararla "... plakalı aracın mülkiyetinin ve plaka devri ile, mümkün değil ise araç bedelinin, plaka bedelinin tahsili" istemi ile açılan davanın kabulü ile 90.000-TL araç plaka bedelinin 16/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... plakalı aracın mülkiyetinin davacı adına tesciline, ilam içeriğinde davalı şirketin Özel Eğitim Rehabilitasyon Merkezi işletmekte olduğu ve ... plakalı aracın mülkiyetinin davalı adına kayıtlı olduğu, davacıyla davalı arasında servis taşımacılık hizmet sözleşmesi bulunduğu, her ne kadar araç davalı adına kayıtlı ise de araç bedelinin ve araç bedeline ilişkin kredilerin davacı tarafça davalıya ödendiğinin belirlendiği anlaşılmaktadır.... ... adına kayıtlı bir aracın ve plakanın davacı ...'e tescili ve plaka bedelinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine ilişkin olduğu , davanın kabulüne dair karar verildiği görülmektedir. Davacı şirketin, İstanbul Anadolu 17. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2022/402 E., 2022/608 K. sayılı dosyasında İst. Anadolu 12. İcra Md. ... E. Sayılı takip dosyasına yönelik açtığı davanın 14.10.2022 tarihli kararla reddedildiğini, bu karara yönelik istinaf talebinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 2023/131 E., 2025/456 K. sayılı kararı ile esastan reddedilerek kesinleştiği görülmektedir. İcra mahkemesinin takip hukukuna ilişkin şikayetleri inceleme yetkisi sınırlı olup bu kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez, takip hukuku kuralları çerçevesinde şikayet yargılamasında verilen ret kararı, maddi hukuka ilişkin borcun varlığına ilişkin genel mahkemede açılan menfi tespit davasında bağlayıcı kesin delil niteliğinde değildir. Somut uyuşmazlıkta; İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı ilamlı icra takibinin ... ... Ltd. Şti. aleyhine, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/184 E. 2021/785 K. sayılı ilamına dayanılarak başlatıldığı, davalının devralınan kurumun devreden şirkete ait borçlardan da sorumlu olduğu, bu nedenle devralan davacının takip borçlusu haline geldiğini ileri sürdüğü , davacının ise yalnızca ... merkezinin devralındığını, şirket devri veya borcun nakline ilişkin hiçbir işlem bulunmadığını borçlu sıfatlarının olmadığını beyan ettiği , İlk derece mahkemesince , kurum devir sözleşmelerinde yer alan borç ve alacaklardan sorumluluk ibaresine dayanılarak davacının devralma yoluyla borçlu hale geldiğinin kabul edildiği görülmektedir. Davacı taraf, özel eğitim kurumunun devrinin niteliği gereği yalnızca kurumun kullanımına ve işletilmesine ilişkin borç ve alacakların devralındığını, devreden şirketin ticari borçlarının devralınmadığını, devrin TTK anlamında şirket devri niteliği taşımadığını ileri sürmüştür. Dosyada mevcut Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nün 28.11.2022 tarihli görüş yazısında, kurum devri ile şirket devrinin birbirinden farklı hukuki nitelikte olduğu, yönetmelikte düzenlenen sorumluluğun yalnızca devre konu kurumun borç ve alacaklarını kapsadığı, şirket borçlarının devreden kurucudan devralana sirayet etmeyeceği belirtilmiştir. Türk Ticaret Kanunu bakımından, ticari işletme devri ile şirket devri birbirinden tamamen farklı hukuki işlemlerdir. TTK m.11’de ticari işletme; gelir sağlamayı hedef tutan, devamlı ve bağımsız faaliyetlerin yürütüldüğü işletme olarak tanımlanmış, ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. TBK m.202’de ticari işletmenin aktif ve pasifleriyle birlikte devrinin sonuçları düzenlenmiştir. Bu hükme göre ticari işletmenin devri, devralanın işletmenin borçlarından sorumluluğunu doğurur. Ticari işletmenin devri yalnızca işletmeye ilişkin borçları kapsarken şirket devri ise tüzel kişiliği bütün halinde devralana geçirir. Somut olayda davacı şirket ile ... ...Ltd. Şti. arasında yapılan 25.06.2021 tarihli sözleşme, açıkça “... ... Merkezi”nin devrine ilişkindir.Devralınan kurum, daha önce ... ... Ltd. Şti.’ne ait Dr. ... ... Merkezi’nin sonraki unvanıdır. Devir sözleşmesinde devredilen kurum Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 4/g maddesinde tanımlanan anlamıyla bir özel öğretim faaliyetinin yürütüldüğü ticari işletmedir. Devre konu işlem, bir şirket devri değil, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 14. maddesinde düzenlenen eğitim kurumu devridir. Dosya kapsamındaki noter sözleşmeleri, yalnızca Dr. ... ... Merkezi’nin ...’den ...’ye, ...’den ise ... A.Ş.’ye devrine ilişkindir. Sözleşmede devrin yalnızca devredilen eğitim kurumuyla sınırlı olduğu, kurumdan kaynaklanan borç ve alacakların devralındığı düzenlenmiş olup, devreden ... ...Ltd. Şti.’nin şirket borçlarının devralındığına dair hiçbir hüküm içermemektedir. Bu durum, devir işleminin TBK m.202 anlamında ticari işletme devri niteliği taşıdığını, bir şirket devri olmadığını göstermektedir. Davacı ... A.Ş. ile ... veya ... arasında şirket devrini, borcun naklini veya ticari işletme devrini konu alan herhangi bir sözleşme de bulunmamaktadır. Bu halde yapılan devirler , yalnızca eğitim kurumunun faaliyetine ilişkin borç ve alacakların devralınması sonucunu doğuracağından , devreden şirketlerin kendi tüzel kişiliklerine ait diğer borçların devralana geçmesi sonucunu doğurmaz. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nün 28.11.2022 tarihli görüş yazısında da belirtildiği üzere, Yönetmelik m.14/ç’deki tüm borç ve alacaklar ibaresinin , kurumun eğitim faaliyetinden kaynaklanan borç ve alacaklarını ifade ettiği dolayısıyla şirket borçlarını kapsamadığı açıktır. Somut olayda icra takibine konu alacağın , devralınan kurumdan değil, ... ... Ltd. Şti.’nin kendi adına kayıtlı araca ve plaka hakkına ilişkin ticari borcundan kaynaklandığı, özel eğitim kurumunun faaliyeti sırasında ortaya çıkan bir borç olmadığı dolayısıyla, yalnızca kurum devrine ilişkin sözleşme uyarınca bu borcun devralana geçmesinin hukuken mümkün olmadığı görülmüştür. Bu açıklamalar ışığında, icra takibine dayanak ilam incelendiğinde, hükmün davalı ... ... Ltd. Şti. aleyhine verildiği, ilamdaki borcun konusunun araç mülkiyeti ve plaka bedeline ilişkin olduğu, her ne kadar davalıdan bu araç ile özel eğitim kurumu için servis hizmet alımı yapılmış ise de borcun işletme için sunulan servis hizmeti bedelinden veya davalının çalışan sıfatı ile hak ettiği alacaklardan kaynaklanmadığı, davacının devraldığı merkez ile araç mülkiyetinden kaynaklı borç arasında bağın bulunmadığı, borcun sebebinin bedeli davalı tarafından ödenen aracın mülkiyetinin ... şirketi üzerinde kalması ve araç devrinin yapılmamasından kaynaklandığı dolayısıyla devralınan rehabilitasyon kurumunun faaliyetiyle ilgili olmadığından, devir sözleşmesinde yer alan sorumluluk düzenlemesinin takip dayanağı ilama konu borcu kapsamına aldığının söylenemeyeceği, kurum devrine ilişkin sözleşmedeki borç ve alacaklar ibaresi geniş yorumlanarak devreden şirketin tüm borçlarını da kapsar şekilde kabulü mümkün görülmemiştir. Takip borcunun ... ... Ltd. Şti.’ne ait olduğu bu nedenle davacının icra takip borcundan sorumluluğunun bulunmadığı, davalıdan devredilen işletmede bünyesinde servis hizmeti alınmış olmasının da borcun sunulan servis hizmeti bedeline ilişkin olmaması nedeniyle bu sonucu değiştirmeyeceği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin davanın kabulü yerine, kurum devrine ilişkin sözleşmedeki borç ve alacaklar ibaresini geniş yorumlayarak şirket borçlarını da kapsar şekildeki hukuki değerlendirmesine dayalı davanın reddine ilişkin kararın dosya kapsamına ve hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ,HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden, davanın kabulü ile davacının İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı ilamlı icra takibi nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine, şartları bulunmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/05/2023 tarih, 2022/557 E. 2023/397 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-DAVANIN KABULÜ İLE, Davacının İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı ilamlı icra takibi nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının TESPİTİNE, -Yasal şartları bulunmayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.318,24 TL karar harcından peşin alınan 2.579, 57 TL'nin mahsubu ile 7.738,67 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 2. 579,57- TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 204,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.875,77 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcının davalıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026