İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 25/03/2026 YAZILDIĞI TARİH: 26/03/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/19 Esas 2024/850 Karar sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: Davacılar vekili asıl dosya dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde meydana gelen 6 araçlı trafik kazası neticesinde ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteği ...…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/15 KARAR NO: 2026/498 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/10/2024 NUMARASI: 2023/19 Esas 2024/850 Karar ASIL DAVA DOSYASINDA; DAVA:Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:28/10/2019 BİRLEŞEN KAYSERİ 1ATM 2019/782 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA; DAVA:Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:11/11/2019 İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 25/03/2026 YAZILDIĞI TARİH: 26/03/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/19 Esas 2024/850 Karar sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: Davacılar vekili asıl dosya dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde meydana gelen 6 araçlı trafik kazası neticesinde ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteği ...'ın vefat ettiğini, arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olduğunu, sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde yalnızca ... için 43.589,00-TL ödendiğini, ödemenin yetersiz olduğunu, ...'in annesi ve desteğin imam nikahlı olan eşi ...'ye ödeme yapılmadığını, davacı ...'nin diğer davacı ...'in annesi olduğunun nüfus kaydı ile sabit olduğunu, ...'nin eski eşi ... 'ten Kayseri 1. Aile Mahkemesi'nin 2013/1107 E., 2014/245 K. sayılı dosyası ile boşandığını, kararın kesinleştiğini, yine Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/60 E. sayılı dosyası ile ...'nin eski eşi ... tarafından açılan fuzuli işgal nedeniyle taşınmazın tahliyesi davasında davacı ... ile destek ...'ın müşterek davalı olarak gösterildiğini, davacı ... için dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte şimdilik 1.000,00-TL'nin, davacı ... için davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte şimdilik 1.000,00-TL'nin tahsili beyan ve talep edilmiştir. Davalı ... A.Ş vekili asıl dosyada cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamda olmamak üzere davacı ... ile müteveffanın ortak çocukları olması aralarında imam nikahı bulunduğundan ve destek ilişkisinin müteveffanın ölüm tarihine kadar kesintisiz ve sürekli bir şekilde devam eltliğinin ispatı için yeterli olmadığını, davacının içtihatlara uygun olarak ispat etmesi, aksi halde taleplerin reddi gerektiğini; mütevaffanın oğlu davacı ... için Genel Şartlar ve diğer mevzuatta belirlenen usul ve esaslara göre toplam 43.589,00-TL tazminat hesap edildiğini ve davacı tarafa ödendiğini, baki taleplerin haksız olduğunu; kusur oranının tespitini; müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi halde asgari ücret olarak alınmasını; mütevaffanın önceki evliliklerinden meydana gelen 8 ve 13 yaşlarında iki kız çocuğu ve annesi farazi destek kapsamında olduğunu, hesaplamada iş bu kişilerin destek paylarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini; davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunu; re'sen gözetilerek müterafik kusurun tespiti halinde hesaplanan tazminattan indirim yapılmasını; müteveffanın çocukları için talepleri üzerine 29.806,14 * 43.679,00-TL olmak üzere toplamda 73.485,14-TL ödeme yapıldığını, iş bu ödemelerin de davacı ... için yapılan ödeme ile birlikte bakiye limitin tespitinde göz önünde bulundurulması gerektiğini; kabul anlamında olmamak üzere, faizin yasal faiz olması gerektiğini, davacının avans faiz talebini kabul etmenin mümkün olmadığını beyan ederek davanın esastan ve usulden reddini; yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmektedir. Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın babası ...'ın ... tarihinde ...'a ait ve ... isimli kişinin sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari amaçlı kamyon içerisinde seyir halinde iken ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve olay yerinde hayatını kaybettiğini, aracın frenlerinin tutmadığı dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullanmaktan araç sürücüsü ...' in kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza sonucu müvekkilinin bir kız çocuğu olarak kendisini ömür boyu koruyup kollayacak, maddi ve manevi destekleyecek yegane kişi olan babasını kaybettiğini, müvekkilinin bundan böyle babasının maddi desteğinden yoksun şekilde yaşayacağını, eğitim hayatında da babasının desteğinden yoksun kaldığını, davalı sigorta şirketinin de meydana gelen maddi zararlardan sorumlu olduğunu ve müvekkiline maddi zararlara ilişkin olarak 43.679,00-TL ödeme yaptığını, ödenen bu miktarın mahrum kalınan ve kalınacak olan zararları karşılamaktan uzak olduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile itirazı kayıt ile paranın alındığını, davalı ...' ın araç maliki ve işleteni sigorta şirketinin de sigorta poliçesi teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu belirterek, öncelikle araç maliki ve işleteni olan ...' dan 15.000,00-TL manevi tazminatın ve maddi tazminata ilişkin olarakta fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00-TL maddi tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yük için aracı ... günü Kayseri ili, ... İlçesinde gönderilmek üzere aracı ...'in teslim aldığını, ...'e aracın teslimi öncesinde müvekkilinin eşi tarafından tüm bakımları yapılarak teslim edildiğini, ...'in araç ile ilk seferi olması sebebi ile müvekkilinin kayın biraderi olan davacının babası ...'ın da ...'e eşlik etmek istediğini, bu sebeple araç içerisinde bulunduğunu, müvekkiline ait aracın teknik bir arızasının bulunmadığı, muamelene ve bakımlarının eksiksiz yapıldığını, araç şoförü tarafından hatalı fren kullanımı neticesinde kazanın meydana geldiğini, müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, müteveffa'nın müvekkilinin kayın biraderi olduğunu, müvekkilinin ortağı veya işçisi konumunda olmadığını, müvekkilinin kaza sonucu hem kardeşini hem de malını tamamen kaybettiğini, tazminat taleplerini kabul etmediğini, olayla ilgili Cumhuriyet Savcılığında soruşturma başlatıldığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili birleşen dosyada cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, kaza neticesinde vefat eden ...'ın oğlu ve imam nikahlı eşi olduğunu iddia eden davacılar tarafından maddi tazminat talep edildiğini, davacıların taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartları ve diğer mevzuatlar gereği davacıya 43.679,00-TL tazminat hesap edilerek ödendiğini, bakiye taleplerin haksız olduğunu, kazanın meydana gelmesindeki kusur oranının ve kusur oranına göre aktüer bilirkişiden rapor alınarak tazminat hesabı yapılması gerektiğini, müterafik kusurun tespiti halimde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, öncelikle aynı kaza sonucu Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2019/660 Esas sayılı dava dosyası ile tazminat davası açıldığını ve yargılamasının devam ettiğini, işbu davanın 2019/660 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda Asıl dava dosyası yönünden; Davacıların maddi tazminat taleplerinin KABULÜ ile davacı ... için 200.435,85-TL, davacı ... için 3.933,38-TL, olmak üzere toplam 204.369,23-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 05/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, Birleşen Kayseri 1. ATM'nin 2019/782 E-2020/82 K Sayılı dosyası yönünden; Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine, Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin KABULÜ ile; 15.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihi olan 24/06/2019 itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ... ile müteveffanın aralarında imam nikahı olmasının ölüm tarihine kadar destek ilişkisinin devam ettiğinin ispatı için yeterli olmadığını, tazminat hesaplamasında ki TRH2010 tablosu kullanılarak yapılması gerektiğini, tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, yeni kanun hükümlerinin uygulanmadığını, müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığını, arada ki farkın çok cüzi miktar olduğunu, dava dışı ... için de müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığını, hatır indirimi uygulanmadığını ayrıca emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, tazminat tutarına kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2021 tarih 2019/660 Esas 2021/1147 Karar sayılı kararı ile trafik kazasından kaynaklı asıl dava dosyasında destekten yoksun kalma tazminatı talebinden oluşan maddi tazminat davasının kabulüne; Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/782 E. 2020/82 K.sayılı birleşen dava dosyasında destekten yoksun kalma tazminatınnı reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, birleşen dosya davacı vekili, asıl ve birleşen dosya davalısı ... Aş.vekili, birleşen dosya davalısı ... vekilinin istinafı üzerine Dairemizin 30/12/2022 tarih ve 2022/436 E. 2022/2111 K. sayılı karar ilamı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının sınırlı kabulüne karar verilerek, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasından sonra yapılan incelemeler ve araştırmalar neticesinde, Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2024 tarih ve 2023/19 Esas 2024/850 Karar sayılı kararı ile trafik kazasından kaynaklı asıl dava dosyasında destekten yoksun kalma tazminatı talebinden oluşan maddi tazminat davasının kabulüne; Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/782 E. 2020/82 K.sayılı birleşen dava dosyasında destekten yoksun kalma tazminatınnı reddine, manevi tazminat davasının kabulüne karar verilmiş, kararın davalı ... Aş. vekilinin istinafı üzerine, istinaf incelemesi için dairemize gelmiş olduğu görülmüştür. İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta; davacıların desteği ...'ın içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı kamyonun park halindeki araçlara çarpması neticesinde desteğin vefat ettiği, asıl davada imam nikahlı eş ve çocuğun destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği, birleşen dosyada ise yine desteğin çocuğu tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep edildiği görülmektedir. Davaya konu kazada sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari kamyon ile ... istikametinden ... merkezi istikametine seyir halindeyken şeridinden çıkarak park halinde bulunan ... plakalı hususi otomobilin arkasına çarpıp, akabinde ... plakalı hususi otomobil ve yanında bulunan ... plakalı hususi otomobili de önüne alarak ... nolu ikametin giriş depo kısmına araçları sürüklediği ve yine park halindeki ... plakalı hususi kamyonetin arka kısmına çarpıp yine park halindeki ... plakalı aracın da sağ yanına çarptıktan sonra durabildiği neticesi ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği görülmüştür. Eldeki davaya konu kazada desteğin araçta yolcu olduğu gözetilerek kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunması beklenemez. Hükme esas alınan trafik bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağında da kazanın meydana gelişinde ...'in %100 kusurlu olduğu belirlenmiştir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (..., .... Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (..., ..., Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Ancak kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamına göre desteğin müterafik kusurunun bulunduğu ispatlanamamış olduğundan, davalı ... A.ş. vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarında sahip oldukları sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmeleri için muhtaç oldukları paranın ödettirilmesidir. Yani, haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse, TBK'nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir. Somut olayda; müteveffa ile davacı ...'nin 7-8 yıldır birlikte yaşadığı, dosya kapsamında ...'nin eski eşi tarafından kendisine ait evde müteveffa ile ...'nin oturması nedeniyle ecrimisil davası açıldığına dair bilgilerin bulunduğu, ölenin dini nikahlı eşi olan ... ile 2015 yılında doğan müşterek çocuğu bulunduğu, dosya kapsamındaki fotoğraf ve belgelerden müteveffa ile ... arasında desteklik ilişkisinin bulunduğu kanaatine ulaşıldığından aksi yöndeki sigorta şirketi vekilinin istinaf başvuru sebebi haklı bulunmamıştır. Eldeki dosyada sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce davacı ...'a 43.956,18-TL ödeme yapıldığı, sözkonusu ödeme nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak sigorta şirketinin ibra edildiği, aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada ödeme tarihine göre davacı ...'ın hak ettiği tazminat tutarının 43.956,18-TL olduğu, bu kapsamda davacının zararının tamamı karşılanmadığı ve açıkca fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu da ibranamede belirtildiğinden rapor tarihindeki verilere yönelik hesaplama yapılması isabetlidir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/1235 Esas, 2021/2304 Karar Sayılı ilamı da aynı yöndedir.) 01/06/2015 tarihinden önce meydana gelmiş olan trafik kazalarında cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Yargıtayca PMF - 1931 yaşam tablosu esas alınıyor ve %10 artırım %10 iskonto yöntemiyle zarar görenlerin tazminat alacağı hesaplanıyordu. 01/06/2015 tarihinde yeni Genel Şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, 01/06/2015 tarihinden sonra meydana gelen ve 01/06/2015 tarihinden sonra düzenlenmiş olan poliçelerde PMF 1931 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yönteminden vazgeçilerek poliçelerin eki niteliğindeki genel şartlar gereğince tazminat hesabında TRH - 2010 yaşam tablosu ve 1,8 Teknik Faiz yöntemi kullanılmaya başlanıldı. Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK’nın 90. ve 92. maddelerinde “genel şartlara” atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar ... tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesince zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir. (Yargıtay 17.HD.’nin 2019/5206 E. 2020/8874 K. 22/12/2020 tarihli ilamı) Somut olayda, davacıların destekten yoksun kalma tazminatında hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artırım, %10 iskonto yöntemi esas alınmak ve bakiye ömür dikkate alınmak suretiyle hesaplanmış olduğu anlaşılmakla; ... tarihinde ... sayılı RG'de aynı gün yürürlüğe giren 7327 kanun numaralı "İCRA VE İFLAS KANUNU İLE BAZI KANUNULARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN'un; 18. maddesi ile 2918 sayılı KTK'nun 90. maddesine yapılan değişiklik neticesinde "...sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2'yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat üniteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır..." hükmünün 19/06/2021 tarihinden sonraki kazalar neticesinde açılan tazminat davalarında uygulanacağı, ancak 2918 sayılı KTK'nun 90.maddesinde 7327 kanun numaralı "İCRA VE İFLAS KANUNU İLE BAZI KANUNULARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN'la yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 tarihli ve E.:2021/82, K:2022/167 sayılı ile iptal edildiği hususu dikkate alındığında; davalı sigorta vekilinin tazminatın TRH 2010 yaşam süresi ve 1,8 Teknik faiz yöntemi dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. İşletenin veya sürücünün, araçta taşınandan, doğrudan doğruya ücret almasa bile taşıma, maddi veya manevi menfaati bulunuyorsa bu durumda hatır ilişkisinin varlığından söz edilemez. Aile bireylerinin taşınması yakıt, aşınma ve diğer giderlere dönük maliyet gerektirmesinin olağan ulaşım araçları ile yolculuk seçeneğinin tercihi halinde yapılması zorunlu harcamaların yerini tutacak olması nedeniyle hatır taşıması olarak kabul edilemez. Kardeşin taşınması hatır taşıması kabul edilemez. Çünkü bir kimsenin kardeşini taşıması ahlaki bir görevin ifası niteliğinde olup, bu taşımada maddi ve manevi yararları olduğundan davacının araçta hatır için taşındığı kabul edilerek tazminattan indirim yapılması doğru değildir. (Yargıtay 17. HD'nin 21/02/2012 tarih ve 2011/2195 E. 2012/1902 K. sayılı ilamı) Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nun 51. maddesi (818 sayılı BK’nun 43. maddesi) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Hatır için taşıma ve aracın hatır için verilmesinde işletenin sorumluluğunun genel hükümlere tabi tutulmuş olması nedeniyle her olayda hâkim işinin özelliğini göz önünde tutarak işleteni tamamen sorumluluktan kurtarabileceği gibi, tazminattan indirim de yapabilir. Hatır taşıması hakim tarafından re’sen gözetilemez. Bu nedenle hatır taşımacılığını işletenin, sürücünün ve işletenin sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin ileri sürmesi gerekir. Hatır taşıması olduğunu ispat yükü iddia edene ait olup, bu taşımanın bir hatır için yapıldığını veya aracın hatır amaçlı olarak verildiğini ispat etmekle yükümlüdür. Davalı ... Aş. vekilince süresinde verilen cevap dilekçesinde hatır indirimi defisinin ileri sürülmemiş olduğu, aynı zamanda müteveffa ...'ın ... plaka sayılı aracın işleteni olan birleşen dosya davalısı ...'ın eşi ...'ın kardeşi olduğu anlaşılmakla; davalı sigorta vekilinin hatır indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin tazminat davasında, alacak haksız fiilin yani kazanın meydana gelmiş olduğu tarihte muaccel olduğundan, alacağa kaza tarihinden itibaren araç sürücüsü ve işleten malikten faiz istenebilecek, sigortadan ise sigortaya başvuru tarihinden itibaren 2918 sayılı KTK'nın 99. maddesi uyarınca 8 işgünü içerisinde tazminatın ödenmemesi halinde temerrüte uğradığı tarihten itibaren, dava açılmadan sigortanın temerrüte uğratılmamış olması halinde ise dava tarihinden itibaren faiz istenebilecektir. Somut olayda asıl dava yönünden dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığı, 05/07/2019 tarihinde davacı ...'a kısmi ödeme yapıldığı gözetilerek ödeme tarihinin temerrüt tarihi olarak belirlenmiş olması yerinde ise de HMK'nın 26.maddesinde düzenlenen "taleple bağlılık" ilkesi gereğince asıl dava dosyasında davacılar vekilince dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı için dava tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş olduğu husus dikkate alınarak, ... lehine hükmedilen 3.933,18 TL. tazminata 28/10/2021 dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 05/07/2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiş olup, davalı Sigorta vekilinin istinafı ve kamu düzeni gözetilerek, ilk derece mahkemesi kararının ... lehine hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatına işletilecek faiz başlangıcı yönünden HMK'nın 353/1-b/2.maddesi uyarınca kaldırılarak, yeniden hüküm kurulması gerektiği görülmüştür. Sigortanın davalı olması otomatik olarak trafik kazasını ticari iş haline getirmeyecek olup, trafik kazasına karışan aracın ticari olup olmadığına bakılacak, aracın ticari olması halinde alacağa ticari avans faiz oranları, aracın ticari olmaması halinde ise alacağa yasal faiz oranları uygulanacaktır. İşletilecek faiz türünün tespitinde, zarara neden olan aracın trafik kaydı ve kaza tarihindeki gerçek kullanım amacının değerlendirilmesi, bu değerlendirme neticesinde aracın kullanım amacının hususi olması durumunda yasal faize, ticari olması ve avans faizi talebi bulunması halinde avans faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Somut olayda, trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın ticari amaçla kullanıldığı anlaşıldığından, mahkemece ticari avans faize hükmedilmesi isabetli olup, davalı ... Aş. vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Yukarıda izah edilen sebeplerle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/2 uyarınca yargılamada bir eksiklik bulunmamakla birlikte kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı veya yargılamada bulunan eksikler duruşma yapılmadan tamamlanacak nitelikte ise Bölge Adliye Mahkemesince düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi mümkün olduğundan, davalı ... Aş.vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının faiz başlangıç tarihi yönünden kaldırılarak Dairemizce duruşma yapılmaksızın yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) ; A-) Davalı ... A.Ş Vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE, B-) Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/19 Esas 2024/850 Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, hükmün HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince YENİDEN TESİSİNE, Asıl dava dosyası yönünden; 1-Davacıların maddi tazminat taleplerinin KABULÜ ile davacı ... için 200.435,85-TL destekten yoksun kalma tazminatının 05/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, davacı ... için 3.933,38-TL destekten yoksun kalma tazminatının 28/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacılara verilmesine, 2-Alınması gereken 13.960,47-TL nispi karar ve ilam harcından, davacıdan alınan 44,40-TL peşin harç ve 691,20-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 13.224,87-TL karar ve ilâm harcının davalı sigorta şirketinden alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yatırılan 44,40-TL peşin harç, 44,40-TL başvurma harcı, 691,20-TL ıslah harcı ile 220,70-TL istinaf başvuru harcının davalı sigorta şirketinden alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacılar tarafından yargılama boyunca yapılan; 337,33-TL tebligat masrafı, 220,66 -TL posta ve müzekkere masrafı, 2.066,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.623,99-TL yargılama giderinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacılara verilmesine, 5-Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasında davacı kendisini bir vekille ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1. maddesi uyarınca taktir olunan 32.709,73-TL nispi vekâlet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacı ... ' a verilmesine, 6-Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasında davacı kendisini bir vekille ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1. maddesi uyarınca taktir olunan 3.933,38-TL vekâlet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacı ...' a verilmesine, 7-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 680,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalı sigorta şirketinden alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Birleşen Kayseri 1. ATM'nin 2019/782 E-2020/82 K Sayılı dosyası yönünden; 1-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine, 2-Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin KABULÜ ile; 15.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihi olan 24/06/2019 itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 3-Alınması gereken 1.058,81-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 52,95-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.005,86-TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsiliyle Hazine' ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 52,95-TL peşin harç, 44,40-TL başvuru harcı ile 220,70-TL istinaf başvuru harcının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 173,16-TL tebligat masrafı, 77,63-TL posta ve müzekkere, 1.033,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.283,79-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 1.242,38-TL' sinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf manevi tazminat davasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 10/1-4 maddeleri uyarınca taktir olunan 15.000-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından açılan maddi tazminat davasında davalılar kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca taktir olunan 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (davalıya yönelik manevi tazminat davasının arabuluculuğa tabi olmadığı gözetilerek) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 9-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, C-) Davalının istinaf başvurusu kabul edilmiş olmakla; 1- İstinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 2- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3- Davalı sigorta şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan 2.338,80 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 584 TL posta gideri olmak üzere toplam 2. 922,80 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, alınarak davalıya verilmesine, D-)1- İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine, 2- Kararın kesin olmaması nedeni ile tebligat işlemlerinin dairemizce yerine getirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca Yargıtay yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/03/2026