İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; davacının şirket kurulduğu tarihten itibaren aynı unvanla faaliyet göstermekte olup faaliyetlerini kendisine ait web siteleri üzerinden yürüttüğünü, bilişim ve teknoloji şirketi olup sanayi, bireysel ya da endüstriyel alandaki tekno…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2026/60 KARAR NO : 2026/179 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 10/07/2025 tarihli ara karar NUMARASI : 2025/84 E. TALEP KONUSU: İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; davacının şirket kurulduğu tarihten itibaren aynı unvanla faaliyet göstermekte olup faaliyetlerini kendisine ait web siteleri üzerinden yürüttüğünü, bilişim ve teknoloji şirketi olup sanayi, bireysel ya da endüstriyel alandaki teknolojik ürünlerin ve ... ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğini. “...” ibaresi davacı şirketin ticari unvanındaki asıl ve ayırt edici unsuru olduğunu, TPMK nezdinde ... no ile tescilli markalarının olduğunu, https://www...com.tr/ İsimli web sitesini aktif olarak kullanıldığını, https: //www...com/ İsimli Web Sitesi üzerinden davacı şirket tarafından satışı yapılan ... ürünleri ile diğer birçok elektronik ürünün satışının yapıldığı site olduğunu, bu siteye kullanıcılar üye olabilmekte ve bu siteden de alışveriş yapabildiğini, wwvw...com isimli web sitesi üzerinden davacı şirkete ait ve ürün satışlarının yapıldığını, web sitesi davacı şirketin ticari unvanının yer aldığı sitesi olup, davalı tarafın, kullanımları ile davacı şirketin markaları ile iltibas oluşturacak düzeyde faaliyet gösterdiği tespit edildiğini, davacı şirketin markalarındaki asli unsur olan “...” ibaresini web sitesinde kullanmakta ve yine davacı şirket ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalı tarafa ait https://www. ...) “ sitesi incelendiğinde, müvekkili şirket ile benzer ürünlerin satışının yapıldığının görüleceğini, davalı tarafın kullanımlarının müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalıya ait web sitesi incelendiğinde, sitenin 10.09.2021 tarihinde açıldığı ve sahiplik bilgilerinin gi olduğunu, bununla birlikte yine, davalıya ait web sitesi incelendiğinde, “Hakkımızda”, “Hizmetlerimiz”, “İletişim”, vb. bölümler incelendiğinde bu bölümlerin hiçbirinde özel ya da gerçek tüzel bir kişiye ait bilgi yer almadığı, yalnızca “...” telefon numarasına yer verildiğini, ilgili web sitesinin müvekkil şirketin tanınmışlığından faydalanmak amacıyla bu siteyi kurduğu, tüketici nezdinde davacı şirket ile aynı ticari kaynaktan çıkıldığı konusunda kanaat oluşturacağını, davalının, davacı şirketin tanınmışlığından faydalanma amacına uygun olarak yalnızca web sitesi alan adı kullanmak sureti ile değil; sosyal medya hesapları kullanmak sureti ile de tecavüz teşkil eder faaliyette bulunduğunu, davalı tarafından kullanımda olan ... iletişim kullanıcı adı ile ... hesabında ... iletişim kullanıcı adı ile ... hesabında davalının adresinde: davalı tarafından aynı isim altında yukarıda yer alan tablodaki görsellerin çekildiği adreste tecavüz teşkil edici fiillerin gerçekleştirildiği, müvekkillere ait markanın birebir aynısı ibareyi müvekkilin muvafakati olmadan tabela, reklam, broşür vb. kullanıldığını, davalının; davacı ile aynı isim adı altında faaliyet göstermesi, karşı tarafın davacını bir şubesi ya da uzantısı olduğu konusunda yanlış bilgi oluşturacak ve taraflar arasında iltibas oluşmasına neden olacağını, bu nedenler ile tüm haklarının saklı kalmak kaydıyla, ihtiyati tedbir yönünden, karşı tarafın kullanımları üzerinde karşı tarafa tebligat yapılmadan kullanımları üzerinde delil tespiti yapılarak, öncelikle teminatsız, aksi halde mahkemenizin uygun göreceği bir teminat bedeli üzerinden davalının, kullanımları https://www...com.tr/ ve “@....iletişim” ... Hesabı ve https://www ....com/....teknoloji/ adlı ... sayfası (Web Sitesi, Tabela, Reklam, Kartvizit, İlan, Broşür vb.) hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek muhafaza altına alınmasına karar verilmesi talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 10/07/2025 tarihli ara kararı ile; " Dosyadaki mevcut deliller ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı şirketin ... esas unsurlu birçok markanın tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından kullanıldığı iddia edilen internet ve sosyal medya hesaplarının ve satışa sunulan ürünlerin tanıtımına ilişkin materyallerin toplatılması yönünde tedbir talebinde bulunulduğu aldırılan 03/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafça www...com.tr isimli internet sitesinin 10/09/2021 tarihinde oluşturulduğu, ... ibaresinin davacı markalarına benziyor olduğu fakat davalının kullandığı faaliyet alanının davacının markalarının tescil sınıfında olmadığı, bu nedenle hizmetlerin ve emtiaların farklı olması sebebiyle mevcut delil durumuna göre iltibas oluşmayacağı kanaatine ulaşıldığı ileride esas yargılamada yeniden değerlendirilmek üzere koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada REDDİNE" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece ihtiyati tedbirin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati tedbire ilişkin koşullar yerine getirildiğinden tedbirin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, mahkeme gerekçe olarak dava dosyasından alınan bilirkişi raporu gösterdiğini, söz konusu raporun eksik inceleme ile düzenlendiğini, davalı tarafından gerçekleştirilen kullanım müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, raporda davalının marka hakkına tecavüz teşkil eder fiilli gerçekleştirmediğinin dile getirildiğini, söz konusu değerlendirme tarafların aynı mal ve hizmetlere ilişkin faaliyet göstermediği tespitine dayanmışsa da bilirkişilerce eksik tespit edildiğini, müvekkili şirketin; el terminalleri, barkod okuyucular, barkod yazıcılar, tabletler, aksesuarlar, yazıcı sarf malzemeleri, mdm çözümleri, digital signage” alanlarında site üzerinden ürün satışı yaptığını, davalının ise; telefon alım-satım’, ‘telefon kılıfları, ‘telefon aksesuarları’, ‘oto akesuarları’, ‘...’, ‘bluetooth kulaklıklar’ alanında faaliyetini sürdürdüğünü, tarafların birbirleri ile ilişkili hizmet kapsamında kaldığını, bilirkişilerin müvekkili şirkete ait ....com adlı web sitesi incelendiğinde teknolojik ürün satışı yaptığının sabit olduğunu, Kanunda belirtildiği üzere benzer hizmet kapsamında yapılacak değerlendirmenin dahi marka hakkına tecavüz teşkil edeceğini, müvekkili şirket, yaklaşık 20 yıl önce kurulduğunu, kurulduğu tarihten bu yana faaliyetlerini aralıksız olarak ... ibaresini asıl ve ayırt edici unsur olarak kullandığını, davalı tarafından gerçekleştirilen kullanımın müvekkili şirketin seri markaları gibi tüketici nezdinde algılanarak karışıklığa sebep olacağını, mahkemece bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin bilirkişilerce davalının kullanımı itibari ile düzenleme ve tertip tarzı itibariyle iltibasa neden olacağı konusunda yapılan değerlendirmeye itibar etmemesi hukuka aykırı olduğunu, davalının müvekkili şirketin tanınmışlığından faydalanma amacına uygun olarak yalnızca web sitesi alan adı kullanmak sureti ile değil; sosyal medya hesapları kullanmak sureti ile de tecavüz teşkil eder faaliyette bulunduğunu, davalının müvekkili şirkete ait markanın ayırt edici unsurunu birebir kopyalamak sureti ile tecavüz teşkil eder nitelikte kullandığının sabit olduğunu, davalı tarafından gerçekleştirilen kullanımların durdurulması gerekmekte iken mahkeme kararının aksi yönde olması çelişkili olduğunu, tedbir kararı verilmesinde zorunlu olan yaklaşık ispat kuralı yerine getirildiğini belirterek müvekkilinin uğraması muhtemel zararlara karşı öncelikle teminatsız aksi durumda müvekkil tarafından yatırılacak teminat karşılığı davalının kullanımlarının durdurulması (Web Sitesi, Tabela, Reklam, Kartivizit, İlan, Broşür vb.için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep etmiştir. Davalı taraf istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Talep; marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı olarak ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda SMK'nın 159. maddesi ile HMK'nın 389 vd. maddeleri kapsamında davacı tarafın ihtiyati tedbir talebine cevaz verilebilmesi için davalı kullanımının, davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi, mevcut durumda değişiklik olacağı, tedbir kararı verilmediği taktirde hükmün infazının zorlaşacağı yahut imkansız hale geleceğinin, bu fiillerden zararın doğduğunun yahut doğma ihtimali bulunduğunun yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması gerekmektedir. İlk derece mahkemesi tarafından; ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; davacının ''...'' esas unsurlu markalarının 4, 35, 38, 42. sınıflarda tescilli olduğu, tensip zaptı ile görevlendirilen marka vekili ve sektör/ bilişim uzmanı bilirkişiden oluşan heyet marifeti ile hazırlanan bilirkişi raporunda, sosyal media ve alan adı altındaki kullanımların farklı markaları ihtiva eden telefonlara ilişkin telefon kılıfları, telefonlar (ikinci el dahil), telefon aksesuarları, oto aksesuarları, oyuncu ekipmaları, bluetooth kulaklık satışı faaliyetlerinde olduğu, davaya konu internet sitesindeki kullanımlarında düzenleme ve tertip tarzı itibariyle davacı markaları ile görsel olarak benzerlik bulunuyorsa da söz konusu markasal kullanımların davacının tescilli markalarının sözkonusu mal ve hizmetlerini kapsamadığı gibi bu mal ve hizmetlerle benzer ve ilgili olmadığından, davalı kullanımlarının ortalama düzeydeki alıcı kitlesi nezdinde davacının tescilli markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerde iltibasa neden olmayacağı kanaatine varıldığı, henüz dilekçelerin teatisi aşaması tamamlanmadığından taraf delillerinin toplanmadığı ve rapora mevcut itiraz yönünden yeniden inceleme yapılmadığı, ihtiyati tedbir hususunda her zaman değerlendirme yapılabileceği ancak işbu aşamada dava dilekçesi ile talep edilen ihtiyati tedbir istemi yönünden mevcut delil durumu itibari ile tecavüz iddiası kapsamında yaklaşık ispata elverişli delillerin bulunmadığı anlaşılmıştır. Böylece ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 10/07/2025 tarih ve 2025/84 E., sayılı ara kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın ihtiyati tedbir talep eden davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026