İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; atlayan kedi markasının müvekkili adına TPMK nezdinde tescilli tanınmış bir marka olduğunu, atlayan kedi şekil markasının müvekkili firma ile özdemiş olduğunu, 1924 yılından beri dünyanın bir çok ülkesinde piyasada bulunan ... markalı ürü…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/206 KARAR NO:2026/409 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:21/11/2023 NUMARASI:2022/322 E. - 2023/277 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Manevi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; atlayan kedi markasının müvekkili adına TPMK nezdinde tescilli tanınmış bir marka olduğunu, atlayan kedi şekil markasının müvekkili firma ile özdemiş olduğunu, 1924 yılından beri dünyanın bir çok ülkesinde piyasada bulunan ... markalı ürünlerde kullanılan "..." isimli marka olduğunu, atlayan kedi şekil markasının müvekkili tarafından TPMK nezdine ... tescil numarası ile tescil edildiğini, ayrıca TPMK nezdinde ... numarası ile tescilli tanınmış markanın da müvekkiline ait olduğunu, davalı tarafın müvekkiline ait atlayan kedi markasını kendisine ait instagram hesabında kullanarak üzerinde hak iddia ettiğini, davalının daha da öte olarak müvekkiline karşı dava konusu şekil markasının kendisine ait olduğunu ve müvekkilinin kullanımının engellenmesi talepli tespit, önleme ve tazminat davası açtığını, bu davanın Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/1103 esas sayılı dosyasında görüldüğünü, davalının müvekkilinin tanınırlığından yaranarak haksız kazanç elde ettiğini iddia ederek, dava konusu logonun müvekkiline ait marka olduğunun tespitini, davalının eyleminin SMK kapsamında marka tecavüzü olarak tespitini, durdurulmasını, kaldırılmasını ve bu kullanımlara ilişkin olarak 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili davaya cevaplarında özetle; müvekkilinin davacı şirketin 2020 yılında düzenlediği tasarım yarışmasına katıldığını, yurt içinde ve yurt dışında düzenlenen uluslararası yarışmaları takip ederek katılım sağlayan ve bu kapsamda çok sayıda ödül ve başarı kazanmış tasarımcı olan müvekkilnin , bu yarışmayı öğrenmesinin akabinde bu yarışma için de yüksek emek ve fazlaca zaman harcayarak bir eser meydana getirdiğini, ardından hazırlamış olduğu tasarımı, davacı tarafın belirttiği ...'nın yarışma düzenlediği sayfaya uygun şekilde yükleyerek katılım sağladığını, müvekkilinin davacı şirketin Almanya'daki merkezi ve şirketin Türkiye'deki organizasyonu ile defalarca irtibata geçmesine rağmen yarışmanın akıbetine ilişkin hiçbir bilgi alamadığını, yarışma yönergesinde katılımcıların tasarlayacağı tasarımlarda "..." logosunu kullanmalarının zorunlu tutulduğunu, davacıya ait "..." logosu ile müvekkilinin tasarımının birbirinden farklı olduğunu, davacının davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Davacının davasının REDDİNE, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Davacının, ilk derece mahkemesinin yeni bilirkişi incelemesi talebini reddetmesinin eksik incelemeye ve yanlış hükme yol açtığını savunduğunu, dosyada bilirkişi raporuna dair itirazlarının dikkate alınmadığını ve kararın bu nedenle bozulması gerektiğini vurguladığını, davalının müvekkili markası üzerinde mülkiyet iddiasında bulunmasının Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesindeki derdest dava ile ispatlı olduğunu ve bu durumun marka tecavüzünün ötesinde bir hak gaspı teşkil ettiğini belirttiğini, mahkemenin davalının kullanımındaki saik ve niyeti göz ardı ettiğini ileri sürdüğünü, davalının yarışma katılım koşullarındaki taahhütlerine aykırı davranarak markayı izinsiz yayınladığını ve bu eylemin SMK 7 ve 29. maddeleri uyarınca meşru bir nedene dayanmayan, ticari etki yaratan bir tecavüz olduğunu iddia ettiğini, davalıya ait Instagram hesabının kişisel değil ticari mahiyette olduğunu ve "..." anahtar kelimesiyle yapılan aramalarda haksız yarar sağlandığını savunduğunu, davanın manevi tazminat talepli olması nedeniyle kullanımın müvekkilin prestijine zarar verdiğinin altını çizdiğini, son olarak hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde bozulmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız ve hukuki mesnetten uzak önceki beyanlarının tekrarı olan istinaf taleplerinin reddi ile fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/11/2023 tarihli mezkur kararın usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine, karar verilesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzünün tepiti, men'i ve ref'i ile manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekili, davacıya ait “... / ...” ibareli şekil markasına davalı tarafından Instagram üzerinden yapılan kullanımın marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiasıyla, markaya tecavüzün tespiti, men’i ve ref’i ile manevi tazminat talep edilmiştir. Davalı vekili, söz konusu kullanımın davacı şirket tarafından 2020 yılında düzenlenen logo tasarım yarışmasına katılım kapsamında hazırlanmış bir tasarımın, yarışmaya katılan bir tasarımcı sıfatıyla kendi sosyal medya hesabında paylaşılmasından ibaret olduğunu, yarışma yönergesi gereği “...” logosunun kullanılmasının zorunlu tutulduğunu, yapılan paylaşımda yarışmaya ve davacı şirkete açıkça atıf ve etiketleme bulunduğunu, herhangi bir ticari amaç güdülmediğini ve rekabet oluşturacak bir kullanımın söz konusu olmadığını savunmuştur.İlk derece mahkemesince, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taraf bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. 04.10.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı şirket tarafından 2020 yılında bir logo tasarım yarışması düzenlendiği, davalının da bu yarışmaya hazırladığı tasarım ile katıldığı, davalının dava konusu kullanımının yalnızca kendi Instagram hesabında yarışmaya gönderdiği logonun paylaşımı ile sınırlı olduğu, söz konusu paylaşımda yarışmaya ilişkin açıklamaların yer aldığı ve davacı şirketin resmi hesaplarının etiketlendiği, bu haliyle davalının davacı marka ile rekabet eder nitelikte bir faaliyette bulunmadığı, sosyal medya hesabında paylaşımdaki açıklamalar dikkate alındığında ticari bir amaç güdülmediği ya da ticari bir fonksiyon içermediği, ticari bir etki doğurmadığı ve herhangi bir ticari kullanım niteliği arz etmediği, tasarımcı/sanatçının, yarışmaya katılırken kendi oluşturduğu logoyu paylaşması şeklinde bir eylemin söz konusu olduğu belirtilmiştir. Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/1103 Esas sayılı dosyasında , eldeki dosya davalısı ... ... tarafından yarışmaya gönderilen tasarıma yönelik davalı ... kullanımlarının, tasarıma tecavüz olduğunun tespitin, muhtemel tecavüzün önlenmesin, tecavüz fiillerinin durdurulması ve kaldırılması ile tazminat taleplerine dair olduğu görülmektedir. Somut olayda , uyuşmazlık, davacı adına tescilli ve tanınmış “... / ...” ibareli şekil markasına davalı tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan kullanımın, marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK 7 ve 29. Maddelerinde düzenlenmiştir. Marka hakkına tecavüz oluşturan fiiler bakımından temel koşul, kullanımın ticaret alanında kullanım biçiminde gerçekleşmesi gerekir. Davacı şirket tarafından 2020 yılında düzenlenen logo tasarım yarışmasına davalının tasarımcı sıfatıyla katıldığı, yarışma şartnamesi gereği davacıya ait “...” logosu esas alınarak bir tasarım hazırladığı, bu tasarımı yarışma kapsamında davacıya ilettiği ve akabinde söz konusu tasarımı yalnızca kendi kişisel sosyal medya hesabında, yarışmaya katılımı ve yaptığı çalışmayı tanıtmak amacıyla paylaştığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalının bu paylaşımında, yarışmaya ve davacı şirkete açık şekilde atıf yaptığı, paylaşımın herhangi bir ürün satışı, reklam, pazarlama veya ticari yönlendirme içermediği, davacı ile rekabet oluşturacak nitelikte bir faaliyete dönüşmediği, markanın ayırt edici fonksiyonunu zedelemediği ve markanın ticari itibarından haksız yararlanma sonucunu doğurmadığı, görülmektedir. Yarışmaya katılan bir tasarımcının, yarışma kapsamında hazırladığı çalışmayı kişisel hesabında tanıtım mahiyetinde paylaşması, ticari kullanım olarak kabul edilemeyeceği gibi, bu tür bir kullanımın davaya mesnet markanın tanınmış marka olması durumunda bile 6769 sayılı SMK anlamında markaya tecavüz teşkil ettiğinden söz edilmesi mümkün değildir. Davalının yarışma kapsamında meydana getirdiği tasarıma dayalı dava açması ve hak iddia etmesinin de varılan bu sonucu değiştirmeyeceği, tasarım hakkının kime ait olduğu , davalının buna dayalı açtığı davada yarışmaya katılım koşulları ve taahhütlere uygun hareket edip etmediği ve davasında haklı olup olmadığı hususunun davanın açıldığı ilgili dosya kapsamında değerlendirileceği açıktır. Manevi tazminat talebi yönünden de, marka hakkına tecavüzün unsurları oluşmadığından, ilk derece mahkemesince manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Mahkemece delillerin takdirinde bir isabetsizlik olmadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/11/2023 tarih ve 2022/322 E. 2023/277 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026